İçeriğe geç

VELİAHTALAR (Aydınlığın Yeni Veliahtı)

Bölüm 1 · 4 dk okuma

VELİAHTALAR (Aydınlığın Yeni Veliahtı)

Bölüm 1

Giriş

"Elini biraz daha gevşet, kabzayı çok sıkı tutuyorsun"

"Tamam gevşettim, böyle iyi mi?"

"İdare eder aslında ama daha çok gelişmen lazım leydim" dedi Asena hafif sırıtarak. Benden yaşça nerdeyse 20-25 yaş büyüktü fakat kafa yapısı olarak neredeyse ikimizde birebir aynıydık, küçüklüğümden beri bana okçuluk dersi veriyordu ama ben o zamanki dersleri astığım için eziyetini şuan da çekiyordum.

Aslında okçulukta o kadar da kötü değilim ama işte iyi de denmez tabii, onun dışında kılıç kullanmada neredeyse berbatım o yüzden tek şansım okçuluk gibi geliyor.

"Fırlat dediğimde fırlat" dedi. Hazır olmuşta beklerken o da duruşumu hafif sağa doğru düzeltti ve el, bilek kaslarımı kontrol etti "Fırlat!" komutuyla birlikte okun hedef tahtasına saplanışını izledim ve hemen gözlerimi kapattım.

"Korkuyorum Asena abla, bakamicam"

"Sakin ol, sadece 1' i vurmuşsun"

"O kadar kötü mü ya"

