İçeriğe geç

Want So BAD (MinSung Omegaverse)

Bölüm 32 · 18 dk okuma

Want So BAD (MinSung Omegaverse)

Bölüm 32

Kasma kendini

İyi Okumalar 🦋

________________

Deminden beri tuttuğu gözyaşları odaya girdiğinde yanaklarından dudaklarına doğru süzülmüştü Jisung'un.

Aklında binlerce düşünce, ihtimal vardı ve hiçbiri hoşuna gitmiyordu. Minho'ya o kadar derinden bağlanmış, ona öyle aşık olmuştu ki şimdi azıcık uzak durması onu bitiriyordu.

Ellerinin tersiyle durmadan yanaklarına akan yaşları sildi. Birazdan Minho da yanına gelecekti ve onun ağladığını görmesini istemiyordu.

Ama kalbi kırıldığı için gözlerinden akan damlaları kontrol edemiyordu. Ağlamasını durdurmaya çalışırken, aksine daha da şiddetlenmiş, hıçkırıklara dönüşmüştü.

J: "Beni istemiyor"

Kendi kendine düşüncelerini sesli söylediğinde bu daha fazla canını yaktığı için gözyaşları seller, sular olmuştu.

Odadaki koltuğa çökerek dizlerini kendisine doğru çekti ve alnını dizine bastırarak ağlamalarına devam etti.

O kadar içten bir şekilde ağlıyordu ki göğsünün söküldüğünü, kalbinin titrediğini hissediyordu. Deltasının temaslarına bu kadar alışmışken, onun soğuk yapması her şeyi berbat etmişti.

Boğazından sesli bir hıçkırık daha kaçtığında böyle ağlamalarını durduramayacağını anladığı için hızla ayağa kalktı. Belki elini, yüzünü yıkarsa daha kolay olurdu.

Banyoya girip kapıyı kapattığı an, kendisini daha yeni yeni toparlayan delta da odaya girmişti. Kapalı kapıdan anlamıştı eşinin banyoda olduğunu.

Bu yüzden koltuğa oturarak onun çıkmasını bekledi. Az önce yaşadığı şeyden sonra kendisini kontrol etmek biraz daha zor olacaktı ama Jisung'un yanından ayrılıp, ondan uzak kalıp da onu zor durumda bırakamazdı.

Bu sorunu nasıl halledeceğini hala çözemeyen delta, banyoda duyduğu ağlama sesiyle kaşlarını çatarak hızla ayağa kalktı ve kapının önünde dikilerek parmak eklemiyle kapıyı tıklattı.

M: "Güzelim?"

Delta'nın odada olduğunu bilmeyen ve sesli bir şekilde ağlayan Jisung hemen dudaklarını birbirine bastırarak kendisini durdurmaya çalışmıştı. Ama her şey için çok geçti. Küçüğünün üzgün feromonlarını alan delta paniklemeye başlamıştı bile.

M: "Açıyorum kapıyı"

Düşünmeden ve zaman kaybetmeden kapıyı açtığında, karşısında gördüğü bedenle duraksadı delta. Küçüğünün gözleri ağlamaktan kızarmıştı ve boncuk gözleri yaşlarla parlıyordu.

M: "Sorun ne? Şeftalim niye üzgün?"

Minho kollarını eşinin beline sarıp, ona sıkıca sarılmak adına yaklaştığında aklına dolan gerçekle ellerini indirmişti. Ona temas ederse kurdunun delireceğini biliyordu.

Jisung ise önce deltasının yüzüne sonra ise ondan uzaklaşan ellerine baktı. Böylece ağlaması daha da şiddetlendiğinde, önünde dikilen deltayı iki eliyle iterek banyodan çıkmıştı.

Neler olduğunu anlamayan uzun beden hızla eşinin peşinden giderek elini onun eline sardı ve eşini kendisine doğru çevirerek gözlerinin içine baktı.

M: "Bir tanem niye ağlıyorsun? Niye üzgünsün söyle bana. Seni ne üzdüyse hemen düzelteceğim söz veriyorum"

Eta, elini sert bir şekilde çekerek deltanın elinden uzaklşatırdı ve çatık kaşlarıyla onun yüzüne baktı.

J: "Başkası mı var? Başka biriyle yatıyorsun! Bu yüzden beni istemiyorsun. Sana mühürlü olduğum için de benden ayrılamıyorsun!"

Minho, duyduğu senaryoyla gözlerini şok olmuş bir şekilde açarak hemen başını hayır anlamında salladı ve küçüğüne doğru biraz daha yaklaşarak başını eğdi boylarını eşitlemek adına.

