İçeriğe geç

Want So BAD (MinSung Omegaverse)

Bölüm 33 · 6 dk okuma

Want So BAD (MinSung Omegaverse)

Bölüm 33

Final

Son kez... İyi Okumalar 🦋

_______________

~minho~

Kasıklarımda hissettiğim baskıyla gözlerimi açmaya çalıştım. Tüm gece vücut ısımı bastırmak adına durmadan soğuk duşlar almıştım.

Eşiyle mühürlenen kurdum, daha fazlasını istese de Jisung'u zorlamamak için kendimi tutmuştum. Ama şu an yeni uykuya dalmama rağmen kasıklarımdaki yumuşak baskı beni uyandırmıştı.

J: "Mmhh"

Duyduğum tatlı mırıldanmayla gözlerimi hızlıca açarak yatakta çıplak kalçasını penisime bastırmaya çalışan bedene baktım.

M: "Jisung?"

Şokla küçüğümün ismini seslendiğimde yan bir şekilde yattığı için başını arkaya çevirmiş ve bayık bakışlarıyla bana kısa bir bakış attıktan sonra önüne geri dönmüştü.

J: "Minho.. biraz daha yapalım"

Çıplak, gece seviştiğimiz için kızarmış kalçasını tekrar penisime sürttüğünde dişlerimi sıktım sertleşmemek için ama çoktan bunu isteyen vücudum bana yardımcı olmamıştı.

Odadaki koyu şeftali feromonlarına bakılırsa eşiyle mühürlendiği için Eta'm kızgınlığa girmişti.

Bundan gayet memnundum.. ellerimi onun kalçalarına sararak sırtımı göğsüne bastırdım ve ensesine küçük bir öpücük bıraktım.

M: "Bebeğim beni mi istiyor?"

Kulağına doğru fısıldadığımda hemen başını onaylar anlamda sallamıştı. Bu haline gülerek ensesine bir ıslak öpücük daha bıraktım.

Ellerimle tuttuğum kalçasını kendime doğru yaklaştırarak çoktan sertleşen aletimi deliğinden içeri doğru ittim. Gece sevişmemize rağmen hala o kadar dardı ki içinde hareket etmem zor olmuştu.

J: "Ahhmmhhh"

Jisung, istekli bir şekilde inlediğinde kendimi tamamen içine gömerek onu kucağıma doğru çektim. Anlaşılan kızgınlıklarımız yüzünden bir süre bu yataktan çıkamayacaktık.

...

J: "Şimdi sen diyorsun ki ben artık seni sevmiyorum, senden boşanacağım"

Gözlerimi sonuna kadar açarak başını koluma yaslayarak boncuk gözleriyle bana bakan eşime baktım. Ben kesinlikle öyle bir şey dememiştim..

M: "Güzelim ben dedim ki sen dinlenmeye devam et. Ben bazı işleri halledip geleyim"

J: "Aynı şey işte!"

Bana sinirlendiğini belli eder bir şekilde yatakta kıpraşarak sırtını bana dönmüştü. Elimi, yorganın altından karnına sararak ona sıkıca tutundum ve kendime doğru çekerek sırtını göğsüne bastırdım.

Üç gündür bu odadan çıkmıyorduk. Daha doğrusu çıkamıyorduk. İkimizin de kızgınlık dönemleri üstüste düştüğü için kaç kere seviştiğimizi hatırlamıyordum bile.

Bugün, yani odadaki hayatımızın dördüncü gününde ikimiz de tamamen sakinleşmiş durumdaydık. Küçüğümün ilk kızgınlığı olduğu için biraz uzun sürmüştü.

Günlerdir buradaydım ve ne kadar önemli iş biriktiğini tahmin bile edemezdim. Hiçbiri yatakta küserek bana sırtını çeviren mühürlü eşimden önemli değildi ama saray işlerini de boş bırakamazdım.

Jisung'u biraz daha kendime doğru çekerek başımı başının üzerine, ağırlık vermeyecek şekilde yasladım ve yanağımı tombul yanağına sürttüm.

