Herkese yeniden merhaba !
Daha farklı bir kurguyla gelmeye çalıştım. Biraz daha çetrefilli olacak.
Umarım beğenirsiniz. Lafı uzatmadan bölüme geçelim ❤
•••
Son bavuluda kapattığımızda yorgunluğumu anlatacak kelime yoktu.
Uzun aradan sonra Türkiye'de olmak tuhaftı ancak gerçekten evime gelmişim gibi hissediyor huzur doluyordum.
-"Başak ? Nerdesin ?" diye bağırdım merdivenlerde.
-"Geliyorum !"
-"Ben yemek hazırlamaya başlıyorum. Babanız birazdan gelir." dedi annem ve yanımdan geçerek alt kata yöneldi.
Odama geri döndüğümde Başak elinde iki kupayla geldi ve kapıyı kapattı.
Kendisi benden beş yaş büyük ablamdı. Ve şehrin tozunu attıracak kadar deli dolu enerjikti. Yalnızca uzun zamandır ayrı yerlerde yaşıyorduk. Belirli zamanlarda bir araya gelebiliyorduk.
Ben 7 yaşındayken buradan Almanya'ya taşınmıştık. Babam bir süre orada çalışmıştı. Teyzemde orada yaşıyordu ve güzel bir hayatımız vardı. Fakat annemler daha dayanamaz olunca 8 yıl sonra geri dönmüşlerdi.
Ben okulum için kalmıştım. 15 yaşında ailemden ayrı teyzemlerle yaşamak başta zor gelse de hayatım için iyi olmuştu.
Üniversitede ayrı eve çıkarak yaşadığım zaman diliminde annemler iki üç ayda bir geliyor yanımda kalıp gidiyorlardı.
Onlar için hasretlik zordu. Fakat hem okuyup hem çalıştığım için bir şey yapamıyorlardı.
Annemin üzülmesine gönlüm el vermeyince dönme kararımı bu yaz vermiştim. Mesleğim aileden geliyordu. Babam da ünlü bir aşçıydı. Bende yemek yapmaktan çok zevk alıyordum.
Bugün 23 yaşında evime geri dönmenin mutluluğu içindeyim.
Farklı bir eve gelmiştim. Buradan taşınmadan küçük bir evde yaşıyorduk. Şimdiyse babamın doğduğu mahallede güzel bir evimiz vardı. Mahalle hala aynı insanların kaynaştığı eski evlerle dolu bir mahalleydi. Ancak bu arsa dedemden babama kalınca baştan aşağı yeni bir müstakil ev yapılmıştı.
-"Al."
Uzattığı çakmakla sigaramın ucunu yakıp geri verdim. Balkonda yerdeki minderlere serilmiş gökyüzüne bakıyorduk. Çocukken olduğu gibi.
-"Havasını bile özlemişim." dedim. 7 yaşımdan beri hiç gelmemiştim. Her seferinde bizimkiler gelmişti.
-"Bende sen gelince ne kadar sıkıldığımı fark ettim."
Gülümseyip omzuna başımı bıraktım ve ağzımda biriken dumanı üfledim.
-"Bundan sonra hep birlikteyiz."
Başak bir abladan ziyade arkadaşımdı. Onun enerjisini seviyordum. Onunla eğlenmeyi seviyordum.
-"Bu gece dinlenmene ve annemlerle hasret gidermene izin veriyorum. Yarın akşam Tekin kardeşler gecelere akıyor !" Abartılı sesiyle konuşunca kahkaha attım.
-"Beni korkutuyorsun." En son Almanya'ya geldiğinde gece çıkmıştık ve polislerle eve dönmüştük. Olaylı şeyleri üstümüze çekme özelliğimiz var.
Ama asla konuşmazdık. Aramızda her şey serbestti. Birbirimizi yargılamaz yalnızca gidişine bırakırdık.
-"Biraz flört etme zamanın gelmedi mi sence de ?" diye sorduğunda dudağımı büktüm.
-"Beceremiyorum."
-"Ablan öğretecek sana." Alnımı öpüp kalktığında sırıtmaktan dudaklarım ağırmıştı.
Hep böyle benimle dalga geçerdi.
-"Ben duş alacağım. Sonra anneme yardım ederiz. " dememle yüzünü buruşturdu.
-"Biliyorsun ev işlerini hiç sevmem." Evet çalışmayı da sevmezdi yalnızca hayatını yaşardı.
