İyi Okumalar 🦋
_________________
~jisung~
Uyurken bile kaşları hafif çatıktı. Ama yanakları yumuşacık gözüküyordu. Gün içinde muhtemelen o kadar ciddi geziyordu ki kaşları artık çatık kalmıştı.
Bu düşünceme kıkırdayarak elimi ağzıma bastırdım. Ses çıkarıp da onu uyandırmak istemiyordum. Dün en çok ben yoruldum sanmıştım ama benim uyanmama rağmen eşim hala uyuyordu.
O kadar garipti ki.. bir gece içinde başkasının soy adını alıp, eş, kral olmuştum. Gözlerimi irice açarak yatakta doğruldum. Kral olmuştum?
Şok olmuş bir şekilde elimi ağzıma bastırarak etrafa bakındım. Hayatım o kadar değişmişti ki.. üstelik dün gece konuşulanlardan sonra kalbimde varlığını bile bilmediğim korkularım bile kaybolmuştu.
Anlamıştım ki kalbimdeki duyguları bastırmaya çalışan bu korkularımmış ve artık Minho'ya olan duygularımı daha net anlayabiliyordum.
Memnun bir şekilde gülümseyerek yatağa geri uzandım. Bu sefer başımı kendi yastığıma değil, sinsi bir şekilde sırıtarak deltamın omzuna yasladım.
O kadar yorulmuştu ki, düz bir şekilde yatıyordu. Ya da gece ben çok hareket ettiğim için beni rahatsız etmemek adına kıpırdamadan yatıyordu.
Konu ben olunca her ince detayı düşünüyordu ve ben ona kendimi kaptırıyordum. Gözleri titrek bir şekilde kıpırdadığında bakışlarımı yüzünde gezindirdim.
Gözleri çok güzeldi. Kapalı gözlerini öpmek istiyordum. Neler düşündüğümün farkına vardığımda dudaklarımı birbirine bastırarak gülümsedim.
Dün düğünde verdiğim en doğru karardı onu öpmek. Kısacık bir temas olsa bile o kadar sıcacık hissettiemişti ki... istemsizce dudaklarına bakarak yutkundum.
Benim için dün gece çok uğraşmıştı. Ağlamama rağmen benden bıkmamış, bana sabırla yaklaşmıştı. En önemlisi de dün yine bana, beni ne kadar çok sevdiğini hissettirmişti.
Küçük bir öpücüğü hak ediyordu değil mi?
Başımı hafifçe omzundan kaldırarak yumuşacık yanaklarına dudaklarımı sıkıca bastırdım. Kalbim güm güm atmaya başladığında yumuşak bir öpücük bırakarak geri çekildim.
Tanrım kulaklarıma kadar yanıyordum.. yanaklarım sıcaktan patlamak üzereydi. Dudaklarımda hissettiğim yumuşaklık yüzünden daha da heyecanlanmıştım. Çığlık atmamak için iki elimi de yüzüme bastırdım.
M: "Ben de rüyamda neden şeftali bahçesindeyim diyordum. Meğerse küçük şeftalim beni kaçamak bir şekilde öpüp, heyecandan feromon salgılıyormuş"
Eşimin sesini duyduğumda yüzüme bastırdığım parmaklarımı aralayarak küçük aralık kısımdan etrafa bakındım. Gördüğüm ilk şey, dağınık saçlarıyla bana bakan Minho olmuştu.
Aceleyle ellerimi yüzümden çektiğinde ağzım da şokla aralandı. Üzerimde duruyordu ve kollarını iki yanıma yasladığı için kaçacak yerim yoktu. Ve ben suçluydum! Onu gizlice öpmüştüm.
J: "Ben öpmedim ki seni! Öpmedim! Rüya görmüşsün"
Paniklediğimde hep sesimi yükseltiyordum ve mimiklerimi kontrol edemiyordum. Yalan söylemek konusunda başarılı değildim.
M: "Öyleyse neden boynuna kadar kızarmış ve buram buram şeftali kokuyorsun Eta'm. Ve şu yanağımdaki tatlı sıcaklık da ne hm?"
Sesli bir şekilde yutkunarak bakışlarımı kaçırdım. Çünkü üzerimde olduğu için yüzlerimiz çok yakındı ve ondan başka türlü kaçamıyordum. Uydurulabilecek tüm yalanları da unutmuştum işte.
J: "Üzerimden çekilirsen söylerim!"
En azından onu kandırıp kaçabilirdim değil mi.. evet bence bunu yapabilirdim. Ama o, benim dediğimi umursamadan üzerime doğru biraz daha eğilmiş ve neredeyse burun buruna çarpmamıza neden olmuştu.
M: "Üzerinden çekilirsem kaçacağını biliyorum"
Katiyen bunu düşünmediğim için abartı bir şekilde gözlerimi açarak ellerimi göğsüne bastırdım onu itmek için. Çok sertti.. kaya gibi sertti. Tüm vücudu kastan oluşmuştu sanki.
Biraz da onun vücudunun kaslarını elimin altında hissettiğim için daha da kızarmıştım. Kendimi rezil etmek konusunda bir numaraydım.
M: "Düğünde de beni öptün, onca insanın içinde kalbimi yerinden çıkardın. Uyurken beni tekrar öptün, aniden kalbimi hızlandırdın. Nedir amacınız majesteleri? Beni kalp kirizinden öldürüp tahta mı geçmek?"
