"Offf!Bu nasıl hobi kızım ya!"dediğinde kocaman bir kahkaha attım. "Yelda bence sen yapamı-"derken Yelda tekrar yere yapışınca kendimi tutamayıp tekrar kocaman bir kahkaha daha attım. Yelda kalk bı gören olcak Yelda bana ters ters bakarak yerden kalkmaya çalışırken tekrar tekrar yere yapışıyordu."İnsan kalkmam için yardım eder be!Sen ordan kıs kıs gülerek beni izliyorsun." Ve yine yere yapıştı. Şaşırdık mı?Hayır Güldük mü?Tabikide evet Bu haline daha fazla dayanamayıp elimi ona doğru uzattım ve uzattığım gibide direk elime yapıştı.Az önceki halleri aklıma gelip tekrar gülerken o çoktan ayaklanmış bana tutunarak dengede durmaya çalışıyordu. "Çıkalım buradan artık nolur!" "Olmaz!Sana Buz Patenini öğretmeden buradan çıkmayaca-"derken uzaktan bir ses yükseldi. "Defne evladım,kapatıyoruz artık çıkın!"dedi Harun amca. "Ama daha Yelda'ya buz pateni öğretecektim"dedim ve dudağımı bükdüm.Tabi bu dediğimi sadece Yelda duymuştu. Yelda bana yine ters ters bakmaya devam ederken bı anda elimi tuttu ve beni çıkmam için itelemeye başladı. Ve yine yere yapıştı. "Ee kızım sende abartıyorsun!Bu kadar zor değil ki,altı üstü dengede duracaksı-" "Acaba söylenmek yerine beni kaldırsan mı Defnecim" Onu yerden kaldırdıktan sonra zorda olsa onu oradan çıkarmayı başarmıştım.Buz pateni ayakkabılarımızı çıkarıp dolaba yerleştirdikten sonra telefonumu alıp bizim grubu görüntülü arayıp yürümeye başladık.Ayça hariç herkes açınca gişenin önüne gelmek üzereydik. "Ayça neden açmadı?"diye sordum hafif şaşkın bir sesle. "Şaşırdın mı cidden."dedi Arya bana cevap olarak. "Tabiki hayır,neden açsınki zaten!O bizi sevmiyor"dedim yalandan küsmüş bir ifadeyle. Eflal"Bide bayıl istersen Defne"dediginde çoktan gişenin önüne gelmiştik. Hepimiz bu dediğine güldüğümüzde ben telefonu Yelda'ya uzatıp"Yelda iki dakika beklesene Selim'le konuşayım"dedim ve cevap vermesini beklemeden gişeye doğru yakınlaştım. Yelda'nın arkamdan bana bir şeyler söylediğini duyuyordum fakat alçak sesle söylediği için anlamıyordum.Zaten büyük ihtimalle bana'Ne gerek var Defne?Boş ver direk gidelim Defne?Şöyle Defne,böyle Defne' dediğini az da olsa biliyordum.Ama takmadım.Sonuçta altı üstü bir arkadaşımla iki dakika sohbet edip gelecektim. Ellerimi yukariya doğru kaldırıp"Selimcim!Ben geldi-"diye bağıracaktımki içeride Selim yerine benden 1-2 yaş büyük birini görmem bir oldu. "Selim nerede?"diye sordum kaşlarımı çatarak.Karşımdaki kumral saçlı çocuk önce bana bön bön baktı.Daha sonra ben elimi yüzünün hizasına doğru kaldırıp salladım"Hey,Selim nerede dedim duyuyor musun?"ve elimi indirip ekledim"Bana öcü görmüş gibi bakmaz mısın."dedim alayla ve dediğime hafif gülerek. En sonunda kumral saçlı çocuk kendine gelmiş olacak ki bakışlarını önüne eğip tekrardan bana döndürdü"Neden soruyorsun?"dedi kaşlarını çatarak. "Neden sorduğum seni ilgilendirmiyor,sorduğum soruya cevap verir misin." "Çok mu önemli hanımefendi.Gişede çalışan bir çocuğun özel hayatına girmek bir suçtur, haberiniz olsun." Ne alaka ya şu an. "O benim arkadaşım.Yani benim için sadece gişede çalışan bir çocuk değil.Ayrıca onun nerede olduğunu sorduğumda özel hayatına girmiş olmuyorum."dedim tek nefeste. Bu dediklerine ben bile şaşırmıştım.Bu dediklerimi nereden bildiğimi önce bir sorguladım.Fakat sonradan aklıma bir anı geldi. Bir kaç sene önce Eflal ve ben bir masanın iki ucuna oturmuş ve Eflal şimdiden bile avukat olmayı çok istediği için şimdiden yasa ve kanunlara göz atıyorduk. Tabi ya!O gün Eflal'in zoruyla Anayasanın 150. Maddesine kadar okumustuk.Hemde saat 03:30'a kadar!Allah'a çok şükür ki uykumuz geldiği için odamıza çekilip uyumuştuk.Allah'tan bir işime yarıyordu