Giray’ın ağzından;
Başım da tanımlamasını yapamayacağım kadar başım ağrıyordu. Gözlerimi açmak istedim ama bun da başarılı olamamıştım. Düşündüm, en son ne olmuştu, diye. Kaza yapmıştım. Evet kaza, hastahane de olmalıyım şu durumda. Bir kez daha zorladım ve bu sefer gözlerimi açmayı başardım. Ama düşündüğüm gibi hastane de değilim. Bir evin bahçesin de yerde yatıyordum. Hangi tarafa bakarsam bakayım tanıdık gelmiyordu bu ev. Bir anda bir gürültü koptu. Bir erkek çocuğu bana doğru koşmaya başladı. Koştu , koştu bir anda boynuma atladı.
“Baba,baba anneme birşey söylesene!
Bu çocuk boynuma atladığı yetmezmiş gibi bana baba, diyordu.
“Baba mı?”
Anlamamış gibi kaşlarını çattı. Tam bu anda farkettim, bu çocuk benim küçüklüğüm gibi duruyordu.Ben düşüne durayım çocuk tekrar konuşmaya başladı. Hem küçük elini alnıma atmış hem de bıcır bıcır konuşuyordu.
“ Baba iyi misin, sen?. Sana daha geçen gün anlatmıştım . Nasıl hemen unutursun?”
Kucağımda bir çocuk var ve bana baba diyordu. Ne söylediğini anlamıyordum ama istemsizce kendimi kötü hissetmiştim. Tam ağzımı açmış birşeyler diyecektim ki bir ses duydum.
“Oğlum ! Gel buraya! Ben sana kaç defa diyeceğim, baban işten gelince onu biraz zaman tanı, diye.Biliyorsun bütün gün bizim için çalışıyor.”
Çocuk kucağıma daha çok sinip, içerden ona konuşan kadına cevap verdi.
“Ama, anne babamı akşama kadar görmüyorum . Şimdi gelmezsem ne zaman geleceğim ki? Hem birkaç saate yatın, diyorsun babamı az görüyorum ben, banane!”
Gözlerim bir kucağımdaki çocuğa bir de hala içerden çıkmayan kadına doğru dönüyor. Küçük çocuğun annesine trip attığını görmüştüm, kendimi tutamasaydım eğer bu tanımadığım çocuğun yanaklarını sıkıp ,öpecektim. Bu çocuk bana baba diyordu ama neyse..
Bir an da elim de , küçük bir el hissettim. Tuhaf ama güzel hissettiriyordu işin açıkçası. Çocuk beni bu sefer eve doğru çekiştirmeye başladı. Normalde bunu yapmaya gücü yetmezdi ama onu zorlamak istemedim ve onu takip etmeye başladım sessizce.
Sonunda kapıdan içeri girmiştik . Ama demin konuşsan kadın yoktu. Yok olan sadece kadın değildi. Demin elimi çekiştirerek beni eve sokan çocuk ta yoktu. Kendimi o kadar yabancı hissediyordum ki evde daha fazla durmamam gerektiğini düşündüm.
Tam evden çıkmak üzereyken bir çift kol belimi sardı. Bu o çocuk değildi. Beni saran elden bir kadın olduğunu anlamıştım. Dönmek için hareket etmek istemiştim ama bunda başarılı olamadım. Kitlenmiş gibiydim. Kadının eli vücudum da geziniyordu. Ne engelleyebiliyor ne de karşılık verebiliyordum. Tam ensemden öptüğünü hissettim.
İnanılmaz şekilde arkamdaki kadına doğru çekiliyor, ve tüm dokunuşlarından etkileniyordum.Hele kokusu beni mest ediyordu. Ne olduğunu anlayamadığım , beni ona doğru iten bir kokuydu.Hem kadına dönmek ve onu öpmek istiyordum hem de kollarından çıkıp kim olduğunu görmek istiyordum ama hiçbir şekilde başaramadım.
