"Defne,"ismimi soyleyen bir sesle uyandığımda ilk önce gözlerimi açmaya çalıştım.Hafif aralamayı başardığım gözlerimi, kırpıştırıp beni uyandıran kişinin kim olduğunu anlamaya çalıştım.Sesinden anladığım kadarıyla aynı kişi"Petrole, uğramamız lazım."dediğinde sesin geldiği tarafa döndüm.Beni uyandıran kişinin Arya olduğunu gördüğümde,kızlarla konuştuktan sonra aramayı kapatıp bir kenara attığım telefonu aldım ve kamerayı açtım.Kamerada dağılmış saçlarımı ve yeni uyandığımı belli eden tipime baktığımda hafiften güldüm.Arya'ya bakıp başımı 'tamam' şeklinde aşağı yukarı salladığımda saçımdaki lastiği çekip çıkardım.Daha sonra saçımı asla düzgün olmayacak şekilde toplayacaktımki Arya'nın kolumdan tutarak beni durduğunu gördüm.Arya, hızlıca yan tarafında durmakta olan çantamın sürgüsünü bir çırpıda açarak içinden tarağımı aldı ve tam tarağı elinden alacağım sırada beni sol tarafa doğru omzumdan tutarak döndürdü ve ilk önce yattığım için birbirine girmiş saçlarımı taradı.Birkaç saniye içerisinde saçlarımı lastiğimle bağladığında omzumdan tutup saçım nasıl olmuş diye bakmak için kendine çevirdiğinde kafasını aşağı yukarı doğru sallayarak"Evet,şimdi daha iyi."dedi. Babama,petrole uğramamız gerektiğini söyledikten 5-10 dakika sonra bir petrolün önünde durmuştuk.Arya ile ben, arabadan inip markete doğru hızla ilerledik.İçeri gireceğimiz sırada Yelda,Ayça ve Eflal'in de geldiğini gördüm.Önüme dönüp yürümeye devam ettiğimdeİçerideki lavabolara girdiğimizde ben , ilk önce aynaya baktım.Fena gözükmüyordum.Fakat iyi ki saçımı Arya toplamıştı.Yoksa daha kötü olabilirdi. Biraz sonra lavabodan çıktığımızda dışarıya doğru ilerlemeye başladık.Marketin kapısının önünde, yürümeyi bıraktığımızda arabanın nerede olduğunu bulmaya çalışıyorduk. Eflal "Aslında bizim arabanın şurada olması gerekiyordu.Oralarda durmuştuk."dediğinde bir süre bakıştık. En sonunda hiç birimiz arabayı göremeyince hepimiz neredeyse aynı anda birbirimize baktık.'Araba nerede' dermişcesine birbirimize bakmaya devam ettiğimizde burada kaldığımıza üzülmek yerine aklıma gelen esprilere ciddi olup, gülmemeye çalışıyordum. Aklımdan geçen esprilerden bir tanesini söyleme kararı aldığımda gülmeye başladık."Tuttuğun,altın olsun ablam." Hala etrafa bakarak arabayı bulmaya çalışırken arabaların lastiklerinin şişirildiği yerden ismimi bağıran bir ses duydum.Bakışlarımız sesin geldiği tarafa döndüğünde seslenen kişinin babam olduğunu gördük.Ve tabiki hemen yanında da her zamanki gibi Eflallerin arabası vardı.Birkaç dakikalıkda olsa yaşadığımız duruma gülerek o tarafa doğru hızlıca yürüdük ve babam lastikleri hala kontrol etmeye devam ederken arabaya bindik. Biraz sonra babam da arabaya bindiğinde arka tarafa doğru uzanıp hala duran mantıları aldım ve saklama kabının kapağını açtım.Tabi,çok akıllı olduğum için yanında çatal da almayı ihmal etmemiştim. Ben arka tarafta mantıları yemeye odaklanmışken bir anda sohbet seslerinin kesildiğini fark ettim.Ani sessizlik yüzünden mantı yemeyi bırakıp arabadakilere baktığımda babam hariç herkesin bana baktığını gördüm.Fakat dikiz aynasında baktığımda arada babamın da bakışlarının arada bana döndüğünü gördüm.Sorgular şekilde kafamı iki yana salladığımda hiç bir şey demeden önlerine