Bir gün, telefonumun ekranında parlayan mesajlar arasında kaybolmuşken, kalbim bir anlığına durdu. Tanımadığım bir kullanıcı adıyla gelen mesaj, sıkıcı rutinimi altüst eden bir kıvılcım olmuştu. Aras adlı bir hesaptan gelen bu mesaj beni merakta bırakıyor, kalbimde bir heyecan uyandırıyordu. 17 yaşında, hayat dolu ve meraklı bir genç kadındım. Her gün evde ders çalışıyor, sosyal hayatı bile olmayan biriydim. Ama bu yabancı bana bambaşka bir dünya sunuyordu. Mesajları şiir gibi akıyor, her kelime hayal gücümü ateşliyordu. Ancak yabancının kim olduğunu, yüzünü asla göremediğimden içimdeki merak bir türlü dinmiyordu.
Üç yıl boyunca yalnızca mesajla konuşmuştuk. Umursanmadığımı düşündüğüm için onu takipten çıkmıştım. Ciddi ilişkilerim olmuştu ama Aras hâlâ bana yazıyordu. Onu engelledim, zaman geçti, hiç konuşmadık. Aras'ın hesapları kapanmıştı, ben de merak edip başka hesabımdan yazdım. Yeni hesabını bana söyledi, numarasını verdi. Gerçek adı bile Aras değilmiş. Aras doğulu bir erkekti, ben de doğuluydum ama Türk genleri daha baskındı, bu yüzden kültür çatışması yaşamıştık. Aras'ın yüzünü görmeden ona karşı duyduğum hisler giderek derinleşiyordu.
Yabancının en dikkat çekici özelliği, asla yüzünü göstermemesi ve her seferinde farklı bir isim kullanmasıydı. Kim olduğunu öğrenmek için her türlü yolu denedim ama o, gizemli bir gölge gibi her seferinde kayboluyordu. Bu durum beni hem çekiyor hem de korkutuyordu. İçimde bir yerde bu gizemin ardında bir sır yattığını hissediyordum. Bir gün bir cesaret göstererek yabancıdan yüzümüze göstermesini istedim. Ancak yabancı, "Gizemi korumak, seni daha çok sevmemi sağlıyor," diye yanıtladı. Kalbim hızla çarparken, gerçek kimliğini öğrenme isteğim daha da büyüyordu. Günler geçtikçe içimde bir şeyler değişmeye başladı. Yabancı ile olan bu sır dolu ilişki beni bambaşka bir dünyaya sürüklüyordu. Ancak bir gün bana bir randevu teklif etti.
Onunla uzun süredir konuşmadığım için mesajına iki gün sonra cevap verdim. Aras kırıldı ve ondan sonra bir daha eskisi gibi olmadı. Hikayelerime bakıyor, beğeniyor ama yanıt alamıyordu. Çünkü Aras hep benim mesajlarıma geç bakardı, ben de artık strese girmemek için onu hayatımdan çıkardım. Aramızda bir şey olmamıştı ama onu aklından çıkaramıyordum. "Neden mesajıma bakmıyor? Neden umursamaz davranıyor ama neden beni aynı zamanda sürekli izliyor?" diye düşünüyordum.
Sonunda onun çalıştığı yere, Antalya'ya gitmeye karar verdim. Aras'tan habersiz yola çıktım, yoldayken haber verdim. Kalbim küt küt atıyordu, çok heyecanlıydım. Aras beni havalimanına almaya geldi. Üç yıldır görüşüyorduk, aramızda bir şey yoktu ama evren sürekli konuşmamızı sağlıyordu. Aras'ın çalıştığı otelde oda tutmuştum. Sonunda uçaktan indim ve Aras geldi. Ona aşık olmamıştım, benimkisi sadece gizemden kaynaklı bir takıntıydı ama Aras gördüğü anda bana tutuldu. Yeşil gözlü, kahverengi saçlı, çok güzel bir kızdım. Şakasına, "Yüzünde bir şey yokmuş, neden sakladın?" dedim Aras'a, o da güldü.
Aras'ın arabasına bindik ve otele gittik. Yanında kalmamı istedi ama bu durumu reddettim, henüz ona güvenmediğimi söyledim. Aras'ın gözü sürekli üzerimdeydi. Öğlen geldiğim için odama çekilip uyudum, dışarı çıkacakları zaman beni uyandırmasını söyledim. Üç saat sonra beni uyandırdı, hazırlandım. Sürekli beni izliyor, telefonuma gelen mesajları bile merak ediyordu. Makyaj yapmamı bekledi ve beraber dışarı çıktık. Sahile gidip oturup vakit geçirdik. İkimiz de utandığı için bir şey diyemiyorduk. Komik kişiliğim alışınca ortaya çıktı, gülmekten resmen karınlarımız ağrımıştı. Aras benden daha da hoşlanmaya başladı ama daha önce hiç sevgilisi olmamıştı, bu konularda çok tedirgindi. Ben ise daha önce üç kişiyle sevgilimiştim, bu konularda tecrübeliydim. Beraber yedik içtik, zaman çok hızlı geçti. Artık ben de hafiften hoşlanmaya başlamıştım Aras'tan ama her konuda güvenmiyordum.