İçeriğe geç

Yabancı Numara

Bölüm 1 · 6 dk okuma

Yabancı Numara

Bölüm 1

1. BÖLÜM:

"Arkadaşlar bir kişi daha geldi. Kendisi yeni ona nasıl buz pateni sürülmesi gerektiğini öğretin ben gelene kadar." Ve hoca gider. Ardından biri bana döndü "Adın ne? kendini tanıt." dedi. Onlara dönerek "Merhaba, ben Gece Eraslan." diye yanıtladım. Buranın başkanı olan çocuk bana yaklaştı "Yanında buz pateni var mı?" diye sordu. Onaylarcasına kafamı hareket ettirdim. "O zaman giyin gel" dedi gülümseyerek. 10 dakikada hazırlandım ve yanlarına geldim. Başkan bana dönerek "Sanırım temel hareketleri biliyorsun" dedi, onu onayladım. "Pekala birkaç hareket çalışalım." dedi, "olur, bu arada adınız nedir?" diye sordum kendimi tutamayarak. "Benim adım Umut Babacan, ama burda bana başkan derler" dedi gülerek. Bende ona gülümsedim "Ne zaman başlıyoruz" dedi adını bilmediğim kız, "Hemen başlayalım Elis" dedi Umut. Elis'in saçları sapsarı ve uzundu teni un gibi beyazdı, masmavi gözleri vardı. "Kıvılcım saçlı başlasın" dedi birisi. O yöne döndüm "pardon, bana mı dediniz?" diye sordum. "Evet" dedi. Ona sert bir bakış attım "Buzları eriteceksin o bakış ne?" diye dalga geçti sabır çekerek önüme döndüm.

"Pekala Gece başlamak ister misin?" diye sordu Umut "Olur, bir kaç şey deneye bilirim" diye yanıtladım onu. Beni buz pistinin ortasına çekti, saçımı hemen sıkı bir at kuyruğu yaptım, üstümdeki deri ceketi çıkarıp kenara koydum ve derin nefes aldım "Hazır olduğunda üç hareket yap ve bırak Gece." dedi Umut. Tekrardan derin bir nefes aldım, ve başladım. Önce etrafımda dönerek sıfır bacak açtım sonra zıplayarak döndüm en son geri geri giderek takla attım ve referans yaparak hareketlerimi bitirdim.

Herkes bana bakıyordu, deri ceketimi aldım ve Umut'un yanına geldim "Oldu mu?" diye sordum. Bana bakarak "Aferin çok güzel yaptın 1 ay sonra yarışlar olacak, eğer sıkı bir antrenman yaparsan o yarışmaya katıla biliriz senin sayende" dedi. Anlaşılan hiç katılmadılar, bu da işime gelirdi. Hemen onayladım onu gülümseyerek.

1 saat kadar devam etti eğitim, ve en sonunda bitti. kenara geçerek buz patenlerimi çıkardım, biri beni izliyormuş gibi bir ürperti geldi içime. Çaktırmadan etrafa bakındım ve gördüm, bana doğru geliyordu. Yanıma oturdu ve "Yenisin galiba?" dedi ona baktım, kahverengi saçları vardı, siyah gözleri ve iri vücudu vardı. "Evet" diye onayladım onu, beni süzdü "Yeni olmana rağmen çok iyiydin başarılarının devamını dilerim" dedi ve gitti. Bende soyunma odasına giderek kıyafetlerimi değiştirdim.

Buz pistinden çıkarak evin yolunu tuttum. O adam yine aklıma geldi, kafam karışıktı neden yanıma geldi neden aklımda çok soru vardı. Ama şu anda tek istediğim şey yatağımdı.

10 dakikada eve geldim duş alıp yatağa uzandım ve kapı kırılırcasına açıldı. "Lan pardon görmedim seni Gece" Yataktan düştüm.. Abime bakarak "Eve girdiğimi gördün ya!" Bağırmamla yere baktı ve kahkaha attı "Dur yardım edeyim" yanıma geldi elini uzattı ve bende tuttum. beni kaldırdı yarı da elini çekti ve yine düştüm. "ABİ!" Bağırmamla kulaklarını tıkayarak kaçtı. "Bari kapıyı kapatsaydın!" kalkıp kapıyı kapattım.