M: "Öyle bir şey aklının ucundan dahi geçmesin Jisung. Sana deliler gibi aşıkken başkası söz konusu bile olamaz"

J: "Niye kaçıyorsun benden? Niye dokunmuyorsun bana? Sana sevişelim dedim umursamadın bile beni! Ağlıyorum bana sarılmıyorsun bile. Eskiden gözümden tek damla düşmeden sarıp sarmalardın beni. Başkasıyla tatmin ediyorsun kendini işte! Ben sadece bir süsüm senin hayatında. İlk başta eğlendin, şimdi de umursamıyorsun!"

Delta, duyduğu cümlelerin ağırlığını sindirmeye çalışarak sakinliğini korumaya çalıştı. Ne de olsa suçlu olan taraf kendisiydi.

Elini eşinin küçük eline sararak onu sert bir şekilde kendisine doğru çekti ve göğsüne çarpmasını sağladı.

M: "Beni senden başka kimse tatmin edemez. Öyle ki şu an sana olan duygularımı en ağır dozlu bastırıcılar bile bastıramıyor Jisung! Rut dönemimde seni incitmeyeyim diye, sana dokunmamak için günlerdir çabalıyorum. Bir gün! Bir gün dahi sana olan sevgim azalırsa yaşatmam kendimi!"

Eta, duyduklarını sindirmeye çalışır bir şekilde aralık dudaklarını kapatarak sesli bir şekilde yutkundu. O, her şeyi yanlış anlamıştı.

Mahcup bir şekilde başını aşağı indirerek alnını deltadının rut yüzünden sıcacık olan göğsüne yasladı ve dudakları arasından fısıldadı.

J: "Seni benden başka kimse tatmin edemiyorsa, neden rutunu bastırıyorsun ki. Eşin değil miyim senin?"

Delta, küçüğünün bu tatlı savunmasına gülümseyerek daha fazla kendisini tutmayı bıraktı ve kollarını onun beline sararak ona sıkıca sarıldı.

O kadar sıkı ki, durmadan eşini göğsüne bastırarak burnunu saçlarının arasına daldırmıştı.

M: "Eşimsin.. ama dokunmaya kıyamadığım eşimsin. Seni üzdüğüm için özür dilerim güzelim. En başından söylemeliydim"

Jisung, deltasının göğsüne sokulmayı bırakarak başını kaldırdı ve ağlamaktan kızaran burnuyla eşine baktı.

J: "Sevişmek istiyorum"

Jisung'un yanakları da burnuna eşlik etmek istercesine kızarmıştı hemencecik. Delta gülümseyerek eliyle ince beli sıkıca kavradı ve parmaklarını oraya bastırdı.

M: "Emin misin? Bunu söylerken bile vücudun kasılıyor"

Gayet ciddi ve hazır olduğunu kanıtlamak isteyen beden kaşlarını çatarak başını onaylar anlamda salladı. Aylardır deltasının ona yaklaşmasını bekliyordu.

Minho, küçüğünü anladığını belli eder bir şekilde sırıtarak, yavaş yavaş başını aşağı, yukarı salladı. İncecik bele sarılı olan uzun parmaklar yaramaz bir şekilde kıyafetin altına dalarak çıplak tene temas ettiğinde, Jisung hissettiği sıcaklıkla belini gerdi.

Sıcacık parmaklar, gıdıklarcasına teninin üzerinde geziniyor, bel hattı boyunca yukarı kalkarak çıplak teninin her noktasını okşuyordu.

Bu dokunuşlar yüzünden karnında hissettiği kasılmayla ellerini kaldırarak büyüğünün omzularına tutundu sıkıca.

Minho, yumuşacık tenin üzerinde tüy gibi gezindirdiği parmaklarını, küçüğünün gözlerine bakarak yukarılara doğru çıkarmış ve uzun parmaklarıyla etasının göğüslerini okşamıştı.

Jisung, hissettiği temasla karnını içgüdüsel olarak kasmış ve büyüğüne sokularak omuzlarında duran ellerini biraz daha sıkılaştırmıştı.

J: "Mhh"

Dudaklarından çıkan mırıltıları kontrol edemediği için utancından başını aşağı indirdi ve alnını eşinin göğsüne bastırdı.

Göğüslerinin üzerinde hafif dokunuşlarla gezen sıcak eller, dokunduğu her yeri yakıyordu. Daha önce deltasıyla defalarca sarılmış, öpüşmüş olsa da ondan erotik dokunuşlar almamıştı. Bu yüzden vücudunun tepkilerine hazır değildi.

