Hayrinin anlatımıyla
Otobüs kalkalı tam yarım saat olmuştu. Yarım saattir dışarıyı kamilin horlama senfonisiyle izliyordum. Kamil kafasını cama dayamış uyuyordu. Bir ara diğerlerine bakayım dedim akın kafasını aynı kamil gibi cama dayamış uyuyordu. Çok tatlı uyuyordu sonra kafamı mertin tarafına çevirdim vee uyanıktı. Sevinçle aradan mertin omzunu dürttüm:
Mert:ne oldu hayri?
Hayri:çok sıkıldım arkadaş sohbet falan edelim bari?
Mert:aslında bende sıkıldım biraz. Kamil uyuyor mu?
Hayri:horlamasından belli bence uyuduğu hihihii.
Mert:evet baya belli. Kamil yüzünden umarım otobüsten atmazlar bizi.
Hayri:atarlarsa şaşırmam.
Mertle biraz daha bu şekilde sohbet ettik. Daha sonrasında benimde yavaştan uykum gelmeye başladı. Kulaklığı taktım ve ozan abinin şarkılarından oluşturduğum oynatma listesini açıp onun eşliğinde uykuya bıraktım kendimi.
Kamilin anlatımıyla
Tam 2.5 saat o kadar güzel uyumuşum ki miss miss. Uyanır uyanmaz bizimkilere baktım uyanıklar mı diye Hayri kulaklığını takmış uyuyordu, Mert ise herhalde kitap okuyordu da kucağında kitapla uyuyakalmış, Akında Mertin omzuna kafasını koymuş öyle uyuyordu. Herkesin uyuduğunu görünce bir moralim bozuldu daha sonra ne kadar vaktimizin kaldığına baktım ama daha sadece yolun 2.5 saatini gitmişiz önümüzde daha 5 saat vardı... Bunların verdiği bıkkınlıkla içimi çektim ve yolu izlemeye başladım. Bir yarım saat sonra yavaştan Hayri de uyanmaya başlamıştı uykulu bir sesle:
Hayri:Kamil ne ara uyandın sen?
Kamil:Ohooo senden yarım saat önce uyanmıştım ben Hayricim! Ve bu arada sanada günaydın
Hayri:Günaydın günaydın. Diğerleri uyanmadı mı?
Kamil:Yok uyanmadılar daha da birkaç saat uyanmazlar
Hayri:O kadar yani... Neyse ben acıktım çantada gözleme var ister misin?
Kamil:Valla hayır demem Hayricim!
Hayri çantasından 2 tane gözleme çıkardı ve bir tanesini bana verdi. Gözlemelerimizi yerken Hayri bana benimde cevabını bilmediğim bir soru sordu:
Hayri:Kamil?
Kamil:Efendim Hayri?
Hayri:Biz şimdi Akının arkadaşını bulmak için Muğlaya gidiyoruz ya?
Kamil:Eee?
Hayri:Biz gidiyoruz ama nasıl bulacağız koskoca Muğla'da bu çocuğu?
Kamil:Hani Akına bir zarf geldi ya onun üzerinde illaki yaşadığı yerin adresi vardır. İlk önce oraya bakıcaz.
Hayri:Ya orda yoksa?
Kamil:O zaman çevresine bakarız.
Hayri:Ya çevresinde de yoksa?
Kamil:Ben nerden bileyim Hayri?
Hayri:İşte onu diyorum bende bir planımız dahi yokken kendimizi yollara attık.
Kamil:Haklısın aslında ilk defa plansız yola çıktık.
Hayriyle gözlemelerimizi yerken bende bunu düşündüm. Rafadan tayfa olarak ilk defa plansız yola çıkmıştık ve muhtemelen hiç birimiz ne yapıcağımızı bilmiyorduk. Ben tam bunları düşünürken ön taraftan bir ses geldi:
Mert:Haklısınız ilk defa hiç birimizin bir planı yok.
Hayri:Mert? Sen ne ara uyandın arkadaş?
Mert:Biraz önce. Ayılmaya çalışırken konuştuklarınızı duydum. Ve evet benim bile ne yapıcağımıza dahi en ufak bir fikrim bile yok.
Kamil:Ee napıcaz peki? Tüm Muğla'nın altını üstüne getirip öyle mi arayacağız?
Mert:Tabiki de öyle birşey yapmayacağız. İlk önce mektubun gönderildiği adrese gideriz oralarda illaki bir ipucu vardır.
Kamil:Evet şimdilik bir planımız var gibi görünüyor.
Geçici bir plan yapmıştık ve umarız ki birazcık bile işe yarardı.