Yatağa uzanıp gmailimi inceledim ve beklediğim bildirimimi aldım. Yeni hedefim Ali Miraç adlı kişiydi. Hızlıca bilgisayarıma oturdum ve incelemeye başladım. Kendisi küçük çocukları taciz ediyormuş aynı zamanda uyuşturucu şirketini işletiyormuş. Sinirle kalktım yerimden ve hazırlanmaya başladım.

10 dakikada hazırlanıp çıktım. Arabama binince telefonumdan konumunu bulup sürmeye başladım. Yakın zamanda vardım, bahçe epey bir kalabalıktı. Bahçeye gizlice sızdım, herkes koşuşturuyordu saatler sonra bir etkinlik vardı ve herkes davetliydi. İşimi hızlıca halletmem gerekiyordu, benim onlara hediyem de bu olacaktı. Eve girmeyi başardım koridorda sessizce yürüyüp Ali'nin kaldığı o gizli odaya geldim. İçeride bir kişi daha vardı ve bu ses tanıdıktı. Adım sesleri gelmeye başladı, hızlıca saklandım. Odadan biri çıktı ve gitti. Adamın arkasından baktım, tanımadığımı anladım. Odaya girdim ve arkası dönük olan adama yaklaştım, "Yine ne istiyorsun Yiğit?" dedi Ali. Kulağına yaklaştım ve "Ölmeni" diye fısıldadım. Ardından ensesine vurarak bayılttım ve onu bağladım. Ağzını sıkı sıkı bağladıktan sonra vücuduna adrenalin sıvısı enjekte ettim, anında uyandı ve beni gördü "Günaydın bebeğim, seni yakalamak zor olmadı" çırpınıyordu ama işe yaramıyordu. "Bak şimdi çırpınırsan seni daha acılı öldüremem ki" dedim ve ona yaklaştım, ağzını açtım ve Güzelavrat otunu ağzına soktum geri ağzını kapattım. "Heh bak bu Güzelavrat otu zehirli bir ottur 1 ve ya 2 saate ölürsün ama benim zamanım olmadığı için sana gereğinden fazla vereceğim" gülümseyerek 2 adım geriye çekildim.

Cebimden çıkardığım 4 iğneyle ona baktım "Bunlar Güzelavrat otunun özleri ve bunları direk damardan alırsan kısa sürede ölürsün bebişim" yaklaşıp iki kolundan, iki bacağından enjekte ettim ve geri çekildim.

Ali'nin göz bebekleri büyümeye başladı tansiyonu düşüyordu kısa sürede bilincini kaybetti yanına yaklaştım işimi garantiye almak için şah damarından kestim ve çıkan kanı parmaklarıma sürdüm duvara yürüdüm ve işaretimi çizdim Y/N. Oradan tam çıkacaktım ki insanlar gelmeye başladı, etrafıma bakındım Allah kahretsin ki odada hiçbir açık yoktu. Kapı çalmaya başladı elimi hızlı tutmam gerekiyordu, kapıya yakın en güvenilir yere saklandım. 5 dakika sonra kapı kırıldı ve içeri insanlar doluşmaya başladı, herkes Ali'nin etrafına doluşunca çaktırmadan odadan çıktım ve arka kapıdan çıkarak izimi kaybettirdim.

Eve girip sıcak bir duş aldım. Oturma odasına geçtim "Abi!" bağırdım ses yok "Abii!" yine ses yok ve son sesle bağırdım "ABİ-" ve ses geldi "Ne götüm ne?" gülerek sese gittim uyuyormuş "Abi ayran var mı?" bana baktı ve "Geri zekâlı kardeşim benim, buzdolabı mıyım ben!" bağırmasıyla gülerek mutfağa kaçtım. Buzdolabını açıp ayranımı çıkardım ve haberleri açtım.