M: "Hazır olduğuna emin misin?"

Küçüğünün zorlanacağından endişelenen delta tekrar sorusunu sorduğunda, Jisung alnını daha sert bastırdı deltasının göğsüne. Hala göğüslerini okşayan ellere alışmamıştı.

J: "Aylardır evliyiz ve sen bana hiç dokunmadığın için böyle oluyor! Senin suçun! Ben hazırım sen hazır değilsin"

Eta, panik bir şekilde okları kendi üzerinden attığında, Minho onun bu haklı çıkışına güldü. Eşi haklıydı ve artık o da kendisini tutmak istemiyordu. Ne kadar bastırıcı kullansa da göğsünde hissetriği sıcaklıkla rutunun geçmediğinin farkındaydı.

Bu yüzden diğer elini Eta'sının çenesine sararak onun suratını kaldırmış ve bir saniye bile beklemeden dudaklarını, pembe dudaklara bastırmıştı.

Eşini öpmek için yanıp tutuşan dudaklarını araladı ve küçüğünün dolgun alt dudağını derince dudaklarının arasına alarak sesli bir şekilde emdi.

Ani öpücüğe sonradan alışan beden, deltasının omuzlarından destek alarak onun üst dudağına tutundu ve kendince emmeye başladı.

Üst dudağında hissettiği sıcak ve ıslak dokunuşlar yüzünden kendini kaybeden Minho, Jisung'un göğsünün üzerinde duran elini biraz daha bastırmıştı oraya.

Hissettiği sert temas yüzünden beli gerilen beden, ayakta duramayacağını anladığı için hızlıca parmak uçlarında yüksekerek kollarını uzun bedenin boynuna sardı.

Küçüğünün parmak uçlarında durmakta zorlandığını anlayan delta ise dolgun alt dudaktan ıslak bir şekilde ayrılarak Jisung'un üst dudağını dudakları arasına almış ve iki elini de onun beline sıkıca sarmıştı.

Bir taraftan öptüğü bedeni kolları arasında havaya kaldırarak odadaki masaya doğru adımladı ve tek eliyle masada duran eşyaları yere fırlatarak Jisung'u masaya oturttu.

Böylece Eta, deltanın boyuna daha rahat yetişiyordu ve düşme korkusu yoktu. Minho iki elini masanın kenarına sararka küçüğünün üzerine doğru eğildi ve onun üst dudağını dişleri arasında hafifçe sıkıştırdı.

Ağzının içine inleyen bedenin nefessiz kaldığının farkındaydı. Bu yüzden son kez alt dudağını sert bir şekilde emerek oradan uzaklaştı ve sakinleşmek adına, alnını eşinin alnına yasladı.

Nefes nefese kalan iki bedenin de göğüsleri hızla inip kalkıyordu. Jisung, öpüşmenin etkisiyle nefessiz kalmışken, Minho vücudunu saran rut sıcaklığının etkisiyle nefessiz kalmıştı.

Koyulaşmış gözleriyle eşinin hızla inip kalkan göğsüne baktı ve sırıtarak ellerini onun uyluklarına sararak bacaklarını araladı ve bacakların arasına girerek hala nefeslenen bedene baktı.

M: "Miss gibi şeftali koktu her yer"

Feromon salgıladığının daha yeni farkına varan Jisung, aralık dudaklarını kapatarak kurmuş boğazını ıslatmak adına yutkundu. Tüm odak noktası, bacaklarının arasına yerleşen iri benden ve uyluklarını saran kocaman ellerdi.

Delta, onun bu haline sırıtarak tuttuğu uyluklardan Jisung'u kendisine doğru çekti ve iyice kendisine doğru sert bir şekilde bastırdı.

Bacaklarının arasında hissettiği temasla küçük olan gözlerini sonuna kadar açarak büyüğüne baktı. Bacaklarının arasında delta'sının sertliğini hissetmek onu hazırlıksız yakalamıştı. Üstelik daha delta tamamen sertleşmemişti.

Minho, küçüğünü biraz daha kendine doğru çekerek ön tarafının onun kasıklarına bastırdığında Jisung hissettiği zevkle dişlerini sıkarak tekrar ellerini eşinin omzularına sardı.

J: "Minho.."

Dudaklarının arasından büyüğünün ismi titrek bir nefes gibi çıkıvermişti. Hissettiği zevki nasıl yansıtacağını bilmediği için sadece eşinin ismini sayıklayabiliyordu.

