•••
Durmadan kalçamı oynattığım pozisyonda beni yatağa hapsetmek ister gibi kendini bastırıyordu.
Durmadım.
Dur demedim.
-"Seninle sevişmek istiyorum." dedim cüretkar ses tonumla.
Bu cümlem Esved'in kopmak üzere olan zincirlerinin parçalanmasına yetmişti.
Nefesinin yetmediği anlar olduğunu görüyordum. Usul usul dudaklarını dudaklarıma sürttü. Sert uzvu tam vajinama değiyordu.
İkimiz de titriyorduk. Hassas bir andı.
-"Canını yakmamalıyım. Ama kendimi nasıl tutacağımı bilmiyorum." derken çok şefkatliydi.
Şakaklarımı parmak uçlarıyla okşayıp dudaklarımdan boynuma kaydı. Küçük şehvetli ısırıklarına dilini katıyor emerek acısını alıyordu.
İnlemekten dudaklarımı kapatamıyordum. Dilim damağım kurumuştu.
Pürüzlü avucu göğsümü yoğururken ucunu parmaklarıyla sıkıyor nefesimi kesiyordu.
Boynumda ısırılmadık yer bırakmayıp sol göğsüme uzandı. Bacaklarımın arasında olan zonklamanın nasıl dineceği hakkında hiçbir fikrim yoktu. Tamamen bedenine odaklıydım. Bir an önce bu sızı geçsin istiyordum. Sabırsızdım.
-"Esved...hadi." Utanmayla yakından uzaktan ilişiğimi kesmiştim.
Göğsümü emen dudakları gerilirken kısık bir gülme sesi geldi. Bedenini yükseltip yüzünü yüzümle hizaladı.
Gece karası gözleri gözlerimi buldu.
-"Çok mu istiyorsun?" İç gıdıklayan boğuk sesine kendime inanamayarak inledim.
Alnını alnıma dayadığında aralık dudaklarıma bakıyordu.
Başımı aşağı yukarı güçlükle salladım.
Uzun kemikli parmakları karnımdan aşağıya kadınlığımın olduğu küçük bölgeye kaydı.
Refleks olarak belimi yükseltip geri kaçmaya çalıştığımda beni yatağa bastırmıştı. Uyuşan dizlerimi kırarak bacaklarımı biraz daha araladım.
İşaret parmağı vajinamın en hassas noktasına değerken orta parmağı kaygan iki dudak arasına yerleşmişti.
Okşayışlarını haykırarak karşıladım. Kadınlığımdan akan sıvılar parmaklarını iyice kayganlaştırırken vajinam da yoğun bir uyuşma vardı.
-"Çok güzelsin. Her şeyinle benimsin sevgilim." Burnunu kulağımın dibine dayamış derin soluklar alıyordu.
Bedeni üzerimde koca bir dağ gibiydi. Hararetli soluklarıyla durmadan yükseliyordu. Yavaşça dudaklarıma kapandı. Alt dudağımı dudaklarının arasına sıkıştırıp öperken elini çekmişti. İkimizin nefesleri birbirine girmiş haldeydi. Aynı sabırsız telaşla düzensiz nefesler alıyorduk.
Bacak içlerimi okşayan elleri sırılsıklam olan vajinamı biraz daha araladı. Semsert duran erkekliğini hissettim. Kalçasını hafifçe ittirdi.
Dudaklarını dudaklarımdan çekmemişti ama öpüşmüyorduk. Soluğunu tutmuş beni izliyordu.
Küçük ısırıklara benzeyen acıyla yüzleştiğimde bedenim kasıldı.
-"Kendini kasma rahatla. Geçecek. Evet bebeğim."
Sakinleştirici fısıltısıyla kasılan vajina duvarlarımı gevşetmeye çalıştım. Ancak büyüklüğü karşısında tedirgin oldukça kendimi sıkma isteğiyle doluyordum.
-"Acıyor." dedim mırıltıyla.