döndüler.Sol tarafımda duran abime dönüp sorgular bakışlar attığımda o da hiç bir şey demeden tam önüne dönecekti ki ağzımdakileri yutup"Allah Allah"dedim.Abim gülerek bana döndüğünde az önce neden herkesin aynı anda bana döndüğünü açıklamaya başladı. "Hala mantılarını yemediğin için anlık bir şok yaşadık,Defnecim.O yüzden herkes bir anda sana dönüp baktı fakat gördüğümüz şey pek şaşırtıcı değildi çünkü sen mantı yiyordun."Kafamı anladım anlamında aşağı yukarı sallayıp mantıyı yememe devam ettim. Yaklaşık 2 saat sonra Arabadan indiğimizde babam çok acı bir şey öğrenmişti.Az önce bir otele gelmiştik ve arabayı park etmek için park alanına gidecektik ki görevli kişiler babamı durdurup bu işi onların yapacağını ve arabanın anahtarını onlara vermemizi söylemişti.Babamda karşı çıkmamıştı çünkü otelin kuralı buydu.Misafir olarak geldiğin yerin kurallarına uymalıydın sonuçta. Babam daha bana anahtarı vermezken gidipde otel görevlisine anahtarı verdiği için kahroluyor olmalıydı. Arya ile ben yan yana valilerimizle birlikte yürüyerek içeri yeni girerken hemen arkamızda da Eflal,Ayça ve Yelda vardı.Fakat annemler çoktan odaları ayarlamıştı anladığım kadarıyla.Hangi odada kalacağımızı sorduğumda Arya,ben ve abime ayrı oda ayarlattıklarını öğrendik.Sevinçle Arya'ya baktığımda o da aynı sırıtmayla bana bakıyordu. Ayça,Yelda ve Eflale de hemen yanımızdaki odaya verdiklerini duyuncaysa sevincimiz kat kat katlanmıştı. İkiye ayrılarak asansörlere bindiğimizde dördüncü kata bastık. Neyse en azından şimdi düğmeye basmayı unutmadık. Arya'nın kolunu sıkmaya başladığımda abim bunu gördü ve "Hala mı?" Diye sordu. Side eye bakışı attıktan hemen sonra kapı açılmıştı.Asansörden indiğimizde odayı aramaya başladık."Bence 'Size özel oda ayarladık' diye kandırdılar ve kendi odalarına geçtiler.Bizde mülteci gibi kapılarında yatacağız." Arya beni ciddiye alıp kocaman gözlerle bana bakmaya başladı ve koluma tırnaklarını geçirmeye başladı. Bu kızda normalde beni hiç ciddiye almaz 'Ölüyorum yardım et' desem gülerek 'güzel şakaydı' diyip geçer,şimdi ise olma imkanı olmayan bir şeyi gerçek sanıyor. IQ 230 galiba Gülmeye başladığımda odalarda kalanlar sesimden rahatsız olmasın diye ağzımı elimle sıkıca kapatıyordum.Eğer elimi ağzımdan çekersem kahkahalarımı kimse durduramayacak, üstüne üstlükse odada kalanlar fazlasıyla rahatsız olabilirdi. Gülmem biraz hafiflediğinde abimin de güldüğünü gördüm.Abim genelde arkadaşlarıma soğuk davrandığı için biraz şaşırmıştım ama belli etmeden konuşmaya başladım"Ciddi değildim,Arya.Başka zaman 'Ölüyorum' desem ciddiye almazsında bunu mu ciddiye aldın!" Göz devirip hafif güldüğünde bulunduğumuz koridordan sola döndük.Arya'yla ben sağ taraftaki odalara bakarken abim sola bakıyordu.Abimden"Burası" diye bir ses yükselince Arya, çok şükür demeden edememişti. Eflalleri de nizim odanın hemen yanına aldıkları için onları da bulmuş olmuştuk. Arya, gidip kapıyı açtığında yine bana değil anahtarı, ona verdiklerini fark ettim. Yakında evlatlık olduğumu düşünmeye başlayacağım. İçeri girip valizleri dolabın yanına bıraktığımızda Arya'yla ben sanki önceden anlaşmışız gibi evi dolaşmaya başladık.Balkon diye düşündüğümüz oda dışına her yeri dolaştığımızda sadece bir tane