İçeriğe geç

yabanci yakiSikli

Bölüm 1 · 2 dk okuma

yabanci yakiSikli

Bölüm 1

ilk tanışma...

Bugün alarmın lanet sesiyle uyandım. Başım çok ağrıyordu. Dün gece çok içmiştik. Erkek arkadaşımdan dün ayrılmıştım ve akşamına yakın arkadaşlarımla sahile gitmiştik. Lanet olası eski erkek arkadaşım beni bir sürtükle aldatmıştı. Lanet olası Küçükpark...

Her neyse, dünyanın en boktan gününe uyanmıştım. Annemin cırtlak sesiyle ise kendime gelebilmiştim. Lavaboya girip faşşadanak donumu indirip şarradanak işedim. Sonrasında yüzümü yıkamak için lavaboya yönelmiştim ki suyun akmadığını fark ettim. Musluk bozulmuştu.

"Lanet olsun!"

Taharet musluğunu açıp yüzümü tuvalete soktum ve orda yıkadım. Garip bir şekilde çok iyi hissettirmişti...

Aşağı indim ve kahvaltıya oturdum. Gün Cuma günüydü ve bugün arkadaşlarımla yine sahile, Alsancak'a gidecektik. Hızlı hızlı kahvaltımı yaptım ve hazırlanmaya başladım. Evden bir an önce çıkmak istiyordum. Sanki duvarlar üstüme üstüme geliyordu... Lanet olsun, yine başıma ağrı girmişti! Üstüme bir şeyler geçirdim ve evden çıktım.

Tanrım bu sıcak da neydi böyle? Güneş insanı resmen kavuruyordu. Yokuşu zor inmiştim. Caddeye vardığımda otobüs durağına hâlâ daha yürümek için mesafe fazlaydı. Hele ki bu sıcakta oraya kadar yürümek ölüm gibi bir şey olacaktı herhalde. Tam kulaklığımı takıyordum ki yanımdan hızla bir motor geçti. Bu dikkatimi çekmişti çünkü çok havalı bir motordu. Kullanan kişinin bir erkek olduğunu ilk anda hissetmiştim, ahh neyin nesiydi bu böyle?

Biraz ilerimde durdu, kaskını çıkardı ve o uzun kahverengi saçlarını savurdu; arkasını döndü, bana bakıyordu. Gözündeki güneş gözlüğünden kim olduğunu kestirememiştim. Bana gülümsüyordu! Kimdi bu yabancı? Yabancı... Yabancı yakışıklı. Sonunda yanına varmıştım. Ama ona göz ucuyla bile bakmadan salına salına yanından geçtim! Arkamdan ıslık sesini duymuştum. Tanrım, çok seksiydi. Yavaşladım. Durdum. Arkamı döndüğümde bir şeyler mırıldanıyordu.

"Salınarak, gezinerek beni deli ediyor..."

"Off, sese bak Allah gibi." Evet yanlışlıkla bunu sesli bir şekilde söylemiştim ve o yabancı yakışıklı da beni duymuştu.

"Allah yok yalnız." Ve ardından o piç gülüşünü yaptı. Ah, çıldırıyorum...

Ben orada öylece, mal gibi, durmaya devam ettiğim için ortama garip bir sessizlik hâkim oldu. Daha sonrasında yabancı yakışıklı konuşmaya başladı.

"Atla nereye gidiyorsan götüreyim."

"Kimsin ki sen? Tanımadığım insanların araçlarına binmem ben!"

"Gerçekten kim olduğumu bilmiyor musun?"

"Ne yani? Ünlü falan mısın yoksa?" dedim gülerek.

Hiç umursamadı ve o da gülümsedi.

"Şimdi daha da çok ilgimi çekmeye başladın crazy girl."

"Ne diyorsun sen ya? Git başımdan!"

Elini belime doladı ve "Ayırmam seni yanıbaşımdan güzelim." diyerek beni kendine çekti. Yeşile çalan ela gözlerine bakakaldım. Nefes alış verişlerimi kontrol edemiyordum, çok hızlanmıştı. Gözlerim dudaklarına indi.

"E hadi? Atlamayacak mısın?"

Ona hayır diyemezdim. Bir kere gözlerine aşık olmuştum...

Bir şey demeden arkasına oturdum. Bana da bir kask verdi ve "Nereye?" dedi.

"Alsancak'a gidiyorum."

"Sıkı tutun bana." Göz kırptı ve kaskını o da taktı. Bir anda hızlandı, anında beline sarıldım. Çok hızlı gidiyordu ama düşme korkusu hiç yaşamadım çünkü onun yanında kendimi güvende hisse

diyordum. Ona tamamiyle teslim olmuştum...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.