İçeriğe geç

Yalnızca yalnızlar

Bölüm 8 · 2 dk okuma

Yalnızca yalnızlar

Bölüm 8

Bölüm-8

En son Ayaz la yaşadığımız olaydan sonra onu la bir daha konuşmamıştım ve şimdi ise ortaokulun son iki haftasına gitmiştik. Mezuniyet partisi için her şey geçen ay konuşulmaya başlanmıştı. Şuan ise yapılması gerken tek şey geri sayımı heyecanlı bir şekilde bitirmekti. Okul her ne kadar özensiz bir program hazırlasa da bunu umursayan kimse yoktu.

Geçtiğimiz bu bir buçuk yılda ise öğrenmek isteyeceğiniz pek bir şey olmamıştı. Tuğba ile Ayaz'ın sevgili olması hariç... 'Hırsızlık' olayından yaklaşık bir ay sonra çıkmaya başlamışlardı ve ilişkileri göründüğü kadarıyla iyi gibiydi -yada ben ders çalışırken aralarında yaşanan sorunlara dikkat etmemiştim-.

Şu an ise mezuniyetimden çok daha farklı şeylere kafa yoruyordum. Sınava birkaç gün kalmıştı sadece ve bunu birtek ben dert ediniyor gibiydim. Keşke annemin dedikleri doğru olsada en azından lisede rahat etseydim, diye geçirdim bir an içimden. Yalan olduğunu bilmesine rağmen gözümün içine baka baka yalan söylüyordu ve ben göz göre göre inanıyordum-en azından öyle gibi davranıyordum-.

.

.

.

.

.

Sınavın üstünden yaklaşık bir 4 gün geçmiş mezuniyet partisinin olacağı gün gelip çatmıştı. Kapının önünde durmup girip girmeme konusunda bir kez düşünmüştüm. Nede olsa okulda sevilen bir kız değildim ve zaten kalabalık sevmezken birde beni sevmeyen bir kalabalığa katlanabilir miydim bilmiyordum.

En sonunda mekanın arka tarafındaki kaldırıma oturup şarkı dinlemeye karar vermiştim. Bir saat boyunca orada oturduktan sonra yanıma birinin geldiğini fark ettim. Usulca yürüyüp olabildiğince yavaş haraket ediyordu, ürkek bir kediyi korkutmamaya çalışıyor gibiydi. Yüzüne baktım uzun uzun fakat kim olduğunu bilmiyor yada hatırlamıyordum. Boynundaki ter damlaları içerinin bunaltıcı havasını kanıtlamak ister gibi süzülüyor, siyahı andıran koyu kahve gözlerini aynı renk saçları kapatıyordu. Kıyafetlerine pek özenmemiş gibi gözüksede siyah kumaş pantolonu ve büyük ihtimalle aynı kumaştan olan ceketinin içine giydiği siyah gömlek ve taktığı yine siyah kıravat, kar beyazı teninin ay ışığında daha çok parlamasını sağlıyor gibiydi.

Ben kendi kafamda kişi analizi yaparken o aynı yavaşlıkla konuşmaya başladı.

"Sende mi partiden sıkıldın ?" nefes nefese konuşmuştu..

"Sıkılmak için bile bir şans vermedim."

"Madem içeri girmeyecektin niye buraya geldin ki ?"

"Anlık bir karardı..."

"Yazık olmuş o zaman."

"Neden?"

"Üzerindekiyle çok güzel görünüyorsun, büyük ihtimalle prtide bütün gözler senin üzerinde olurdu."

Üstüme baktım sanki ne giydiğimi hatırlamıyor gibi, onun gibi tamamen siyah giyinmiştim uzun kabarık olamayan bir elbise vardı üstümde.

"Odak noktası olmak istemiyorum."

"Neden?"

"Kimse nefret dolu gözleri üzerinde görmek istemez."

"Ben isterim... İnsanlar daima iyilere nefret duyar."

"İnsanlar kötülerede nefret duyar ben bu nefreti daha fazla kaldıramıyorum."

"O zaman benimle gelin güzel bayan söz veriyorum biri sizi rahatsız edcek olursa sizi dışarı çıkaracak ve o terbiyesizr haddini bildireceğim." bir anda ayağa kalkıp elini uzatarak bana 'istanbul beyfendisi' edasıyla bunları söylediğinde istemsizce kıkırdadım. Ardından ona ayak uydurarak cevap vedim.

"Teklif için teşekkürler ama buna hiç gerek yok."

"Gerek var. Sonsuza dek kaçamazsın."

"Kaçamadığım zaman saklanırım."

"Niye saklanıyorsun güzel bayan? Benimle birlikte yüzleşmek istemiyor musun yoksa?"

En sonunda oes etmiş ve bana doğru uzatıp hala indirmediği elini tutarak ayağa kalkmıştım.

İlk defa biri hayatla yüzleşirken yanımda olacaktı...

"Pekala yakışıklı bayım..."

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

9. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

6 yorum