fakat iki kişilik bir yatak olduğunu fark ettik."Allah Allah" diyerek Arya'ya baktığımda zaten saat o kadar geç olmadığı için başka zaman sorunu bildiririz ve düzeltirler diye acele etmemeye karar verdik. Üstümüzü değiştirip balkona girdiğimizde balkon sandığımız odanın aslında ranzası olan bir yatak odası olduğunu fark ettik.Arya'ya bakıp mutlu bir şekilde baktığımda burada birçok şey yapabileceğimizin spoilerını verir gibiydim. Odaya hemen gözlerimi gezdirdiğimde orta boyutta bir televizyonun duvarda asılı durduğunu ve odanın bir kısmının camdan olduğunu gördüm.Ranza olması yetmemiş gibi bir de bunlar eklenince kesinlikle yeni odama hayran kalmıştım.Aryayla hemen televizyonun tam karşısındaki kanepeye oturduğumuzda izleyecek film aramaya başladım.Ben filmlere bakarken Arya da pizza sipariş etmeye çalışıyordu. Arya, çok şükür ki sipariş etmeyi başardığında bende filmi bulmuştum.Bilim kurgu tarzı bir film olduğu için ilk başta emin olamadım çünkü Arya pek hoşlanmazdı. Arya'ya çaktırmadan küçük bir bakış atmaya yeltendiğim sırada onun zaten öylece durmuş bana bakmakta olduğunu gördüm. Sevmediği tür bir film açtığımı maalesef çok erken fark etmişti.Eğer biraz da olsa geç fark etseydi 'Çoktan başladık' diyip izlemeye devam edebilirdik fakat öyle olmamıştı. Garibanın yüzü güler mi! Hiç tepki vermeden başka bir tür film aramaya tekrar başladım.Eğer tepki verseydim bu bakışlardan fazlasına katlanamayacağımı hissediyordum.Bu seferde gerilim/Aksiyon türü bir film bulduğumda 'Bu olur dimi?' dermiş gibi bir bakış attım.O da kafasını aşağı yukarı sallayarak beni onayladığında çok şükürki filmimizi sonunda seçmiştik. Yarım saat sonra Arya'yla hala açtığımız filmi izlemeye devam ediyorduk fakat bu seferde başka bir sorun çıkmıştı.Pizzalar hala gelmiyordu! "Arya, pizzayı sipariş edebildiğinden emin misin?Yoksa kafana bir yastık mı yemek istiyorsun?Veya direk kapı dışarı edilmek?"En sonki cümlemde sesimi biraz daha yükselterek konuşmuştum.Arya, kontrol etmek için tekrar telefonunu eline aldığında pizzayı arayarak sipariş etmek yerine bilgilerini girerek yapmaya çalıştığı teorilerimden biri göndermeyi unutmuş olmasıydı. Ki bunu daha önce de yaşadığımız için emindim. Keşke ben sipariş etseydim! "Arya, umarım yine siparişi göndermeyi unutmamışsındır diyeceğim ama hiçde sanmıyorum!"Bıkkın bir şekilde Arya'ya tekrar baktığımda göz göze geldik.O, gülmemek için dudaklarını birbirine bastırırken bense çığlık atmamak için dudaklarımı birbirine bastırıyordum. "Benim tuvalete gitmem lazım"diyerek ayağa kalktığında yine kaçmaya çalışıyordu. "Arya!" Diyerek elimle yüzümü avuçladığımda omzumdaki şeytan 'o senden saklanmak için gittiği banyoda onu bir güzel ıslat çık' diyordu. Aslında hiçde kötü bir fikir değildi. Aklıma gelen şeyle elimi yüzümden çektim ve Arya'nın telefonunu aldım.Hanımefendinin edemediği siparişi ettiğimde telefonun ekranını kapatıp oturduğum yerden hızla ayaklandım. Defne, aklına koyduğu her işi yapardı. Emin adımlarla yürümeye başladığımda ilk olarak kendini daha iyi korumak için çıkınca hemen ardından kapattığı kapıyı sakince açtım ve aynı şekilde geri kapattım.Odadan çıktığım gibi abimle göz göze gelince bakışlarımdan bir şeyler yapacağımı anlamış gibi görünüyordu.E tabi az önce Arya da koşarak saklanmaya gittiği için anlamış olması daha olasıydı.Fakat hiç takmadan asıl hedefime doğru tekrar emin adımlarla yürümeye başladığımda abimin arkamdan gülme sesini duydum."