Kıpırdanan dudaklarımı öpmeye başladı. Diliyle damağımı okşayıp dudaklarımı koparırcasına emiyordu.
Dakikaların ardından ağırdan almayı bırakmıştı. Sertliğini bir anda içime ittirmesiyle nefesim kesildi.
Öpüşmeyi bırakıp dudağımı ısırdım. Esved terden parıldayan vücuduyla beni ürperten bir haykırış sundu.
Vajinam zevk karışımı acıyla yanıyordu.
-"Aç bacaklarını kapatma...hisset." Soluk soluğa dudağıma uzandı.
İçimi tarumar ediyordu. Acıyı göz ardı etmeye çalışarak ona ayak uydurmak istiyordum fakat hareketleri o kadar sert ve hızlıydı ki nefes alacak fırsatı bulamıyordum.
-"Esved...yavaş acıyor." dedim artık dayanamayınca.
Başını yasladığı boynumdan kaldırdı. Sıkı sıkıya tuttuğu belimi bırakmadan heybetli bedeniyle girip çıkmayı sürdürdü.
Her darbesinde inleyip sırtını tırnaklıyordum.
İçimden bir şeyler koptuğunu hissederken Esved var gücüyle erkekliğini en derinlere bastırdı.
-"Ah...bu kısıma hiç gelemeyeceğiz sanmıştım." Üzerime yığılmasıyla içime ılık ılık akması eş zamanlı oldu.
Vücudum da hiç bilmediğim bir gevşeme vardı. Bütün bedenim gökyüzünde süzülüyordu.
-"Ne oldu kedi? Sesin çıkmıyor." Esved'in mayışık keyifli sesi kulağımdaydı. Üzerimden kalkmadan sıcak dudakları boynumu ve omzumu öptü.
Farkında olmadan tutuyor olduğum nefesimi üfledim. Eli belimden sırtıma kayarken kendini yanıma bıraktı ve beni göğsüne çekti. Kıvrılıp koynuna girdim.
Açıkçası utanıyordum. Biraz kabuğuma çekilmek istiyordum.
Sıcak boynuna yerleştirdiğim yüzümü bir kaç dakika sonra kaldırdı. Çıplak bedenlerimiz birbirine dolanmış huzurla uzanırken bu sakinliğimize son verdi.
Dudağında dilini gezdirip dudaklarımı kavradı. Kısa süreli yorgunluğumu alan öpüşüyle birlikte kalça kıvrımlarımda elini gezdirdi. Ürperen tenim elinin altında huylanıyordu.
Daha bedeni soğumadan yeniden üzerime çıktı.
Uzun ve derin bir soluk alırken vücuduna baktım. Gerildikçe iyice belirginleşen kaslarıyla dişlerimi dudağıma geçirdim.
-"Sana hiç dayanamıyorum."
Onu incelediğimi görünce iç çekmişti. Yataktan destek alarak eğildi ve bacaklarımın arasına girdi. İçten içe onu isterken canım yandığından dolayı ellerimi göğsüne koydum. Yanağıma dudaklarını bastırdı.
-"Esved dur." dedim oldukça kısık sesle.
-"Duramam ki. Seni istiyorum."
Titreyen bacaklarımı ayırdığı gibi kendini sızlayan kadınlığıma yerleştirdi. Girdiği an yüksek sesle inledim.
-"Yapma..." Deli gibi zevk alırken itiraz etmem hiçbir işe yaramıyordu.
Göğsündeki ellerim omuzlarına kaydı. Bacaklarım tamamen geriye açıldığında kalçasını hızla oynatmaya başladı. İçime ileri geri olan darbeleriyle yatak sarsılıyordu.
Hırıltılı solukları boynumu terletip iyice ateş veriyordu.
Bedenini yükseltince ellerim iki yana düştü. Sıkıca belimi kavrayıp daha sert şekilde hareket etmeye başladı.
Sallanan göğüslerim dikkatini çekmiş olmalı ki kayan bakışları göğüslerimde son buldu. Eğildi ve dişlerini hızla geçirdi.