O yüzden başka bir şey söylemeden koridorda yer alan banyoya yöneldim. Soyunup açtığım suyun altına girdim. Gür saçlarımı güzelce köpürtüp arıttıktan sonra vücudumu da yıkadım ve bornozuma sarılarak çıktım.
Odama geçerken annem merdivenleri çıkıyordu.
-"Hah kızım Bade bende yanına geliyordum. Melek teyzenler seni çok merak ediyordu akşam yemeğine davet ettim. Rahatsız olmazsın değil mi ?" diye sorunca gülümsedim.
-"O nasıl söz anne ? Sanki yabancı mı geliyor ?" dedim.
Melek teyzelerin yeri annemde daima farklıydı. Biz doğmadan aynı apartmanda komşu olarak tanışmışlardı. Yıllardır hiç kopmayan bir bağları vardı. Çocukken onların evinde büyüdük sayılırdı. Ancak buradan ayrılınca annem çok zorlanmıştı. Melek teyzeyle ayrı kalmak ikisine de zor gelmişti.
Yıllar sonra buraya döndüklerinde babam bu evi yaptırırken Melek teyzenin eşi Kadir amca ile birlikte yan araziye aynı evden yaptırmışlardı. Yani bana öyle anlatmışlardı. Kısaca ayrılmaz ikili olan aileler tekrar bir aradaydı.
-"Tamam yavrum giyin üşütme."
Odama girip kapıyı kapattım. Saçlarımı gelişi güzel kurutup maşa ile hafif hafif dalgalandırdım. Uzun bir aradan sonra evimizde yiyeceğimiz yemek için özenli olmak istiyordum.
Minik dokunuşlarla yüzümü renklendirdim. Ardından aynanın karşısından kalkıp yatağın karşısında olan büyük beyaz dolabıma ilerledim. İç çamaşır giyindim ve dizlerime gelen elbiseyi üzerime geçirdim.
Geriye yalnızca giyinmem kalınca alt kata inerek mutfağa girdim.
-"Annem. Yardım edeyim mi ?" diye sordum.
Bana dönerek yanaklarımı öptü.
-"Annen kurban olsun sana ! Yorma kendini ben yaparım." dedi ve tekrar ocağın başına geçti.
-"Olsun bir şey söyle yaparım."
Bir kaç kere daha ısrar edince masayı kurmama izin vermişti.
Bahçeye adım attığımda koltukta oturan babamla göz göze geldik.
-"Güzel kızım." dediği gibi tebessüm ettim.
Gerçekte dünyanın en mükemmel ailesine sahiptim.
-"Naber yakışıklı ?" diyip arkadan eğildim ve yanağını öptüm.
-"İki kızım dizimin dibinde. Çok iyiyim."
Tepkisine karşılık kıkırdadım. Sonra doğruldum masaya bakış attım. Peşinden bahçeyi inceledim.
Annem yola bakan kısa duvarın diplerini renk renk çiçeklerle döşemişti. Ortada büyük bir yemek masası vardı ve kenarda bahçe oturma grubu yer alıyordu.
Yan tarafa gözüm kaydı. Arada ufak beyaz çitler duran bitişik bahçe bizimkine benziyordu.
-"Masayı hazırlayacaksın sanırım ?" Babamın sesiyle daldığım yerden sıyrılıp başımla onayladım.
Masanın üstünde duran menekşe saksısını alıp kenarda yere bıraktım. Sonra elimde duran lila renkli runnerı masanın ortasına konumlandırdım.
Yarım saatin içinde masayı annemin istediği gibi güzel bir şekilde hazırlamıştım. Hazırladığı soğuk mezeleri de yerleştirdiğimde işim bitmişti.
Başak oturduğu koltuktan öpücük atınca gözlerimi devirdim.
-"Hiç ev sahipliği yapamıyorsun." dedim.
-"Aşkım sen misafir misin ? Artık kalıcısın unuttun sanırım. Yoksa biliyorsun seni hiç yormam." dedi ve sırıttı.
-"Biliyorum tabi." diye mırıldandıktan sonra merdivenlere yöneldim.
Evimiz öyle büyük değildi. Üst katta üç yatak odası ile iki banyo vardı. Alt katta ise bir küçük misafir odasıyla geniş salon ve mutfak yer alıyordu. Sıcak , sevimli tıpkı annem gibi. Aile gibi.
Babam bütün birikimini buraya yatırdıktan sonra Kadir amca ile kredi çekmişlerdi. Kadir amca gençliğinden beri çalıştığı bankadan emekli olarak babamla birlikte bir restoran açmışlardı.
