Birden istemsizce haykırırm...Neden bana böyle bir teklif sundu...yüzünde en ufak bir art niyet göremesem bile asla böyle bir teklifi kabul edemem... Eğer istemediğimi söylersem başım belaya girecek mi? Ne yapmam gerekiyor? Şu anda bildiğim tek şey...olacak herşey için korkmam... Daniel'in sesi ile irkilirim...tek ayağının üstüne çöker ve bana endişe ile bakarak...
-Sakin ol evlat! Merak etme seni yemeyiz... (sesi çok alaycı)
-Uh, hayır.... Ben sadece...
Birden panikledim...Ne demem gerekiyor hiçbir fikrim yok...Sadece içimden Tanrı'ya dua ediyorum...
- Oh, şaka yapıyorum. Sakin ol, seni asla bizimle gelmen için zorlamam. Carter sadece senin için endişelendiği için böyle bir teklifte bulundu. Ama eğer bir şeye ihtiyacın olursa, belirli sıklıklarla buraya uğrayacam, bana söylemekten çekinme...
Sesinde sadece şefkat hissettim...
Sanki sesi kalbimin derinliklerini okuyormuş gibi...Bu çok uzun zamandır hasret olduğum...Hatta hiç hissedemediğim şefkat... Ne demem gerektiğini düşünüyorum...Ama bu insanlardan bana zarar geleceğine inanmıyorum... Öyle bir ihtimal dahi vermek istemiyorum...
Biraz durdum ve ne demem gerektiğini düşündüm... Sonunda dudaklarımı araladım ve konuşmaya başladım...
-Ben teklifiniz için çok ama çok minnettarım...Ama şu anda ne kadar sefil bir durumda olsam da buradaki insanlardan ayrılmak...bu ihtimal bile beni üzüyor... Sonuçta onlar benim ailem.
Dedim... Hem samimiyet hem de tereddüt yaşarken...
Ben konuşurken Danieli'in yüzünde sadece endişe ve samimiyet vardı... Bu istemsizce yüzümde yumuşak bir gülümsemenin açmasına neden oldu... Daniel elini başıma götürdü ve başımı okşayıp yumuşak bir sesle konuştu...
- Sorun değil, bana yardım ettiğin için sana borçluyum Vanessa...
Dedi yumuşak bir sesle,yüzünde tatlı bir gülümseme gördüm... Bu kalbimi daha sıcak hissettirdi... Anın büyüsüne kapılmışken Carter konuşmaya atıldı..
- Ah, şey ben üzgünüm...Seni zor durumda bırakmak istememiştim. Ve az önceki kaba davranışım yüzünden cidden üzgünüm... Sadece abim için endişelenmiştim...
Yüzündeki samimiyeti hissettim...Abisine göre daha atılgan biri. Abi, kardeş hiç benzemiyorlar... Orada küçük bir gülümseme bıraktım...
- haha! Sorun değil.. Ben iyiyim~
Dedim, yüz ifademi görmesemde ağzımın kulaklarıma vardığını söylemek hiç zor değil... Carter güldüğüm için biraz utanmış biraz da şaşırmış bana bakıp, tereddüte sordu...
- Neden güldün?
Sesindeki utanmayı hissettim... Bu soruya bende biraz şaşırdım ve cevap verdim...
- Eh, abi ve kardeş olarak hiç benzemiyorsunuz. Aranızdaki zıtlık ama birbirinize bağlılığınızı biraz tatlı buldum~
Düşünmeden sadece aklımdan geçen kelimeleri kullandım...
Carter bunları söylememi beklemiyordu sanırım. Biraz kızardığını fark ettim...Aslında atılgan olsada çok utangaç biri...
Daniel'in yüzünde bir sırıtma gördüm...Oda mı bunu komik buldu acaba? Korkutucu görünümleirinin altında bu kadar sıcak ve samimi insanlara olmalarını hiç beklemezdim...
Yaşadığım bu birkaç dakika bana rüya gibi gelmişti... Ne zamandır bir insanla böyle samimi konuşmamıştım... Aynı sevgi dolu bir... Bir ne? Ne düşünüyorum diye kendimi sorguladım... Bu insanlar sadece bana borcunu ödemek için yanımdalar. Neden farklı düşüncelerle kapandım...
Bir...aile. Güzel olabilirdi...