Tüm kontrolüm bu kadının elindeydi ve onun insafına kalmıştım. Sonra bir anda o kilitlenilmiş hissi yok oldu. Kadından o kadar etkilenmiştim ki anında arkama dönüp , dudaklarına yapışmak için atak yaptım. Ve onda herşey puf diye yok oldu ...
Yazar anlatımı,
Boğazında ki kurulukla bir anda öksürmeye başladı Giray. Birkaç saniye sonra dudaklarına dayandırılan bardaktan su içmeye başladı. Birkaç yudum aldıktan sonra bardak dudaklarından uzaklaşmıştı.
Gözlerini yavaş yavaş açmış , baş ucunda Ömer’i görmüştü. Tekrar o evin orada uyanacağını düşünmüştü. Biraz bilinci yerine gelince rüya gördüğünü anlamıştı. Çok az kalmıştı. Kadını görecek hatta öpecekti.
Tuhaf bir rüyaydı. Evlenmiş ve cocukları vardı. Aile babası olmak hiç Giray’a göre birşey değildi. Ne kadar rüyada ki kadından etkilenmiş olsa da orta da öyle biri yoktu. Basit bir rüya diyerek geçti Giray.
Kolu dışında bir sorun yoktu. Hemen çıkmak istemişti ama doktorlar izin vermemişti kendisine. Aslında doktorların ne dediği umrunda değildi. Ona engel olan ve onu hiçbir şekilde takmayan arkadaşı yüzünden çıkamamıştı. Birgün bekleyecekti. Gelen uykusu bu sürenin o kadar da uzun sürmeyeceğini gösteriyordu.
Diğer gün olmuş,hastaneden çıkmış ve eve gelmişti. Tabi yanında Ömer ile. Ne kadar git , kalmana gerek yok dese de arkadaşı onu dinlememişti. Ne kadar arkadaşı da olsa sözünün dinlenmesi ve lafının üzerine laf denmesinden katiyen hoşlanmıyordu. Belki dışardan sacma duruyordu ama onun umrunda değildi. Herşey onun istediği şekilde olmak zorundaydı.
Bol tartışmalı ve tripli günlerin ardından nihayet Ömer’i ikna etmiş ve yanlız evde kalabilmişti. Ve bu arada kaza günü hakkında konuşmalardı Ömer ile. Kamera görüntülerine bakmışlardı. Ve kazanın sıradan bir trafik kazası olmadığını farketmişlerdi.
Sürekli büyümeleri ve şube açmaları hele ki yurtdışına açılmaları diğer tüm rakiplerinin dikkatini ve nefretini üstüne çekmişti. Ön planda olan Giray olduğu için ilk ona saldırmışlardı.
Kamera kayıtlarından arabayı süren şoförü bulmuşlardı ama pekte işlerine yarayacak bilgi bulamadılar. Çünkü paraya ihtiyacı olan sıradan birini seçmişlerdi. Onu tutan kişiyi sorduklarında bilmediğini söylemişti. Tüm uğraşlarına rağmen hiçbir şey çıkmamıştı o adamdan. Kendi işleri bitince polise teslim ettiler adamı. Adam ne kadar mecbur kaldım diyerek yalvarsa da iki adam da onun gözünün yaşına bakmamıştı.
Suikast girişimi bir araba kazası ile de sınırlı kalmamıştı. Ömer hastaneye geldiğinde farketmişti , oraya da birini gönderdiklerini. Adam şüphelenmesin diye farketmemiş gibi davranmıştı. Odaya girip , kızı göndermişti. Sonrasın da telefonla güvenliğe haber vermişti. Gelen güvenlik ile adam kaçmaya çalışmış ama başarılı olamamıştı. Onu da polise teslim etmişlerdi.Zaten diğer gün de hastaneden çıkmışlardı. Biraz uğraştıran hastane yönetiminden Giray’ın kaldığı katın görüntülerini almışlardı. Görüntüler de adamın bu kata gelmesi ve Viran’ın odaya gelmesi aynı anda olmuş. Adam kızı farkedince içeri girememiş ve beklemeye başlamış. Sonrasın da Ömer gelip kız gidince , onun da kalıcı olmayacağını düşünmüş olsa gerek ki beklemeye devam etmişti. Sonrasında farkedilmesi ve polise teslim edilmesi çok hızlı olmuştu.
