Karan bir süre daha Arya’nın yüzüne baktı. Gözleri hâlâ tedirgindi, ama artık kaçmıyordu. Koltukta oturmuştu, elleri tişörtünün ucunda duruyordu. Karan (nazikçe): > “Arya… Eğer utanmazsan, üstünü çıkarabilir misin? Tabii ki sadece izin verirsen. Eğer benden utanıyorsan da… beni bir hastanede, bir doktorun yanındaymışsın gibi düşün. Tek fark… şu an evdeyiz ve seni önemsiyorum. O kadar.” Arya bakışlarını yere indirdi. Nefesini tuttu bir an. Sonra başını hafifçe kaldırdı ve Karan’ın gözlerine baktı. Arya (fısıltıyla): > “Sen… farklısın. Güvende hissediyorum.” Tişörtünü yavaşça çıkardı. Karan, gözlerini hemen izde sabitledi. Hiç başka bir yere kaymadı. Yalnızca oraya. Ciddi ve dikkatliydi. Karan (dikkatle eğilerek): > “İşte bu… şimdi bakalım şu iz neden hâlâ ağrıyor. Belki de yanlış kaynamış bir doku, belki de sadece zamanında ilgilenilmediği için böyle olmuş.” Parmaklarıyla iz etrafını hafifçe yokladı. Bu dokunuş, tedavi etmek isteyen birinin dokunuşuydu. Arya’nın vücudu hafifçe irkildi ama geri çekilmedi. Karan (yumuşak sesle): > “Biraz krem süreceğim, sonra sardım mı tamamdır. Yarın da bir doktor tanıdığım var, ona da gösterebiliriz ister misin?” Arya başını hafifçe iki yana salladı. Gözleri Karan’ın gözlerine kenetlendi. Arya (net ve sakin): > “Hayır. Başka bir doktor istemiyorum. Sadece sen… Sadece sen gör. Çünkü yalnızca sana güveniyorum.” Karan, içinde bir şeyin yumuşadığını hissetti. Bu, yalnızca bir yaranın değil; derin bir korkunun, güvenle sarılma anıydı.
Bölüm 11
11. Bölüm
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.