---
YALACILAR
9. Bölüm – Göz Gözeyiz
Ayaklarım beni nereye götürdüğünü bilmiyordu. Belki de bilmek istemiyordum.
Elektrikler gitmişti. Her yer karanlıktı ama içimde daha da karanlık bir şey vardı.
Bir ses duymuştum… boğuk, bastırılmış, sanki biri nefes alamıyordu.
Depoya yöneldim.
Kimse beni takip etmiyordu.
Kapı aralıktı.
İçeriye sadece zayıf bir acil durum ışığı vuruyordu.
Ve oradaydı.
Kai.
Elinde biri vardı.
Çırpınmıyordu artık.
Sadece… hareketsizdi.
Yerdeydi.
Boynundaki kan, Kai'nin eline bulaşmıştı.
Göz göze geldik.
Ben nefes alamadım.
O gözlerini kısıp bana baktı.
Bir şey söylemedi.
Sadece... geldi.
Kapıdan kaçmaya çalıştım ama çoktan yakalanmıştım.
Bileğimden tuttuğu gibi beni içeri çekti, kapıyı sessizce kapattı.
Kalbim kafesinden fırlayacak gibiydi.
"Ne gördün?" dedi kısık bir sesle.
"Ben... ben bir şey görmedim."
Yalan söyledim.
Çünkü doğrusu beni öldürebilirdi.
Kai başımı iki eliyle tuttu, gözlerimin içine baktı.
“Burada olan hiçbir şeyi söyleyemezsin.”
Yutkundum.
Sesinde tehdit yoktu… ama başka bir şey vardı.
Gücün soğuk bir biçimi.
Karanlık bir sahiplenme gibi.
“Çünkü…” dedi fısıltıyla.
“Biz okulda olan hiçbir şeyi söyleyemeyiz.”
Gözlerini kıstı.
Ve son cümlesi bir bıçak gibi indi:
“Çünkü biz… Yalancılarız.”
---
Kapı gıcırdadı.
Arkamdan çıkan nefesim ciğerlerimi yakıyordu.
O an anladım.
Bu okulda sadece sırlar yoktu.
Canlar da gidiyordu.
Ve ben… canlı kalmak için yalan söylemek zorundaydım.
---