İçeriğe geç

VİRAJIN KOLLARINDA

Bölüm 1 · 6 dk okuma

VİRAJIN KOLLARINDA

Bölüm 1

Bölüm 1- Rüzgarın Götürdüğü Yere Git

Herkese Merhaba arkadaşlar ben Motolif. Bu platformda yeniyim, bildiğiniz üzere W.. adlı uygulamanın Türkiye erişimi engellendi. Bahsettiğim uygulamada daha önce yaklaşık iki kitap yazdım fakat değer görmedikleri için yazmayı bırakmıştım. Şimdi buradayım ve ilk kitabımla sizlerin karşısındayım umarım okurken karakterlerimi sizden biriymiş gibi benimser ve keyifle okursunuz. Desteklerinizi bekliyorum.

Sahil yolunda, denizin tuzlu kokusu havaya karışırken, asfaltın üzerinde yankılanan motor sesi sessizliği bozdu. Ateş, gaz kolunu hafifçe çevirdi, güçlü motoru, geceye meydan okuyan bir kükreme ile karşılık verdi. Hız, onun damarlarındaki kan gibiydi. Karadeniz'in dalgaları kıyıya vurdukça, sanki onun içindeki coşkuyla yarışıyordu. Ateş, kaskın vizörünü kaldırıp gözlerini denize çevirdi. Hava serindi ama onu asıl ısıtan, rüzgarın tenine vurmasıydı. Ailenin tek oğlu olan Ateş Giresun'da doğmuş, burada büyümüş, her sokağını, her virajını ezbere bilen biriydi. Onun için motosiklet sadece bir ulaşım aracı değil, ruhunun bir parçasıydı. Tam o sırada ileride bir motorun durduğunu fark etti. Mor bir motosiklet yol kenarında park edilmiş. Yanında ince uzun siluetiyle bir kız duruyordu. Ateş yavaşlayarak kıza yaklaştı. Kız, rüzgarda uçuşan saçlarını geriye attı ve yanına yaklaşan motorcuya dikkat kesildi. Ateş, motoru park ettikten sonra kaskı çıkarıp merakla sordu:

"İyi geceler, bir sorun mu var?''

Kız elindeki kaskı koluna geçirip ona baktı.

" Hayır bir sorun yok. Sadece hava almak için durdum."

Ateş etrafa göz gezdirdi kimsecikler yoktu. Sahil yolundan akıp giden araçlar ve dalgaların sesi birbirine girerken hafifçe anlamışçasına başını salladı. Daha fazla rahatsızlık vermemek adına tekrar kaskını taktı motoru çalıştırdı.

"Peki anladım. Yine de bir sorun varsa yardımcı olabilirim. "

" Hayır dediğim gibi sadece hava almak istedim. Teşekkürler sana iyi gazlamalar."

"Rica ederim tekrar iyi geceler."

Yola çıkan Ateş içinden "kim bu kız?" diye geçirdi yüzündeki buff nedeniyle tam olarak yüzünü görememişti. Biraz hızlanıp motorunu yolun akışına bıraktı. Birkaç kilometre sonra arkadaşları ile buluşacağı benzin istasyonunun önünde yavaşladı ve içeri girdi. Market alanının yanına park edip kaskını çıkardı. anahtarını aldı ve lavaboya doğru ilerledi. İşi bittikten sonra da marketten kahve alıp motorunu park ettiği yerdeki masalardan birine oturdu. Gözünü yola dikti arkadaşları birazdan gelirdi. Ama aklı hala sahilde karşılaştığı kadındaydı.

Bazen yollar, insanları beklenmedik anlarda bir araya getirir. Belki bu da o kısa karşılaşmalardan biriydi. Belki de henüz girilmeyen bir virajdı. Kahvesinden bir yudum daha aldı ve telefon ekranına baktı gelen bir mesaj veya arama yoktu. Gece iyice çökmeye başlamışken benzin istasyonunun loş ışıkları asfaltın üzerine soluk yansımalar bırakıyordu. Uzaktan gelen egzoz sesi tanıdıktı.

" Sonunda!" diye mırıldandı kendi kendine.

