İçeriğe geç

X [Taegi Fanfiction]

Bölüm 5 · 4 dk okuma

X [Taegi Fanfiction]

Bölüm 5

Bölüm 4: V ve X

Bilinmeyen Numara

Merhaba.

Nasılsınız?

X

Teşekkürler...

Siz Nasılsınız?

Kusura bakmayın ama numaranızı çıkaramadım.

Yine yanlışlıkla silmiş olmalıyım.

Bilinmeyen Numara

Bunu söylemek utanç verici ama beni sadece size aşık olmuş öylesine birisi olarak bilebilirsiniz.

Eminim aklınıza çok isim geliyordur ama ben yine eminim ki bu dünyada sizi benden daha iyi sevebilecek kimse yok

Bana 10 aylığına katlanabilir misiniz?

Sonrasında sizi özgür bırakacağım, tıpkı her acı çeken aşığın yapacağı gibi.

X

En azından adınızı bilemez miyim peki?

Ve neden 10 ay?

Bilinmeyen Numara

Bana V diyebilirsiniz.

Hem dostça olur.

Bilmem... belli bir süre koyarsam daha katlanılabilir olurum diye düşündüm sadece.

Sonuçta kim bilmediği bir numaradan sonunun gelmeyeceğini bilerek mesaj almayı ister ki? Korkutucu olsa gerek.

X

Empati yeteneğiniz gerçekten çok yüksek, buna sevindim doğrusu.

Yine de tam adınızı bilmek isterdim.

Siz beni biliyor olmalısınız.

Bilinmeyen Numara

Elbette biliyorum.

Yine de sizi X olarak kaydettim.

X

10 ay olduğu için mi?

Bilinmeyen Numara

Nasıl?

X

Roma rakamlarında X, 10 sayısını ifade eder.

Benimle 10 ay sohbet etmek istediğiniz, sonrasında gideceğinizi söylediniz.

Oldukça bağlantılı gelmişti aslında... şaşırmanıza şaşırdım.

Bilinmeyen Numara

Ah... hiç fark etmemiştim.

Bi matematikçiyle karşı karşıya geldiğimi tamamen unutmuşum.

Kendi silahımla vurulmuş gibi hissettim :)

X

İnsanlar bu durumdan genelde rahatsız olurlar.

Konuşabildiğim tek şeyin matematik olduğunu sanıyorlar, söylüyorlar.

Aslında yanlış da değil fakat böyle anılmak beni mutlu etmiyor.

Bilinmeyen Numara

Sizi asla böyle anmayacağım.

X

Teşekkürler.

Bilinmeyen Numara

Yarın sabah dersin var, değil mi?

Sizi daha fazla rahatsız etmeyeyim.

İyi uykular.

X

Anlayışınız için teşekkürler.

Size de iyi geceler.

Bilinmeyen Numara

Teşekkürler.

Profesör Min Yoongi, ince çerçeveli gözlüklerini kenara attı ve saate baktı. "02.43. Tam saatte yatarım artık." Ayağa kalkmış, hızlı bir duş almış ve yarın için eşyalarını toparlarken masanın üzerindeki dijital saate tekrar takılmıştı gözleri istemsizce. "Hayır... hayır hayır hayır, yapma bana bunu, lütfen..." saat tam olarak 03.02'yi gösterirken gözlerini kapatmış, dizleri üzerine çökerek alnını masaya yaslamıştı. "Saat 4'e kadar ne yapacağım şimdi ben?"

Etrafta gezinmiş, bir süre daha öğrencileri hakkında araştırma yapmış ve soluğu yine Kim Taehyung'ın sayfasında almıştı. Koyu kahve saçları ve gözleri, 1.80'e dayanmış boyu, incecik bedeniyle bir modeli andırdığını düşündü. "Burada harcanıyor da olabilirsin, Taehyung." Diye fısıldadı. Sandalyesine tamamen yaslandı ve tertemiz siciline baktı. Diğer hiçbir profesörün bu kadar takıntılı bir biçimde bunları incelemediğini ve hatta merak dahi etmediğini biliyordu ama okula 4 aktarmayla ancak varabilen Jeon Jungkook'u hiç araştırmamış olsaydı devamdan rahatlıkla bırakabilirdi ve onun gibi parlak bir çocuk için bu durum, çok içler acısı olabilirdi.