Acıyla çığlık attım.
Uzun saatler boyunca hiçbir çığlığım onu durdurmadı. Dinlenmeme asla fırsat vermeden bedenimi okşayıp kıvama getiriyordu.
Esved'in bu inanılmaz seks dürtüleri beni tahrik etmekte başarılıydı.
Fakat canım çok yanıyordu.
Aradan kaç saat geçmişti bilmiyorum ama en sonunda ısırıp öptüğü bacak aramdan çekildi. Bacaklarımın içlerini çoktan kızartmıştı.
Göbeğime dudaklarını bastırdı. Cansız bedenim huylanınca zorla kıpırdadım.
Parmağını vajinama sokmasıyla inanılmaz bir acı duydum. Aşırı derecede tahriş olmuş sızım sızım sızlıyordu. Üstelik artık acıdan ıslanmadığı için parmağını sokunca mahvolmuştum.
Kaç saat olmuştu. Hala sevişmek istiyordu.
Gerçekten inanılmazdı.
-"Dur artık." dedim ve ellerini ittirerek yan döndüm. Bacaklarımı karnıma doğru çektiğimde vajinamın sızlamasıyla dişlerimi birbirine bastırdım.
Parmağımı oynatacak halim kalmamıştı. Sadece uyumak istiyordum.
-"Gel bana."
İtiraz etmeme kalmadan yorgun vücudumu kucağına çekti. Koridorun ışığını açıp banyoya girdi ve ayaklarımı yere bastırdı.
Bacaklarım yorgunluktan tutmuyordu.
-"Yatmak istiyorum." diye sızlandım.
Suyu ayarladıktan sonra beni duş kabinine sokup kendiside girdi. Belime destek olarak alnımı öptüğünde başımı göğsüne yasladım.
Sıcak su üzerimizden aktı gitti.
-"Özür dilerim. Sert olmadığımı sanıyordum. Farkında değildim güzelim." Islanan saçlarıma dudaklarını bastırarak sırtımı okşadı.
Bu sert olmamış haliyse benim canımı alacağı belliydi.
-"Sorun değil." dedim fısıltıyla.
Tatmadığım yükseklikte zevk dalgaları yaşamıştım. Fakat acı bir tık önüne geçmişti. Kasıklarım çok ağrıyordu. Vajinamı saran yanma hissinden bahsetmiyordum bile.
-"Seni yıkayacağım. Sonra ağrı kesici veririm olur mu?"
Sesinden üzgün olduğu anlaşılıyordu. Sevişirken Esved'in içinden farklı bir adam çıkmıştı. Resmen beni parçalamıştı.
Başımı aşağı yukarı salladım.
Önce saçlarımı nazikçe köpürtüp yıkadı. Ardından bedenimi yıkayarak bana bornoz giydirdi.
-"Sen yatağa gir geliyorum." Şişmiş dudaklarımı öpüp yanağımı okşadı.
Banyodan ayrıldığımda çok oyalanmadan yıkanmış gelmişti. Yatağa yatmadığımı görünce saçlarını kuruladığı havluyu indirdi.
-"Şey...örtüleri değiştirip yatalım." dedim utana sıkıla.
Çatık kaşlarıyla bir kaç saniye düşünüp onayladı.
-"Önce saçlarını kurutalım. Sonra ben hallederim."
Oturduğum koltuktan kalkarken yüzümü buruşturmamak için yoğun bir çaba sarf ettim.
-"Ben kuruturum." diyerek tekrar banyoya yöneldim. Saçlarımı gelişi güzel öylesine kuruttuktan sonra döndüğümde Esved yatağa antrasit renkte bir örtü seriyordu. Yenilediği çarşafı da aynı renkteydi ve kirli olanlar yerde duruyordu.
-"Yat bebeğim. İlaç getireceğim."