Ömer görüntülerde detay ararken Giray Viran’ı izlemişti. Kızı görüntüler de görünce Ömer’e sormuş ve kızın adını öğrenmişti. Kız kazadan sonra yardım etmiş ,saatlerce hastahane de beklemiş ve hiç farkında olmadan Giray’ın hayatını kurtarmıştı.
Bu zamana kadar bir sürü güzel kadınla zaman geçirmişti. Bir sürü birlikteliği olmuştu ama birebir yana durup , konuşmadığı ve gözlerinin içine bile bakmadığı bu kızı beğendigi kadar onları beğenmemişti. Konuştuğu tüm kadınlar kendi çevresinde takılan kadınlarken , sahibi ve ortağı olduğu bir restoranda çalışan ve öncesinde sadece caddede gördüğü bir kızdan gözünü alamaması Giray ‘ın alışık olduğu bir durum değildi. Bir anda rüyasında gördüğü kadın aklına gelmişti , alakasız bir şekilde . Buna anlam veremedi ama üstünde durmadı.
Bu gün Ömer de yokken evde yalnız kafa dinlemek istiyordu. Çalan telefonun melodisini duyunca bunun pekte mümkün olmadığını farketmişti. Arayan Ömer di şaşırdı mı, hayır. Direkt kapatmak istese de bunu yapmadı ve aramayı yanıtladı.
“Bir daha beni ararsan seni engellerim, bir daha bana ulaşamazsın. Bir insan bir günde 39 kere aranır mı lan!”
Giray’ın sitemiyle koca bir kahkaha patlatmıştı genç adam.
“Nereye engelliyorsun , acaba? Hem arkadaş hem de ortak olduğumuzu unuttun herhalde.”
“Bazen gerçekten bunu sorgulamıyor değilim .”
Ömer adamın söylediğini zerre takmamış ve gülmüştü.
“Niye öyle diyorsun ki? Kırıldım , bak şimdi.”
Diyerek tekrar kahkaha atmıştı.
Adamın söyledikleriyle göz devirmişti.
“Kıracağım ben senin bir yerini de neyse . Sen niye beni yine aradın? Ne oldu bu sefer?”
Giray’ın sorusuyla Ömer de ciddileşmiş ve konuşmaya başladı.
“Biliyorum, yaralısın ve restoran restoran gezmeyi sevmiyorsun ama buraya gelmen lazım. Senden sonra kayıtlara tekrar baktım . Yani bir ipucu bulurum ,diye...”
“Beni aradığına göre birşeyler buldun o zaman.”
“Evet ,buldum.”
“Daha ne uzatacaksın? Konuşsana oğlum!”
Giray’ın kızmaya başladığını anlayan Ömer gördüklerini anlatmaya başlamış.
“Kayıtlar da bir adam var. Sana çarpan arabadan inen bir adam. Diyeceksin ki ne var bunda . Adam yarı yolda iniyor ve yanında ki adam şoför koltuğuna oturuyor ve basıp gidiyor. Polislerin de görüp yakaladığı adam sana çarpan adam değilmiş. Ben polis tanıdıklarım aracılığıyla bu adamı buldum. Araştırmaya da başladım. Orta gelirli bir ailenin en büyük ve tek erkek çocuğu. İki kız kardeşi var.”
Ömer kısa bir duraklama yapmış. O sıra da da Giray araya girdi.
“Ailesinden banane , kimlerle bağlantısı var onu öğrenmemiz gerekiy – bir dakika başka birşey var. Ne oldu?”
