Sabahın ilk saatlerinde okula gitmişti Jimin. Anahtarı bırakmalıydı. Okula girdi,okul yine boştu hatta ilk gelen kişi olmuştu. Belkide anahtarı bırakmak için bu kadar erken gelmemliydi. Laboratuvara doğru gitti, ama kapı kilitliydi. Nasıl bırakacaktı anahtarı. Gerçi daha sonra gelip bırakabilirdi. Anahtarla sınıfına doğru çıktı. Hala aklı üst kattaydı daha doğrusu odanın içindeki bakmadığı eşyalardaydı. Zaten anahtarı geri bırakacaktı son kez odaya baksa ne olabilirdi ki?
Hızlı adımlarla çıktı. Kapının kolundan tutup açtı kapıyı. Hızlıca odanın olduğu yere doğru adımladı. Önüne geldiğinde kapıyı açtı. Ama içeride sadece üstü örtülü duran bir koltuğa benzeyen şey vardı. Jimin şaşırmıştı,dünki eşyalardan eser yoktu. Jimin yavaşça örtüyü kaldırdı. Bu taht gibi bir şey di, ve onun yanında da eski bir resim. Arkasında da bir yazı vardı hafif silinmişti. Jimin okumaya çalışırken arkasından ıslık sesleri yükseldi. Jimin tüm cesaretiyle arkasını döndü. Yoongi...
Onu izliyordu. Konuşmaya başladı;
-Daha saat okul için erken değilmi?
Jimin öylece karşısındaki Yoongi ye bakıyordu.
Yoongi devam etti Jiminin arkasını işaret ederek;
-Bakın kimler benim tahtımı bulmuş. Gerçi burda olması beni şaşırtmadı. Sonuçta sarayımın yeri.
Galiba daha Jiminin elinde duran resmi görmemişti. Yoongi devam etti;
- Niye susuyorsun. Bildiğim kadarıyla konuşabiliyordun. Korkuttum mu yoksa? Ama sen benim için gelmedin mi? O zaman korkma.
Jimin sonunda konuşmaya başladı;
-Ben senin için gelmedim.
Aslında onun için gelmişti. Ama bunu ona söyleyemezdi.
-Ama gördüklerim ve bu merakın hiç öyle söylemiyor.
Jimin yine susmuştu. Kendisinin onu geri getirdiğine artık emindi. Hem Yoongi de bunu onaylanmıştı.
Ama bu neyi değiştirirki. Jimin konuştu;
-Peki neden geldin.
Yoongi;
-Bilmem, Sen söyle sonuçta sen getirdin beni. Düşün biraz.
Yoongi yine ıslık çalarak uzaklaştı.
Jimin galiba şu an yaşadıklarını birine anlatsa,bir hayaletle konuştuğunu,akıl hastanesine kapatırlardı.
Elindeki resimle kalakalan Jimin kapıyı kapatıp resimle birlikte koşar adımlarla aşağı indi.
Sınıfta oturup resimin arkasında yazan yazıyı okumaya çalışıyordu. Resimde iki tane çocuk el ele tutuşmuş gülümsüyordu. Resimde aynı arkadaki yazı gibi solmuş ve yok olmaya yüz tutmuştu.
Bu gün yaşadıklarından bir süre kimseye söyleyemedi. Sonuçta anlatsa onun sayesinde Yoonginin yeniden okula geldiğini anlarlardı. Ve bunun için daha erkendi. Resmi çantasına koyup telefonuyla ilgilenmeye başladı. Sonuçta daha derse neredeyse bir saat vardı.
Sınıfa birkaç kişi gelmişti. Ama daha ortalıkta Hoseok ve Taehyung yoktu. Anahtar hala Jimindeydi anahtarı bırakmak için zaman kolluyordu. Ne kadar erken koyarsa o kadar iyiydi.
Zilin çalmasına az bir zaman kala Taehyung gelmişti. Ama Hoseok hala yoktu.
Sınıfa hoca gelmiş ders başlamıştı. Hoseok nefes nefese sınıfa girmişti. Arkasına dönüp teneffüste diyebilmisti sadece. Jimin ve Taehyung da kafa sallamıştı.
Zilin çalmasıyla Hoseok arkasını dönmüştü.
Taehyung;
-Anlat dinliyoruz.
Hoseok;
-Sabah ne oldu biliyormusunuz?
Taehyung;
-Hayır bilmiyoruz.
Hoseok;
-O zaman dinleyin.
Geç geldim ya gelirken müdürü gördüm okulun önünde.
Telefonla konuşuyordu.Tahmin edin ne konuşuyordu. O geri dönmüş o burda. Tarzında bişey dedi. Bence Yoongiyle ilgiliydi.
Jimin ve Taehyung ona şaşkınca bakıyordu. Bu olabilirmiydi?Müdür belkide bu yüzden tedirgindi o da görmüştü onu.
Taehyung;
-Belki olabilir.
Jimin aklına bu sabah yaşadıkları gelmişti. Yoongiyle konuşmuştu. Bir hayaletle. Böyle düşününce kulağa garip geliyordu. Gerçi diğer türlüde kulağa garip geliyordu ama neyse.
Hoseok;
-Sence Jimin olabilirmi?
Jimin;
-Belki sonuçta okulun müdürü. Okulda denk gelmiş olabilir.
Belki de bu yüzden tedirgindi.
Üçüde Jimin konuşmasını bitirdikten sonra sustu ardından da zil çalmıştı ve sonraki ders başlamıştı.
Sınıfa hocayla birlikte müdür gelmişti. Bu sefer tedirgin değil mutlu gibiydi.
Müdür;
-Evet arkadaşlar iki yılda bir olan arkadaşlık oyunları yakında başlıyor. Bu seneki okul geçen senelerdeki okulla aynı. Bu sene umarım kazanırız. Oyunlar bir ay sonra başlıyor. Çalışmalar spor salonunda yarından itibaren başlıycak. Başarılar.
Müdürün konuşması bittikten sonra sınıfta bir uğultu yükseldi yine.
Jimin;
-Bu oyunlar ne? Ne yapılıyor.
Hoseok;
-Senin eski okulunda yok muydu?
Farklı dallarda yarışma yapılır. Oyunlar falan olur.
Jimin;
-Hangi okulla olacak?
Taehyung;
- Biz hep aynı okulla oynarız. Ve hep kaybederiz. Bizin okulun aşağısında bir okul var. Dışı mor bordo gibi olan. O okul.
Orası Jimin eski okuluydu. Jimin tekrar onları görmek istemiyordu.
Jimin;
-Orası benim eski okulumdu. Umarım eski sınıfımla oynamayın.
Hoseok ve Taehyung sadece Jimine bakıyordu. Taehyung elini Jiminin omzuna attı.
Taehyung;
-Biz varız bişey olmaz. Hem bu sefer kazanıcaz. Yani umarım.
Jimin hafifçe gülümsedi. Ve derse döndü üçüde.
Jimin bir derdi bitmeden diğeri başlıyordu.
Daha Yoongi sorununu halledememişken.
Bide eski arkadaşlarıyla arkadaşlık oyunlarını oynayacaktı.
Çok güzel bölümler geliyooo
♡ İyi okumalar ♡