İçeriğe geç

Vibenda[gl] wlw

Bölüm 3 · 4 dk okuma

Vibenda[gl] wlw

Bölüm 3

Bölüm 3: Havuzun Çağrısı, İlk Notalar ve Tenin Sesi

Ders çıkışında Duru, okulun arka bahçesinde Melis'i beklerken içinde tarifsiz bir heyecan dalgalanır. Melis, omzunda yıpranmış gitarıyla belirir. Yanlarında Ekin ve Baran da vardır. Üçü birlikte okulun arka sokağındaki nemli garaja doğru yürürler. Loş bir ampulün aydınlattığı garajda, kablolar, amfiler ve duvardaki isyankar posterler dikkat çeker. Köşede, davulunun başında Berk onları beklemektedir.

Melis, Duru'yu Ekin, Baran ve Berk ile tanıştırır. Ekin, Duru'nun utangaç bakışlarına karşılık kısa bir baş selamı verirken, Baran samimi bir gülümsemeyle "Hoş geldin," der. Berk ise davul çubuklarını havada döndürerek enerjik bir şekilde elini sıkar. Prova başladığında, Duru adeta hipnotize olmuş bir şekilde Melis'i izler. Melis'in gitarı tutuşundaki özgüven, notaları çalarkenki tutkusu ve sesiyle yarattığı o ham enerji Duru'nun içini titretir. Ekin'in Melis'in melodilerine ustaca eşlik eden gitarı, Baran'ın şarkılara derinlik katan bas gitarı ve Berk'in ritmi adeta vücudunda hissettiren davul vuruşları, Duru'yu bambaşka bir dünyaya taşır.

Şarkılar bittikten sonra Duru, hayranlıkla Melis'e doğru eğilir.

Duru: "Melis, seni dinlemek... o kadar güzel ki."

Melis (ağzının kenarıyla alaycı bir gülümsemeyle): "Dinlemek mi? İzlemek de fena sayılmaz hani."

Duru (gözlerinin içine bakarak): "İkisini de yaparım. Hatta çok da iyi yaparım."

Ekin ve Baran aralarında gülüşürken, Baran lafa karışır:

Baran: "Yeni bir fanımız var gibi duruyor, Melis."

Melis omuzlarını hafifçe silkerek, "Belki de," der, bakışları Duru'nun üzerinde kısa bir an daha oyalanır.

Havuz Başında Yükselen Gerilim

Duru, Melis'e ve diğerlerine arkadaşının havuzlu villasında verecekleri partiden bahseder ve onları davet eder. Melis ve Baran anında kabul ederken, Ekin ilk başta çekimser kalır ama Melis'in "Sen olmadan olmaz," ısrarına dayanamaz. Berk ise o akşam önemli bir buluşması olduğunu söyleyerek gelemeyeceğini belirtir.

Duru, annesine aceleyle bir mesaj yazar, okul arkadaşında kalacağını söyler. Melis, Duru'ya konumunu atmasını ister ve iki saat sonra Aslı'nın kullandığı gösterişli bir arabayla onu alacaklarını söyler.

Belirtilen saatte lüks bir araba Duru'nun sokağında durur. İçinden Melis, Ekin ve Baran iner. Melis, sırtı açık, derin dekolteli siyah, ipek bir elbise giymiştir. Elbisenin kumaşı ışıkta parlar ve her hareketinde vücudunu kusursuzca sarar. Ekin, her zamanki gibi koyu renkli, stil sahibi kıyafetleriyle cool bir hava yaratırken, Baran rahat ama çekici bir tarzda bekleşmektedir.

Villaya vardıklarında bahçeden yükselen yüksek müzik sesi ve rengarenk ışıklar onları karşılar. Havuzun etrafında içkilerini yudumlayan, dans eden ve sohbet eden kalabalık bir genç grubu vardır. Melis, Duru'yu arkadaşlarıyla tanıştırır. Zeynep, Melis'e imalı bir bakış atarken, Defne ise Melis'in yanındaki yabancı kızı tepeden tırnağa süzer. Okan, Duru'ya sıcak bir şekilde elini uzatarak hoş geldin der.

İçmeye başladıklarında Duru ilk defa gerçek anlamda alkolün tadına bakar. İlk yudumda yüzünü buruşturunca Melis ve Baran keyifle gülerler. Melis ona tatlı bir kokteyl uzatır.

Sarhoş Kahkahalar ve Suyun Ayartıcılığı

Saatler ilerledikçe ortam daha da coşkululaşır. Müzik yükselir, dans edenlerin sayısı artar. Birkaç sarhoş genç kıyafetleriyle havuza atlar. Melis, elinde bir kadehle Duru'nun yanına gelir, gözlerinde yaramaz bir ışıltı vardır.