M: "O zaman hadi birlikte gidelim. Ben işlerimi halledeyim, sonra hava almak için bahçeye çıkalım"

Fikrimi beğenmiş olacak ki karnına sardığım elimin üzerine kendi küçük ellerini sararak oraya sıkıca tutunmuştu.

J: "Minho.. çok utanıyorum. Herkes ne yaptığımızı biliyor. Artık geri kalan hayatımı bu odada geçirme kararı aldım"

Asıl mızmızlanma nedenini duyduğumda kendimi tutamadığım için kahkahalara boğularak gülmüştüm. Bunları yaparken utanmayıp da şimdi herkes içine çıkarken utanması..

M: "Ne yapmışız ki?"

Dudaklarımı kulağına bastırarak fısıldadığımda, dirseğini karnıma vurarak beni kendisinden uzaklaştırmaya çalışmıştı. Sırtı bana dönük olduğu için yüzünü göremiyordum ama kızarmış kulaklarını çok net görüyordum.

J: "Benimle uğraşma!"

Sırıtmaya devam ederek karnına sarılı olan kollarımla onu sıkıca tuttum ve yorganı kaldırmadan ikimizi de yataktan kaldırdım. Üzerimizdeki yorgan zaten kendiliğinden düşmüştü.

J: "Çıplağız Minho!"

Çığlık atarak kucağımda kıpırdandığında onu daha da sıkı tutarak banyoya doğru adımlandım. İyice temizlenip, hava almaya çıkmazsak gerçekten bu odada yaşamaya devam edecektik.

...

J: "Minho Felix geliyor! Sırıtarak geliyor yah! Gelmesin kov onu"

İşlerimi bitirdikten sonra, Küçüğümün isteği üzerine çikolatalı kurabiyelerle bahçede çay içme kararı almıştık.

Bizim odadan çıktığımızı duyan Felix ise bu fırsatı geri teper miydi? Tabii ki asla. Sinsi gülücüğü ve neşeli adımlarıyla bize doğru geliyordu.

Onun geldiğini gören Jisung, sandalyesinde eriyerek kendisini saklamaya çalışmıştı. Felix ise inatla tam onun gözünün içine bakıyordu.

Kardeşim, eşimle uğraşmak için o kadar hevesliydi ki, aceleci bir şekilde çektiği sandalyeye oturarak konuşmaya başladı bile.

F: "Bakıyorum da firar etmişsiniz"

Jisung, burada olmadığını sanaraktan biraz daha sandalyesinde küçülmeye çalıştığında ona gülmeden edemedim. Boynunda taşıdığı diş izlerimle pek de her şeyi saklıyormuş gibi değildi.

F: "Jisung niye konuşmuyorsun? Dilini falan mı yuttun?"

J: "Yoo yutmadım dilimi"

Küçüğüm sinirli bir şekilde sandalyesinde doğrularak kaşlarını çatarak Felix'e baktı. Lakin ben kardeşimin ne kadar çokbilmiş olduğunu biliyordum.

F: "Sesin de çok fena kısılmış"

Jisung, panik bir şekilde ellerini boğazına sararak bu gerçeği yok saymaya çalıştığında Felix ise onu utandırdığı için önündeki çaydan kocaman bir yudum almıştı.

Yanımda utançtan eriyip biten bedeni daha fazla yalnız bırakmamak adına boğazımı temizledim ve dikkatleri üzerime doğru çektim. Felix'in iri gözleri beni bulduğunda Jisung'a doğru dönerek konuştum.

M: "Ne diyorsunuz Majesteleri? Krallığımızın varisi olan Prens Felix'in Hyunjin ile evlenmesine izin verelim mi?"

Jisung'a, Felix ile uğraşması için bir koz verdiğimde koluma doğru sokularak gülmüştü. Bakışlarımı kardeşime çevirdiğimde ise irice açılmış gözleriyle Jisung'a bakıyordu.

Uzun süredir Hyunjin ve Felix gözümün önündelerdi. Açıkcası Hyunjin'in fedakar ve korkusuz birisi olduğunu anlamıştım. Felix'i üzmeyeceğini de biliyordum. Ki üzerse onu ortadan kaldırırdım. Bu yüzden bunca zamandan sonra onlara bir şans vermek istemiştim.

