
✷BÖLÜM 1✷ UYKUDAKİ ŞEYTAN
IVY FİSHER
Sonuna geldiğim sigaramın son dumanını içime çektim ve sigarayı sıvası dökülmüş okulun duvarına bastırarak söndürdüm.
Şuan okulun arka bahçesinde saz arkadaşlarımla götümüz tutuşa tutuşa sigara içmeye çalışıyorduk.
Okulun serserileri olabilirdik ama bu son senemizdi ve bu yılı olaylı geçirmemek için elimizden geleni yapıyorduk.
Tamam belki yeni müdiremizden de korkuyor olabilirdik.
Ama bu hiçbir şeyi değiştirmezdi.
Anlamsız düşüncelerimden omzuma dokunan küçük elle irkilerek sıyrıldım, bu Mei'ydi.
Kısacık saçları hafifçe esen rüzgarda uçuşuyor, her zaman kırmızı olan yanakları ve kiraz dudaklarıyla bana bakıyordu.
Tanrım.
Bu kızdan gerçekten etkileniyordum.
Ben onun suratına bakarken o benden biraz kısa olmasından dolayı parmak uçlarında biraz yükselerek kulağıma fısıldamaya başladı. Fısıldamasının nedeni büyük ihtimalle henüz bizim tayfaya alışamamış olmasıydı.
-İvy karnım çok ağrıyor galiba regl oldum benimle yukarıya, lavobaya gelebilir misin?
Kulağımı üfleyip geçen nefesi beni deli gibi heyecanlandırıyordu fakat ben o an yanlızca başımı aşşağı yukarı sallamakla yetindim.
Elimi uzattım ve onun küçük elini tuttum.
-Hey! Biz sınıfa dönüyoruz.
O esnada derin bir sohbetin ortasında olan Leonard ve Oscar hariç hepsi bize bakmış ve ardından umursamazca önlerine dönmüşlerdi.
Onların bu aptal tavırlarına göz devirmeden edemiyordum, sırf aramıza yeni birini getirdim diye bu kadar tepkiyi kesinlikle hak etmiyordum çünkü.
Onları umursamadan Mei'yi arkamdan yürüterek 3.kata çıkdım, önce sınıfa girdim ve çantama yöneldim.
-Ahm Mei sormayı unuttum ama pedin yok değil mi?
Mei'nin beyaz yanakları daha çok kızardı ve kafasını olumsuz anlamda iki yana salladı.
Çantamın en önüne ne olur ne olmaz diyerek sıkıştırdığım pedlerden birini çıkarttım ve ped hala elimdeyken diğer elimle Mei'yi tutup yürümeye başladım.
Okul koridorunda hızla yürürken bazı aptalların elimdeki pede bakıp uyuz uyuz sırıttıklarını görüyordum ama zerre kadar umrumda değildi.
Kızlar tuvaletine geldiğimizde Mei'nin elini bıraktım ve üstünde kalpler olan pedi ona uzattım.
Elimdeki pedi utanarak alıp hızla tuvalete girdi.
O işini hallederken bende lavabonun pis aynasında kendimi inceliyordum. Yüzüm tamamen çökmüştü, göz altlarım mor tenim fazlasıyla solgundu iki gündür sadece 5 saatlik uykuyla gezdiğim için bu halim gayet normaldi.
Fakat bu halime rağmen bu akşam tekrar vardiyam vardı ve gitmemek gibi bir şansımda yoktu.
Alkolik annemle birlikte gecekondunun birinde vasat bir hayat sürüyordum. Annem alkolik olduğu için kendine bile bakamıyordu zaten,yanlış anlaşılma olmasın anneme bakmak için çalışmıyordum, çalışıyordum çünkü kendime bakmalıydım.
Ben bu ayı nasıl geçireceğimi düşünürken Mei tuvaletten çıkmıştı.
-Ihm Mei kıyafetin de leke var mı?
-Hayır, sadece karnım ağrıyor ama yakında gelecek gibi.
