Aradan bir gün geçmişti artık.Belkide düşündüğü gibi olur ve bir daha asla karşılaşmazdı o ruh la.
Ama içindeki korku pek geçmiş sayılmazdı.Unutmaya çalışsa da olmuyordu.Gerçi kim unutabilirdi ki? Hoseok un gördüklerini görse.Oda unutamazdı ama dikkat çekmemek için doğal davranmalıydı.
Pek yapabilecek gibi hissetmesede zorundaydı.
Jimin okulun ikinci günü içinde heyecanlıydı.Sonuçta arkadaş edinmişti,bu onun için çok yeniydi.
Okula girmişti,okul dışarıdan bakıldığında nasıl görünüyorsa içi de öyleydi.Ne çok ihtişamlı ne de kötü değildi.
Yeni sınıfına doğru ilerlemeye başladı, içindeki heyecan tam tersine daha da çok artmıştı.
Sınıfına girdiğinde herkes mutlu gibiydi.Eski sınıfı olsa galiba ona garip bir şekillerde bakarlardı.
Belki yeni arkadaşları onun ilgi alanlarını bilmiyorlardı ama yinede bilseler pek onu dışlayacak tarzdan insanlar değildi.Jimini mutlu ediyordu.
Yavaşça yerine geçmişti.
Daha Taehyung ve Hoseok gelmemişti.En son dün Hoseok ile kitaplarını almıştı.Okul çıkışında da sadece Taehyung u görmüştü.Onun dışında görmemişti yeni arkadaşlarını.
Hocanın gelmesine daha vardı gerçi Hoseok girmişti sınıfa ama Jimin fark etmişti bir değişiklik olduğunu.Çok tedirgindi.Yeni arkadaşına birşey olmasını istemezdi.
Önüne oturdu Hoseok Jimin in.Jimin sormalımıydıki Hoseok a nasıl olduğunu?Eğer bir sorun varsa belki yardım edebilirdi.
Jimin daha ağzını açmadan kendi sorusunu sormuştu Hoseok.
-Hayalet veya o türden varlıklara inanırmısın?
Nerden çıkmıştı bu soru aniden,Jimin ne demeliydi,eğer araştırmak hoşuma gidiyor,inanıyorum derse onunla arkadaşlığı bitermiydi?Aslında Hoseok o türden birisi değil gibiydi.
-Evet var olabilirler,neden olmasın.
Diye cevap verdi Hoseok a çok düşünmeden.Hoseok da aynı yüz ifadesiyle bence yoklardır diye cevap verdi.
Ve konuşmaya devam etti Hoseok
-Peki sen hiç o türden bir varlık veya hayalet gördün mü?
Nerden gelmişti bu sorular birden bire.Jimin korkmaya başlamıştı ya arkadaşı onunla bu konu hakkında dalga geçip aşağılarsa ne olurdu.Bu onun için çok kötü bir sondu, daha başlamadan biten arkadaşlığı için.Jimin konuşmaya başladı tekrardan.
-Hayır hiç görmedim,peki sen?
Hoseok çok rahatsız hissediyordu. Sanki o ruh hala onu izliyor gibi gelmişti ona.
Soruya ne cevap vermeliydi.Hiç bir fikri yoktu. Yalan söylemek istemiyordu ama gördüklerini de anlatma taraftarı değildi.
Taehyung sınıfa girmişti bu Hoseok için kaçış yolu olmuştu. Sıraya yaklaştı Taehyung ve günaydın dedi. Ardından konuşmaya devam etti.
-Ne konuşuyorsunuz?
Hoseok, Jimin cevap vermeden hiç diyerek geçiştirmişti.
Zaten ardından sınıfa girmişti hoca. Taehyung da yerine oturmuştu zaten. Jimin fark etmişti ama Hoseok ta bir sorun olduğunu. Hoca dersi anlatmaya başlamıştı ama Hoseok iyi değildi. Karnı ağrımaya ve bunalmaya başlamıştı. Derse odaklanamıyorum,gerçi dersleri pek dinlemezdi ama yinede hocanın gözünden de düşmek istemezdi.
Ama git gide karın ağrısı artmaya başlamıştı. Hocadan izin alıp tuvalete gitmeliydi. Belki ona iyi gelebilirdi. Hocadan izin istedikden sonra yavaşça sıradan kalkmış ve usulca tuvalete doğru gitmişti. Jimin fark etmişti bir sorun olduğunu Hoseok ta çok fazla onu rahatsız etmek istemese de belliydi bir sorunu olduğu.
Hoseok tuvalette kendine gelmeye ve karın ağrısından kurtulmaya çalışıyordu. Ama işe yaramıyordu. Belki sıcam bireyler içerse iyi gelebilirdi.
Tam tuvaletten çıkacakken dona kalmıştı. Sanki tüm vücudu yanıyordu ve kalbi sanki vücudundan çıkıp kopacak gibi atıyordu. Yine o ıslık sesi...