Yatağın yanında bornozu üzerimden yere bıraktım. Karanlıkta birbirimizi zar zor görüyorduk ama Esved'in derin soluğunu işitmiştim.
Uzanıp bir tuşa basmasıyla yatak başlığının kenarlarında sarı ledler yandı.
Dudağıma dişlerimi geçirdim. Çıplaklığımı ilk kez görmüyordu ama şuan sanki ruhumu görüyor gibi bakıyordu.
Dizlerimin üzerinde çıktığım yatakta sırt üstü dönüp yastıkların arasına yattım ve ince örtüyü göğüslerime kadar çektim.
-"Neden beni durdurmadın?" Bakışları bu sefer başkaydı. Durgundu.
Yanıma oturup örtüyü aşağı çekti.
Gözlerine bakamadım. Artık uyumalıydık.
-"Uyuyalım lütfen." diyerek yeniden örtündüm. Sırtımı döndüğüm Esved bedenimi biraz daha izleyip sonra kalkmıştı.
Geri döndüğünde bir bardak su ile ağrı kesiciyi içmemi sağladı. Ardından bir boxer giyinmiş halde yanıma girdi. Sırtımı göğsüne yaslarken yüzümü saçlarımın arasındaydı.
-"Özür dilerim." dedi tekrar.
Elimi kavrayıp göğsüme getirdi. Sıcak avucunda duran elimi sıkıp gözlerimi yumdum.
-"Dileme. İyiyim." dedim kurumuş boğazımla.
Çıplak bedenim bedeniyle muhteşem bir uyum içerisinde birbirine dolandı. Sımsıcak göğsünde kısacık sürede uyuya kalmıştım.
'
Ertesi gün durmadan çalan telefonlarımız yüzünden uykum bölünmüştü.
Esved ağzının içinden saydırdığı küfürleriyle yanımdan kalktı. Gözlerimi açmadan mırıldanmıştım. Kalkar kalkmaz üşüyen bedenimi büzdüm.
-"Ne oldu? Ne bu ısrar?" Uykulu ancak sert sesi daireyi doldurdu.
Yeniden arkama yerleşip belime sarıldı. Geriye dönerek göğsüne sokulunca omzumu öpmüştü.
-"Tamam öğleden sonraya al."
-"Nasıl? Saat kaç?"
Kıpırdanmasıyla başımı kaldırdım. Telefonu kulağından çekip saate baktı ardından küfür savurdu.
-"Tamam bir saate şantiyeye geçiyorum. Sen sekreteriyle iletişim halinde kal." Kapatıp bana baktı.
Uyku akan gözlerimi zar zor açık tutuyordum.
-"Bebeğim.Güzel bebeğim." Yanaklarımı, gözlerimi ve dudaklarımı şefkatle sayısız kere öptü.
Dudaklarımda tebessüm oluştu.
-"İyi misin? Saat 2 olmuş. Nasıl uyuduysak öyle kalmışız."dediğinde kaşlarımı çattım.
-"Gerçekten mi?" diye sorup başımı yastığa gömdüm.
Vücudumda ağırmayan tek bir noktam yoktu.
Göğsünün yarısını sırtıma dayayarak üzerime doğru geldi ve boynuma öpücükler bıraktı. Oradan saçlarımın arasına süzülüp soluklanırken eli arsızca göğüslerimi yoğuruyordu.
-"Dün gece gerçek miydi diye test etmek istiyorum. Bana katılır mısın?"
Yorgunluğuma rağmen kıkırdayıp dönmeye çalıştım. Ağırlığını kaldırdı ve elleriyle yatağa tutundu.
-"Bana bakarsan gerçekliğini görmüş olursun."
Burun buruna kaldığımızda dudaklarımı öpmüştü.
-"Seni çok seviyorum. Her zerrene ayrı ayrı aşığım."
İnsan sevildikçe mutlu olur dedikleri doğruydu.
Davetkâr dudaklarına uzanma isteği geldiğinde telefonu çalmaya başladı.