M: "Sana fazla geldiğini hissettiğin noktada durabiliriz güzelim biliyorsun değil mi?"

Her ne kadar rutun etkisinde olsa da söz konusu sevdiği adam olunca kontrolünü elinde tutma konusunda ustaydı Minho. Jisung'un zorlanmasını, korkmasını değil, aksine zevk almasını istiyordu.

Daha ilk kez hissettiği zevk yüzünden küçük beden eşinin ne dediğini algılayamıyordu bile. Umursamaz bir şekilde kollarını onun sırtına doladı ve masada öne doğru gelerek alt tarafını şişliğe geri bastırdı.

J: "Mmhh"

Zevk mırıltıları dudaklarının arasından döküldüğünde bakışlarını aşağı doğru indirerek birleşik olan vücutlarına baktı ve tekrar kendisini büyüğüne sürttü istekle.

Minho ise alt tarafında hissettiği sıcaklığı bir kenara bırakmış bir şekilde küçüğünün ona sürtünerek mırıldanmasını izliyordu.

Şişliği tekrar ezildiğinde alt dudağını ısırarak ellerini masaya sardı ve tahtayı neredeyse parçalara ayıracak kadar sert bir şekilde sıktı.

J: "Minho.. istiyorum"

Jisung hissettiği zevki kontrol edemez bir şekilde başını geriye doğru atarak mırıldandı ve durmadan deltasının giderek şişen sertliğine sürttü kendisini.

Kasıklarındaki ağrı, rahatlama isteği giderek artıyordu. Minho, onun bu haline biraz daha sırıtarak ellerini onun beline sardı ve hareketlerini durdurdu.

Deltasına kendisini bastırmak isteyen beden ise durdurulmanın siniriyle bakışlarını eşine kaldırmıştı.

M: "Şimdiden yorma kendini bebeğim"

J: "O zaman hızlı ol Minho lütfen"

Jisung istekle mızıldandığında Minho bu teklifi kesinlikle geri çeviremezdi. Kendisi de zor durumdaydı. Şu an istediği ilk şey bu anı hızlandırmaktı zaten.

Başını onaylar anlamda sallayarak Eta'sının üstündeki kıyafeti aniden çıkarmış ve masanın üzerine bırakarak karşısındaki pamuk gibi yumuşacık tene bakmıştı.

Eta, her ne kadar kollarıyla kendisini kapatmak istese de bu düşüncelerine karşı çıkmayı başararak, eşinin koyulaşmış bakışlarına baktı.

O bakışlar altında mum gibi eridiğini hissediyordu. Delta bu görünüş karşısında dayanamayarak masada oturan bedenin üzerine doğru eğildi ve dudaklarını şeftali kokan boyuna bastırdı.

Jisung bu temas karşısında gözlerini kapattı ve deltasının sırtına daha sıkı sarılarak kendisini tekrar onun sertliğine bastırdı.

Boynunda hissettiği her ıslak öpücükle biraz daha kendisini bastırıyordu ona. Altında hissettiği ıslaklık ve kasıklarındaki yanma hissi onu daha da sabırsızlandırıyordu.

Minho, yumuşacık teni dudakları arasına alarak kızartacak kadar emdi. Dudaklarında dağılan şeker tadı onu daha da açlaştırıyordu.

Biraz daha aşağılara inerek Eta'sının mühür yerini dudakları arasına aldı ve orası daha hassas olduğu için zarif bir şekilde öpücükler kondurdu.

Küçük beden hissettiği mühürlenme isteğiyle büyüğüne biraz daha sokularak dudaklarının arasından mırıldandı.

J: "Mühhür.. mühürlenelim Minho"

Jisung aldığı öpücükler yüzünden nefessiz kalmış bir şekilde konuştuğunda, Minho onun boynuna son bir öpücük kondurarak uzaklaştı ve sabırsız bebeğine baktı.

M: "Bebeğim çok mu sabırsızlandı?"

Jisung hemen başını onaylar anlamda sallayarak istekli bir şekilde eşine baktı. Minho, Jisung'un daha rahat olması için ön sevişmeyi uzun tutuyordu ama küçüğü sabırsızdı işte.

Delta, ellerini eşinin beline sararak onu masadan indirdi ve izin almak istercesine elini onun altındaki kıyafetlere attı.

Jisung ise dudaklarını ısırarak bakışlarını aşağı doğru indirdi. Çıplak kalmaktan utanıyordu ama içindeki arsız duygular daha baskındı.