İstersen ben de biraz gaz veriyim de kızı tüfekle öldür." Yavaşça abime dönüp ters bir bakış atınca ağzına tıp yapmış bir hareket yaparken aslında 'tamam sustum' demek oluyordu. Biraz daha hızlı bir şekilde tekrar önüme döndüğümde Arya'yı sırılsıklam etmek için sabırsızlanıyordum.Banyonun kapısını açmaya çalışınca kilitli olduğunu gördüm.Anlık bir şaşırsamda aşırı tepki vermemeye çalıştım"Arya ,senin bu kadar aklın var mıydı ya?" Dediğimde ben de gülmemek için kendimi tutuyordum. Karşı taraftan hafif bı gülme sesi duyunca, kafamda yeni bir plan kurmaya çalışıyordum.Hatta çoktan neler yapacağımı ayarlamıştım fakat bu planda abim de vardı.Abimin kabul etmesi de pek mümkün müydü işte onu bilemiyordum. Yine de şansımı denemek için sessizce abimin yanına gittiğimde tepkisiz bir şekilde planımı ona anlatınca aynı şekilde o da bana baktı.Bu bakış pek emin değilmiş gibi gözüküyordu ama ikna edebilirdim çünkü en azından 'hayır' dememişti. İlk başta duraksasa da bir şey demeyip ayağa kalktığında bu kabul ettiği anlamına geliyordu.Bu sefer daha ayrıntılı bir şekilde planımı anlattım ve uygulamak için banyo kapısına yöneldik. Abim hafif kapıya doğru eğilip tek parmağıyla kapıyı tık tıkladıktan sonra benim ona değiştirerek söyle yoksa benim planım olduğunu anlar dediğim sözlerimin tıpa tıp aynısını Arya'ya söylemeye başladı."Aryacım ,el kremim banyoda kalmış verebilir misin?" Abimin deidklerini duyduğumda birkaç saniye gülmemek için kendimi tutmaya çalıştım. Ama adı üstünde sadece çalıştım. Ortama kocaman bir kahkaha patlattığımda abim de benim kadar olmasa da gülüyordu.E tabi içeriden de Arya'nın gülme sesleri duyuluyordu. Ben hala gülmeye devam ederken abimin kolunu tuttum ve devam etmesi için birkaç tane garip hareket yaptım.Abim ,demek istediğimi anlasada yaptığım hareketler komiğine gitmiş olacakki biraz daha gülmeye başladı.Bende kendimi öyle hayal edince gülmem daha da arttı. Gülmem yok denecek kadar azaldığında, banyonun kapısını tek parmağımla birkaç kez tıklattım"Aryacım abim banyodan el kremini alacakmış, çıkar mısın oradan?" "Hıı, çıkayım da döv." "Yoo."Derken abim lafımı bölerek bir şeyler söylemeye başladı. "Boş yapmayı bırakın da kremimi alayım."dediğinde ilk başta demek istediğini anlamadım.Bana bir şey ima etmeye çalıştığını düşündüm fakat durum hiçde öyleymiş gibi gözükmüyordu.Biraz sonra abim"Ciddiyim."dediğinde böyle bir şey yapamayacağını biliyordum.O yüzden gerçektende abim ciddiymiş gibi gülmemeye çalışıyordum.Hatta daha gerçekçi olması için aklıma gelen şeyi de hemen yapmaya koyuldum. Sanki oradan uzaklaşıyormuş gibi bizim odaya doğru ayaklarımı hızlıca yere vura vura yürüdüm.Daha sonra sessizce geri döndüğümde eğer Arya, beni bu kadar tanımıyorsa yapacağımı anlamazdı.Fakaf beni iyi tanıyorsa çoktan yapmak istediğimi anlamış, kendi planını kafasında kuruyordu. Bizde sanki savaşa hazırlanıyormuş gibi sürekli plan kuruyorduk. Daha sonra banyonun önüne doğru sessiz adımlarla yürüdüğümde planımı çoktan anladığına emindim fakat bu planı