İlk gelen Kerem'di. Üzerinde her zamanki gibi motosiklet montu, altında kot şortu vardı. Motorunu park edip kaskı çıkardı ve Ateş'e yaklaştı.

"Ya bu havada da şort giyilmez be kardeşim. Brezilyalı motorcular gibi dolanıyorsun etrafta."

Kerem omuz silkti ve cebinden bir sigara çıkarıp yaktı. "Naber lan Kappe bizans. Olum bana soğuk değil siz üşüyorsanız orasını bilemem. "

Ardından Çağatay da geldi. Ateş eliyle gel işareti yaparken Çağatay aceleyle kaskı çıkardı ve markete doğru hızla yürümeye başladı.

"Geliyorum bekleyin yol boyu çişimi tuttum altıma edicem biraz daha beklersem."

Ateş ve Kerem, Çağatay'ın hallerine gülerken Ateş "mal bu çocuk " dedi.

Daha sonra üçlü beraber kahvelerini yudumlarken Ateş'in halini fark eden Kerem sertçe omzuna vurdu. "Ne oldu len Karadeniz'de gemilerin mi battı niye sessizsin?"

"La oğlum elinin ayarı yok mu senin acıttın. Bir şeyim yok. Gelirken ha bu bizim alt yol var ya orda kızın biriyle tanıştım. Aklım onda kaldı."

Çağatay söze atladı. "Kimmiş o, burada çok motorcu kız yoktur. Nasıl biriydi tanıyoruzdur belki?"

Ateş sigara paketinden bir sigara çıkardı ve masada duran çakmağı alıp yaktı. "Ne bileyim kanka yüzünü görmedim ki buff vardı yüzünde?"

"Plakasına baktın mı?"

"E yuh kardeşim, GBT sorgulayacaktım da aklıma gelmedi."

"Lan oğlum belki plaka tanıdıktır diye dedim."

"Ya yok kanka bakmadım. Baktıysam da hatırlamıyorum. Kısa bir muhabbeti. Adını bile sormadım rahatsız olmasın diye kısa kestim. Tek bildiğim mor kaplama bir Monster (Ducati Monster) kullandığı."

Kerem gülümsedi. "Monster mi buralarda pek denk gelinen bir motor değil."

Gece ilerlerken Yasin'in de gelmesiyle benzin istasyonunda daha fazla durmadılar. Grup motorlarına binip sahile inip kumlarda oturmaya karar verdi. Beraber markete girip yiyecek bir şeyler aldıktan sonra Ateş ve Kerem motorun lastiklerini kontrol edip hava bastıktan sonra yola koyuldular. Sahil kenarına vardıklarında üst kısımda bulunan alana motorları park edip kask ve çantalarını alıp denizin kenarında kumların üzerine oturdular. Yasin hemen market poşetinden çekirdek çıkardı.

" Abi, böyle bir havada çekirdek kolasız olmaz." dedi gülerek. Kerem de kolayı çıkarıp bardakları uzatarak doldurmaya başladı. Ateş çöpleri atmak için market poşetini ortaya koydu.

Yasin çekirdek yerken ortaya atıldı. "O değil geçen motor boşta sanıyorum. Marşa bastım gazı verdim. Motor altımdan bir kaydı hop yerdeyim." Babam pencereden bana bağırıyor. "Ulan sıpa geçen ustadan çıkardın yine mi düşürdün? " diye korktuğumdan atladım bastım gittim."

Kerem kahkahalara boğuldu. "He len hatırladım. Topallayarak yanıma geldi. Ne oldu diyorum "halı sahada ayağımı burktum." diyor. Nasıl burktun diyorum karıştırma burktum işte diyor."

Çağatay konuya katıldı. "Daha beteri var geçen Ateş ile Hasan'ın dükkanının önündeyiz. Bu "yoruldum." dedi benim motora yaslandı. Küt diye motorla yere yapıştı."

"Ula ne adamlarsınız he bir de motorcuyum diye geziyorsunuz."

Ateş sinsice gülüp Çağatay'a döndü. "Kanka biri vardı çalıştığı dükkandaki motoru deneyeyim derken motor sahibi olan biri, kimdi o?"

Kendisinden bahsedildiğini anlayan Kerem hemen savunmaya geçti.