Herhangi birisini rahatlıkla asistanı olarak seçebilir, şimdiden yetiştirmeye başlayabilirdi. Başkalarının dersine girerek saat tutturmaktansa daha az anlaşılır bir yol olabilirdi bu fakat asla kendi kafasına göre birisini seçemiyor, bu da -sanki diğer hiçbir şey etkilemiyormuş gibi- uykularının kaçmasına sebep oluyordu.

Telefonuna baktı, kendisine yazan bilinmeyen numarayı tekrar tekrar inceledi, internette arattı ve hatta işinde iyi birkaç arkadaşına -o saate rağmen uyanık olan birkaç arkadaşına- internetin konumunu buldurmayı bile denemişti ama sonuç ne yazık ki koca bir sıfırdan ibaret olmuştu. Öfleyerek kendisine söylediği lakabı bir süre daha düşündü. "Roma rakamlarıyla ilgisi olmayan birisiyse 5'in hiçbir anlamı olmaz. O halde ters A'yı mı ifade etmeye çalıştı. Her kelimsiyle ne gibi bir bağlantı kuracak ki? Veya mı demek istiyor? İkinci seçenek anlamında mı? Hacim... ne diyebilir ki? Her açıdan hacimliyim mi diyecek? Saçmalık olurdu." İç geçirmiş, bakışlarını tavana çevirmişti. "Benden küçük mü acaba? Aşık olduğunu söyledi ve saygısını bozmadı ama bunlar benden küçük olduğunu düşünmem için yeterli midir? Belki de sadece düşüncelerimi çarpıtmak ve onu bulmamı zorlaştırmak için yapmıştır."

Bilgisayarını kucağına çekerek araştırma yapacakken dijital saate göz ucuyla baktı. Bir saati çoktan geride bırakmıtşı ve saat tam dördü göstermeden önce bir dakikası vardı. Hızla ayaklandı, bilgisayarını yerine bıraktı ve yatağına atlayıp tam saatte yatağa girdiğinden emin oldu. Artık huzur içinde uyuyabilirdi. "Bu V deneni de sonra araştırırım artık." Diye mırıldandı ve uykunun huzur dolu kollarını bıraktı kendisini.

Kim Taehyung, kulaklarında bangır bangır çalan hüzünlü şarkıların her birinde daha da duygulanıyor, gözlerinden akıttığı şelale misali yaşları silmeye tenezzül bile etmiyordu. Hıçkırıkları durmak bilmiyor, nefesi bu acı dolu sarsıntı altında ezilerek kesiliyor ve tüm vücutsal fonksiyonlarına zarar veriyordu. Çığlık atmak, bir yerleri tekmelemek geliyordu içinden ama o kadar üzgün ve bitmiş haldeydi ki bunu bile yapacak gücü bulamıyordu kendisinde bir türlü.

Aklında olan tek şeyin kendisinden yaşça büyük bir profesör olması ne kadar acınasıydı öyle... Belki de evliydi. Yıllardır arkadaşı olan adamla ilişkileri olduğunu düşünmek aptallıktı. Aslında belki de sadece obsesif olduğunu sandığı için kızıyordu kendisine. Sadece kendisine dokunabildiğini, sadece kendisini yanına yaklaştırdığını düşünmesi anlamsızdı, çocukça bir hayalin peşinde koşmakla eş değerdi. Birilerinin gözünde özel olduğunu hissetmeye muhtaçken fazla beklentiye girmişti. Ne dedikoduları umursayan ne de bunları düşünerek kendisini üzecek türden birisiydi ama hayattı işte bu, bazen asla yapmam dediklerini yaptırıyordu sana.

Kulaklığını çıkardı, şarkıyı kapattı ve her şeyden kendisini soyutlarken derin bir iç geçirdi. "Sadece 10 ay..." diye fısıldadı kendi kendisine. "10 ay sonra her şey bitmiş olacak." Gözleri saatine kaydı, neredeyse sabah olacaktı ve kendisi bir gram olsun uyumamıştı.

İlk dersi Profesör Min'e aitti ve bu düşünce bile kalbine binlerce bıçağı saplıyordu rahatlıkla. Son kez hıçkırdı ve uyumaya çalıştı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.