İçeriğe geç

Want So BAD (MinSung Omegaverse)

Bölüm 12 · 5 dk okuma

Want So BAD (MinSung Omegaverse)

Bölüm 12

Sarılarak uyuyalım

İyi Okumalar 🦋

________________

~jisung~

Gece zaten doğru düzgün uyuyamamıştım ve şu an olduğum kucak o kadar rahattı ki nereye taşındığımı sormadan bu sıcak dokunuşlar altında dakikaların tadını çıkarmıştım.

Aniden sırtım yumuşak bir yerle temas ettiğinde ağlamaktan kızaran gözlerimi açarak beyaz duvarlara baktım.

"Eşinizin sorunu ne kralım?"

Duyduğum sesle gözlerimi irice açarak yanımda duran beyaz önlüklü adama ve bana imalı imalı sırıtan deltaya baktım. Doktorun "eş" olarak seslenmesi Minho'nun fazlasıyla hoşuna gitmişti anlaşılan.

M: "Dizlerini merdivene çarptı"

Aniden neden burada olduğumu hatırlamış bir şekilde yatakta doğrulduğumda doktor ciddi bir şekilde üzerime doğru eğildi.

J: "Gerçekten ciddi bir şey değil"

Durması için panikle ellerimi havada salladım. Eğer en başında Minho'nun beni buraya getirdiğini bilseydim onu durdurmaya çalışırdım.

"Prensim ben yine de bakayım"

Doktor ellerini pantolonuma uzatarak yukarı doğru sıyırdığında onu durdurmamıştım. İyi ki de durdurmamıştım. Karşılaştığım manzarayla yüzüm donup kalmıştı.

Canım tatlıydı benim. Küçücük çizik bile saatlerce ağlatırdı beni. Ama şimdi o kadar korkmuştum ki Minho'dan uzaklaşacağımdan, aldığım yaranın farkında değildim.

İki dizim de sıyrılmıştı. Hafif kanamış, hatta kenarları morarmaya başlamıştı bile. Acısını şimdi hissetmiş bir şekilde yüzümü buruşturarak başımı kaldırdım ve deltaya baktım.

Onun endişeli bakışlarını üzerimde görmek daha da şımarmama neden olmuştu. Beni önemsiyor olduğunu bilmek beni daha da bebekleştirecekti.

"Ciddi gözükmüyor ama yine de iki gün çok fazla yürümemeye çalışsın. Diz kapakları hassas olduğu için daha fazla zorlanmasınlar. Ben şimdi temizleyip saracağım. Sonra bir şeyi kalmaz"

...

Hayatımda ilk kez bu kadar iyi hissediyordum. O kadar rahattım ki. Hayattaki tüm sorunlarım çözülmüş bir şekilde pijamalarımı giyinmiş yorganın altında panda gibi yuvarlanıyordum.

Gitmediğimi öğrenen Felix ile saatlerce sohbet etmiştik. Dizlerimin hemen iyileşmesi için Minho ayağa kalkmama izin vermiyordu. Odaya kadar beni kucağında taşımıştı ama işleri olduğu için gitmek zorundaydı.

Felix de uykusu geldiği için az önce odasına gitmişti. Şimdi de odada yalnız bir şekilde tavana bakıyordum.

Ama çok yorgun olduğum için gözlerimi açık tutamıyordum. Minho gelene kadar uyumamalıydım. Onunla biraz daha konuşmak istiyordum. Lakin gece de uykumu alamadığım için bu biraz zordu.

Yatakta yan döndüğümde bu pozisyonun verdiği rahatlıkla başımı yumuşacık yastığa gömerek gözlerimi sadece birkaç dakikalığına kapatma kararı aldım.

Bana o süre saniyeler gibi gelmişti ama derin bir şekilde uyumuştum. Üzerimdeki yorgan hafifçe havalandığında yastığıma biraz daha gömülerek mırıldandım.

Gelen kişinin kim olduğunu bildiğim için gözlerimi zor da olsa açmaya çalıştım. Minho ıslak saçlarıyla elinde tuttuğu süs yastığı ortamıza koyuyordu.

Aniden gözgöze geldiğimizde ciddi surat ifadesini yumuşatarak yüzüme bakmıştı. Bunu yapması kalbimi eritmişti resmen.

M: "Uyandırdım mı seni?"

Kısık ses tonuyla konuştuğunda ortamıza yerleştirmeye çalıştığı yastığa baktım. Ben o yastıkları uyumadan önce odadaki koltuğa bırakmıştım.

J: "Ne yapıyorsun?"

Yatakta doğrulmaya çalışarak uykusuzluktan kapanmak üzere olan gözlerimi ovalamaya çalıştım. Belki biraz ayılırım diye.

M: "Yastıkları dizmeyi unutmuşsun"

Gözüme o kadar masum gelmişti ki elinde tuttuğu yastığı bana gösterirken.. onca zaman onu acımasız, canavar olarak gördüğüm için o kadar pişmandım ki.

J: "Gerek yok yastıklara"

Hızlı bir şekilde bunu söyleyerek başımı yastığa geri gömerek gözlerimi kapattım. Onunla gözgöze gelirsem yanaklarımın kızaracağını biliyordum. Aslında arkamı dönerek uyusam daha rahat olurdu ama ben de kalbimdeki duyguları dinleyerek ondan kaçmak yerine ona doğru küçük de olsa adımlar atmak istiyordum.

Duyduğum hışırtılardan sonra anlamıştım yastığı koltuğa geri bırakarak yorganın altına girdiğini. Şu an büyük ihtimal yüz yüze yatıyorduk ve bunu bilmek bile kalbimi gümletiyordu.

