Ege, deniz kenarındaki o serin rüzgârda derin bir nefes aldı. Gözleri, güneşin suya yansıdığı o büyülü anı yakalamaya çalışırken, kalbinde bir huzursuzluk vardı. Yanında, Defne’nin gülümsemesi, her şeyin yolunda gittiğini düşündürüyordu; ama içten içe ne kadar yanlış olduğunu biliyordu. Ege, sadece dışarıdan bakıldığında mükemmel bir çift gibi görünen hayatlarının ardında gizlenen karanlık sırların ağırlığını hissediyordu. Defne'nin neşesi, bugünün tatlı anlarını yaşatıyor gibiydi. Ancak Ege’nin göğsünde bir yerlerde Aden’in ihanetinin yarattığı yara hala kanıyordu. Aden, yıllardır süren aşklarının, güvenlerinin ve kalplerinin ortak geçmişinin bir parçasıydı. Şimdi ise, Defne ile olan ilişkisi yüzünden hayatı darmadağın olmuştu. Ege, Aden’in neden böyle bir şey yaptığını anlamakta zorlanıyordu; ancak bu sorunun cevabı, onu bekleyen fırtınanın sadece başlangıcıydı. "Denize girmeye hazır mısınız?" diye sordu Defne, heyecanla. Ege, gülümsemeye çalıştı ama bu gülümsemenin ardındaki karanlık düşünceler, onu boğuyordu. Aden, Defne’nin yanına gelerek, "Tabii ki! Hadi, yarış yapalım!" dedi. İçten bir gülümsemeyle yanına yaklaştı. Ege, bu anın ne kadar tehlikeli olduğunu hissediyordu. İçindeki kıskançlık ve öfke, onu yiyip bitiriyordu. Deniz kenarındaki o anlar, bir anda değişti. Doğukan, sahilde yürüyüş yaparken Aden’e doğru yürüdü. Ege, bu durumdan rahatsız oldu. Doğukan’ın Aden’e neden böyle yaklaştığına dair bir sezgi içindeydi. "Sorun yok, sadece bir konuşma yapacağım," dedi Doğukan, boş bir gülümsemeyle. Ancak Ege, bu konuşmanın ne kadar masum olduğunu düşünmüyordu. Doğukan’ın sert bakışları, Aden’in üzerine doğru yöneldi. "Beni ege ile aldatmanın bedelini ödeyeceksin," dedi gür bir sesle. Ege, kalbinin hızla çarptığını hissetti. Bir anda sahildeki atmosfer gerildi, herkes nefesini tutmuştu. Defne ise bu gerginlikten habersiz, "Hadi, boşverin bunları! Gelin denize girelim," diyerek durumu yumuşatmaya çalıştı. Ama Ege, bu çatışmanın çok daha kötü bir yere gideceğinden emindi. Bir anda kargaşa başladı. Doğukan ve Aden arasında bir yumruklaşma çıktı. Ege, onları ayırmaya çalıştı ama bir anda Defne’nin çığlığı havayı doldurdu. "Yeter, durun!" diye bağırdı. Kalbi parçalanan Defne, gözyaşları içinde kaçmaya başladı. Ege, onun peşinden gitmeye çalıştı ama bu sırada Doğukan’ın koluna kapıldı. "Onu bırak," diye fısıldadı Ege, öfkesini bastırarak. Defne, bir çığlık daha atarak Doğukan’ı itip, uzaklaşmaya çalıştı. Ege, kalbinde bir şeylerin yanlış gittiğini hissediyordu. "Defne!" diye bağırdı ama sesinin yankısı, kargaşanın içinde kayboldu. Defne, umut dolu bir kalple kaçmaya çalışırken, Ege’nin tüm dünyası alt üst olmuştu. Aden’in sırlarının gölgesinde, geçmişin acısı ve geleceğin belirsizliği, hepsini bir araya getiren bir tehlike oluşturuyordu. Ege’nin içindeki fırtına giderek büyüyordu. Ve şimdi, aşkın hayatta kalma mücadelesi başlamıştı.
Bölüm 2
ANLAYAMİYORUM
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.