İçeriğe geç

Yalancı Aşk

Bölüm 29 · 3 dk okuma

Yalancı Aşk

Bölüm 29

KUTUNUN İÇİNDEKİ GERÇEK

  1. BÖLÜM-KUTUNUN İÇİNDEKİ GERÇEK

    Lara’nın son cümlesi herkesi olduğu yerde bıraktı.

    “Deniz kendi isteğiyle saklanıyordu.”

    Defne hemen Lara’ya döndü.

    “Bunu neden şimdi söylüyorsun?”

    “Çünkü artık saklamanın bir anlamı kalmadı.”

    Mert elindeki anahtara baktı.

    “Deniz neden saklanmak zorunda kaldı?”

    Lara cevap vermedi.

    Aras öne çıktı.

    “Önce kutuyu bulalım.”

    Evin arka tarafına geçtiler.

    Lara, eski tahtaların bulunduğu duvarı gösterdi.

    “Burada.”

    Mert duvara baktı.

    “Burada hiçbir şey yok.”

    “Tahtalardan birini çıkar.”

    Mert elini duvara uzattı. Birkaç saniye sonra gevşek olan tahtayı fark etti.

    Tahtayı çekince arkasında küçük bir boşluk ortaya çıktı.

    İçeride eski, metal bir kutu vardı.

    Mert kutuyu çıkardı.

    Üzerinde hiçbir isim yoktu.

    Sadece küçük bir tarih yazıyordu:

    17.06.2011

    Mert anahtarı kilide soktu.

    Bir an durdu.

    Sonra çevirdi.

    Klak.

    Kutu açıldı.

    İçinden birkaç fotoğraf, eski bir telefon ve katlanmış belgeler çıktı.

    Defne fotoğraflardan birini aldı.

    Fotoğrafta dört çocuk vardı.

    Aras.

    Mert.

    Defne.

    Ve Deniz.

    Ama fotoğrafın arkasında daha önce görmedikleri bir cümle yazıyordu:

    “O gece çocuklar her şeyi gördü.”

    Aras fotoğrafı elinden aldı.

    “Her şeyi…”

    Mert belgelerden birini açtı.

    Bu, Mert’in babasının el yazısıyla yazılmış kısa bir nottu.

    Defne yanına yaklaştı.

    Mert okumaya başladı:

    “Aras’ın babası Deniz’in gördüğü şeyi ortaya çıkarmasından korkuyor.”

    Mert’in sesi giderek yavaşladı.

    “Deniz’i götürmem istendi. Onu saklamam gerekiyordu.”

    Defne şaşkınlıkla baktı.

    “Devamını oku.”

    Mert kâğıdı çevirdi.

    “Fakat onu saklamak yerine kaçmasına yardım ettim.”

    Herkes sustu.

    Mert gözlerini kaldırdı.

    “Babam Deniz’in kaçmasına yardım etmiş.”

    Lara başını salladı.

    “Evet.”

    Aras şaşkınlıkla sordu:

    “Peki neden yıllarca herkes Mert’in babasının onu götürdüğünü düşündü?”

    Lara cevap verdi.

    “Çünkü Aras’ın babası bunu böyle göstermek istedi.”

    Defne’nin aklına bir şey geldi.

    “Yani Mert’in babası aslında Deniz’i korumaya çalışıyordu.”

    “Evet.”

    Mert derin bir nefes aldı.

    “Peki Deniz neden geri dönmedi?”

    Bu kez Lara cevap vermedi.

    Telefonu aldı.

    Ekranı açtı.

    “Çünkü Deniz’in geri dönmesi için doğru zamanı bekliyorduk.”

    Defne şaşkınlıkla baktı.

    “Bizim için mi?”

    Lara başını salladı.

    “Hayır.”

    “Kim için?”

    Lara’nın bakışları Aras’a döndü.

    “Aras’ın babası için.”

    Aras’ın yüzü gerildi.

    “Babam mı?”

    Lara yavaşça konuştu.

    “Deniz’in elinde onunla ilgili bir kanıt vardı.”

    Mert kutunun içindeki eski telefonu aldı.

    “Belki kanıt bunun içindedir.”

    Telefon yıllardır kullanılmamıştı ama içinde tek bir kayıt vardı.

    17 Haziran 2011 — 23:48

    Mert ekrana baktı.

    “Bunu dinlememiz gerekiyor.”

    Kaydı açtı.

    Önce birkaç saniye sessizlik duyuldu.

    Sonra çocukların sesleri…

    Ardından yetişkin bir adamın sesi geldi.

    “Bunu kimseye anlatmayacaksınız.”

    Defne’nin gözleri büyüdü.

    Aras yaklaşarak dinledi.

    Adam devam etti:

    “Özellikle Deniz konuşmayacak.”

    Sonra Deniz’in sesi duyuldu.

    “Ben anlatacağım.”

    Kayıt bir anda kesildi.

    Mert telefonu indirdi.

    “Demek gerçek buydu.”

    Aras başını kaldırdı.

    “Deniz bunu kaydetmiş.”

    Defne yavaşça sordu:

    “Peki kayıt neden yıllarca burada saklandı?”

    Lara cevap verdi:

    “Çünkü Deniz, bir gün birilerinin onu bulacağını biliyordu.”

    Mert telefona tekrar baktı.

    “Ve o gün geldi.”

    Tam o sırada telefonun ekranı yeniden yandı.

    Yeni bir mesaj gelmişti.

    Bilinmeyen Numara:

    “Artık beni aramanıza gerek yok.”

    Defne’nin kalbi hızlandı.

    Bir mesaj daha geldi.

    “Çünkü ben sizi buldum.”

    Mert ekrana bakakaldı.

    Mesajın altında bir konum vardı.

    Defne fısıldadı:

    “Deniz…”

    Aras telefonu Mert’in elinden aldı.

    Konuma baktı.

    Sonra yüzünü Defne’ye çevirdi.

    “Şehrin dışındaki eski tren istasyonu.”

    Lara gözlerini kapattı.

    “Demek sonunda hazır.”

    Mert ayağa kalktı.

    “Bu kez onu yalnız bırakmayacağız.”

    Defne başını salladı.

    “Ve 17 Haziran gecesinin bütün gerçeğini ondan öğreneceğiz.”

    Aras kapıya yöneldi.

    “Sonra da babamın ne yaptığını.”

    Üçü birlikte evden çıktı.

    Lara arkalarından baktı.

    Ama tam kapı kapanırken Mert’in elindeki eski telefonda yeni bir kayıt bildirimi belirdi.

    Kayıt adı yalnızca üç kelimeydi:

    “Defne’nin annesi.”
Bölüm sonu

1 yorum