-"Arayanları baştan sona sikeceğim." Büyük gövdesi üzerimden çekilirken derin bir nefesle açılan bedenimi örttüm.
-"Benim telefonumu da verir misin?" diye sordum.
-"Ne var lan sikik?!"
Açtığı telefonuyla olduğum yerde sıçradım. İlerleyip telefonuma giderken diğer yandan konuşuyordu ama benim aklım orada değildi.
Çırılçıplaktı.
Nefes kesiciydi.
Neden her gördüğümde sanki ilk defa görüyormuş gibi oluyordum?
Kalçası belki de benim kalçamdan bile daha fazla şekilliydi. Sımsıkı ve tamamen kastan ibaretti.
-"Bilmiyorum oğlum çok işim var."
Yanıma sırt üstü yatar yatmaz yutkunamaz oldum.
Sebebi belli değil mi?!!
Nefes darlığıma yol açan uzvu sere serpe ortadaydı. Ve bu onun hiç dikkatini çekmiyor gibi rahattı.
Saçlarını karıştırıp elini karnına bıraktı.
-"Siktir ordan." Pek fazla gerçekleşmeyen şekilde gülünce ters ters baktım.
Kimle gülüşüyor bu adam?
Hafifçe kaşlarımı çatarak yan döndüm. Başını bana çevirmiş biraz daha yaklaşarak alnımı öpmüştü.
-"Haberleşiriz ayarlarız."
Kendi telefonuma bakmayı unuttuğum anlarda Esved konuşmasını sonlandırdı ve örtünün altına girdi.
-"Kimdi o?"diye sorduğumda boyun girintime yerleşmekle meşguldü.
-"Kaan."
-"Hım...ne diyor?"
Tenimi öptüğü yerler geceden kalma sızılarıyla ürpermişti.
-"Akşam çıkalım diyor. Ama karım izin verir miymiş diye dalga geçiyor güya piç." dediğinde gözlerimi devirdim.
-"Ben sen miyim?" İçimden alay ederken Esved'in başını kaldırmasıyla gülmemek için zor durdum.
-"O ne demek öyle Bade?"
Omuz silkip yanağımın içini ısırdım.
-"Genelde sen izin vermezsin." dedim.
-"Ne istedin de izin vermedim sorabilir miyim?" Alınmış sesi eşliğinde doğrulup yatak başlığına yaslandı.
Yüzümde beliren tebessümle yatakta kıvrıldım.
Tatlı atışmalarla yine tatlıya bağlanan aramızı yatakta bırakıp mecburen kalkmıştık. Geceden farklı olarak değişen bir şey yoktu. Yalnızca bacaklarım ve kasıklarımda ağrılar vardı.
Bedenlerimizi gevşeten duşun altından çıkmış üzerimizi giyerek oradan ayrılmıştık.
Mutluydum. Çünkü Esved mutluydu. Durmadan yanağımı yada saçımı öpüyor bana gülümsüyordu.
Bu haliyle onu ısırasım geliyordu.
-"Kahvaltı yapmayı unutma. Bugün için özür dilerim. Ama akşama telafi edeceğim." Yanağımı okşayıp dudaklarımı öptü.
-"Sorun değil. Hem annemlerde bırakmadı." dedim.
Onun işleri ve annemlerin alışveriş için aramaları sonucu kahvaltı yapamamıştık.
-"Seni seviyorum. Dikkat et kendine." diye mırıldandı.
Birbirimizden ayrılmakta zorlandığımız anlardandı.
-"Sende dikkatli ol." Dudağının kenarını öpüp gülümsedim.
-"Seni seviyorum. " demeyi unutmadan arabadan indim.
Eve girer girmez beni saatlerdir bekleyişte olan annemle karşılaştım.
-"Üzerimi değiştirip geliyorum." dedim.
Odama çıkıp vücudumun gerekli kısımlarını kapatan bir elbise giyinip yüzüme hafifçe makyaj yaptım.