uygulamayacağım anlamına tabikide gelmiyordu.Olduğum yere çömeldiğimde kapıyı açmasını beklemeye başladım.Abim ise benim yüzümden yarıda bıraktığı filmini izlemeye gitti. Bende hala kapının yanına çömelmiş beklerken aklıma çok zekice bir şey gelmişti.Burada beklemek yerine odamızdaki kapının arkasına saklansam bu fikir benden daha beklenmeyecek bit hareketti. Fakat beklenmeyecek değil,biraz daha az beklenmeyecek bir fikirdi.Ben her yerden çıkabilirdim. Arya "Artık yetti be" diyerek banyonun kapısını açıp az önce saklanmayı düşündüğüm yere eğilip baktığında beni göremedi için anlık yüzünde bir şaşkınlık ifadesi oluştuğunu gördüm.Sessizce güldüğümde banyodan çıktı ve abime bakarak"Tamam, Defne'nin beni korkutma fikrinden vazgeçeceğini düşünmüyorum.Bir anlaş-" diyip duraksadı ve etrafına bakındı duydum mu diye fakat benim saklandığımı hatırlayıp tekrar önüne döndü.En son duraksadığı yerde söyleyeceği az çok anlamış olsamda yinede dikkat kesildim.Fakat beni şaşırtarak fısıldayarak söylemek yerine abimin kulağına eğilerek söyledi ve bu şekilde bir ses duymamı engelledi.Daha sonra olduğu yerde dikleşerek tekrar abime baktı ve "Neyse boşver,ben meltem teyzelerin yanına gidip geleceğim." Dedi ve kapıya doğru yöneldi.İlk başta şaşırdım çünkü benim ne yapacağımı anlaması lazımdı çünkü beni çok iyi tanıdığını düşünüyordum fakat olduğum yerden çıkmadım çünkü kapı sesinin gelmesini bekledim.Birkaç saniye sonra beklediğim sesi duyduğumda çömeldiğim yerden yavaşça kalktım ve abimin yanına oturdum.Anlamaz gözlerle ona baktığımda tepkisiz bir şekilde bana bakıyordu. Ya da öyle kalmaya çalışarak çünkü Arya, abimin kulağına eğilerek bir şeyler söylediği için bir planları olduğu aşikardı. "Abim!"dedim ve hızlıca ona sarıldım.Şaşırmış olacakki bu halime güldü ve ne yapmaya çalıştığımı anlasada o da bana sarıldı. "Efendim abim?" Dedi hala sarılmaya devam ederken. "Biliyor musun?Ben seni çok seviyorum.Sen bir tanesin."Amip beyinli öglena. "Biliyorum, biliyorumda ne oldu bir anda böyle." Dedi kaşlarını havaya kaldırarak. Ondan ayrılıp masumca önüme düşen saçlarımı kulağımın arkasına sıkıştırdım ve gülümsedim.Gülüşü daha da genişlediğinde "Ya şey, az önce Arya kulağına ne dedi?" Dedim hala masumca ona bakmaya devam ederken. "Melek görünümlü şeytan."dediğinde şok olmuş gibi "Ne!" Diye bir nida döküldü dudaklarımdan.Ters bakışlarımı ona atmaya başladığımda hiç takmadan lafına devam etti."Hiç bir şey demedi." Gerçi abimin ağzından laf asla alamayacağımı bilmeme rağmen çabalamaya çalışmam saçmaydı fakat yinede şansımı denemek istemiştim.Yerimden kalkıp odaya doğru yöneleceğim sırada üstüme gelen anı bir ıslaklık hissettim.İlk önce üzerime baktığımda ince bir çizgi şeklinde yukarı doğru giden bir ıslaklık gördüm.Daha sonra aklıma yanıma aldığım üç su tabancası geldi ve bu işin altında Arya'nın olduğunu anlayıp hemen karşıma baktım.Elinde su tabancası tutarak bana doğru sırıtan bir Arya gördüğümde gözlerimi kısarak ona baktım.O da aynı şekilde baktığında "Yarın görüşeceğiz"diyerek yavaş adımlarla odaya doğru yürüdüm ve koltuğa oturup telefona bakarak siparişlerin gelmesini bekledim.
Bölüm 10
9. Bölüm
Bölüm sonu
Sonraki bölüm kilitli
11. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.