Yemekleri annemler yapıyordu. Baş aşçı elbette babamdı. Kısaca çok güzel bir hayat kurmuşlardı. Artık bende yanlarında çalışacak olmamdan dolayı çok mutluydum. Fazlasında gözüm yoktu. Ailemi özlemiştim.
Derin düşüncelerle girdiğim odamda dolabımdan siyah tulumumu çıkarttım. Altına kısa topuklu siyah bantlı ayakkabılarıda çıkartıp hızlıca giyindim.
Annem benim için bu akşam ki yemeğe bir hayli özenmişti. Kutlama gibi bir şey olacaktı.
Evdekilere bekletmemek amaçlı indiğimde kapıdan içeri girenleri fark edince büyük bir gülümsemeyle durdum.
-"Ay ! Kız aman ! Bu Bade mi ?! "
Melek teyzenin yıllar geçmesine rağmen değişmeyen tepkisiyle kıkırdayarak bir kaç adım attım ve birbirimize sarıldık.
-"Hiç değişmemişsin." dedim ellerim sırtındayken.
-"Sen çok güzel bir genç kız olmuşsun. Kaç yıl oldu görmeyeli iyi ki döndün kızım." dedi ve ayrıldı.
-"Teşekkür ederim." derken gözlerim Kadir amcaya kaymıştı.
İki kolunu geriye açınca yaklaşıp sarıldım. Hiç gitmemiş gibi hissettim. Küçükken işten geldiğinde babamdan önce bana çikolata getirerek eğlenirdi. Onların bir kızı yoktu ve ablamla beni ayrı severlerdi.
-"Artık gitmek yok ona göre !" dedi yalandan kızmasıyla.
-"Yok artık sizi bunaltmak için buradayım." dediğimde gülmüştü.
Ardından bahçedeki masaya kalabalık halde oturmuştuk. Her şey çok güzel ve tamamlanmıştı.
Akşamı erken bitirme nedenimiz benim yorgun olduğumu düşünmeleriydi. Her ne kadar sorun olmadığını söylesem bile içilen çayların arkasından kendi evlerine geçmişlerdi.
Bende kendimi yeni yatağıma , yeni hayatımın ilk gününe bırakmıştım.
'
Ertesi gün yataktan geç çıktığım için kahvaltıyı Başak'la birlikte bahçede yapmıştık.
Annem ve babam restorandaydı ve bana bugün asla gelmememi tembihlemişlerdi. Sanki askerden gelmişim gibi beni acayip perişan zannediyorlardı.
Yine de onları kırıp karşı çıkmıyordum.
Akşam yemeğini bu sefer ailecek yedikten sonra Başak ile masadan kalkmış odalarımıza çıkmıştık.
Evet gecemiz ablam sayesinde hareketlenecekti.
Almanya'da arkadaşımın doğum günü için aldığım elbiseyi giymeyi planlıyordum. Babam alttan alttan söylenirdi ancak hiçbir zaman tam olarak özgürlüğümüzü kısıtlamazdı. Sadece laf edip canını sıksınlar istemezdi.
Bende buraya döndüğüme göre kıyafetlerime dikkat edecektim. Ama bu gece biraz kısa giymemde sorun olmayacaktı.
Düz saçlarıma dokunmadan hızlıca bir makyaj yaptım. Dudaklarımı kendi renginde bırakıp siyah elbiseyi sütyenimi çıkarttıktan sonra üzerime giyindim.
Yüksek topuklu bir ayakkabı giyindiğimde hazırdım. Hafifçe dönüp aynadan sırtıma baktım. Yalnızca bu dekoltesine vurulup almıştım.
-"Hazır mısın ? Geldiler." Başak odaya dalınca yataktan çantamı aldım.
Ona döndüm ve baktığımda kaşımı kaldırdım. Dizlerinin altına kadar uzanan bej rengi bir trençkot giyinmiş önünü kapatmıştı.
-"Bu ne hal ?" diye sorunca bordo ruj sürülmüş dudakları tehlikeli şekilde kıvrıldı.
-"Buz dağının görünmeyen kısmı bebeğim."
Ablam diye demiyorum ama korkulur.
-"Şey misin yoksa...?" Türkçesi bir türlü aklıma gelmeyince ayağımı yere vurdum.
-"Çıplak değilim deli. Sapık mıyım ben ? Açıp göstereyim."
-"Korkuyorum senden yaparsın." dememle omzuma vurdu.
