İçeriğe geç

YALACILAR

Bölüm 18 · 2 dk okuma

YALACILAR

Bölüm 18

Karanlığın Eşiği

---

18. Bölüm – “Karanlığın Eşiği”

Kai’nin o sessiz mırıldanışı kulaklarımda yankılanıyordu:

— “Daha birkaç adım kaldı…”

Bu söz, zihnime kazınmış bir yara gibi kaldı. Mira’nın elleri hâlâ sıkıca ellerimi tutuyordu ama kalbim çoktan Kai’nin bakışlarında esir olmuştu. Lara gözyaşlarını gizlemeye çalışıyordu. Seth ise bu kez hiç şaka yapmıyordu; gözleri buz gibi ciddiydi.

— “Aria, burada bir şey dönüyor,” dedi Seth, sesi ilk kez sertleşmişti. “Bu herifin ağzından çıkan tek kelime bile normal değil. Görmüyor musun? Bir şey saklıyor.”

Kai hiçbir şey söylemedi. Sadece yavaşça arkasını döndü ve camın önüne yürüdü. Rüzgâr perdeyi savurdu, loş ışık yüzüne vurduğunda ifadesiz bir maskeye dönüşmüştü.

— “Siz çok konuşuyorsunuz,” dedi, sesi ürpertici bir sakinlikle. “Ama bazen gerçek, söylenmeyen cümlelerin ardında gizlidir.”

Mira dişlerini sıktı:

— “Ne demek bu? Bizimle açık konuş Kai. Aria senin yüzünden risk altında.”

Kai’nin gözleri hafifçe kısıldı. “Aria’nın riski… kendi seçimlerinden doğuyor,” diye karşılık verdi. “Ben sadece ona kapıyı gösteriyorum. Açıp açmamak… onun elinde.”

Kalbim sıkıştı. İçimdeki çığlık dışarı çıkmak istiyordu: Neden hep beni işaret ediyor? Neden arkadaşlarım değil de ben? Ama soramadım. Dudaklarım kıpırdamadı.

Seth sabrını kaybetmişti. Bir adım öne çıktı, sesi yüksek:

— “Dinle Kai! Senin oyunlarına katlanmak zorunda değiliz. Bir şey çeviriyorsun, ve eğer Aria’ya zarar verirsen, seni kendi ellerimle—”

Bir anda Kai döndü. Tek kelime söylemeden Seth’in üzerine dikildi. Bakışları öyle sert, öyle keskin oldu ki Seth’in dudakları yarıda kesildi. İçimdeki hava çekilmiş gibi oldu.

Sessizlik…

Sonra Kai sakin bir sesle konuştu:

— “Henüz zamanı değil. O an geldiğinde… herkes kendi rolünü oynayacak.”

“Rol…” kelimesi beynimde çınladı. Bu sadece bir ilişki değildi. Bu… bir oyundu. Biz oyuncuyduk.

Mira kollarımı sıktı, gözlerime baktı.

— “Aria… artık karar vermek zorundasın. Ona güvenecek misin… yoksa bizle kalıp onu bırakacak mısın?”

Kai, Mira’nın sözünü duymamış gibi hafifçe bana doğru eğildi.

— “Beni reddedersen… kaybolurum. Kabul edersen… karanlığım senin olur.”

Nefesim kesildi. Kalbim çırpınırken, başımda tek bir düşünce dönüp duruyordu: Bu seçim, sadece beni değil… hepimizi değiştirecek.

Ve o gece, ilk kez hissettim: biz çoktan bir şeyin içine çekilmiştik. Dönüşü olmayan bir şeyin.

---

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.