İçeriğe geç

Yağmurda Kalan

Bölüm 36 · 2 dk okuma

Yağmurda Kalan

Bölüm 36

36. Bölüm

Hemşire, içeriye hafifçe vurduktan sonra tekerlekli masayı içeri sürdü. Üzerinde çorba, biraz pilav ve yoğurt vardı. Sessizce bırakıp çıktıktan sonra oda yine ikisine kaldı. Karan, tepsiyi Arya'nın yatağının yanına çekti, göz ucuyla Arya’ya baktı. "Yemek geldi güzelim, hadi biraz ye." Arya gözlerini tepsiye kaydırdı, sonra başını yana çevirdi. "İstemiyorum, midem almıyor." Karan hafifçe iç çekti, sesini yumuşattı: "Arya… Canım benim… Sen bir buçuk gündür açsın, farkında mısın? Vücudunun toparlanması için yemelisin. Lütfen, sadece birkaç kaşık." Arya gözlerini Karan'a çevirdi, biraz mahcup ama hâlâ isteksizdi. Sonra usulca elini uzatıp kaşığı aldı. Çorbadan bir iki kaşık içti, ardından pilavdan bir çatal aldı. "Tamam... bu kadar yeter," dedi yorgun bir sesle. Karan eğilip alnına küçük bir öpücük kondurdu: "Aferin benim güçlü karıma." Arya başını yastığa yasladı, gözleri ağırlaşıyordu. Mırıltıyla konuştu: "Karan... benim çok uykum var... ama... sen de yanımda yat, olur mu?" Karan gülümsedi, elini Arya’nın eline uzattı: "Olmaz mı hiç? Zaten buradan bir yere gitmiyorum ki. Hemen yanındayım." Arya elini sıkıca tuttu, gözlerini yavaşça kaparken fısıldadı: "İyi ki varsın…" Karan, Arya'nın elini bırakmadan sandalyesini yatağın yanına çekti, hafifçe arkasına yaslandı. "Sen uyurken ben de seni izleyeyim biraz... Güzel rüyalar karım." Gece ilerlemiş, hastane koridorları sessizliğe bürünmüştü. Odanın içinde yalnızca kalp monitörünün yavaş tempolu “bip” sesleri ve serum damlalarının ritmik tıkırtısı duyuluyordu. Karan, Arya’nın başucundaki sandalyede oturmuş, gözlerini ondan ayıramıyordu. Arya derin bir uykudaydı; yüzü hâlâ solgun ama huzurlu görünüyordu. Karan yavaşça yerinden kalktı, sessiz adımlarla serum askısına doğru ilerledi. Serum torbasına göz gezdirdi, neredeyse bitmek üzereydi. Ardından dikkatlice damlalığın hızına baktı. Bir süre kontrol ettikten sonra, Arya’yı uyandırmamak için neredeyse nefesini tutarak serum ayarını hafifçe düzenledi. Parmaklarıyla ince boruları kontrol etti, kıvrılma ya da sıkışma var mı diye gözden geçirdi. Tüm bunları yaparken bir yandan göz ucuyla Arya’ya bakıyordu. Arya’nın göz kapakları hafifçe kıpırdansa da uyanmamıştı. Yüzündeki yorgun ama masum ifade, Karan’ın içini burkuyordu. Ona zarar veren her kimse… her ne yaşattıysa… bunun bedelini ödeyecekti. Ama şimdi en önemlisi Arya’nın iyileşmesiydi. Sessizce eğildi, Arya’nın elini nazikçe tuttu. Usulca fısıldadı: "Rahat uyu güzelim… ben buradayım." Sonra tekrar sandalyesine oturdu, elini bırakmadan Arya’nın başucunda sabaha kadar uyanık beklemeye devam etti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.