İçeriğe geç

Yağmurdan Sonra🌧️

Bölüm 5 · 2 dk okuma

Yağmurdan Sonra🌧️

Bölüm 5

5.Bölüm:Saklı Kalan Sözler

Deniz, eski evden aldıkları kutuyu elinde sıkıca tutuyordu. İçinde ne olduğunu bilmiyordu ama yıllardır aradığı cevapların belki de orada saklı olduğunu hissediyordu.

Ada ise sessizce onu izliyordu. Deniz’in yüzündeki karışık duyguları fark etmişti. Hem gerçeği öğrenmek istiyor hem de geçmişin canını acıtmasından korkuyordu.

“İstersen bugün açmak zorunda değilsin.” dedi Ada.

Deniz başını kaldırıp ona baktı.

“Yıllardır cevaplarını aradığım sorular var, Ada. Korksam bile artık öğrenmek istiyorum.”

İkisi birlikte eski parktaki bankın yanına oturdu. Burası her şeyin başladığı yerdi. İlk mektubu burada bulmuşlardı. Belki de yeni bir sırrın kapısı da yine burada açılacaktı.

Deniz kutuyu yavaşça açtı.

İçinden eski fotoğraflar, birkaç küçük not ve sararmış bir zarf çıktı.

Zarfın üzerinde sadece tek bir isim yazıyordu:

“Mert.”

Deniz bir an durdu.

“Bu... babama yazılmış.”

Ada sessizce ona baktı.

“Okumak ister misin?”

Deniz derin bir nefes aldı ve mektubu açtı.

Mektupta Lale’nin yıllar önce yazdığı şu sözler vardı:

"Mert,

Bilmiyorum bu mektubu bir gün okuyabilecek misin? Belki de bu sözler sana hiç ulaşmayacak. Ama içimde kalanları bir yere bırakmak istiyorum.

Yaşadığımız her şeyi düşündüğümde, sana kızamıyorum. Çünkü biliyorum ki bazı ayrılıklar insanların istemediği şekilde gerçekleşir.

Sen benim hayatımın en güzel anılarından biriydin. Birlikte kurduğumuz hayalleri, yaptığımız konuşmaları hiç unutmadım.

Keşke bazı şeyleri daha farklı yapabilseydik. Keşke birbirimizi daha iyi anlayabilseydik.

Ama bilmeni isterim ki seni suçlamadım. Sadece yarım kalan hikâyemiz için üzüldüm."

Deniz mektubu okurken gözlerini kaçırdı. Yıllardır içinde taşıdığı bazı soruların cevabını bulmuştu.

“Annem... gerçekten onu unutmamış.”

Ada yavaşça konuştu:

“Bazı insanlar hayatımızdan gitse bile kalbimizden gitmez.”

Deniz elindeki mektuba baktı.

“Ben hep babamın annemi terk ettiğini düşünmüştüm. Ama gerçek çok farklıymış.”

Bir süre ikisi de sessiz kaldı.

Yağmur hafifçe yağmaya başlamıştı. Sanki gökyüzü de bu hikâyeye eşlik ediyordu.

Ada, Deniz’in yanındaki eski fotoğraflardan birini aldı. Fotoğrafta Lale ve Mert yan yana gülümsüyordu.

“Mutlu oldukları belli.”

Deniz başını salladı.

“Evet. Belki de en zor şey, mutlu insanların nasıl ayrıldığını anlamaktır.”

Ada bu cümleyi duyunca kendi hayatını düşündü. Onun da içinde kimseye anlatamadığı yaralar vardı.

Deniz ona baktı.

“Sen de geçmişinde bir şey saklıyorsun, değil mi?”

Ada bir an sustu.

“Evet... Ama anlatmaya hazır değilim.”

Deniz başını salladı.

“Hazır olduğunda anlatırsın.”

Bu cümle Ada’nın hoşuna gitmişti. Çünkü ilk kez biri ondan geçmişini anlatmasını istemiyor, sadece yanında duruyordu.

O gün ikisi sadece eski bir mektubu okumamıştı.

Birbirlerinin sessizliklerini de anlamaya başlamışlardı.

Ama kutunun içinde hâlâ başka şeyler vardı.

Deniz, en altta duran küçük bir defteri fark etti.

Defterin kapağında tek bir cümle yazıyordu:

“Bunu okuyan kişi, gerçek hikâyeyi öğrenmeye hazır olmalı.”

Deniz ve Ada birbirlerine baktılar.

Çünkü ikisi de biliyordu...

Asıl sır henüz ortaya çıkmamıştı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.