-"Neyse hadi konuşma Samet bekliyor."
Onun arkadaşlarının çoğunu tanıyordum. Zaten en yakınları alt tarafı üç kişiydi.
Bekletmemek için birlikte odamdan çıkıp alt kata indik. Annemle babam birbirine sarılmış film izliyorlardı.
-"Biz gidiyoruz !" diye seslendi Başak.
Babam başını çevirip geriye baktı. İkimizide süzdü.
-"Fazla dağıtmak yok değil mi kızlarım ? Babanızı üzmeyin."
Kıkırdayıp koltuğa yaklaştık. İki yanağını aynı anda öpüp doğrulduk.
-"Söz vermeyelim yalan olmasın." dedim gülümseyerek.
-"Yani babacım sen merak etme. Ama gecikebiliriz. Belki...ımm gelmeyebiliriz falan yine de kahvaltıda bu masadayız ! Öptük sizi görüşürüz !" Başak babamın konuşmasına aldırmadan beni çekeleyerek evden çıkarttı.
Gülerek bahçeden yola çıktığımızda kırmızı bir araba kapıda duruyordu. Kornaya basılmasıyla arka koltuğu açıp bindik.
Samet geriye döndü ve gülümsedi. Tatlı çocuktu.
-"Hoşgeldin güzellik. Çok hoş görünüyorsunuz."
-"Teşekkürler. " diye mırıldandım.
-"Sen daha ne gördün ki ?" Kendinden emin sesiyle gözlerini kısarak trençkotunun önünü açan ablama döndüm.
Gözlerim dehşetle büyüdü. Spagetti askılı bir büstiyer giyinmişti. Önünde yalnızca küçük tek bir düğme vardı ve efsanevi dekolte yaratmıştı. Göğüsleri fazla fazla dolgun olduğu için bu görsel şölene kalbim dayanamayacaktı.
-"Ciddi misin ? Annem bununla mahalleye girdiğini görmesin." Hızlıca konuşunca aksanım araya girmiş kelimeleri yutmuştum.
-"Başak bu halleder." diyen Samet sırıtarak arabayı çalıştırdı.
-"O yüzden giyindim." dedi trençkotu işaret ederek. Elinden geriye atınca eteğine göz ucuyla baktım. En azından o kısa olsa bile normal bir kumaşa sahipti.
-"Bir şey diyemiyorum." dedim ve geriye yaslandım.
Yol üstünden aldığımız Müge ile sonunda gideceğimiz yere varmıştık.
-"Hazır mıyız ?" Müge eteğini çekiştirirken bana göz kırptı.
Başımla onaylayıp gülümsedim. Samet'in yönlendirmesiyle kalabalık sırayı es geçerek direk girdik. Söylediğine göre işletmesi bir arkadaşına aitmiş.
Uzun koridor tamamen kırmızı ışıklarla kaplıydı. İçim dışım kırmızı olmuşken insanlara sürünerek ilerliyorduk. Büyük alana girmek için merdivenlerden inmek gerekiyordu. Çok büyük ve güzel bir mekandı.
-"Ah pardon !" Yere bakıp yürüyünce birine çarpmıştım.
Vücudunun kaskatı oluşuna şaşırmadan edemedim. Yüzüne bakmak için başımı kaldırmam gerekmişti. Sendelerken kolumu tuttuğunu yeni görünce geri çektim.
Dudak uçuklatan cinsten karizmatik bir adamdı.
Girer girmez kalbimi hoplatan birini bulmak evrenin bir oyunu olmalıydı. Yada ben abartıyordum.
Sadece çok yakışıklı.
-"İyi misin ?" Yüksek müzikte zar zor duyduğum boğuk sesine karşılık hızlıca başımı salladım. Kalbim ağzımda atıyordu.
-"Bade ?!"
Önümde duran dev gibi adamın arka çaprazında Başak bana bağırıyordu.
Gitmek istemeyen ayaklarımı mecburen ona doğru çevirdim. Fakat aklım arkada kalmıştı. Yürürken başımı çevirip baktığımda yalnızca koyu renk saçlarını görebildim.
-"Nereye kayboldun be ?" diye cırladı ve kolumu tuttu.
Gözlerim kalabalığa dalıp gitmişti.
-"Sol yanımdan vuruldum Başak." dememle koca bir kahkaha patlattı.
-"Dur bir Bismillah ! Hangi ara buldun da vuruldun ?"
Başımı belli belirsiz sallayıp adımlarımı atmayı sürdürdüm.
