İçeriğe geç

VERDA

Bölüm 4 · 4 dk okuma

VERDA

Bölüm 4

4. B Ö L Ü M

Masadaki ölümcül sessizlik birkaç dakika daha sürdü.

“Aşığın ne demek oğlum?” dedi Ömer Ağa.

“İftira mı atıyorsun sen benim oğluma, ahlaksız!” dedi Iraz. Bars aniden sandalyesinden kalkıp yanıma geldi, savurarak koluma tutup sürüklemeye başladı.

Merdivenleri çıkamıyordum. Sürüklendiğim için ayaklarımı burkuyordum. Bir odaya geldik, kapıyı sertçe üstümüze kapattı.

“Sen kim olduğunu sanıyorsun? Sen bizi mi dinliyorsun?” dedi, kolumu daha da sıkarak.

“Bırak kolumu.” deyip ittim.

Gücümü tamamen babamdan yediğim dayaklardan alıyorum. Babamın bana ettiği zulmü kimse tekrardan bana gösteremez.

Hızla geriye doğru ittirilmemle kendimi yerde buldum.

“Verecek lafın yok dimi? Rezilsiniz… ailecek!” dedim. Sağ tarafım canım acırken ağzıma gelen söylüyordum.

Bars yere eğilip çenemi sertçe tutup inatla ona bakmamı sağladı.. Yüzümü tam yüzüne getirdi.

“Seninle evleneceğim, Verda. Sana bu hayatı öyle bir zehir edeceğim ki… Ben değil, sen kendini öldüreceksin. Ben senin gibisine elimi bile sürmeyeceğim.” deyip iterek saçımı bıraktı.

Kabaca hırkamın ceplerine baktı. Telefonumu alıp sertçe aynaya fırlattı. Aynanın tuzla buz olma sesiyle irkildim.

“Telefon falan yok!” diye bağırdı.

“Aileme karşı en ufak saygısızlığın olmayacak! Duydun mu!” diye bağırarak üstüme geldi. Vuracağının korkusuyla kolumu yüzüme doğru getirdim.

Kapının üstünden anahtarı alarak sertçe kapıyı kapattı ve üstüme kilitledi.

Gözyaşlarımı durduramıyordum. Ama ağladığım tek şey telefonumdu. Bu perşembe gidecektik ama annemden nasıl haber alacağım, paramı nasıl aktaracağım şimdi ben?

Bu düşünce ağlamamı daha da şiddetlendirdi.

Kimse yoktu. Kimsem yoktu. Saatler geçmişti. En azından evde olsak annem yanıma gelirdi. Yapayalnız kaldım. İçeriye hapsedildiğim odayı gezmeye başladım.

Sanki oda değildi de küçük bir evdi. Şu an bulunduğum odada iki tane berjer, kocaman pencerenin önünde ortasında sehpa vardı. Sola doğru olan kapıyı açtığımda kocaman bir yatak ve duvara eşit boydan boya dolaplar, bir de yatağın tam karşısında duran gri renkli koltuk vardı. İçerideki kapıda da banyo vardı.

Böyle bir odada insan kendini kaybeder.

“Verda!” Koluma dokunulmasıyla irkildim. Karşımda yeşil gözlü, güzel yüzlü hamile bir kadın vardı. Nazlı’dan hatırladığım kadarıyla şu an karşımda duran kadın Simay’dı.

“Korkutmak istemedim, kusuruma bakma.” dedi.

Hava aydınlanmıştı. Ben berjerde uyuyakalmıştım. Her yerim tutulmuştu. Dün aynayla birlikte kırılan telefonuma baktım ama aynada, telefonda yerinde yoktu.

“Gel hadi, abilerim babamlar gidiyor, kahvaltını yap.”

“Ne?”

“Bars abim biraz sinirlenmiş sana belli ki.” dedi.

Pencereden baktığımda Bars’ın arabalara yürüdüğünü gördüm. Hızla kalkıp merdivenlerden indim. Koşarak Bars’ın yanına gittim.

“Bars!”

Beni görünce kaşlarını çattı. Etrafı kolaçan edip gözlerini dikti.

“Bak… lütfen… beni dinlemediler, dinlemezler. Sen git sevdiğin kadınla evlen… Sen karşı çıkarsan belki—”

Hızla gelip kolumu kavradı.

“Ne diyorsun sen! Bir daha bu konu için ağzını açarsan canını yakarım! Hem ne bu üstünün başının hâli!” deyip kolumu bıraktı. İki adım sendelerken üstüm başımın hâline baktım.

Gecelikle kapının önüne çıkmıştım. Aslında bana göre her şey normaldi.

Ömer Ağa’nın gelmesiyle Bars arabasına bindi. Ömer Ağa yanıma yaklaşıp darmadağın halime baktı. Hiçbir şey demeden arabasına bindi.

Bir yerden telefon bulup annemle konuşmalıyım. İçeriye girerken Nazlı seslendi.

“Hadi mutfağa gel.”

Nazlı’dan telefon isteyemezdim. Bir güvenim yoktu. Bu evdeki herkes benim düşmanım gibiydi.

Mutfaktaki masada sadece Nazlı, Simay ve ben vardım. Kahvaltı hazırlanmıştı. Bars artık böyle yememi istiyordu. Şaka gibi. Midem bulanıyordu. Nazlı’yla Simay konuşuyordu. Yutkunup:

“Sizden bir şey isteyebilir miyim?”

“Söyle.”