Küçük elini, deltasının elinin üzerine bastırarak üzerindekileri çıkarması için elini itti. Komutunu anlayan delta ise memnun bir şekilde sırıtarak tek hamlede küçüğünün altını çıplak bıraktı.

Jisung bu duyguyla gözlerini sıkı sıkıya kapattı. Kalbi aniden öyle hızlanmıştı ki sırtında baskısını hissediyordu.

Delta ise karşısındaki bedeni süzüyordu. Her göz kırpışında açlıkla yutkunuyordu. Önündeki çıplak beden tapılacak kadar güzeldi. Öyle ki vücudundaki ateş boynuna kadar çıkmıştı.

Ellerini küçüğünün çıplak beline sararak onu kendisine doğru sert bir şekilde bastırarak dudaklarının arasına aldı zevkten dikleşmiş göğüs ucunu.

Daha çıplak bedeninin deltasının şişmiş penisine olan temasına alışamaya beden, göğsünde hissettiği sıcaklık ve ıslaklıkla tırnaklarını eşinin omzuna geçirdi kıyafetin üstünden.

J: "Mmmhh Minho"

İstekle büyüğünün adını mırıldandığında gözü zevkten dönmüş delta daha da sesli bir şekilde öpmeye başladı göğüsleri. Durmadan eşinin tenine ıslak öpücükler konduruyordu.

Artık kendisi de tüm bu zevke, bu yakınlığa dayanamadığı için belinden tuttuğu bedeni çevirerek masaya yatırdı.

Göğsü masaya temas eden Jisung daha hiçbir şeye ayak uyduramadan öylece masaya yaslanarak kalçasını eşine sunmuştu.

Deltasının yüzünü göremediği için içini saran korkuyla ellerini masaya yasladı. Lakin eşinin kaslı göğsünün baskısını çıplak sırtında hissettiğinde kollarından gücü çekildiği için masaya geri yattı.

M: "Korkma güzelim. Önce alıştıracağım"

Jisung, kulağında duyduğu fısıltıyla kasılan karnını masaya bastırarak derin bir iç çekti. Minho ise küçüğünün gerildiğini bildiği için kulağına küçük bir öpücük kondurarak geri çekildi.

Eta'sını yeterince ıslattığının farkındaydı. Bu yüzden sabrı kalmadığından artık onu hissetmek için acele etmeye başlamıştı bile.

Önce önüne sunulan dolgun kalçalara bakarak sert bir şekilde yutkundu. İşaret parmağını dolgun kalçaların arasına göndererek zevkten ıslanmış deliğe bastırdı.

J: "Minho.."

Deliğinde hissettiği temasla panikleyen beden eşinin ismini seslenmişti. Buraya kadar her şey güzeldi ama şimdi korkmaya başlamıştı.

M: "Bir şey yok bir tanem"

Minho, parmağında hissettiği sürekli kasılıp gevşeyen delik yüzünden her ne kadar delirmek üzere olsa da sakin kalmaya çalışıyordu.

Daha parmağını deliğe doğru itmemişti bile ama ıslak delik durmadan kasılıyordu onu içine almak için.

Parmağıyla küçüğünü alıştırmak için deliğin kenarını okşamaya başaldığında Jisung hissettiği zevk yüzünden dişlerini sıkarak kalçasını onu okşayan paramağa doğru itti.

Lakin Minho onun hareketine izin vermeyerek parmağını geri çekti. Acele ederek onun canının yanmasını istemiyordu. Bu yüzden yaramaz bebeğine inat tekrar ıslak deliği parmağıyla bastırarak okşadı.

J: "Mmhh Minho hadi"

Jisung sabırsız bir şekilde tekrar kalçasını onu okşayan parmaklara doğru ittiğinde Delta buna gülümseyerek ellerini ince bele sardı ve küçüğünü kendisine doğru çekerek dudaklarına kısa bir öpücük bıraktı.

O kadar sabırsızlanmıştı ki zaman kaybetmeden onun dudaklarını öperek yatağa doğru ilerlediler. Delta, eşini yatağa sırtüstü bir şekilde uzatarak onun üzerinde kendi yerini aldı ve öpüşmelerine kısa bir ara vererek üzerindeki gömleği hızlıca çıkararak kenara fırlattı.

Sıcaktan yanan vücudu sonunda çıplaklığa kavuştuğunda tekrar küçüğünün dudaklarına yapıştı hızlı ve sesli bir şekilde emdi dudakları.

Jisung da eşinin öpücüklerine o kadar kaptırmıştı ki kendisini alt tarafını kaldırarak deltanın sertliğine sürtündüğünden habersizdi.