M: "Dizlerin acıyor mu?"

Sesi dibimden değil de uzaktan geldiği için tek gözümü kısıkça açarak onu kontrol ettim. Kendi tarafında aynı benim gibi yan dönerek uyuyordu. Ben dibime girecek diye gerilmiştim ama rahatsız olmamam için arada mesafe tutuyordu.

J: "Birazcık sızlıyor o kadar"

Aslında acısını unutmuştum bile. Ama o sorduğunda sanki sızlamaya başlamıştı. Biraz çabuk şımarıyordum..

M: "Yarın tekrar pasuman yapalım"

Başımı onaylar anlamda sallayarak gözlerine baktım. Gözleri simsiyah, sanki karadelik gibiydi. Baktıkça içine çekiliyordum.

Şişkin göz altlarından yorgun olduğu, onun da gece düzgün uyumadığı ortadaydı. Pişman bir şekilde bakışlarımı aşağı doğru indirdiğimde gözlerim iri vücudunda gezindi.

Bana kocaman gözüken yatağa o boy olarak sığmıyordu. Ona bıraktığım kısıma sığarak uyumaya çalışıyordu. O kadar büyüktü ki onun çocukluğunu hayal edemiyordum.

Yani ne demek bir zamanlar emekleyen Minho vardı.. ya da ne bileyim bir zamanlar onu birileri kucağına alabiliyordu falan.

Bu görseller istemsizce kafamda canlandığında kıkır kıkır gülmeye başladım. Önce gülüşüme şaşırmış, sonra ise dudağının kenarını kıvrılmıştı.

M: "Komik mi gözüküyorum?"

Başımı hayır anlamında sallayrak yorganı hafif sıyırdım ve doğrularak yatakta bağdaş kurup oturdum.

J: "Seni küçükken hayal ettim de.. emekleyen Minho çok komik oldu. Sanki hiç küçük olmamışsın gibi"

Heyecanla konuştuğumda gülümsemesini daha da büyüterek yatakta sırtüstü döndü ve daha rahat bir şekilde baktı yüzüme.

M: "Bebekliğim de pek küçük olmamış. İri bir çocuktum"

Ne kadar büyük olursa olsun bebekler minicik oluyordu. Belki uzun boyu yüzünden birkaç cm uzun bebek olabilirdi ama yine de böyle düşünmek tatlıydı.

M: "Hatta bazen çok yaramazlık yapıp annemi kızdırdığımda "seni karnımda taşırken ne kadar zorlukla yaşadım biliyor musun!" Diye bana kızıyordu"

Elimi ağzıma bastırarak kahkahalar eşliğinde gülmüştüm. Minho'nun annesinin sesini taklit etme şekli çok komikti.

Ama sonra aniden gülümsemem durdu. Annesini çok seviyor olmalıydı.. ama şimdi hayatında onun olmaması ne kadar zordu..

J: "Keşke anne ve babanla da tanışabilseydim"

Minho yüzümün asıldığını gördüğünde yatakta doğrularak aynı benim gibi oturmuş ve biraz daha yüzüme doğru eğilerek konuşmuştu.

M: "Sen küçükken annemle babam seni görmüştü. Beş yaşındayken sizin saraya gelmişlerdi diplomatik ilişkiler için. Ve döndüklerinde annem Kraliçe Han'ın çok tatlı, kocaman yanaklı ve sürekli kucağından inmeyen bir bebeği var demişti."

Gözlerim mutlulukla parladı. Ben onlarla tanışamasam da, onlar beni görmüştü. Küçükken anneme düşkün bir bebektim ve ondan uzaklaştığımda hep ağlıyordum.

J: "O zamanlar annemden ayrılırsam bir daha asla annemi göremeyeceğim diye çok korkuyordum"

Onaylar anlamda başını sallamıştı. Şimdi ben istediğim zaman annemle babamı görebilir, onlara sarılabilirdim..

M: "Ben de küçükken annemin yanından ayrılamazdım. Gerçi şu an hayatta olsa şimdi bile ayrılamazdım sanırım. Babam hep kıskanırdı anneme daha bağlı olduğum için. Sonra Felix doğdu ve Felix babamın feromonlarıyla sakinleşiyordu sadece. Onlardan ayrılmak ikimiz için de zordu"

Minho bunları atlatmış olacak ki gülümseyerek anlatıyordu ama tüm bu anlattıkları benim için hüzünden başka bir şey değildi.

Dolu gözlerimi kırpıştırarak daha fazla zaman kaybetmeden oturduğum yerde kıpırdanarak deltaya doğru yaklaştım ve onun göğsüne başımı bastırarak kollarımı beline sardım.

Ne kadar gülse de, güçlü dursa da onun da sarılmaya ihtiyacı olduğunu biliyordum.

Başımı göğsüne bastırdığım an derin bir nefes çektiğini hissetmiştim. Kaslı kolları etrafıma dolandığında gözlerim usulca kapandı.

Beni daha da sıkı çekti göğsüne ve ellerini sırtıma sararak sıkıca sarıldı bana. Ben de iyice göğsüne sinerek sardım kollarımı ona.

Çok güzel hissettiriyordu.. ona sarılmak tamamen başka bir duyguydu. Kalbimdeki o tatlı heyecan, hissettiğim duygular..

Minho en başından beri benim için farklıydı ama ben bunu kabullenmek istemiyordum.

J: "Sarılarak uyuyalım mı?"

__________________

Abooo bu Seungmin'e koca meraklısı diyordu şimdi hemen kendisi cıvadı.

Çok tatlı olacaklar çoook. Softluktan bayılmak istiyorum 😭😭

Bölüm sonu

10 yorum