"Oğlum ben en azından KLE sahibi oldum. Onun bloğu yeter."

Elindeki bardağı kenara koydu. "Haydin ben gidiyorum görüşürüz."

Hepsi bir anda homurdanmaya başladı. "Nereye gidiyorsun daha yeni geldik?" dedi Yasin.

"İşlerim var işlerim sizin gibi boş insan mıyım ben hadi ben kaçtım görüşürüz."

Kerem'in gitmesinin ardından grup sohbetlerine devam ediyordu. Uzaktan bir motor sesi duyuldu. Ardından Ateş'in kaşları hafifçe kalktı. Arkadaşları da fark edip Ateş'in baktığı yöne dikkatlerini verdi.

Motorun üzerindeki kadın kaskını çıkardı. Dalgalı kısa saçları rüzgarda savruldu.

Yasin fısıldadı. "Bu bahsettiğin kız mı?"

Ateş çenesini ovarak cevap verdi "Evet bu o ayrıca niye sessiz konuşuyorsun oradayken bizi duyamaz."

Motorcu kadın kaskını ve çantasını alıp gençlerin biraz ilerisine geçti. Çantasından bir örtü çıkardı yere serdi eşyalarını üzerine koydu. çantadan birkaç yiyecek ve içecek çıkarıp örtünün üzerine yerleştirdi. Ardından çalan telefonunu açtı. Arkasında dönüp birine el salladı. Uzakta telefonla konuşan kişi de ona el sallayarak karşılık verdi ve elindeki telefonu kapatıp yanına doğru yürümeye başladı.

Ateş ve arkadaşları ne olduğunu anlamaya çalıştığı esnada Elinde kask ve poşet olan çocuk kadının yanına oturup ona sarıldı.

Yasin "Hassiktir abi yengenin manitası varmış." dedi.

Çağatay Yasin'in kafasına vurdu. "Mal mısın ne yengesi bir sus. Arkadaşlardır belki?"

Ateş elindeki çekirdekleri poşetin içine attı. "Neyse ne bizene hem kızın sevgilisi yanında, bakıp durmayın rahatsız olmasınlar.

Biraz daha sohbetin ardından evlere dağılmaya karar verdiler. Ateş son kez kadına baktı. Kadın bir konudan bahsediyor ve ağlıyordu. Yanındaki adam ise onu omzundan tutup kendine doğru çekiyordu. Ateş daha fazla bakmak istemedi ve motorunun yanına geçti. Arkadaşlarıyla vedalaşmasının ardından yola koyuldu. Eve varmak üzereydi ki yol kenarındaki kalabalık dikkatini çekti. Yanlarına yanaşıp birine sordu.

"Hayırdır kaza mı olmuş?"

"Evet, sarhoş bir araç sürücüsü hızla ilerlerken seyir halindeki motosikleti fark etmeyip çarpmış."

Ateş bir an duraksadı tanıdık biri veya arkadaşlarından biri olacağını düşündü ardından aklına Kerem geldi. Kerem eve gitmek üzere yola çıkmış ama wp grubuna eve vardığına dair bir şey yazmamıştı. Hemen motorunu kenara çekip motosiklet sürücünün kim olduğunu anlamaya çalıştı. Yerde bilinci kapalı halde yatan yaralıya baktı ve içini bir hüzün kapladı....

Ne demişler ilk bölümün hatası sayılmazmış. İlk bölüm buraya kadardı. Umarım beğenmişsinizdir. Destek ve talep geldiği sürece yazmaya devam edeceğim. Sizce

Gizemli motorcu kızımız ve yanındaki kim?

Yerde yatan yaralı Ateş'in arkadaşı mı?

Gizemli kızımız ve Ateş tekrar karşılaşacaklar mı?

Desteklerinizi bekliyorum :)

Bölüm sonu

4 yorum

  • Hikaye ilerledikçe içerisinde ki dramayı ve heyacanı hissettiriyor, ara ara gülümsetiyor ve bu sayede hem sıkılmıyorsunuz hem de sizi hikayenin içinde tutuyor. Bu hikayeye bir şans verin derim.. Ellerinize sağlık, devamını bekliyorum!