“Annemle konuşmaya ihtiyacım var, sadece birkaç dakika lütfen.” dedim. Simay’la Nazlı birbirlerine baktılar. Kısa süreli sessizlikten sonra:

“Ben ön kapıyı tutayım, Simay da şu pencereleri beklesin. Sen al Verda, gözünü seveyim iki dakikayı geçmesin.” dedi Nazlı, telefonunu uzatırken. Hızla başımı sallayıp ayağa kalkmalarını bekledim.

Onlar yerlerine geçerken hemen annemi aradım. Telefon açılır açılmaz:

“Anne, ben Verda.” dedim. Annemin konuşmasına izin vermedim.

“Anne bugün bir bahaneyle buraya gelmen lazım, çok acil. Hemen.”

“Kızım, bir şey mi oldu?”

“Hatta gelirken abimin eski telefonunu getir, dolabın en üst rafında. Anne, acilen bugün gelmelisin—”

“Verda!” diye uyardı Simay. Hemen telefonu kapattım. Telefonu kapatıp masaya koyar koymaz Iraz geldi.

Gözlerini bana kilitlemiş, üstüme yürümeye başladı. Tam karşıma dikildiğinde şiddetli bir tokat attı.

“Seni sürtük! Sen fare gibi bizi dinledin!”

Savrulduğum yönden kafamı çevirmedim. Olabildiğince anneme ve bir telefona ulaşana dek uysal durmalıydım. Saçımı kavrayıp:

“Bir daha aynı şey yaşanırsa kulaklarını kopartırım, Verda! Duydun mu?!” diye bağırdı.

Kendisi mutfaktan çıkana kadar ses çıkarmadım. Nazlı ve Simay da şaşkın şaşkın bakakaldılar.

Odama geçip saatleri öldürdüm. Annemin gelmesini iple çekiyordum. Sonunda avluda bir hareketlilik fark ettim. Hemen dışarı koştum.

“İki dakika kızıma bu tülbentleri vereceğim. Rahmetli anacığım vasiyet etmişti, bunları Verda’ya yaptım diye. Hah kızım—!”

Annem yüzümü görünce şaşkınlıkla baktı. Dudağım patlamış, yüzüm tokat izleriyle doluydu. Bu yaşananlar sadece iki gün içinde olmuştu.

Annem ufak adımlarla merdivenlere, yanıma gelmeye başladı. Avluda sadece Dare Nene, Vildan ve Simay vardı.

“Güzel kızım… ne oldu sana böyle?”

“Anne, ben burada öleceğim…” dedim ağlamaklı sesle.

Tülbenti uzatarak:

“Telefon içinde. Neden istedin?”

“Telefonumu kırdılar, kullanmam yasakmış. Anne, yarın düğün var, gideceğiz di mi?”

Annem tebessüm edip başını aşağı yukarı salladı, yüzümü avuçladı.

“Ben hazırlıklarımı yaptım bile. Ben gözümü kararttım kızım! Burada işkence görmene razı olamam. Gidelim, yarın sen de hazırlıklarını yap.”

Boğazımdaki düğümler sanki demirden ağırlıkmış gibi ayakta durmamı bile zorlaştırdı.

Yarın düğün vardı.

Benim ise kaçışım.

Bölüm sonu

27 yorum

  • işalah kurtulur 1 2 yıl mutlu yaşar sonra annası ölür kızıda bulurlar anasın bulurlarsa babası döver ondan

  • Bars ben seni de ananı da nineni de sikeyim lan oç tüm aile mi şerefsiz olur amk sizin ailenize başlarım bide şu fahişeye sinir oldum lannn

  • Hay ben senin babandan başlayıp anne rahmine doğru giden yolunu sikeyim şerrrefsiz puşt

  • Bars şimdi sana bildiğim bildiklerim bittiyse uydurduğum bütün küfürleri sayıyorum BİSMİLLAH. OROSPU, OROSPU ÇOCUĞU, OROSPU EVLADI, AMINOĞLU, YAVŞAK,BİT YAVRUSU, İT, PEZEVENK, MAL, SALAK,GERİNŞN 10 ADIM GERİSİNDE ZEKALI, PETİBÖR, MELEBE, YARRAK KAFALI, BOK, SİKTİR GİT, KADAYIF DOLMASI, TEK HÜCRELİ AMİP, BAKTERİ, TERLİKSİ HAYVAN, MİTOKONDRİ, RİBOZOM, YEŞİL VE MAVİ ALGLER, SOLUCAN, ORANGUTAN GÖTÜ,AT YARRANA KONMUŞ KELEBEK, SİKİMDEN AŞŞA KASIMPAŞA, SENİ ÖYLE Bİ SİKERİM Kİ DÜNYAN EKSENŞMDEN KAYAR, AT YALANI SİK İNANANI, ANANIN DAMINDA HAFRİYAT ÇALIŞMASI YAPAYIM, ANANIN AMINA BACAĞIMI SOKUP YARIM VOLTE ATTIĞIMIN EVLADI (daha fazla yazardım da bu kadarı ŞİMDİLİK yeter🙂)

    7Yanıt
  • Her berdel hiayesinde de erkek baş rol bazen iyi olmaya biliyormuş onu anladım.😑 (gerçi bars şerefsizin önünde gideni de neyse)

  • ORRRRRRRRRRRRSPU COCUGU BARS ORRRRRRRRRRRRSPU SENİİİ ORRRRRRROSPU COCUGU ALLAH SENİN BELANİ VERSİN O TOLAT ATTİGİN ELİNİ AL GOTUNE SOK YAVSAK HERİF OROSPU COCUGU SENİİİ