şuan.Yoksa onun öcünü alırdım ben Eflal'den! "Kardeşim bı soru sorduk cevaplasana!"dedim hafif yüksek çıkan sesimle. Kumral saçlı çocuk dediğime gülerek"Kardeşim mi?Nerede yaşıyorsun sen?Mağarada falan mı?" Ne zırvalıyor bu Hem de ne alaka! "Ya Selim nerede diye sordum altı üstü!Uzatmadan cevap versene.Hem 'kardeşim'dedim diye mağara ne alaka?Ayrıca senin ne hakkın var benimle böyle konuşma-"diyecekken birisi beni tişörtümden tutarak yanına doğru çekti.Bakışlarımı beni hala tişortümden tutan kişiye döndüğünde Yelda olduğunu gördüm. Yelda çocuğun önündeki masaya doğru eğilerek elini vurdu"Selim nerede diye soruyor ve cevaplamanı bekliyor.Yani senin bu saçma sözlerini duymayı değil,Selim'in nerede olduğunu duymak istiyor.Anlıyor musun yoksa daha değişik yöntemler ile mi anlatmamı istersin?"dedi Thats my girl! Çocuk önce başını önündeki masaya doğru eğerek kısa bir güldü.Daha sonra bakışları yine bize dönünce"Nerede olduğunu çok merak ettiğiniz Selim'in bir işi çıktı,o yüzden burada değil." Vay canınaaa!Biz bunu nasıl tahmin edemedik.Çok üstün zeka bir çocuk bu! "Kaç dakikadır bekliyoruz burada artık çıkar mısınız!"dedi arkadan bir adam. Yelda çocuğa öldürücü bakışlarını atmaya devam ederken Yelda'ya"Tamam önemli değil gidelim artık.İnsanlar sırada bekliyor."dedim ve bu sefer ben onu tişörtünden çekerek çıkışa doğru hafif iteledim. "Defne sanki iki saattir Selim'in yerini öğreneceğim diye kavga eden benmişim gibi davranmaz mısın!" Haklı. Tabi buna bir cevap vermeyeceğim için sustum.Kapıdan çıktığımızda hala Yelda'nın elinde olan telefondan bir sürü kahkaha sesleri gelmeye başladı. Bunlar hala kapatmamış mıydı ya aramayı! E tabi konu kavga olunca... E tabi Yeldada beni savunacak diye koşunca aramayı kapatmayıda unutmuştur. Çünkü başka türlü illaki kapattırdı. Kavga çok severdi onlar.Heleki benim ve Yelda'nın olduğu kavgaları...Birbirine silah doğrultsan bunlar eline patlamış mısır-kola ikilisini alır bı tarafa çekilir izlerdi yani,o derece. Bakışlarımı telefona çevirdiğimizde Arya ve Eflal'in yan yana olduğunu ve ellerinde gerçektende patlamış mısır ve kola olduğunu gördüm. Gözlerim kocaman açılırken"Yazıklar olsun be.Biz burda öldürülsek siz ordan aksiyon-gerilim filmi diye izlersiniz gerçekten!Öyle olsun."dedim ve ekledim"Hemde siz yine bizsiz film günü mü yapıyorsunuz?" "Evet."dedi Eflal uzatmadan. Hiç utanmasıda yok bunların!Ne güzel arkadaşlar edinmişim ya! E tabi benim de evlerimiz karşı karşıya olan bir arkadaşım olsaydı ben de her gün çağırır film günü yapardım.Ama ben en azından onları da çağırırdım! Bu ikili Yelda,ben ve Ayça olmadan hep film günü yapardı zaten.Şuan bu durumlarına çokda şaşırdık diyemezdik. "Sizde gelsenize,birlikte yapalım bu sefer film günümüzü."dedi Arya. Ben bı şokk! Bunlar normalde çağırmazdıki bizi.Nasıl oldu da çağırdılar şimdi? Kesin bir dedikodu varr! "Noldu kız!Yoksa dedikodu mu var!Normalde çağırmazdınız bizi?" Hepsi dediğime gülerken Eflal"Nasılda tanıyor bizi.Canım arkadaşım."dedi ve elleriyle bana bir kalp yaptı. Ben de ona aynı şekilde karşılık verdikten sonra Arya"Neyse,hadi gelin.Biz Ayça'ya bir şeyler yapar ulaşırız illaki.Aramayı yine kitap okuduğu için açmamıştır büyük ihtimalle.Hatta kesin!"dediğinde hepimiz hep bir ağızdan güldük. Yelda"Tamam o zaman,birazdan orada oluruz."dedi ve el sallayarak kimsenin cevap vermesini beklemeden yüzlerine kapattı. Her zamanki Yelda. Bu yaptığına şaşırmadığım için hiç bir tepki vermedim."Gitmeden bir markete de uğrayalım,atıştırmalık bir şeyler alırız." Yelda olumlu anlamda kafasını salladığında çoktan arabaya varmıştık...
Bölüm 2
2. Bölüm
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.