---
YALACILAR
8. Bölüm – Sırların Sesi
(Aria’nın ağzından anlatılıyor)
Koridor bomboştu ama nefesler, kalp atışları, ayak sesleri duvarlara çarpıyor gibiydi.
Elektrikler gideli beş dakika olmuştu.
Telefonum çekmiyordu. Kimse kimseye ulaşamıyordu.
Tam o sırada, okulun hoparlöründen bir ses yükseldi.
Sert, tok, tanıdık bir sesti bu.
Kai'nin sesiydi.
“Siz... yalancısınız.” dedi.
Durdu.
Boğazım kurudu. Gözlerim bir anda kapının üstündeki hoparlöre kaydı.
Kelimeler öyle yavaş ve belirgin çıktı ki, sanki tek tek üzerimize kazındı.
“Yalancılar.”
Bir tıslama gibi indi sessizlik.
Ama sonra bir kahkaha patladı.
Tanıdık, sinir bozucu ve rahat: Ezra.
Her zaman her şeyin ortasında, sanki hiçbir şey onu gerçekten korkutamazmış gibi.
— "Ooo Kai, efektlere bayıldım! Sesin bayağı karizmatik çıkıyor hoparlörden. Korkmamı istiyorsan biraz daha uğraşman lazım."
Seth ona sertçe baktı.
Ezra omuz silkti. "Ne yani? Gerileceğimize biraz eğlenelim. Hem biz erkekler olarak böyle şeyleri birlikte atlatırız değil mi?"
Seth, Kai’ye baktı.
Kai sessizdi ama gözleri Ezra’yı uyarıyordu.
Bu, artık şaka kaldıracak bir durum değildi.
Bunu sadece ben değil, onlar da anlamıştı.
Kai’nin sesi yeniden duyuldu:
“Yalancılar için zaman doluyor.”
O an, kapı aralandı.
Göz göze geldik.
Kai beni gördü.
Ben de onu.
Ve sadece ben biliyordum:
O... katildi.
---