16. BÖLÜM — SAKLANAN SIR
Aras, Mert'in telefonundan gelen son cümleden sonra uzun süre konuşamadı.
Defne karşısında bekliyordu.
“Aras?”
Aras başını kaldırdı.
“Benden bir şey saklıyorsun.”
Defne'nin yüzündeki ifade değişti.
“Ne saklıyormuşum?”
“Bilmiyorum.”
“Öyleyse neden böyle söylüyorsun?”
Aras cevap vermedi.
Çünkü Mert'in söyledikleri hâlâ aklındaydı.
“Defne'ye söylemediğin şeyi bana anlat.”
Aras sonunda konuştu.
“Benim çocukluğumla ilgili hatırlamadığım bazı şeyler var.”
Defne şaşırdı.
“Ne gibi?”
“17 Haziran gecesi değil. Daha öncesi.”
“Ne zaman?”
Aras gözlerini kaçırdı.
“On beş yıl önce.”
Defne'nin aklına hemen Mert geldi.
“Mert'in öldüğü söylenen yıl mı?”
Aras başını salladı.
“Evet.”
Defne sessizce yanına oturdu.
“Ne olduğunu öğrenmek istiyor musun?”
“Her şeyden çok.”
“Öyleyse birlikte öğrenelim.”
Aras ona baktı.
Bu kez gözlerinde şüphe değil, güven vardı.
Tam o sırada telefonuna yeni bir mesaj geldi.
Bilinmeyen Numara.
Mesajda bir adres vardı.
Altında ise:
“Tek başına gel.”
Aras mesajı Defne'ye gösterdi.
Defne başını iki yana salladı.
“Tek başına gitmeyeceksin.”
Aras hafifçe gülümsedi.
“Bunu daha önce de söylemiştin.”
“Bu sefer daha ciddiyim.”
Adres, şehrin dışında eski bir çiftliğe aitti.
İkisi birlikte yola çıktı.
Yaklaşık kırk dakika sonra eski çiftliğin önüne geldiler.
Kapı açıktı.
İçeride kimse görünmüyordu.
Aras arabadan indi.
Defne de arkasından geldi.
“Burada biri bizi bekliyor.”
Aras:
“Evet.”
İçeri girdiler.
Duvarlarda eski aile fotoğrafları vardı.
Defne bir fotoğrafın önünde durdu.
Fotoğrafta iki küçük çocuk vardı.
Biri Aras'tı.
Diğeri…
Defne fotoğrafa biraz daha yaklaştı.
“Mert.”
Aras dondu.
Ama fotoğrafta garip bir şey vardı.
İki çocuğun yanında üçüncü bir çocuk daha duruyordu.
Defne fotoğrafı dikkatlice inceledi.
“Aras…”
“Ne?”
“Bu çocuğu tanıyor musun?”
Aras başını salladı.
“Hayır.”
Fotoğrafın arkasını çevirdiler.
Bir tarih yazıyordu:
17 Haziran 2011.
Altında ise şu cümle vardı:
“Üç kardeş, bir sır ve hiçbir zaman anlatılmaması gereken bir gece.”
Aras'ın yüzü bembeyaz oldu.
“Üç kardeş…”
Defne ona baktı.
“Sen ve Mert dışında üçüncü kim?”
Tam o anda evin üst katından bir ses geldi.
Bir kapı kapandı.
Aras ve Defne aynı anda yukarı baktılar.
Aras fısıldadı:
“Burada biri var.”
Merdivenlere doğru ilerlediler.
Tam üst kata çıkacakları sırada karanlığın içinden bir erkek sesi duyuldu:
“Sonunda geldiniz.”
Defne olduğu yerde kaldı.
Aras'ın yüzündeki ifade tamamen değişti.
Çünkü bu sesi tanıyordu.
Mert.
