İçeriğe geç

YALACILAR

Bölüm 20 · 2 dk okuma

YALACILAR

Bölüm 20

Kapanan Çember

---

20. Bölüm – “Kapanan Çember”

Gece boyunca gözlerimi kapatamadım. Kai’nin sesi hâlâ kulaklarımda yankılanıyordu:

“Beni reddedersen kaybolurum. Kabul edersen… karanlığım senin olur.”

Sabaha karşı uyuyakalmışım. Gözlerimi açtığımda Mira başucumdaydı. Yüzü yorgundu, uykusuzluktan gözleri kızarmıştı.

— “Aria…” dedi kısık sesle. “Onu seçmeyeceksin, değil mi?”

Cevap veremedim. İçimdeki fırtına, kelimeleri boğazımda düğümlüyordu.

Mira gözlerime baktı, bakışları titredi. “Ben… seni kaybetmek istemiyorum.”

O an sessizliği Lara bozdu. Kapının yanında durmuş, kollarını kavuşturmuştu.

— “Mira, boşuna uğraşma. Aria’nın gözleri çoktan karar vermiş. Kai’nin karanlığına bakarken nasıl titrediğini gördüm. O çekimden kurtulamaz.”

— “Hayır!” dedim birden, sesim çatladı. “Ben… ben sadece anlamak istiyorum. Kai’nin neden böyle olduğunu… neden bu kadar gizli davrandığını.”

Tam o sırada kapı gıcırdadı. Seth, elinde bir kahve bardağıyla içeri girdi. Yüzünde alışılmadık bir ciddiyet vardı.

— “Onun hakkında bir şey buldum,” dedi. Sesinde şaka yoktu.

Hepimiz ona döndük. Seth derin bir nefes aldı.

— “Kai’nin geçmişiyle ilgili. Duyduğum söylentiler… gerçek olabilir. Kaybolan öğrenciler vardı ya… hatırlıyor musunuz?”

Mira ürperdi. “Evet… yıllardır konuşulan o olay…”

Seth başını salladı.

— “Kai’nin adı listede geçmiş. Resmî kayıtlara girmemiş ama… fısıltılar var. Onun orada olduğu söyleniyor.”

Bir an odada sessizlik oldu. Nefesim sıkıştı. Kalbim hızlandı.

— “Kai…” dedim fısıltıyla. “Gerçekten… bir katil mi?”

Cevap veremeden, odanın dışında ağır adımlar yankılandı. Kapı açıldı. Kai, sessizce içeri girdi. Yüzünde hiçbir ifade yoktu. Gözleri hepimizin üzerinden geçti.

— “Benim hakkımda konuşuyorsunuz,” dedi soğuk bir tonda.

Mira hemen araya girdi:

— “Kai, Aria’ya zarar vermene izin vermeyeceğiz.”

Kai durdu. Gözleri Mira’ya kaydı, sonra tekrar bana döndü.

— “Aria…” dedi yavaşça. “Onlara mı inanacaksın, yoksa bana mı?”

Kalbim yerinden fırlayacak gibiydi. Arkadaşlarım beni uyarıyordu. Ama Kai’nin bakışları… beni hipnotize ediyordu.

Seth yumruğunu sıktı.

— “Artık oyun yok Kai. Eğer bir şey saklıyorsan, söyle. Yoksa…”

Kai aniden gülümsedi. O gülümseme ürkütücüydü.

— “Henüz zamanı gelmedi. Ama yakında… herkes kendi rolünü oynayacak.”

Yine aynı kelime. Rol.

O an fark ettim: hepimiz bir senaryonun parçasıydık. Ve bu senaryonun sonunu yalnızca Kai biliyordu.

---

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.