“Evet, başka birşey var. Bu adamın kız kardeşi benim şuan bulunduğum restoran da çalışıyor. Ve kaza zamanı sana yardımcı olan ve gece boyunca başında bekleyen kız o adamın kardeşi.”
“Tesadüf mü şimdi bu? Yoksa birlikte mi planlıyorlar?”
Ömer derin bir nefes alıp konuşmuş.
“ Kız işin için de olsaydı eğer o kadar saat başında mı beklerdi?”
İş tuhaf bir yere gidiyordu ve iki adamda bu durumdan hiç memnun değildi. Rakip şirketin aralarına sızdırmış olma ihtimali olan bir kız vardı orta da. Bu düşüncesini de Ömer’e söyledi, Giray.
“Bu kızı b planı olarak yanımıza göndermiş de olabilirler.”
“Belki de ... Bu durumdan en çok etkilenen sen olduğun için seni arayayım, dedi. Hadi gel bekliyorum. O kız da buradaydı konuştururuz.”
Arkadaşının söylediklerini onaylamış ve evden çıkmıştı. Arabanın yanına gelmiş ve arkaya binmişti. Kolu iyileşene kadar böyle idare edecekti artık.
15-20 dakikanın ardından restoranın önüne gelmişlerdi. Arabadan inmiş, hızla içeri girmişti. Gözleri kızı aramıştı ama göremedi. Fazla durmayarak , Ömer’in odasına doğru ilerlemişti. En son odanın önüne gelince direkt içeri girmişti.
Hiç lafı dolandırmadan konuşmaya girdi Giray
“Ne yaptın , konuştun mu kızla?”
Ömer kafasını olumsuz anlamda salladı .
“Çağırttım ama izin günüymüş. Şimdi aratıp buraya gelmesini söyleyebilirdim ama kızın aramıza sızdırılmış olma ihtimali var , şüphelip kaçabilir. Bunun riskini alamadım.”
Ömer fazla mantıklı konuşuyor ve Giray’ın sinirini bozuyordu. Çenesini ovalayarak düşünmeye başladı. Kızı şüphelendirmeden yanına gelmesini sağlamalıydı. Aklına gelenle arkadaşına döndü.
“ Onu aratacaksın. Burada yakın olduğu biri illaki vardır. Onunla konuşacaksın. Bu gün buraya ona teşekkür etmek için geldiğimi ama bulamadığımı , yaram hala tam olarak iyileşmediği için tekrar eve dönmek zorunda olduğum için gittiğimi söyleyeceksin.”
“Sen ve teşekkür? “ kaşını kaldırıp Giray ‘a bakmıştı genç adam.
“ Buna mı takıldın gerçekten? Ben ne diyorum , beni dinlemiyor musun? Bak buradaki arkadaşıyla öyle bir konuşacaksın ki kız benim evime gelmek zorunda kalacak , bende onu konuşturacağım . Anladın mı?
“Tamam , tamam kızma sözde olsa bile senden teşekkür duymak tuhaf geldi. Konuşurum ben. Yarın kız geldiğin de hallederim ben.”
Giray kafasını olumlu mana da sallamış , daha da bir şey demeden odadan çıkmıştı. Arkasından arkasından bağırtısını duymuştu.
“Sağol , görüşürüz, sen de kendine iyi bak!!”
Duydukları ile gülmüştü . Tabi saniyelikti. Hızla girdiği binadan aynı hızla çıkmıştı. Arabaya bilmesiyle , arabanın hareket etmesi aynı anda olmuştu.
Eve geldiğinde ilk durağı çalışma odası olmuştu.
Yapmak istediği müşterilerle ilgili olan dosyaları incelemekti ama düşündüğü tek şey Ömer’in bile bilmediği dikkatini fazlasıyla çeken ve belki de düşmanlarıyla çalışan kızdı.
Onun gibi bir adam hiç konuşmadığı doğru dürüst bile muhatap bile olmadığı bu kızdan nasıl bu kadar etkilenebiliyordu.
Şu sıralar herhangi bir kadınla yan yana gelmeyi bile istemiyordu, ilginç bir şekilde.