Minho hissettiği zevkle eşinin dudaklarını ısırmamak için onlardan sesli bir şekilde uzaklaştı ve kalçasını kaldırarak ona sürtünen eşine baktı.

Jisung ise yakalanmanın etkisiyle alt dudağını ısırarak deltasının kaslı bedenini süzdü. Ellerini onun kaslı göğsüne sararak yumuşacık teniyle yaramaz bir şekilde karın ve göğüs kaslarını okşadı.

J: "Minho.."

M: "Söyle güzelim. Ne istiyorsun?"

Jisung alt dudağını ısırarak sesli hir şekilde yutkundu ve elini deltanın karın kaslarına bastırarak kalçasını istekle yatağa bastırdı.

J: "Dayanamıyorum lütfen artık yeter"

Eta, mızmızlanarak konuştuğunda delta başını onaylar anlamda sallayarak küçüğünün dokunuşlarından uzaklaştı ve dizlerinin üzerinde doğrularak elini altındaki kıyafetlere attı.

Şişmiş ve fazlasıyla sertleşmiş aleti orada sıkışıyordu. Bu yüzden üzerindeki her şeyi tek hamlede çıkararak diğer kıyafetlerinin yanına fırlattı ve karnına kadar uzanan aletine baktı.

Jisung'un da bakışları oraya kaydığında dudaklarını istemsizce aralayarak dizlerini birbirine bastırdı ve aralık bacaklarını kapattı.

Kalın aletin etrafındaki damarlar bile o kadar şişmişti ki kökünden ucuna kadar uzanan damarlar tamamen gözüküyordu.

Minho elini kendi aletine sararak birkaç kez kendisini çekti ve tekrar altındaki bedenin üzerine doğru eğilerek tek eliyle yataktan destek aldı.

Diğer elini ise Jisung'un dizlerine bastırarak onları araladı ve bacaklarının arasına girerek orada yerini aldı.

Altında yatan bedenin gözlerinin içine bakarak işaret parmağını kasılan deliğe bastırarak yavaşça sıcaklığa doğru itti.

Bu hareketiyle Jisung kollarını onun boynuna sararak karnını içe doğru çekmişti. Sıkı delikte ilerleyen parmak bile hareket etmekte zorlanıyordu.

Orada kendisini hissetmek için sabırsızlanan delta dişlerini sıkarak diğer parmağını da kasılan deliğe göndererek iki parmağını da sonuna kadar içeri itti.

J: "Ahhhh"

Küçük olan içinde hissettiği büyüklük ve karnında hissettiği kasılmayla tırnaklarını eşinin boynuna geçiriyor, oraya çizikler bırakıyordu.

Minho dar delikte parmaklarını ileri geri yavaş yavaş hareket ettirerek dudaklarını Jisung'un alnına bastırdı ve rahatlaması adına birkaç kez öptü onu.

Deliği daha da genişetmek adına parmaklarını makas gibi açtığında deliğindeki sızlama yüzünden Jisung küçük bir çığlık atarak yatakta geriye doğru itti kendisini.

M: "Shh geçecek güzelim"

Jisung bu sefer elleriyle deltanın geniş omuzlarına tutarak orayı sıktı. Bunu yaparken kendisini de fazlasıyla kastığı için deliğindeki parmaklar kıpırdayamıyordu bile.

Minho, güzelinin yüzünün her noktasına ıslak öpücükler kondurarak onu rahatlatmaya çalışıyor aynı zamanda deliğindeki hareketlerle onu genişletmeye çalışıyordu.

İçinde hissettiği hareketler yüzünden nefes nefese kalan beden deliğinde hissettiği gerilmeyle tekrar sesli bir şekilde inleyerek dolu gözlerini kırpıştırdı.

J: "Minho A-acıyor"

Küçüğünün kısık sesini duyan beden son kez parmaklarını makas gibi açarak delikten çıktı ve eşinin sıvısıyla kaplanmış parmaklarına baktı.

Onu çok istiyordu. Onunla mühürlenmek, kendisini o dar delikte hissetmek istiyordu. Lakin küçüğünü zorlamak istemiyordu.

Bu yüzden gözlerini birkaç saniye kapatarak içindeki duyguların dinginleşmesine izin verdi.

M: "Çok mu yandı bebeğimin canı? Duralım mı?"

Minho'nun endişeli sesinin aksine Jisung kaşlarını çatarak sinirli bir şekilde eşinin omuzlarını sıktı.

