İçeriğe geç

yabanci yakiSikli

Bölüm 2 · 2 dk okuma

yabanci yakiSikli

Bölüm 2

kimsin sen!?

Hayatımda ilk kez motora biniyordum. Hep çok korkardım ama bu yabancı yakışıklı dünyanın en iyi motor sürücüsü olabilirdi. Işıklarda ani bir fren yaptı ve anında yüzüm deri ceketine yapıştı. Ona resmen kafa atmıştım. Bu sırada kokusu bronşlarıma kadar inmişti. Sigarayla karışık o vanilya kokusu... Ahh daha seksi bir koku olamazdı, lanet olsun! Arkasını dönünce az önce olan aklıma geldi ve çok utandım. Kaskından dolayı sadece gözleri gözüküyordu ama böyleyken bile çok şey anlatıyordu bana...

"Bir daha yap..."

Ne olduğunu anlayamıyordum. Salak salak öylece baktım ona.

"N-ne?" diyebildim.

Kahkaha attı. Daha da utandım! Ne yapıyordu bu gıcık herif?

"Hey sadece takılıyorum, crazy girl."

"Saçmalama! Sen de düzgün sür şu zımbırtıyı!"

" Hey-ey! Ağır ol bakalım. Bu zımbırtı dediğin şey benim bebeğim gibidir, tamam mı?"

"Yeşil yandı."

Bana bakmaya devam ediyordu. Resmen that girl anı yaşıyordum. Kimdi bu yabancı yakışıklı..? Kısa sürede beni nasıl etkileyebilmişti..? Anlayamıyordum. Gözleri parlıyordu ve çok... çok anlamlı bakıyordu. Arkamızdan çalan kornalara asla aldırış etmiyordu. Tanrım ne kadar havalı! En sonunda arkadan biri bağırmıştı.

"YÜRÜSENE KARDEŞİM!"

"Bana mı dedin?" O parlayan, anlamlı gözlerden bir anda ateş saçılmaya başlamıştı. Göz bebekleri büyüdü.

"Evet sana dedim! HADİSENE!"

"Gitmiyorum lan! Hadi gel, gel de gideyim, ha? Gelsene!"

İçimi bir anda korku sarmıştı. Ona engel olmaya çalışacakken hızla motordan indi, kaskını o bağıran adama fırlattı. Hemen koşup önüne geçtim.

"Tanrım! N'apıyorsun? Kendine gel, sen bu değilsin! Bana bak, hey, bana bak lütfen... Yapma..."

Bakışlarını aşağıya bana doğru indirdi. Ah, o yeşil gözleri beni benden alıyordu.

"Senin için..." dedi ve adama doğru yürüdü.

"Kaskımı geri ver! Kaskımı verir misiniz? KASKIMI GERİ VER!" diye bağırmaya başladı.

Adam korkudan ne yapacağını şaşırmıştı. Hemen kaskı uzattı ve arabasına binip sağ şeritten yoluna devam etti. Yabancı yakışıklı bana göz kırptı ve 'hadi' der gibi başıyla işaret etti. Tabi ki de hemen onu takip edip motora bindim ve sımsıkı sarıldım. Kokusunu içime çektim. Sigara ve vanilya karışımı o kokusunu...

Alsancak'a varmıştık. Garın oradaki ışıklardaydık şimdi de.

"Ben burada ineyim." dedim.

"Sahile kadar götürebilirim istersen. Benim de orada bir işim var."

"Arkadaşlarımla burada buluşmak için sözleştik. Teşekkürler yine de."

"Peki güzellik. İn bakalım."

"Tekrardan teşekkürler. Görüşürüz."

"Görüşeceğiz zaten."

Bana o yeşil gözleriyle son bir defa daha bakıp göz kırptı ve gözlerimin önünden öylece akıp gitti. Tanrım ben son yarım saattir ne yaşıyordum öyle? Kimdi bu yakışıklı yabancı? Neyin nesiydi?

'Görüşeceğiz zaten.' derken neden bahsediyordu? Kimsin sen, kimsin..?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.