Aradan ne kadar süre geçtiyse artık evin çalışanı yemeğin hazır olduğunu haber etmişti. Kadını gönderip kendisi de mutfağa gitmiş ve masaya oturmuştu. Evet, mutfak ona göre yemek mutfakta yenir, başka yere taşınmazdı. Belki de sadece ailesinden kalma bir huydu.
Yemeğini yemiş, tekrar çalışma odasına gitmişti. Bu sefer aklını işine verebilmişti.
Kızı düşünmemek için çalışmaya kendini o kadar kaptırmıştı ki uzun süre hareketsiz kaldığı için vücudunun isyan bayrağını çekmesiyle elindeki işi bırakmıştı. Saate baktığında saatin ikiyi geçtiğini görmüştü. Dosyanın kapağını kapatmış, çalışma odasından çıkıp yatak odasına gitti.
Kıyafetlerini değiştirmiş, günün yorgunluğuyla kolayca uyumuştu.
Geç yatmanın getirisi olarak yine geç uyanmıştı,Giray. Uyandığında da saat 10’nu geçiyordu. Hazırlanıp , kahvaltı yapması derken saat şimdi 11 olmuştu.
Kahvaltı sırasında Ömer aramış ve kızın arkadaşıyla konuştuğunu ve kızın ikna olduğunu söylemişti. Kız ilk mola da çıkıp bu eve gelecekti.
Kolunun bu halde olması gerçekten hiç iyi olmamıştı. Kalkıp spor yapacağı yerde ya dosyalara bakıyor ya da evin içinde boş boş geziyordu genç adam.İki saat sonra adam daha fazla dayanamayarak duş almaya karar verdi. Tüm hazırlığını yapıp duşa girmişti genç adam. 5 dakika sonra gerilerden gelen bir zil sesi duydu. Kapı çalıyordu.
Galiba kız gelmişti. 10 dakika daha banyo da durmuş sonra çıkmıştı. Giyinip, odasından çıktı Giray.
Evdeki çalışanın kızı oturma odasına alacağını düşünerek adımlarını oraya doğru atmıştı.
İçeri girdiğinde gözüne çarpan ilk şey kızın simsiyah olan saçlarıydı. O kadar siyah ki boya olduğunu bile düşünebilirdi.
Daha fazla izlemek istemedi. Kızın farkedip rahatsız olmasını istemedi. Ama adam odaya girmesine rağmen kız onu farketmemişti.
Kısa bir boğaz temizlemesiyle kendini farkettirmişti.
Elini kıza uzatmış , muhtemelen kendisini tanıyan bu kıza kendini tanıtmak istedi.
“ Merhaba ben Giray , Giray Karaalp”
Kız onu tanıyordu ama adamı geride çevirmedi. Kafasını sallayıp o da elini uzatmıştı.
“Viran Yıldırım , memnun oldum efendim .” Dedi adama.
“Otursana Viran. Birşeyler içer misin?”
Kızla normal muhabbet kurmaya çalışıyordu ki panikleyecek mi diye görmek istiyordu. Kız paniklemek yerine daha çok utanmış gibi duruyordu.
“Sağolun , efendim. Ben birşey istemiyorum.”
Kız iyi numara mı yapıyor yoksa gerçekten böyle biri mi anlayamıyordu.
İlk önce numara yapma ihtimali üzerinden ilerleyecekti. Yerinden kalkıp kızın oturduğu koltuğa oturmuştu.
Kıza dönüp ,
“ Buraya neden geldiğini biliyor musun Viran?”
Viran kafasını olumlu manada sallayıp,
“ Evet efendim ben geçen gün siz-“
Adam kızın lafını tamamlamasına izin vermedi. Kafasını sallayıp cıkcıklamıştı.
Kıza doğru eğilmeye başladı Giray.
“Yanlış, sen beni beklediğin için değil, bana suikast düzenleyen insanlarla birlikte olduğun için şuan buradasın.”