J: "Seni istiyorum Minho! Seni hissetmek istiyorum niye bana istediğimi vermiyorsun"

Delta, onun bu mızmız haline başını sallayarak üzerine doğru biraz daha eğilmiş ve parmağına bulaşan sıvıları kendi aletine sürmüştü. Ne kadar kaygan olursa o kadar rahat olacaktı.

M: "O zaman eşime hemen istediğini vereyim"

Jisung aldığı kararın korkusuyla sert bir şekilde yutkunduğunda, Minho çekiştirdiği aletini beklemeden eliyle küçüğünün kasılan deliğine bastırdı.

Eta, deliğinde hissettiği penisin başıyla gözlerini sıkıca kapatarak kendisini yatağa bastırdı. Böyle yaparak Minho'nun hareketlerini kısıtlıyordu.

Bu yüzden delta ellerini onun pürüzsüz bacaklarına sararak onları beline kaldırdı. Jisung da bacaklarını sıkıca deltasının beline sardığında Minho eğilerek eşinin uyluklarına ıslak bir öpücük kondurdu.

M: "Aferin güzelime"

Aldığı iltifatla heyecanlanan beden memenun bir şekilde sırıtarak kollarını da eşinin sırtına sardı. Delta ne kendisini, ne de küçüğünü daha fazla bekletmek istemiyordu.

Bu yüzden birkaç kez çekiştirdiği aletini tekrar deliğe konumlandırdı. Penisinin başında sürekli kasılıp gevşeyen deliğin ıslaklığını ve hareketini hissetmek onun gözülerini karartmıştı.

Kontorl altında kalmak adına dişlerini sert bir şekilde sıkarak kendisini bekelemden deliğe doğru itti. İçine girdiği sıcaklık o kadar kaygan ve sıkıydı ki aletini yarısına kadar tek seferde aç bir şekilde itmişti.

J: "Minho ahhh ahhh"

Deliğinin kenarında hissettiği yanma ve acı hissi yüzünden Jisung inleyerek bacaklarını birbirine bastırmaya çalıştı Lakin Minho'yu sıkıştırmaktan başka bir işe yaramamıştı.

İçinde hissettiği doluluk yüzünden belini yatakta gererek kıvrandı ve dolu gözleriyle eşine baktı. Sürekli kendisini kastığı için Minho'yu da zor durumda bırakmıştı.

M: "Kasma kendini küçüğüm, kasma"

Delta, kocaman eliyle altında kıvranan bedenin karnını usulca okşadı. Jisung ise gözlerinden akan yaşla başını sert bir şekilde yastığa bastırıyor, tırnaklarını deltasının tenine geçiriyordu.

Minho hareket etmek için kıpırdandığında, Jisung kanrnını içe doğru çekerek deltanın aletini biraz daha içinde sıkıştırmış ve hareket etmesini önlemişti.

J: "Ahhh mmhhh acıyor"

M: "Kas-ma kendini bir tanem kasma, acımayacak söz veriyorum"

Delta da sıkışan aleti yüzünden delirmek üzereydi. Elini altındaki bedenin teninde gıdıklarcasına gezdirerek onun tenini okşadı rahatlaması için.

M: "Güzelim, çok güzel hissedeceksin. Kasma kendini bitecek şimdi"

Eşine koşulsuz şartsız güvenen beden dolu gözlerini kırpıştırarak başını onaylar anlamda salladı ve vücudunu gevşetmeye çalıştı.

Minho hissettiği gevşemeyle hemen kendisini tek seferde dibine kadar küçüğünün içine bastırdı ve penisinin başının onun iç duvarlarını ezmesine neden oldu.

J: "AHHH MMHHH AHHH"

Deltanın sırtını tırnaklarıyla kazıyan beden içinde midesine kadar baskı yapan büyüklükle yatakta kıvranıyordu. Bu da daha çok canının yanmasına neden oluyordu.

Minho, onun daha fazla canının yanmaması için iki elini de onun beline yaslayarak altındaki bedeni yatağa bastırdı sıkıca.

Kendisini yavaşça geri çekerek dar delikte hareket ettiğinde altındaki beden de hissettiği zevkle sakinleşmişti.

M: "Aferin bebeğim, aferin böyle rahatla"

Jisung gözlerini sıkıca kapatarak tatlı bir şekilde mırıldandı. Minho onun bu hareketine gülerek gözlerinden akan yaşların yerine öpücüklerini kondurdu hızlıca.

Acı tamamen vücudunu bıraktığı için rahatlayan beden şimdi içinde hissettiği hareketlerle tatlı taltı mırıldanıyordu.