Söylediği her sözcükte daha da yaklaşıyordu yüzüme. Yakınlığımız yüzünden durmadan bakışlarım dudaklarına kayıyordu ve bakmamak için kendimi zor tutuyordum.
M: "Şimdi de tatlı feromonlarınla bana işkence mi ediyorsun?"
Alaycı bir şekilde konuştuğunda artık gerçekten kalp çarğıntısından ölen taraf ben olacaktım. Heyecandan alt dudağımı ısırarka gözlerinin içine baktım.
J: "Eşim değil misin! İstediğimi yaparım."
Son kozumu da ortaya koyduğumda sanki bunu duymak istiyormuş gibi memnun bir şekilde gülümsemişti.
Yatağa yaslı olan tek elini aşağı doğru indirerek belimin altına sardığında, hissettiğim parmakları yüzünden mideme tekme yemişim gibi oldum.
M: "Eşinim! İstediğini yapabilirsin bana. Feromonlarınla boğsan bile beni sesim çıkmaz"
Beni belimden sıkıca tutarak üzerime doğru biraz daha eğilmişti. Eğildiği için yatağa yaslı olan kolundaki kaslar ve damarlar kendisini belli ediyordu. Ben artık ne yapacağımı şaşırmıştım.
Aniden tamamen üzerime doğru abanıp yüzünü boynuma gömdüğünde ne yapacağımı şaşırdığım için yatakta belimi kaldırmaya çalıştım. Lakin onun altında olduğum için vücutlarımızı birbirine bastırmaktan başka bir işe yaramamıştı bu.
J: "Minho.."
İsmi dudaklarımdan öylece fırlayıp kaçmıştı. Tek eliyle belimi sıkkca sararak okşuyordu. Bunu sakinleşmem için yapıyordu ama onun temasları yüzünden aksine daha fazla feromon salgılıyordum.
Sıcak dudaklarının baskısını feromon bezimin üzerinde hissettiğimde kollarımı kaldırarak sıkıca boynuna sardım. Dudakları beni rahatsız etmiyor, aksine yumuşak bir şekilde boynumu öpüyordu.
O kadar güzel hissettiriyordu ki temasları kedi gibi mırlamama çok az kalmıştı. Sıcak nefesini boynuma üfleyerek tekrar feromon bezime sesli bir öpücük bırakmış ve başını boynumdan kaldırarka yüzüme bakmıştı.
Hissettiğim duygular yüzünden mayışmış bir şekilde yatakta kalmıştım. Gözlerimi bile zar zor açıp deltamın yüzüne bakıyordum.
M: "Çok güzelsin Jisung, binlerce yıldız toplansa bile senin güzelliğinin yanında hepsi sönük kalır"
Alt dudağımı ısırarak boynuna sarılı olan kollarımı biraz daha sıkılaştırdım ve onu aniden kendime doğru çekerek göğsüme düşmesini sağladım.
Ağırlığını üzerime vermemek için hemen elleriyle destek almaya çalışmıştı lakin başını biraz daha göğsüme bastırarak sıkıca sarıldım ona.
Hem ona istediğim gibi sarılıyordum, hem de yüzyüze gelmediğimiz için daha fazla domatese dönmüyordum.
J: "Seni Seviyorum Minho"
Çok fazla düşünmeden, kendi kafamdaki konuşmalarla kendimi korkutmadan kalbimden geçeni tak diye söylemiştim.
Bu dediklerim dudaklarımdan çıktığı an, yataktan destek alarak kalkmaya çalışan koskoca deltam tüm gücü çekilmiş bir şekilde göğsüme yapışıp kalmıştı.
Bu haline kıkırdayarak elimi göğsümde duran saçlarının arasına daldırdım ve dağınık saçlarını biraz da ben dağıttım.
J: "Hayat zor olduğunda, tüm bu zorlukları tek başına taşıyıp, tüm gece kaşları çtık bir şekilde uyumak yerine yanıma gel tamam mı. Sana sıkıca sarılacağım ve hepsi geçecek"
Öylece dediklerimi dinleyerek göğsümde kalmıştı. Nasıl bir çocukluk geçirdiğini bilmiyorudm ama zor olduğunu biliyordum. Bu yüzden nasıl ki beni mutlu etmek için çabalıyordu, ben de hep onu mutlu edecektim.
Hala belime sarılı olan eli sıkılaştığında bakışlarımı aşağı doğru indirdim. Diğer elini de hızlıca belimin altına geçirerek beni iki koluyla sıkıca tutmuş ve aniden yatakta dönerek yerlerimizi değiştirmişti.
Bunu beklemediğim için küçük bir çığlık atarak onun göğsünde çabalamaya başladım. O kadar sıkı sarılıyordu ki kaslı göğsüne gömülüp kalmıştım.
M: "Eşine destek de olurmuş küçük şeftalim"
Ellerimi göğsüne bastırarak başımı kaldırdım ve yüzüme gelen kıvırcık tutamları sinirli bir şekilde üfleyerek yüzümden çekmeye çalıştım.
J: "Şeftali ne ya! Koskoca kralım ben!"
__________________
Koskoca kral 😭😭😭
Çıldıracağım yaaa sen daha böcek gördüğünde sandalyeden düşüyorsun şebek. Bir de koskoca kral olmuş başımıza 😭😭😭