Adamın söylediklerinden hiçbir şey anlamayan kız şaşırmıştı ve hemen ardından itiraz etmişti.
“ Hayır ,ben kimseyle birlikte değilim.”
“ O zaman tek başına planladın o zaman. Ve herşeyin başı sensin.”
Kız anlamadığı şekilde suçlanıyor ve kendini açıklayamadıkça korkusu artmaya başlamıştı.
Kızın üzerine biraz daha eğilip onu biraz daha sıkıştırmak istedi. Ama bambaşka birşey farketti. Kızın kokusu rüyasında ki, kendisine sarılan kadının kokusuyla aynıydı. O kadar çok güzeldi ki rüyasında ki gibi kitlenmiş gibiydi sanki.
Tabi ki bu onun rüyasında ki gibi kendini kontrol etmesine izin veremezdi.
Hızla yerinden kalkmıştı Giray.
“B-en birşey planl-“
Kızın kekeleyerek konuşmasını bölerek konuşmaya başladı. Kayıtlarda çekilen adamın resmini alıp kızın önüne atmıştı. Kız fotoğrafı eline aldığında gördüğü yüzle titremeye başladı. Tabi adam farketmeden kendini durdurmuştu.
“Abim bu benim “
Evet , abin. Beni öldürmeye kalkan abin.”
“Ben bilmiyordum, ger-“
Kızın yine inkar cümleleri kuracağını anlamış ve onu bağırarak susturmuştu.
“Bana yalan SÖYLEME!”
Duyduğu bağırma ile yerinden sıçramıştı.Kız yalan söylemiyordu. Ama az önceki kibar adamın içinden öyle bir şey çıkmasını da beklemiyordu.
Adam sakinleşmek için elini başına götürmüş ve bir müddet alnını ovalamıştı.Ve bir taraftan da derin derin nefes almaya başladı.
Adamın hareketleriyle titremeye başladı Viran.
Adam yine hızlı hızlı kıza doğru yürümüş tam kızın yüzünde ki saçı yana doğru atmak için elini uzatmıştı ki , kız birden çığlık atıp yüzünü eliyle korumak istemişti.
Kızın hareketiyle adam donup kalmıştı. Anladığı şeyle gözleri öfkeyle parlamaya başladı. İçinde öyle bir öfke oluşmaya başladı ki kendi bile daha önce bu kadar sinirlendiğini hatırlamıyordu. Yine de öfkesini gizlemeye çalışarak kıza tekrar yaklaştı. Tam eğilmiş konusacaktı ki kız elini yüzünden çekmiş adama bakmıştı. Adamı yine dibinde gören kız korkudan ağlamaya başladı. Hem korkudan hem de ağlamaktan konuşamıyordu. Adam sakin olmasını söylemek istiyordu ama kız öyle bir ağlıyordu ki ağzını açıp tek bir laf edemiyordu.
Kıza sarılırsa belki sakinler diye elini kızın koluna atmıştı ki kız tekrar çığlık atmış en sonunda da oturduğu kanepe de bayılmıştı.
Giray son birkaç dakika içinde yaşadıklarıyla erkek olmasına rağmen o kadar dehşete düşmüştü ki duygularını anlatacak kelimeleri bulamıyordu ilk defa. Kızın gözlerinde ki korku onu o kadar sarmıştı ki bir an o bile kendinden şüphe etmişti. Daha ne olabilir derken kız oturduğu yerde bayılıp kalmıştı.
Hayatta birçok şey yaşamıştı. Ölümle burun buruna gelmişti ama hayatının hiçbir alanında ne bu kadar etkilendiğini ne de korktuğunu hatırlamıyordu.
İlk gördüğün de arabasıyla çarpmak üzere olduğu kadın yaşadıkları ve korkuları her ne ise onu ezip geçmişti . Bundan sonra ne olacaktı onu da zaman gösterecekti.
Bu zaman kimileri için iyi gelecek , kimilerin de felaketi olacaktı...