Melis: "Sence de biraz serinlemeye ihtiyacımız yok mu, güzelim?" (Sesi fısıltı gibi çıkar.)

Duru'nun kalbi hızlanır. Melis'in bakışlarındaki davete kayıtsız kalamaz. El ele tutuşup havuza doğru yürürler ve birlikte serin sulara atlarlar. Sırılsıklam olmuş bir şekilde suyun yüzeyine çıktıklarında kahkahalar birbirine karışır.

Havuzdan çıktıktan sonra ıslak kıyafetleriyle müziğin ritmine kendilerini bırakırlar. Bir şarkının nakaratında göz göze gelirler. O an, etraflarındaki kalabalık ve gürültü silinir. Melis yavaşça Duru'ya yaklaşır ve dudaklarına uzun, tutkulu bir öpücük kondurur. Duru şaşkınlıkla karşılık verir. Öpücük derinleşir, nefesleri birbirine karışır. Ayrıldıklarında ikisinin de yanakları kızarmış, dudakları ıslanmıştır.

Gecenin ilerleyen saatlerinde bazı arkadaşları yorgun düşerek evlerine gider. Villada Melis, Duru, Ekin, Baran, Zeynep ve Okan kalır. Melis ve Duru, yorgunluklarına rağmen birbirlerinden ayrılamaz ve aynı odaya geçerler.

Tenin Fısıltısı ve İlk Keşif

Odaya girdiklerinde loş bir abajurun sıcak ışığı odayı aydınlatır. Aralarındaki elektrik adeta havada asılı durmaktadır. Melis yatağın kenarına oturur ve Duru'ya anlamlı bir şekilde bakar.

Melis (hafifçe sarhoş, fısıltıyla): "Duru... gerçekten istiyor musun? Belki de... sarhoşsun."

Duru (Melis'in ellerini titreyerek tutar, gözlerinin içine kararlılıkla bakar): "Melis... ben seni istiyorum. Sadece seni."

Melis bu sözler üzerine daha fazla dayanamaz. Eğilerek Duru'nun dudaklarına yeniden yapışır. Bu öpücük, bir önceki havuz başındaki öpücükten çok daha derin, çok daha anlamlıdır. Tutkuyla birbirlerine kenetlenirler. Yavaşça birbirlerinin ıslak kıyafetlerinden kurtulmaya başlarlar. Tenleri birbirine değdikçe ürperti ve heyecan tüm vücutlarını sarar.

Melis, Duru'nun boynundan başlayarak omuzlarına doğru sıcak öpücükler bırakır. Duru, Melis'in dokunuşlarıyla titrer. Melis'in parmakları Duru'nun sırtında dolaşırken, Duru da ellerini Melis'in saçlarının arasına daldırır. Karşılıklı fısıltılar, inlemeler ve tenin birbirine sürtünme sesleri odayı doldurur. Melis, Duru'nun dudaklarından ayrılıp gözlerinin içine bakar. O an, ikisi de hayatlarının yeni bir dönemine adım attıklarını hissederler.

Melis, Duru'nun dudaklarını tekrar öperken onu yavaşça yatağa doğru yatırır. Dokunuşları daha cesur, daha keşfedicidir. Duru da aynı şekilde Melis'e karşılık verir. Gecenin ilerleyen saatlerinde, iki genç kadın birbirlerinin bedenlerinde kaybolur, hazzın ve tutkunun doruklarına ulaşırlar.

Sabahın Mahmurluğu ve Yeni Bir Bağ

Sabah uyandıklarında Duru, Melis'in sıcak kolları arasında çıplak bir şekilde yatar. Dün gece yaşananlar zihninde yavaş yavaş canlanırken yanakları utançla kızarır ama aynı zamanda içinde tarifsiz bir mutluluk da hisseder. Melis de uyanmış, Duru'nun karmaşık ifadesini fark etmiştir.

Melis (yumuşak bir gülümsemeyle): "Günaydın, güzelim."

Duru (çekinerek): "Günaydın..."

Melis elini uzatıp Duru'nun çıplak omzunu okşar. Duru, Melis'in dokunuşuyla ürperir.

Melis: "Her şey yolunda mı?"

Duru başını sallayarak Melis'in göğsüne sokulur. "Evet... sadece... inanılmazdı."

Melis onu daha sıkı kollar ve saçlarından öper.

Melis: "Seninle her şey inanılmaz olacak."

Bölüm sonu

5 yorum