J: "Bilemiyorum Kralım.. sonuçta Felix krallığımızın varisi. Başka biriyle evlenmesi, krallığımızın geleceğini tehlikeye atmaz mı? Ya evleneceği kişinin tahtta gözü varsa.."

Jisung da şakamı devam ettirdiğinde ciddi bir şekilde kaşlarımı çatarak başımı salladım. Hyunjin'in öyle olmadığını anlamıştım zaten. Ama yine de Felix ile uğraşmak güzeldi. Hem, her zaman o, benim küçüğümle uğraşmayacaktı ya.

M: "Doğru söylüyorsunuz.. bu riski göze alamayız"

Felix panik bir şekilde ellerini masaya bastırarak ayağa kalktı ve başını hayır anlamında hızlı bir şekilde iki yana salladı. Ben gülmemek için kendimi zor tutuyordum ama eşim çoktan kıkır kıkır gülmeye başlamıştı bile.

F: "Hayır öyle değil ki.. öyle değil. Hyunjin öyle yapmaz! Evlenelim abi lütfen!"

Felix'in bu panik konuşmasından sonra artık kendimi tutamamış ben de gülmüştüm. Hyunjin ile evlenme fikrine bu kadar heyecanlanması beni sinir etse de bugün modum yerindeydi.

F: "Hyung yah! Gülmeyin! Jisung bir şey desene! İzin verin evlenmemize!"

Yardım ister bakışlarını Jisung'a çevirdiğinde küçüğüm de izin vermem için boncuk bakışlarını bana doğru çevirmişti. Bu bakışlara nasıl hayır diyebilirdim ki...

M: "O zaman evlenmelerine izin verelim majesteleri. Artık biz kendimize yeni bir varis yaparız"

Felix ilk cümlemi duyar duymaz çığlık atarak saraya doğru koşmuştu. Jisung ise cümlemin devamına takılıp kalmıştı.

Çocuk sahibi olmaktan korktuğunu biliyordum. Tüm türlerden farklı bir şekilde çalışan vücudu vardı. Bu yüzden bebeğimize gelebilecek her türlü tehlikeden korktuğunu gözlerinden anlıyordum.

Elimi, endişeli bedenin yumuşacık yanağına bastırarak parmağımla orayı okşadım ve eğilerek minicik dudaklarına bastırdım dudaklarımı uzunca.

Gözlerimi kapatarak dudaklarımın üzerindeki yumuşaklıkları hissettikten sonra, dudaklarımı onun dudaklarından kaldırmadan konuştum.

M: "Ben yanında olduğum sürece ne sana, ne de bebeğimize bir şey olmasına asla izin vermem. Ben bir kez daha ailemi kaybetmeyeceğim Jisung. Krallığım üzerine yemin ederim, sonsuza dek mutlu olacağız"

_______________

Ve sonsuza dek mutlu oldular...

Hıaaağ ağlayacağım 😭😭😭😭 Çok tatlılardı, çok güzellerdi, çok sevdim onlaarı

Aslında amacım bu ficte hamiş jis yazmak, baba minho yazmaktı. Ama ficin bu kadar uzayacağını tahmin etmemiştim. Onu da özel bölümlere bırakmak istedim.

Sonuçta Jisung'un biraz daha büyümesi ve kendi kararıyla bebek istemesi gerekiyordu. Bu yüzden o bölümlerin özel bölüm olarak gelmesi kararını aldım.

Ya da ne bileyim belki siz fici çok seversiniz, ben de ikinci sezon yazarım.. hehehehe

Ben de Jiji gibi aşktan korkan birisiyim.. Jiji gerçek aşkını buldu. Umarım ben de, bu fici okuyan herkes gerçek aşkını bulur.

Bu bebeğimi de çokça sevdiğiniz için hepinize teşekkür ederim. Başka ficlerimde ve özel bölümlerde tekrar buluşalım BLUEES'lerim 🦋

İnsta/tiktok: keenblues

Bölüm sonu

19 yorum