İçeriğe geç

Yağmuru Sever Misin?

Bölüm 3 · 2 dk okuma

Yağmuru Sever Misin?

Bölüm 3

Geldim...

İşte Geldim...

Otobüsten indim. Eve gitmek için taksiye binmem gerekti ama benim param yoktu. Tüm paramı otobüse verdim. Teyzemin verdiği harçlıklarla ödemiştim onuda. Yapacak birşey yoktu. Tabana kuvvet... Sonunda eve vardım. Apartmandan içeri girdim. Kilidi muhtara vermiştik. Apartmandan geri çıkıp muhtarın evine gittim. Karısı açtı kapıyı.

- Oooo güzel kızım sen mi geldin ne iyi yaptında geldin, hoşgeldin.

- Hoşbuldum Aygül Teyze.

- Ee gel içeri Fatma ablan börek atmıştı fırına gel sende ye, yanınada bir güzel çay demleriz.

- Yok ben hiç rahatsız etmeyeyim. Anahtarı almaya gelmiştim zaten.

- Olur mu kızım öyle şey. Gel hadi. Hem iki sohbet ederiz. Anlatırsın bana Ankara' da ne yaptığını.

- Peki.

Fatma abla seslendi mutfaktan.

- Anne kimdi gelen?

- Esra ablanın kızı

- Gökçe mi geldi?

Koşarak içeri girdi Fatma abla.

- Hoşgeldin ablacım.

- Hoşbuldum Fatma abla

Fatma abla 22 yaşındaydı. İzmir'de matematik öğretmenliği okuyordu.

- Durun ben börekleri getireyim.

- Bende sana yardım edeyim.

- Olur mu öyle şey otur sen yoldan geldin yorgunsundur.

- Yardım etsey-

- Otur kuzum otur sen.

- Eeee anlat bakayım hangi rüzgar attı seni buraya?

- Artık burada yaşamaya karar verdim.

- Tek başına mı?

- Evet. Büyüdüm artık bazı şeyleri kendim yapmam gerek. Hem annemide özledim. En azından artık mezarının yanına gidip sarılabilirim ona.

- Kıyamam ben sana.

- Börekler geldi.

- Al bakalım bu senin. Anne bu da senin

- Ellerine sağlık Fatma abla.

- Afiyet olsun gülüm.

Börekleri yedik, çayları içtik, Aygül Teyzeye Ankara' dan bahsettim. Ve sanırım kalkmanın vakti geldi. Hava kararmaya başlamıştı.

- Ben artık kalkayım.

- Bugün burada kalsaydın.

- Yok zaten zahmet verdim o kadar ben gideyim.

- Ne zahmeti kız çok ayıp. İyi dur sana anahtarı vereyim bari.

Anahtarı aldım. Kapıdan çıkarken;

- İyi akşamlar. Dedim

Aygül Teyze de iyi akşamlar dedi. Aygül Teyzeyle annem çok iyi anlaşırlardı. Aygül teyzenin benden 2 yaş büyük bir oğlu vardı. Adı Serkan' dı. Neyse eve geçtim. Ev bembeyaz çarşaflarla kaplıydı. Tozlanmasın diye herşeyi çarşafla kapatmışlardı. Aslında annem öldükten bir hafta sonra dayım evi satalım demişti. Ben karşı çıkınca vazgeçmişlerdi. O an geldi aklıma. Durdum öyle kapının eşiğinde. Baktım evimize. Derin bir iç çekip geçtim odama. Çok yorulmuştum. Sadece yatağımın üstündeki çarşafı açtım. Ve üstüne uzandım Uyuyakalmışım...

Bölüm sonu

2 yorum