Mertin Anlatımıyla
Sonunda sağ salim merdivenlerden inmeyi başarmıştım. Merdivenlerden inince karşıma ikiye ayrılan bir yol çıktı. Ya sağdan gidecektim ya da soldan. En sonunda soldan gitmeye karar verdim ve yola koyuldum. Yol sağımda ve solumda olan odalardan oluşuyordu neden bu kadar büyük bir yer yapma gereği duymuş bu anlamadım. Tabii ki geçerken kapıların pencerelerinden odalara bakıyordum ama Akın şuana kadar baktığım hiçbir odada yoktu. Odalara bakıpta Akını her göremediğimde daha da endişeleniyordum. Bir süre daha etrafta dolaştıktan sonra geldiğim yere geldiğimi farkettim. Anlaşılan Akın bu katta değildi bende merdivenlere doğru yöneldim ve son kata doğru inmeye başladım.
En sonunda son kata ulaşmıştım. Son katın merdivenleri daha kısaydı bu yüzden aşağı inmem pek vaktimi almamıştı. Yol tekrardan karşımda ikiye ayrılıyordu ama artık biliyordum ki nereden gidersem gideyim en sonunda geldiğim yere geri geliyordum bu yüzden girdim bir tanesine.
Artık en sonuncu katta olduğumdan ve buradan da sesimi duyacaklarını sanmadığım için fısıltıyla karışık bir şekilde Akına seslenmeye başladım belki bir şekilde sesimi duyardı...
Akının Anlatımıyla
Boş bir şekilde sadece duvarı izliyordum. Beni bir görseniz tanıyamazdınız büyük ihtimalle. Ağlamaktan şişmiş gözlerim mi dersiniz,dağılmış saçlarım mı dersiniz seçin beğenin alın yani. Bir yandan da abilerimi düşünüyordum tabii onlardan ümidi keseli çok olmuştu ama. Kaç saat ya da kaç gün olmuştu hala ne bir ses vardı onlardan ne de bir seda beni bildiğiniz unutmuşlardı... Onlara çok sinirliyim bana verdikleri değer bu muydu cidden?
Ben bunları bir süre daha düşünürken fısıltıya benzer bir ses duydum. Ve ses sanki bir yerden tanıdık geliyormuş gibi geliyordu bana ya da ben kafayı yiyordum.
Ses yavaş yavaş yakınlaşıyordu kapıya doğru gidip sesin nereden ya da kimden geldiğini anlayabilirdim ama o sırada hem ellerimin hemde ayaklarımın bağlı olduğu geldi aklıma bende beklemeye başladım. Birkaç saniye sonra ses artık daha duyulabilir bir hale gelmişti ki ben bundan gelen kişinin buraya doğru yaklaşıyor olduğunu çıkartırdım ki gerçekten de öyleydi. Ses dikkat kesildim. Sanki biri bana mı sesleniyordu?
Mert:Akın?
Evet evet! Birisi bana sesleniyordu ve sesi artık tanıyabiliyordum! B-bu abimin sesiydi... Hıh! Akıllarına anca gelmiştim sanırım. Normalde olsa "abi buradayım!" diye seslenirdim ancak bu sefer sadece bana seslenmesini dinledim gıkımı bile çıkarmadım çünkü şuan beni bulmaya gelmeleri beni öncesinde arkalarında bıraktıkları gerçeğini değiştirmiyordu. İnanın bana böyle olmasını bende istemezdim ve onlara ,özellikle abime, bu şekilde davranmak benimde içimi fena yapıyor ama bunu onlar istedi.