Bu saate kadar beni bekledikleri için çok fazla oyalanmadan alt kata indim. Mutfakta daima kavanozlarda bulunan kurabiyelerden iki tane ağzıma attım ve çıktım.
Başak da gelince evden ayrıldık. Çıktığımızda kapıda bir araba vardı. Bekleyen adam direkt Esved'in emri olduğunu söyleyerek beklediğini belirtmişti.
Bütün gün boyunca annemlerin peşinde dolaşmaktan canım çıkmıştı. Dün geceden sonra bu denli yorulmak beni mahvetmişti.
Tam yeni bir mağazaya girecektik ki aklıma gelen durum yüzünden kalakaldım.
-"Yürüsene."
Belimi ittiren Başağa dönmeden önce annemlerin içeri girmesini bekledim.
-"Başak bir şey almam lazım. Sen annemleri oyalasan olur mu?" dediğimde tabiki merak etmişti.
Kaşını kaldırıp başını salladı.
-"Hayırdır?"
Omuz silktim.
-"Sanane be." diyince kolumu çimdikledi.
-"Ablaya sanane denir mi sürtük? Söyle çabuk."
Ondan kurtuluş olmadığını bildiğimden mecbur kalarak fısıltıyla söylemiştim. Benden daha fazla sırıtmış gülmüştü.
Ve ertesi gün hapını benim yerime alıp geleceğini söyleyerek gitmişti.
O kadar sıkılmıştım ki daha fazla uğraşmak istemiyordum. Başağın gelmesiyle bir kenarda ilacı içmiş annemlerin yanına dönmüştük.
-"Daha fazla dolaşmasak?" dedim.
-"Alınacak bir sürü şey var." dedi annem.
Tek istediğim bir çay kahve ile uzanmak dinlenmekti.
-"Esved'le biz hallederiz. Yeter bu kadar anne." diyip gözlerimi Melek teyzeye kaydırdım.
-"E iyi ısrar etmeyelim." diyerek bana destek olunca içten içe sevindim.
O mağazadan ayrılıp eve döndüğümüz zaman annemler direkt restorana geçmişlerdi. Bende yemek yapmayı mutfakta olmayı özlemiştim fakat şu sıralar hiç kafam kaldıramayacaktı.
-"Hadi anlat nasıldı?!"
Pijamalarımı giyinmiş mutfakta kahve yaparken Başak tepeme dikildi.
-"Git başımdan." diye tersledim.
-"Ya anlatsana azıcık! Merak ediyoruz kızım."
Ağzımı açmıştım ki telefonum çaldı. Sırıtarak telefonumla birlikte mutfaktan kaçtım.
Koltuğa otururken aramayı yanıtladım.
-"Kocanızı hiç arayıp sormuyorsunuz Bade hanım."
Kıkırdayıp koltuğa yan olarak devrildim.
-"Ne yapıyormuş kocam?" diye sorarken yüzümde kocaman bir gülümseme vardı.
-"Seni özlüyormuş. Görmek istiyormuş." derken çektiği o derin nefesinde olmak istedim.
-"Bekliyorum o zaman. " dedim.
-"Bir saatlik işim var güzelim. Sonra gelip alacağım seni." dedikten sonra rahat rahat kahvemi içtim.
Başak arada bir pis pis beni süzüyor yastıklar atıyordu. Akşam için hazırlanmaya başlamadan önce anneme çıkacağıma dair kısa bir mesaj atmıştım.
Esved'i özlüyordum.
Gerçek şu ki aradan yıllar dahi geçse hep aynı heyecanla özleyecektim.
•••
Merhaba herkese
Zar zor gerçekten inanılmaz zor bitirebildim. Neden böyle oldu bilmiyorum ama tükenmişlik sendromu gibiyim jajajsks
Kendimi çok zorluyorum. Yine olmuyor.
Hikâye için her şey kafamda silinmiş bir türlü ilerletemiyorum. Düzeleceğini umuyorum.
Yine biraz kısa oldu ama kızmayın lütfen