-"Yalnızca çok yakışıklıydı dalga geçiyorum." dedim ve gülüp kendi kendime göz devirdim.
-"Ablan sana yiyişeceğin bir herif bulacak üzülme." demesiyle ağzım aralandı.
-"Ben senin gibi kudurmuş değilim !" dedim bağırarak.
Aynı zamanda gülüyorduk. Samet Müge ile durunca sonunda bir köşeye yerleşmiş oturmuştuk.
-"Canın çeker kızım insanın doğasında var." diye devam ettirirken Samet ayağa kalktı ve ne içeceğimizi sordu.
-"Bu gece size enişte bulacakmışım gibi hissediyorum. " diyen Müge oldu. Çenesini dikmiş gözleriyle etrafı tarıyordu.
-"Ya ya tabi bilmez miyim ?" Başak ona inanmaz gözlerle bakarken sigara paketini çıkarttı.
Bende içinden bir dal alıp dudaklarımın arasına yerleştirdim.
Saçma sapan bir merakla gözlerim merdivenlere kayıyordu. Çarptığım adam çıkışa yürüdüğü için acaba döner mi demekten kendimi alıkoyamıyordum.
Bu durumu şuna bağladım. Uzun zamandır kimseyle flört etmiyordum ve yakışıklı bir erkek görünce etkilenmiştim.
Sadece bu kadar.
-"Buyrun bakalım." Samet'in gelişiyle istemeye istemeye içki bardağına uzandım.
Pek içki içmekten hoşlanmıyordum fakat şuan kafamı dağıtma isteğiyle dolup taşmıştım. Ayrıca normal bir şekilde içsem bile beni hemen bozuyordu. Bu gece bunu da umursamayacaktım.
-"Burada olan burada kalır baştan konuşalım. " diyince hepsi bana güldü.
-"Bunun sarhoşluğu da hiç çekilmiyor." diyen ablama kötü kötü baktım.
-"Ay hiç bakma istediğini yap. Ben dans etmeye gidiyorum !" dedi ve ayağa fırladı.
Elindeki içkisini havaya kaldırıp kalabalık içinden orta sahaya geçti. Arkasından bende Müge ile gidince Samet yanına yaklaşan kadınla ilgilenmeye başlamıştı.
Dakikalar saatler geçtikçe hepimiz ayrı köşelerde deli gibi dans ediyorduk.
Bu dağıtmanın sonuçlarını şimdiden bilmediğimiz gibi önünü kesmek yerine yanlış adımlar attık.
Saatlerin ardından saçlarımı savurarak bara yaklaştım. Yürürken ayaklarım birbirine geçiyor düşecek gibi oluyordum.
-"Bira alabilir miyim ?" Ne dediğimi kendim bile anlamazken ağzımdan bira çıkınca barmen uzattı.
Geri dönmüştüm ki yaşadığım çarpışmayla bira bardağı elimden yere vurdu.
-"Hop ! Gitti." Yaşadığım hüsranla yere saçılan bardağa baktım.
-"Beni mi kolluyorsun kızım ?"
Ah tanrım.
Bu o adam !
-"Şey...yoo.." Dudağımı büküp omuz silktim.
Hıçkırınca duramayıp kıkırdadım.
Kirli sakalların çevrelediği yüzünü yan çevirip ensesini kaşıdı.
-"Belanı arama." dedi en sonunda.
Kaşlarımı çatıp olduğum yerde sendeledim. Geniş sırtını döndüğü gibi ofladım.
-"Pardon...bir tane..." Devamını getiremeden barmenden bakışlarımı çekip ağzımı tuttum.
Midem ağzıma gelmişti.
-"Şu tarafta." diye seslendi derdimi anlayınca.
Gösterdiği yere giderken kaç kere düşme tehlikesi atlatmıştım emin değilim. Fakat ulaşana kadar mide bulantım geçmişti. Yine de dar koridora açılan kapıyı araladım. Otomatik olarak üstüne vurduğunda kapılara baktım. Kadın yazan yeri gördüğümde o kapıya girdim.
İçerisi o kadar kalabalıktı ki hıçkırıklarımla birlikte geri çıkmıştım. Müzik sesini kesen koridorda tanıdık gür ses duydum. Duvara tutunarak başımı kaldırdım.
Karşımda telefonla konuşuyordu.
Çekirge kaç kere zıplıyordu ?
-"Geleceğim bir saate oradayım." Çatık kaşlarıyla telefonunu kapatıp cebine attı.
