Duyulmaması Gerekenler
Mavi birkaç saniye olduğu yerde kaldı.
Koridor sessizdi.
O kadar sessizdi ki kendi kalp atışlarını duyabiliyordu.
Kayra'nın bakışları hâlâ üzerindeydi.
Az önce duyduğu konuşma kafasının içinde dönüp duruyordu.
"Bu sefer de öğrenmeyecekler."
Ne öğrenmeyecekti?
Neyi saklıyorlardı?
Mavi bir adım geri çekildi.
"Ben... sadece çantamı alıyordum."
Kayra'nın yanında duran çocuk ona kısa bir bakış attı.
Sonra uzaklaştı.
Koridorda sadece Mavi ve Kayra kalmıştı.
Mavi'nin içi nedense huzursuzdu.
Kayra birkaç saniye boyunca onu izledi.
Ardından yürümeye başladı.
Tam yanından geçerken durdu.
"İnsanların konuşmalarını dinlemek iyi bir alışkanlık değil."
Mavi'nin kaşları çatıldı.
"Dinlemiyordum."
Kayra hafifçe başını eğdi.
"Öyle mi?"
"Öyle."
Aralarında kısa bir sessizlik oluştu.
Sonra Kayra hiçbir şey söylemeden uzaklaştı.
Mavi ise olduğu yerde kaldı.
Sinir olmuştu.
Kendisini suçlu gibi hissettirmesinden hoşlanmamıştı.
Ama daha da kötüsü...
Merak etmeye başlamıştı.
O gece eve döndüğünde ders çalışmayı denedi.
Başaramadı.
Aklı sürekli okuldaydı.
Özellikle de Kayra'daydı.
Bu durum canını sıkıyordu.
Daha bir gün olmuştu.
Bir kişi hakkında bu kadar düşünmek normal değildi.
Telefonuna gelen mesaj sesi düşüncelerini böldü.
Duru yazmıştı.
Duru:
Yarın erken gel.
Mavi:
Neden?
Duru:
Çünkü sana okul turu yaptıracağım.
Mavi:
Bugün yapmadın mı zaten?
Duru:
Hayır.
Sana sadece görünen kısmını gösterdim. 😌
Mavi istemsizce güldü.
Ertesi sabah Venera Akademi her zamanki gibi hareketliydi.
Mavi okul kapısından girdiğinde Duru onu bekliyordu.
Yanlarında Yeşim ve Lale de vardı.
"Bugün resmi olarak seni Venera'ya alıştırıyoruz."
"Bu biraz korkutucu geldi."
Lale güldü.
"Alışırsın."
Duru koluna girdi.
"Hadi."
İlk durak okulun çatı terasıydı.
Boğaz manzarası nefes kesiciydi.
Mavi birkaç saniye boyunca konuşamadı.
"Vay canına..."
"Değil mi?" dedi Yeşim.
"Buraya genelde son sınıflar gelir."
Lale korkuluğa yaslandı.
"Ve tabii okulun popülerleri."
Mavi gözlerini devirdi.
"Yine mi onlar?"
"Yine onlar."
Duru'nun cevabı hızlı olmuştu.
Tam o sırada kapı açıldı.
Ve sanki evren şaka yapıyormuş gibi içeri Kayra ve arkadaşları girdi.
Oğuz ilk fark eden kişi oldu.
"Bakın kimler burada."
Duru hemen gözlerini devirdi.
"Sabah sabah başlamasak mı?"
Oğuz sırıttı.
"Ben başlamadım ki."
"Konuştun."
"Konuşmak suç mu?"
"Sen konuşunca evet."
Mavi istemsizce güldü.
Bu sefer Oğuz ona döndü.
"Yeni kız güldü."
"Yeni kızın adı var."
"Mavi."
Mavi şaşırdı.
Adını biliyordu.
"Nasıl biliyorsun?"
"Okulda yeni biri gelince herkes öğreniyor."
"Bu biraz tuhaf."
"Venera'ya hoş geldin."
Kayra ise bütün bu konuşmalar boyunca sessizdi.
Telefonuyla ilgileniyor gibi görünüyordu.
Ama birkaç kez Mavi'nin ona baktığını fark etti.
Ve her seferinde göz göze geldiler.
Bu durum Mavi'yi rahatsız ediyordu.
Çünkü bakışlarını ilk kaçıran hep kendisi oluyordu.
Öğle arasında işler daha da ilginçleşti.
Duru ve Oğuz yine tartışıyordu.
Bu sefer konu basketbol maçıydı.
"Kesin kaybedeceksiniz."
"Hayal görmeye devam et."
"Gerçekleri söylüyorum."
"Gerçeklerle senin aranda büyük mesafe var."
Yeşim başını iki yana salladı.
"Bunlar hiç yorulmuyor mu?"
Lale güldü.
"Sanmıyorum."
Mavi ise onları izlerken ilk kez kendini yalnız hissetmedi.
Sanki haftalardır değil de yıllardır tanıyormuş gibiydi.
Günün son dersinden sonra okulda küçük bir duyuru yapıldı.
Öğrenciler konferans salonuna toplandı.
Müdür sahneye çıktı.
"Önümüzdeki hafta sonu okulun geleneksel dönem açılış partisi düzenlenecektir."
Salon bir anda hareketlendi.
Fısıldaşmalar başladı.
Duru heyecanla Mavi'ye döndü.
"İşte şimdi eğlence başlıyor."
"Parti mi?"
"Venera'nın en büyük etkinliği."
Lale gülümsedi.
"Geçen yıl olaylı geçmişti."
"Olaylı mı?"
Yeşim omuz silkti.
"Burada her şey olaylı geçiyor."
Mavi güldü.
Ama o sırada birkaç sıra önünde oturan Kayra'nın yüzüne ilişti gözleri.
Diğer herkes heyecanlı görünüyordu.
O ise değildi.
Sanki duyurudan rahatsız olmuş gibiydi.
Bu durum Mavi'nin dikkatini çekti.
Toplantı bittikten sonra öğrenciler yavaş yavaş dağıldı.
Mavi çantasını toplarken telefonunun titrediğini hissetti.
Bilinmeyen numara.
Kaşlarını çattı.
Mesajı açtı.
Tek satır vardı.
Kayra Demir'den uzak dur.
Mavi'nin yüzündeki ifade değişti.
Kalbi hızlandı.
Mesajın devamı yoktu.
Numara kayıtlı değildi.
Şaka mıydı?
Yanlış numara mıydı?
Yoksa...
Gerçek miydi?
Tam o sırada yanında biri durdu.
Başını kaldırdı.
Kayra.
Elinde kitapları vardı.
Birkaç saniye birbirlerine baktılar.
Mavi mesajı hızla kapattı.
Kayra hafifçe kaşlarını çattı.
"Sorun mu var?"
"Yok."
"Yalan söylüyorsun."
Mavi şaşırdı.
Bu kadar kolay mı anlaşılmıştı?
"İyiyim."
Kayra birkaç saniye daha baktı.
Sonra omuz silkti.
"Sen bilirsin."
Ve uzaklaştı.
Mavi ise telefonunu tekrar açtı.
Mesaja baktı.
İçindeki huzursuzluk büyüyordu.
Çünkü bu okulda geçirdiği ikinci günün sonunda ilk tehdidini almıştı.
Ve bunun sadece başlangıç olduğunu henüz bilmiyordu...