Yine gündem olmuştum! Tüm ciddiyetimle izliyordum. "Y/N yine barışı sağlamış sanırım" abim poposunu kaşıyarak girdi, elimdeki ayranı aldı ve gitti! "Iyy elini yıka be" diye bağırıp kendime bir ayran daha çıkardım. Ayran az da olsa uykumu getiriyordu, haberleri kapattım ve odama girdim kapıyı kapatıp yatağa uzandım kitap okumaya başladım yarın okuluma gidecektim ilk defa gergindim ama neden gergin olduğumu bilmiyordum. Ayranımı bitirip çöpe attım odama geçip yatağa yattım ve gözlerimi sıkıca kapattım.

Büyük bir gürültüyle uyandım, yataktan çıktım saat gecenin üçüydü. Odamdan çıkmak istedim ama kapı açılmadı "Abi" ses gelmedi ve bir gürültü daha koptu korkuyla kapının koluna asıldım ve bağırdım "ABİ!" kapıya omzumla birkaç defa vurdum en son tekme attım ve kırarak açtım, koşarak sese gittim babam yine abimle kavga ediyordu ve her şeyi kırıyordu kendimi tutamayıp bağırdım "Yeter artık baba, dur artık bize zarar veriyorsun!" bana döndü sinirle, abim önüme geçti kolumu tutup arkasına aldı. Babam yaklaştı " Çekil Tuna, birileri yine dayak istiyor!" diye kükredi "Gece'ye dokunma o daha küçük baba" abim beni korumaya çalışıyordu. Babam abimi kolundan tutup duvara fırlattı bana yaklaştı ve tokat attı, abim babama yürüdü ve yumruk attı. Babam sinirlenip evden çıktı, o çıkınca rahatlayarak yere çöktüm abim bana sarıldı ve yanağımı okşamaya başladı.

1 ve ya 2 saat birbirimize sarıldık, ağlamıyorduk, konuşmuyorduk öylece yerde oturmuş bekliyorduk. "Abi" dedim sessizliği bozarak. Bana baktı "Söyle Gece'm" dedi, eline baktım ve "Elini yıkadın dimi?" diye sordum, bana baktı ve gülerek "Bunu soracağını biliyordum yani, evet" dedi sevecen şekilde.

Beni odasına yatırdı, yanağımda fazla oyalandı gözleri sonra yanağıma bir öpücük bırakıp gitti.

bir geceyi daha arkada bıraktık, herkesten önce uyanıp evi toparladım, sabah için yemek yaptım ve abimi uyandırdım birlikte hazırlanıp evden çıktık aynı okulda olduğumuz için aynı saatte çıktık. Abimin arabasıyla 13 dakikada okula geldik. Öğrenci konseyi üyeleri bizi gezdirdi, en sonunda sınıflara gittik abim son sınıftı bende ondan geri değildim mezun olmama 2 sene vardı abim mezun olduktan sonra bende olacaktım hem belki de katil işlerini de bırakırdım.

Sınıfta en arkaya oturdum, etrafı izliyordum yanıma biri yanaştı ve oturdu "Selam" dedi çekinerek "Selam?" dedim bende elini uzattı "Ben Selin senin adın ne?" dedi. Selin kahverengi saçlı, kumral tenli, zayıf bir kızdı gözleri koyu kahverengiydi ve onda hoş durmuştu. "Ben de Gece" dedim ve elini sıktım. Derslerden kurtulunca dışarı çıktık, Selin ile gece yarısına kadar dışarda yürüdük "Hava epey kararmış ya" dedi onu onayladım. "Selin, adresini söyle götüreyim seni" dedim, Selin adresi hem gösterdi hem söyledi onu evine bıraktıktan sonra kısa yollara girerek evimin yolunu tuttum. Arkamdan birinin geldiğini hissettim ve bir el kolumu tuttu. Aniden ona döndüm tanımadığım bir adam kolumu sıkı sıkı tutuyordu bana eğildi "Geceleri dışarı çıkmak tehlikeli" dedi. "Bırak beni işine bak pezevenk" yüzü sinirden kasıldı ve kolumu daha çok sıktı, bana biraz daha yaklaştı "Yeni başlıyoruz Gece'm, sen bana aitsin." dedi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.