İçeriğe geç

YALANLARİN ARDINDA

Bölüm 3 · 2 dk okuma

YALANLARİN ARDINDA

Bölüm 3

SENİ İSTEDİM

Ege, güneşin batışına doğru yürürken, kalbinde bir kararsızlık taşıyordu. Deniz kenarında parlayan dalgaların sesi, onu geçmişe sürüklüyordu. Aden’in gözleri, onun için her zaman bir çekim alanı olmuştu, ama son zamanlarda bu çekim, bir karmaşaya dönüşmüştü. Ege, Defne’nin yanında olmanın verdiği rahatlıkla, Aden’in yanına doğru yaklaşmaya karar verdi. Ancak içindeki belirsizlik, onu bir uçurumun kenarında dans eder gibi hissettiriyordu. O akşam, Aden ile baş başa kalmanın heyecanı, Ege’nin kalbini hızlandırıyordu. Defne, biraz uzakta, denizin kenarında oturmuş, yalnızca denizin huzuruna dalmıştı. Gözleri, suyun derinliklerinde kaybolmuştu, ama Ege’nin kalbi, Aden ile paylaştığı anların sıcaklığına sıkı sıkıya bağlıydı. “Aden,” dedi Ege, sesindeki titremeyi bastırarak. “Beni neden bu kadar çekiyorsun?” Aden, gülümseyerek yanına yaklaştı. “Bilmiyorum, belki de seninle olan her anın, beni kendime getiriyor olmasındandır.” Ege’nin gözleri Aden’in gözlerinde kayboldu. “Ama Defne… Onu nasıl unutabilirim?” dedi. Aden, bir an sessiz kaldı. “Defne’yi düşünme,” dedi sonunda. “O, senin için her zaman bir engel olmuştur. Seninle olmak istiyorum, Ege. Ama senin bu kararsızlığın beni de etkiliyor.” Ege’nin aklında binbir türlü düşünce dans ediyordu. Defne’nin onu izlediğini hissetti, ama o an, sadece Aden’in yanında olmanın verdiği heyecanı hissetmek istiyordu. Defne, uzaktan onları izlerken içindeki hüzün derinleşti. Gözleri, denizin dalgalarına odaklanmıştı ama kalbinde Ege ile Aden’in arasında büyüyen bağı kıskanıyordu. “Neden bu kadar üzgünüm?” diye düşündü kendi kendine. Ege’nin gülümsemesi, Aden’in yanında daha parlak görünüyordu. O an, Defne’nin kalbinde bir şeyler kırılmaya başladı. Ege’nin yüzündeki mutluluğun gerisinde, onunla olan bağlarının zayıfladığını hissediyordu. Denizin kenarında, Doğukan ve Umut keyif içinde eğlenirken, Defne’nin kalbinde bir fırtına kopuyordu. Ege ve Aden’in birbirlerine daha yakınlaşmaları, onun için dayanılmaz bir acıydı. “Beni unuttun mu, Ege?” demek istiyordu ama kelimeler boğazında düğümlenmiş kalmıştı. O sırada, Ege’nin Aden’e olan ilgisi, Defne’nin içinde bir düşmanlık ateşi yakmaya başlamıştı. “Onlar bir araya gelirse, benim için ne olacak?” diye düşündü. Ege, Aden’in elini tuttuğunda, içindeki belirsizlik yerini bir kararlılığa bırakıyordu. “Artık Defne ile bu kadar yakın olmaya gerek yok,” dedi. Aden, Ege’nin elini sıkarak, “Seni istedim, Ege. Defne’nin gölgesinde kalmak istemiyorum,” dedi. Ege, Aden’in sözcüklerinde bir cesaret buldu; ama Defne’nin gözlerindeki hüzün, onu derin bir boşluğa sürüklüyordu. Defne, denizden gelen dalgaların sesiyle kaybolmuş bir hayal gibi etrafa bakarken, içindeki acı, Ege’nin Aden ile paylaştığı anların gölgesinde büyüyordu. Ege’nin gözleri Aden’de parıldarken, Defne’nin kalbi parçalanıyordu. “Neden bu kadar acı çekiyorum?” diye sordu kendine. O an, Ege ve Aden’in yeni bir başlangıcın eşiğinde olduklarını biliyordu ama bu başlangıcın kendisi için ne anlama geldiğini anlamakta zorlanıyordu. Gözyaşları, Defne’nin yanaklarından süzülürken, Ege’nin kalbinde de bir fırtına koptu. “Belki de aşk, bu kadar karmaşık olmamalı,” dedi Ege, Aden’in gözlerine derinlemesine bakarak. “Ama seni istiyorum, Aden,” diye ekledi. Aden, bir gülümsemeyle yanıtladı. “O zaman, geçmişin yükünü bırak ve birlikte yeni bir yola çıkalım.” Ege, bunu duyduğunda, Defne ile olan bağının nasıl bir değişim sürecine girdiğini hissetti. “Ama Defne…” dedi ama cümlesini tamamlamadan Aden’in elini bırakamayacağını anladı. O an, Ege’nin hayatında her şeyin değişmeye başladığını hissetti. Defne’nin acısı, Ege ile Aden’in arasında giderek büyüyen bir aşk hikayesinin önünde bir engel değil, bir fırsat haline gelecekti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.