Eli diğer kolunu sıkıyor sallanıp duruyordu, tamam karşımda asker arkadaşımmış gibi rahat olsun istemiyordum ama bu halleri de fazlaydı.
-Utanmana gerek yok.
Bu hallerinden de etkilenmiyor değildim ama yanımda rahat olmazsa ilişkimiz ilerleyemezdi ki!
-Hadi gidelim.
Ona göz ucuyla bakıp tuvaletten dışarıya çıktım, onunda peşimden geldiğini hissediyordum.
Uzun koridoru büyük adımlarla yürüyüp sınıfa girdim. Mei'de arkamdan girdi.
Mei sırasına oturduğunda sıram orası olmamasına rağmen bende yanına oturdum. Yorgunluktan bayılmak üzereydim, derste uyuyamıyordum çünkü hem notlarımı düzeltmeliydim hem de sabahtan beri içmediğim sigaranın huzursuzluğu üzerimdeydi.
Az önce arka bahçede içtiğim iki dal sigara iyi gelmişti hatta yorgunluğumu da biraz aldığı söylene bilirdi ama hala zombi gibiydim.
Uyumam lazımdı, gerçekten.
Mei'ye döndüm ben boş boş önüme bakıp düşünürken o çantasından kitap çıkartmış çoktan okumaya başlamıştı.
Okuduğu kitaba bakmak için elini tuttum ve kitabın üzerinden çekip sıraya yapıştırmış olduğu kitabın kapağını kaldırdım.
Fakat gördüğüm şey bir sürü Çince yazıydı ve hiçbir şey anlamamıştım. Çoğunlukla Mei'nin kusursuz şekilde İngilizce konuşmasından dolayı Çinli olduğunu hep unutuyordum.
-Ee bu ne anlama geliyor?
Mei suratıma baktı ve hafifçe tebessüm etti.
-Ye Sheng'in Huozai(Ufuk Altında) kitabı.Oldukça ünlü bir Çinli yazardır, genellikle toplumdaki alt sosyal sınıftan sömürülen, engelli ve yargılanan kişileri konu alan kitaplar yazıyor. Kitaba yeni başladım ama şimdiden çok beğendim.
Mei yüzündeki en tatlı gülümsemesiyle kitap hakkında bir sürü şey anlattı fakat ben onu izlemekten dediği şeylerin sadece yarısını anlayabildim.
Ben kitap okumak yerine genelde çizgi roman okumayı tercih ettiğim için kitaplarla ilgili hiçbir şey bilmiyordum
Fakat hiç sorun değildi Mei sevecekse kitap da okurdum.
Derin bir nefes çektim ve masaya uzandım.
-Mei çok uykum var.
Mei boş boş suratıma bakıyordu ne istediğimi anlamamıştı anlaşılan.
İç çektim.
-Benimle revire gelir misin?
Okuldaki çoğu öğrenci reviri uyumak için kullanıyordu ve bu bizim için kesinlikle anormal değildi ama 18 yaşına kadar Çin'de yaşamış Mei için öyleydi anlaşılan.
Suratıma bu fikirden kesinlikle hoşlanmadığını belirtir şekilde bakıyordu.
Ama o an umursamadan ayağa kalktım ve Mei'nin de kalkması için elimi ona uzattım, beni reddetmeden elimden tuttu.
Yeniden el ele bu seferde revire doğru yürüdük.
Revire girdiğimizde içerisi tamamen boştu, hemşire genellikle buralarda takılmıyordu bu yüzden rahattık.
Mei'ye uzanması için yatağı gösterdiğimde tereddüt etti ilk önce, ama daha sonra yavaşça uzandı. Bende yanına uzandım, ikimizin saçları aynı yastığa dağılıyor gözlerimiz birbirimizin yüzünde turluyordu kolumu ince beline sardım ve iyice ona yaklaştım.
Bir süre sonra ikimizde ilaç kokan revir odasında uyuya kalmıştık.

