Yaklaşık 5 yaşımdan beridir beyin cerrahı olmak istiyorum. Aşırı inek biri değilim fakat maalesef sosyal ve enerjik biride değilim. Genelde felsefe kitapları okurum ve öğretmenlerle aram iyidir, arada sırada kendi hikayelerimi de yazıyorum hatta şuan devam ettirdiğim birkaç tane var ama çok güzel şeyler değiller. Evde birkaç kupa ve onlarca madalyam var. Sadece çlışmadan dersi anlayan değil ayrıca sporda da yetenekli bi kızım kendimi övmek için söylemiyorum neden bunları anlattığımı şimdi anlıycaksınız. Şuan üç ayrı spor yapıyorum ve ayrıca 2 tane de enstruman çalabiliyorum derslerimin iyi olduğunu söylememe gerek yok sanırım ancak asıl konumuz neden bunları yaptığım aslında 3 spor yapmamın sebebi babamın karete , annemin yüzme öğrenmemi istemesi fakat benim ise basketbol öğrenmek istemem üzerine, ailem benim istediğim sporun kursu yerine üçünün kursuna aynı anda yazdırması. İşin kötü yanı karete veya yüzmede ilerlemezsem basketbolada gidemeyeceğim konusunda tehtid edilmemdi aynı şey enstrumanlarda da geçerli ben keman annem ise piyano çalmamı istedi.ne kadar dil dökersem dökeyim günün sonunda 'iyiliğin için' cümlesi geldi ve konu kapandı.
İlkokul,ortaokul,lise ve üniversite
25 yaşında mezun oldum ve bunca sene msum denilen herkesin aynı şartlarda ne kadar farklı işkence ve zorbalık yapabileceğine tanık oldum...
İlkokulda 'arkadaş olmamaları' ile başlayan zorbalıklar ortaokulda benimle hiç konuşmamaları yani beni hiçe saymaları ve en sonunda şiddete kadar vardı...
#15 sene öncesi#
10 yaşında bir ilkokul öğrencisiydim 4. sınıftaydım yani ortaokula bir sene kalmıştı. Bahçede bir bankta oturmuş öykü yazmaya çalışıyordum her ne kadar cerrah olmak istesemde yazarlık daima bir hobiden fazlası olmuştu benim için. Osırada öğretmenimiz yanıma geldi ve bana ömrüm boyunca nefret edeceğim o soruyu sordu "neden diğerleriyle oynamıyorsun" bütün iyi niyetimle beni oyuna almadıklarını söylediğimde öğretmenimin bunu sandığımdan fazla önemsediğini gördüm. Elimden tuttuğu gibi bahçede oynayan çocukların yanına götürdü beni ve konuşmaya başladı. "Çocuklar buraya bakın... Çağla arkadaşınızı neden oyuna almıyorsunuz aynı şey size yapılsa hoşunuza gider miydi?" dedi. Bu kadın ne zamandan beri oyunlardaki çocukları önemsiyordu bilmiyordum. Hemen ardından Elif biraz öne çıktı. Sapsarı iki taraftan örülmüş saçları, mavi gözleri, hafif tombul yanakları ve pembe çerçeveli gözlükleriyle çok tatlı bir görünüme sahipti fakat kendi kadar tatlı şeyler söylememişti."Her şeyde en iyi olduğunu sanan kibirli biriyle arkadaş olmak zorunda değiliz ki öğretmenim hem siz demediniz mi herkes herkesi sevmek zorunda değil" tek bir yanlışı vardı her şeyde en iyi olduğumu söyleyen ben değildim onun anne ve babasıydı...
Elif'in bu sözlerinden sonra öğretmen ben hariç bütün sınıfa bir hafta teneffüse çıkmama cezası verdi. Öğretmenimiz ne bekliyordu bilmiyorum ama o günden sonra her şey düzelmek yerine dahada beter bir hal aldı...




