İçeriğe geç

Yağmurda Kalan

Bölüm 15 · 2 dk okuma

Yağmurda Kalan

Bölüm 15

15. Bölüm

--- Arya, dizini kontrol eden Karan’ın bakışlarını izlerken bir anda içinden bir şey kıpırdadı. Onun ciddiyeti, şakaları, ellerinin nazik ama dikkatli dokunuşu… Kalbini yavaşça saran bir sıcaklık gibi doluyordu. Dizini geri çekti, hafif doğruldu ve bir anda, hiçbir şey söylemeden Karan’a sarıldı. Karan önce şaşırdı, bir saniye kıpırdamadan kaldı. Sonra kollarını Arya’nın beline doladı, onu kendine daha yakın çekti. Arya (sesi kısık, içten): > “Teşekkür ederim… gerçekten. İyi ki varsın.” Karan gözlerini kapattı. İçinde bir şey hafifçe yerinden oynadı. Bir boşluk doldu sanki. Arya’nın sesi hâlâ kulağında çınlıyordu. İşte… istediğim şey bu, diye geçirdi içinden. Samimi, dürüst, hesapsız bir cümle. Tam da kalbine dokunan. Başını hafifçe eğdi, Arya’nın saçlarına bir öpücük kondurdu. Gözleri dolmadı ama kalbi ağırlaştı. Karan (fısıltıyla): > “Rica ederim… sen de iyi ki varsın.” Arya, onun göğsünde birkaç saniye sessizce kaldı. Karan’ın kalp atışlarını duyuyordu. Ne çok konuşmaya ne de başka bir harekete gerek vardı. Sessizlik, belki de en çok güvendiklerinde birbirlerine iyi geliyordu. ---

Karan’ın kolları hâlâ Arya’nın etrafındaydı. O anın huzuru, sessizliği ikisine de iyi gelmişti. Ama Arya, bir süre sonra başını hafifçe kaldırıp gülümsedi. Arya (yumuşak bir tonla): > “Yemek yapayım mı? Acıkmışsındır sen kesin.” Karan (gözlerini hafif kısarak): > “Bilmem… İstersen ben yapayım? Belin zaten hâlâ tam iyi değil.” Arya (kaşlarını kaldırarak): > “Doktor gibi konuşuyorsun yine.” Karan (sırıtarak): > “Çünkü doktorum zaten, unuttun mu?” Arya gülümsedi, sonra başını salladı. Arya: > “Tamam... o zaman birlikte yapalım. Sen kes, ben karıştırırım. Eşit dağıtalım yükü.” Karan (gülerek ayağa kalktı): > “Ortak proje diyorsun yani? Tamam, anlaşmayı kabul ettim.” Arya da kalktı, Karan onun dengesini bozmadan elini uzattı, destek oldu. Sonra birlikte mutfağa doğru yöneldiler. Arya bu anı sevmişti. Basit, sıradan ama çok gerçekti. Karan, doğrama tahtasının başından başını kaldırıp Arya’ya bakarak sordu: Karan: > “Peki içlerinde sana benzeyen minik bir kız var mı?” Arya tebessüm etti, mutfaktaki sıcak hava içinde gözleri parladı. Arya: > “Evet, var. Adı Nisa. Çok şirin bir kız. Gözleri benimki gibi yeşil, saçları da bal köpüğü gibi, hafif sarımsı… Tam küçük bir ışık gibi.” Karan hafifçe gülümsedi, sanki o küçük kızı uzaktan görüyormuş gibi. Karan: > “Yeşil gözlü ve bal köpüğü saçlı minik bir yansıman… Güzelmiş.” Arya: > “Evet, bazen ona bakınca kendi çocukluğumu hatırlıyorum. Böyle meraklı ve hayal dolu.” Karan başını salladı, mutfaktaki huzurlu an bir tık daha derinleşti. Karan: > “Güzel şeyler bunlar. Belki de o minik kızdan çok şey öğrenirsin.” Arya hafifçe gülümseyip sebzeleri doğramaya devam etti, Karan da ona yardım etti. O an, sadece yemek değil, hayatın küçük ama değerli parçaları da paylaşılıyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.