Ama sadece bir kere alt katta duymuştu bu sesi ve görmüştü onu. Bu çok saçmaydı daha önce hiç okulun bu katında görmemiş veya duymamıştı onu. Belkide alt katta onu gördüğü için şu an onun sesini duymuştu. Onun bu kata çıkmasını sağlamıştı. Acaba bu kata çıkarken onu başka birisi gördümü? Diye geçirdi içinden. Tuvaletten çıkmak şu an onun için yeterince korkunçtu. Ama derse de gitmeliydi. Korku içinde açmıştı kapıyı. Arkadaşları sınıfta ders dinlerken Hoseok neredeyse can çekişiyor du. Korkak adımlar ile tuvaletten çıkıp koşar adımlar la sınıfa doğru gidiyordu. Ama yine o sesleri duymaya başladı. Belki de paranoyak olmuştu çünkü etrafında ne dün gördüğü o varlık nede farklı bir varlık vardı. Hızlıca kapıyı çaldı ve sınıftan içeri girdi.
Jimin sadece arkadaşına bakıyordu. Karar vermişti soracaktı ne olduğunu.Tenefüs olduğu an Hoseok a sordu sorusunu;
-İyi misin,bir şey mu oldu?
Jimin arkadaşının derdini öğrenmek istiyordu. Hoseok soruya cevap olarak;
-Bir şeyim yok sadece karnım ağrıyor biraz.
Dedi Jimin belki de biraz abartmıştı sonuçta hasta olabilir veya yediği şey yüzünden karnı ağrıyor olabilirdi.
Teneffüs ün bitmesine daha vardı. Ama canı çok sıkılmıştı. Madem arkadaşının karnı ağrıyordu onun için sıcak bir şeyler alabilirdi. Hoseok a sordu kantine gidelim mi? Diye Hoseok yine o güler yüzüyle olur dedi ve kalktılar. Taehyung ben gelmiycem diyince ikisi de sınıftan çıkmış ve kantine gitmek için aşağı indiler.
Kantin de sıra çok fazla değildi ama yinede vardı. İkisi de sıra beklemeye başladılar. Hoseok konuşmak istiyordu ama sanki konuşamıyor gibiydi.
Tam konuşacağı sırada zil çalmıştı.
Ama zaten sıra onlara da gelmişti. Kahvelerini aldılar ve yavaş adımlar la yürümeye başladılar. Koridorlar boştu. Daha yeni zil çalmıştı ama kimse yoktu neredeyse.
İkisi de konuşmadan üst kata doğru çıkmaya başladılar. Yolun yarısına bile gelmeden durmuşlardı. Çünkü Hoseok yine o ıslık sesini duymuştu. Bu sefer yanında Jimin de vardı. Tam olarak Karşılarında onlara bakmadan ıslık çalarak geçen ruh...
İkisinin de kahvelerini yere düşürüp birbirlerine bakmalarını sağlamıştı. İkiside sadece ayakta duruyorlardı. Hocaları büyük bir ihtimalle derse girmişti ve onlarda geç kalmıştı. Ama gördükleri hiç te normal değildi. Sanki ikisi de konuşmak istiyor ama konuşamıyor gibiler di. Büyük bir ihtimalle hoca onları yok yazmıştı ve Taehyung da meraktan ölmüş olabilirdi.
Jimin zor da olsa konuşmaya başlamıştı.
- O neydi öyle.
Hoseok söylemelimiydi onun ne olduğunu. Veya kitap alırken onnu izlediğini.
Hoseok konuşmaya başladı
-Bence bahçeye çıkıp orda konuşalım.
Jimin hala korkarak Hoseok la birlikte bahçeye çıktı. Bir yere oturdular ve Jimin, Hoseok a dinliyorum der gibi bakmaya başladı.
Hoseok konuşmaya başladı.
-Onun ne olduğunu aslında bende bilmiyorum. Ama bildiğim bir şey var ki pek insan gibi durmuyo.
Hoseok devamını anlatmalımıydı yoksa daha erkenmiydi?
Ama anlatmalıydı hem artık Jimin de görmüştü onu. Hoseok u deli zannedecek değildi ya.
Anlatmaya karar verdi. Ve konuşmaya başladı;
- Onu daha önce de gördüm.
Jimin pür dikkat onu dinliyor du.
-Senin ilk geldiğin gün,Kitap alıyordun görevliye.
Okulun alt katına inememistim hiç, ben de dolaşmaya başladım. İlk başta sanki hava soğudu. Sonra geri döndüm . Kapının önünde o seni izliyordu. Sonra bana baktı ve arkasını dönüp ıslık çalarak gitti.
Jiminin biraz korkuyor du ama gözleri parlamıştı.
Ikiside sadece oturuyorlardı. Onu bir daya görecekler mi veya Neden durmadan karşılarına çıkıyordu o ruh bilmiyorlardı.
Jimin Sonuçta okula arkadaş edinmek için de gelmiş olsa da asıl amacı o ruhun gerçek olup olmadığını bulmaktı. Eğer o gördükleri ruh gerçekten o meşhur kral Yoongi ise o geri dönmüştü veya hiç gitmemişti.
Bu bölümde bitii.
Umarım güzel olmuştur ♡
