New York
Uçak piste inerken içeride herkes biraz rahatlamış gibiydi.
Yuna esnedi.
“İki hafta burada mı kalacağız yani?”
Theo koltuğundan kalkarken sırıttı.
“İki hafta diyip üç ay kalırız bence.”
Sementhaa güldü.
“Sen nerde kaldın da üç ay biliyorsun?”
Theo omuz silkti.
“Sezgi.”
Kavin araya girdi.
“Senin sezgilerin genelde yanlış çıkıyor.”
Theo ona döndü.
“Bugün niye bu kadar agresifsin?”
Kevin sakin kaldı.
“Agresif değilim. Gerçekçiyim.”
Yuna güldü.
“Bu ikisi her yerde tartışır.”
Azul dosyasını çantasına koydu.
“İki hafta planı var ama değişebilir.”
Azelin hemen baktı.
“Zaten değişicek gibi.”
Azul başını hafif salladı.
“Sen niye bu kadar eminsin?”
Azelin omuz silkti.
“Çünkü daha öncede aynısı oldu.”
Azul kısa bir an durdu.
“Doğru.”
Arden sessizce dinliyordu.
Yuna onu fark edip hafifçe gülümsedi.
“Sen hep böyle sessiz misin?”
Arden başını çevirdi.
“Alışıyorum.”
Theo güldü.
“Biz çok sesliyiz, doğru.”
Kavin ekledi.
“Evet.”
Theo Kavin’e baktı.
“Sen de susmuyor musun şu an?”
“Gerektiğinde konuşuyorum.”
“Gerektiğinde mi?”
“Evet.”
Sementha araya girdi.
“Lütfen uçakta kavga etmeyin.”
Theo elini kaldırdı.
“Ben kavga etmiyorum.”
Kavin kısa baktı.
“Sen başlattın.”
Azul hafifçe öne eğildi.
“Tamam, New York’a indik. Sakin olun.”
Theo sırıttı.
“Biz zaten sakiniz.”
Yuna güldü.
“En sakini sensin Theo.”
Kapı açıldı.
Soğuk hava içeri doldu.
Theo yüzünü buruşturdu.
“Bu tatil mi?”
Sementha yürürken cevap verdi.
“Tatilde değiliz zaten.”
Kavin araya girdi.
“Kimse tatil demedi.”
Theo ona baktı.
“Sen niye her cümleyi düzeltiyorsun?”
“Çünkü yanlış konuşuyorsun.”
Araçlara doğru yürürlerken herkes daha rahat görünüyordu ama şehir hissi değişikti.
Sanki “burada bir şey olacak” duygusu havadaydı.
Araca binmeden önce Azul kısa bir an durdu.
Azelin’e baktı.
“Burası güzel gibi…”
Azelin başını salladı.
“Evet.”
Arden araca binerken etrafı izledi.
Kavin son binenlerden biri oldu.
Yuna koltuğa yerleşti.
“Şehri keşfetsek mi ilk gün?”
Theo hemen atladı.
“Evet.”
Kavin baktı.
“Hayır.”
Theo ona döndü.
“Neden?”
“Önce yerleşme.”
Theo iç çekti.
“Eğlence düşmanı.”
Kavin sakin kaldı.
“Hayır, plancı.”
Araç çalıştı.
New York sokakları hareket etmeye başladı.
Ve herkes aynı şeyi hissediyordu:
Bu “tatil gibi görünen görev” aslında çoktan başlamıştı. ✦