Beynim fıldır fıldır dönüyordu. Hiç ama hiç bir şey düşünmüyordum. Tamamen soyutlanmıştım.
-"Kızım derdin ne senin ? Beni takip mi ediyorsun ?!"
Aa deli mi ne ?
-"Hı ondan." Dudaklarım kendiliğinden hareket ederken dudaklarımı ıslatıp adımlar attım.
-"Ne diyorsun ?"
Önümü kesip kapıdan çıkmama engel olunca hıçkırıp geri adım attım.
Bana düşman mışım gibi bakıyordu.
-"Kusmaya geldim kusmaya."
Nefesini üfleyip gözlerini devirdi.
-"Akıllısı beni bulmaz delisi peşimden ayrılmaz amına koyayım."
Yüzümü buruşturup bir kaç saniye çatık kaşlarımla yüzüne baktım. Yanağımı kaşıdıktan sonra oda doğru adım attım.
Sarhoş ve aptal cesaretiyle boynuna tutunduğum gibi dudaklarına uzandım.
Yiyişmek için güzel bir seçim.
Tanrım.
Dudağını öptüğüm an bedeni taş gibi olmuştu. Bir santim kadar kendini ayırdı. Mahmur bakışlarım boşluğa düştü.
Yaptığımdan bir şey anlamıyordum. Yalnızca bacaklarım tutmuyordu dizlerim titriyordu.
Bu boşluk iki saniye sürdü. Çıplak belimi tuttuğu gibi beni soğuk taş duvara dayadı. Yanımızdan geçip gidenler durumu umursamazken karşımdaki yabancı dudaklarımı tarumar ediyordu.
İnleyerek kendimi güçlü kollarına teslim ettim. Beni iptal eden sarhoşluğumdu. Peki ya onu ? Acıtmak ister gibi dudaklarımı ezerek öpüyordu.
Ölmüştüm. Ruhum kanat çırpıyordu.
İçimde gittikçe harlanan bir ateş vardı.
Parmaklarımdan süzülmeye yüz tutmuş çantamı sıkıca kavradım. Kendini bana bastıran yabancı dudaklarımızı dakikalar sonra ayırdı. Nefes nefese birbirimize baktık.
Dudağımda dilimi gezdirmemle belimi sıkması bir olmuştu.
Bir hışımla geri çekildi. Uzun kemikli parmakları bileğimi sardı. Aceleci fevri tavırlarına ek olarak bedenini cinsel bir hava sarmıştı.
Her hareketi cinsellik içeriyor gibi beynime nüfus ediyordu. Kalbim tir tir titriyordu.
-"Gel benimle." dedi erkeksi sertliğiyle. Sesinden dahi seksilik akıyordu.
Beyni sulanmış olan ben onun komutuna uydum. Nasıl uymayacaktım ki ? Görür görmez içimi gıdıklayan bir adamdı. Aklım iptal olmuşken ona karşı mı gelebilirdim ?
Hemde bir saniye önce dudaklarımız alevlenmişken...
Beni sürüklediği yer aynı koridorda demir bir kapıydı. Açtığı kapının dibinden aşağı merdivenler uzanıyordu. Kapı kapanırken hızlı adımlarla inmeye başladı. Tökezlemekten bacağımı kıracağımı düşünüyordum.
Merdivenlerin sonunda koridorda bir sürü kapı vardı. İçlerinden birine girdiği an kapıyı bütün gücüyle üstüne vurdu.
Adeta onu ele geçiren hormonlarıyla baş başa kalmıştım.
Halbuki ben bir şey yapmamıştım. Bu hayatın bize kurduğu tehlikeli oyundu. İçine sürüklenmiştik.
Kanımda dolaşan alkol bu gece bedenimi terk etmeyecekti.
Ve bende boylu boyunca uzandığım bu yataktan üstüme çıkan adamla geceyi geçirecektim.
•••
Herkese merhabaaa ❤
İlk bölümü yazmak bir yana ilk bölüme gelecek yorumlarınızı okumak bana daha fazla heyecan veriyor.
Bu kurguda ne düşüneceğinizi çok merak ediyorum. Farklı olacak diye düşünüyorum.
İlk bölüm için hızlı ilerledi derseniz şöyle söylemeliyim ki bu şekilde olması lazımdı. Bekleyelim görelim 🌸
Henüz karakterlere karar veremediğim için fotoğraf koymuyorum. İçime sinen olursa koyacağım ❤
Bir sonraki bölümde görüşmek üzere ❤❤
