Gece – Koridor
Ekipçe ortak alana vardılar.
Azul
Belleği göstererek
"Aldım"
"Umarım koşmaya değmiştir."
Herkes güldü.
Yuna
"O zaman hepinize iyi geceler."
Herkes iyi geceler dedi ve
Ekip ortak alandan yavaş yavaş dağılırken otelin koridorları tekrar sessizleşmeye başlamıştı ve herkes kendi odasına yönelmiş, günün yorgunluğu üstlerine çökerken konuşmalar giderek azalmıştı.
Theo gerinerek yürürken bunun fena bir gün olmadığını söylerken Yuna hemen onun hiçbir şey yapmadığını hatırlatmış, Sementha ve Mira kendi aralarında konuşarak ilerlemiş, Kavin ise her zamanki gibi fazla konuşmadan sadece sessizce yürümüş, Azelin ise günün kontrol altında geçtiğini söyleyerek rahat bir nefes almıştı.
Azul biraz geride kalmıştı ve tam o sırada Arden onun yanına yaklaşmıştı, ikisi aynı tempoda yürümeye başlamıştı ve bu kez aralarındaki hava önceki gibi mesafeli değil, daha doğal ve kendiliğinden oluşmuş bir yakınlığa dönüşmüştü.
Arden bir süre sessiz kaldıktan sonra sanki çok önemli bir şey değilmiş gibi konuşmuş ama sesindeki ciddiyet dikkat çekmişti.
“Bugün iyi iş çıkardın.”
Azul ona kısa bir bakış atmıştı, bu cümleyi sıradan bir yorum gibi düşünmüştü.
“Bu kadar mı?”
Arden bu kez daha net konuşmuş, sesi düz ama düşünülmüş gibiydi.
“Hayır. Soğukkanlıydın. En kötü anda bile kontrolü kaybetmedin.”
Azul bunu beklemediği için bir an cevap vermemişti.
Arden devam etmişti, bakışını kısa bir an ona çevirerek:
“Çoğu kişi o durumda hata yapardı.
"Sen yapmadın.”
Azul hafifçe omuz silkip bunu normalmiş gibi göstermeye çalışmıştı.
“İşim bu.”
Arden bunu kabul etmemiş gibi değil ama eksik bir cevap gibi görmüştü ve yürürken daha açık bir şekilde eklemişti.
“Hayır, sadece iş değil. Refleks. Doğru anda doğru yerde oluyorsun.”
Kısa bir sessizlik oluşmuştu, koridorda sadece ayak sesleri vardı.
Arden bu kez sesi biraz daha düşük ama daha net bir tonda devam etmişti.
“Bugün seni izlerken düşündüğüm tek şey şuydu… hızlı ve temkinlisin bu çoğu kişinin sahip olmadığı bir şey.”
Azul bu cümlede ilk kez kısa bir an duraksamıştı, ama yüzünde belli etmemeye çalışmıştı.
Arden ise konuyu büyütmeden yürümeye devam etmiş, ama son bir cümle daha eklemişti.
“Bunu iyi kullanıyorsun.”
Azul bu kez çok kısa bir bakış atmıştı.
“Sen de çok izliyorsun.”
Arden hafifçe nefes vermişti, bu neredeyse bir gülümseme gibiydi.
“İşim bu.”
Ama bakışı bir an daha Azul’un üzerinde kalmıştı, bu artık görev bakışı değil, daha dikkatli bir bakıştı.
İkisi odalara yaklaştıklarında koridor iyice sessizleşmişti ve ekip tamamen dağılmaya başlamıştı.
Arden kapısına yönelmeden önce kısa bir duraksama yaşamış ve son bir cümle söylemişti.
“Yarın da aynı hızda ol.”
Azul kapısını açarken güldü ve hafifçe başını sallamıştı.
“Tabiki.”
Arden kısa bir bakış atmış ve kendi kapısına yönelmişti.