Büyüğü de onun alışması için hareketlerini yavaş tutuyor, bir nevi penisiyle onun içini okşuyordu.

J: "Minho.."

Jisung tekrar istekle mırıldandığında Minho bu anı beklediği için alt dudağını ısırarak kendisini tamamen geri çekti ve tek seferde sıcacık deliğe göndererek boğuk bir şekilde inledi.

Jisung, içindeki baskı ve zevk yüzünden öyle bir çığlık atmıştı ki Minho'nun sesi duyulmamıştı bile.

Küçüğünün zevk noktasını bulduğu için sırıtarak daha da hızlandırdı hareketlerini delta. Hissettiği zevki parmak uçlarına kadar taşıyordu vücudu.

Her geçen saniye hızını daha da arttırarak giriş çıkışları yüzünden altındaki bedenin yatakta sarsılmasına neden oluyordu.

Her girişinde kendisini küçüğünün içine gömdüğü için yapış yapış sesler odada yankılanıyor, tenin tene çarpma sesini bastırıyordu.

Jisung titreyen kollarıyla daha fazla Minho'nun boynuna tutunamadığı için kollarının yanına düşmesine izin verdi. Zevkten titreyen vücudunu kontrol etmek adına ellerini çarşafa sararak sıktı.

İç duvarlarını ezen penis tüm beyninin bulanmasına neden oluyordu. Delta tekrar kendisini tamamen dar delikten çıkararak tek severde altındaki bedenin içine girdiğinde Jisung belini yay gibi gerdi.

J: "AHHHMM minho"

Kazandığı her inlemeden altındaki bedeni daha da darmadağın edecek hıza ulaşıyordu. Belindeki bacaklar titremeye başladığında küçüğünü zirveye ulaştırmak adına hareketlerini daha da hızlandırdı.

J: "Minho.. mmhh"

Jisung, tekrar deltasının ismiyle inlediğinde Minho kasıklarını onun dolgun kalçalarına sert bir şekilde bastırarak kendisini daha da derine gönderdi ve küçüğünün titreyerek boşalmasını sağladı.

Orgazm olmanın etkisiyle bacakları yatağa düşen beden tatlı bir şekilde mırıldandığında Minho hareketlerine devam etti. Sona yaklaştığının farkındaydı.

Bu yüzden dişlerini sıkarak kendisini kastı ve geri çekilerek sıkı deliğe tek seferde gömülerek sıvılarını eşinin en derinlerine bıraktı.

Jisung'un kısıkça açılan gözlerinden onun ne demek istediğini bildiği için delta dişlerinin ortaya çıkmasına izin vererek güzelinin boynuna doğru eğildi.

Önce zarif tene, mühür yerine küçük bir öpücük kondurdu. Sonra altındaki bedenin başını sıkıca tuttu eliyle kıpırdamaması için.

Dişlerini hızlıca Eta'sının mühür yerine geçirerek gözlerini kapattı. Ruhları, kalpleri birbirlerine bağlanan iki beden de hissetikleri duygulara yenik düşmüş bir şekilde kalplerinin hızlanmasına izin verdiler.

Mührün tamamlandığını hissettiğinde dişlerini Jisung'un teninden uzaklaştırarak akan kanı parmağıyla sildi ve oraya küçük bir öpücük kondurdu.

Acıdığını belli etmemek için dişlerini sıkan bedene baktığında onun kapalı kirpiklerinin arasından akan yaşları gördüğünde yavaşça eşinin içinden çıktı ve onu kendi göğsüne çekerek sıkıca sarıldı.

M: "Çok mu acıttım?"

Küçük beden bir cevap vermeden eşinin kollarının arasına sığınarak burnunu onun okyanus kokan boynuna bastırdı sıkıca.

Vücudu hem mühre alışmaya çalışıyordu, hem de yorgunluk yüzünden konuşamıyordu. Minho bunu bildiği için onu çok zorlamadan bir süre kucağında okşadı.

Sonra ise ikisini de temizlemek için banyoya geçti. Jisung için gece mışıl mışıl uykuyla geçse de kızgınlıkta olan Minho için soğuk duşun altında geçmişti.

___________________

Ayıplı bölümü okuyup bitirmiş bulunmaktasınız.

Ayıplı bölümü yazan yazar size bol ayıplı bölümler diler ve utancından saklanmaya kaçar.

Hep smut bölümünü 31. Bölüme denk getirmek istemişimdir. Çok mutluyum sonunda başardım sldöwldöeöf

Bölüm sonu

7 yorum