"Şaka şaka gelişme var aferin, 9'u vurmuşsun" dedi. İlk başta dalga geçiyor sandım fakat gözümü açtığımda fırlattığım okun 9'a isabet ettiğini gördüm. İlk defa 9'u vurmuştum ve bu içime biraz da olsa hırs getirdi, 10'u kılpayı kaçırmıştım ama şuan buna takılmicaktım; ilk başarımı bu denli kendime men edeceğim yoktu sonuçta.

~~~

Odama çıktığımda hâlâ hayretler içerisindeydim, 9 ha? Gelişme gösteriyordum ve başarının bu kadar iyi hissettirmesini ben de beklemiyordum. Üstümdeki okçuluk kıyafetlerini bir yana bırakıp üzerime rahat bir şeyler geçirdim ve yatağımın yanındaki santral telefonundan, kendime ödül olarak odama biraz çilek getirilmesini istedim, rahat bir nefes aldıktan sonra da süzülerek yatağıma atladım, bu yatağı icat eden kişiye sarılmak istiyordum cidden.

Bir krallığın prensesi olmak gerçekten yorucu oluyordu, birde şu yaklaşan taht meseleleri yüzünden iyice bunalıyordum. Gazetelerdeki teoriler, saçma sapan dedikodular, beklentiler ve çıkarcılar; şuan da babamın hâlini düşünmek bile istemiyordum, kim bilir günde kaç kere toplantılara girip çıkıyordu. Yüzümü buruşturdum; kendimi bir krallığın başında asla hayal edemiyordum, etmek de istemiyordum.

Bir prenses olarak herhangi biriyle evlenip yine mutlu mesut hayatımı sürdürme fikri daha cazip geliyordu açıkçası. Ben tüm bunları düşünürken birden kapım çalındı, kısa bir 'gel' sesinden sonra kapıdan içeriye en küçük abim Everest girdi, hiç beklemediğim biri olduğu için yüzümü ne işin var burada der gibi yapıp ona doğru baktım; bu saatte çoktan toplantıda olması gerekiyordu. Önümde kısa bir reverans yaptıktan sonra söze başladı.

"Zambak biliyorum biraz ansızın oldu ama bir konuda yardımına ihtiyacım var."

"Gel buyur otur karşıma, sonra başla sözüne" dedim. Başıyla onaylayıp yatağımın hemen ayak ucuna oturdu, bu gün biraz mesafeliydi sanki, ya da bana öyle gelmişti. "Ne oldu bu kadar ciddisin?"

"Aslında bildiğin bir konu, taht." Kısa süreli bir iç çekişten sonra direkt abimin gözünün içine bakmaya başladım. "Tahtı mı istiyorsun?"

"Evet, ama Zayn benden daha çok istiyor ve bu beni korkutuyor, sanki taht için her şeyi yapabilecekmiş gibi." Zayn ailenin en büyük çocuğuydu ve benimde en büyük abim oluyordu kendisi. "Peki benden istediğin tam olarak ne?" diye sordum. Söyleyip söylememek arasında tereddüt ediyor gibiydi, ama en son cesaretini toplamış gibi yapıp soruma cevap verdi.

"Büyük abimle babam arasına mesafe koysan olur mu?" Ah bide bu vardı, tahta isteyen kişi değil, lordun seçtiği kişi geliyordu. Yani şu dönemlerde bütün abilerim babama taht için yaranmaya çalışıyorlardı, erkeklik duygusu mudur bilemem ama ben bırak yaranmayı taht kelimesini duyunca ürperiyordum zaten; iyi ki abilerim vardı, yoksa ne yapacağımı bilmiyordum.

"Abim ne yapayım şimdi ben aralarına duvar mı öriğim, azıcık babamdan uzaklaş ağzına yumruğumu sokarım mı diyim?"

"Hayır, sadece onu başka şeylerle meşgul etsen yeter bana" dedi. İkinci bir iç çekişten sonra istemeye istemeye kabul ettim ve abimin minnettarlıklarını dinlemeye başladım.

"Çok sağ ol Zambak, akşam birlikte yemek yiyelim mi? Belki senin için çilekli pasta bile hazırlatırım" dediğinde gözlerim parladı. Büyük bir keyifle teklifini kabul ettim. En son odadan çıktığında hafif isyankâr bir şekilde yavaşça kendimi yataktan aşağı attım ve sızlanma, öte beri yuvarlanma devrini başlattım. Daha yeni üstüme yerleşen başarı mutluluğunu ve huzurunu abim sağ olsun anında sömürmüştü. Sevmiyordum böyle işleri, ama küçüklüğümden beridir en iyi anlaştığım abimi de geri çevirecek halim yoktu.

Yerde ölü böcek gibi yatarken tekrar kapı çalındı ve hizmetçilerden birisi içeri girdi, kadın bir tabak çileği elinde tutuyordu, tabii beni yerde öyle uzanırken görünce ödü koptu ama daha sonradan tabağı yatağımın kenarına bırakıp odadan çıktı. İstediğim çilekler aklımdan uçmuştu, bu yüzden yatağımın yanında duran bir tabak çileği görünce kıkırdadım ve tıpış tıpış onun yanına doğru gitmeye başladım.

"Umarım bir an önce şu taht adayını babam seçerde herkes kurtulur..." Diye kendi kendime söyleniyordum. Yatağımın içine girip ağzıma birkaç çilek atar atmaz bedenimi bir uyku sardı, sabah gereğinden fazla erken kalktığım için zaten çok uykum vardı ve bende bu uykuya teslim olmak için iyice yorganımın içine sokuldum.

Yazarın notu: İlk bölümden belki sarmamış olabilir, fakat ben 2. Bölümden sonra saracağını düşünüyorum ki umarım öyle de olur. Onun haricinde lütfen op puanı kazanmak için alelacele yorum atmanızı istemiyorum, lütfen kendi düşünce ve görüşlerinize göre yorumlar yapın ki kusurlarımı fark edebileyim. İyi günler ve iyi okumalar dilerim... (Destek olan herkese çok teşekkür ederim)

Bölüm sonu

12 yorum

  • Yazım yanlışın var. Giriş kısmı gayet güzel olmuş ama geçişlerde bağlantı cümleleri kurmalısın bence. Ve lütfen kitaba devam et. Kitabın patlayacağına eminim.

    1Yanıt
  • Sadece yazım dilin biraz daha gelişebilir. Kurgu güzel.

    1Yanıt
  • İnsanları mutlu etmek için eserlerini beğenip puan veriyorum sizde benim hesabıma bakıp yardımcı olursanız çok sevinirim gt yapıyorum şimdiden yardımlarınız için teşekkürler

  • Merhaba reklam yapmam sizi rahatsız eder mi bilmiyorum ama ilk kez bir kurguyu paylaşma kararı aldım. Profilimden hikayeye ulaşabilirsiniz. Umarım bir şans verir ve okursunuz.

  • Alakasız olabilir ama, eğer hikayedeki aktiviteler (okçuluk, dövüş vs.) gerçekten araştırılıp yazılmışsa çok hoşuma gider

    2Yanıt