Selaaamm nasılsınız? Yeni bölümle birlikte karşınızdayım.
Aslında Lavinia'nın modelini değiştirme isteği var üstümde. Sizce değiştirsemmi?
Bir de hiçbir şey hızlı ilerlemiyor. Yeni bölüme geçelim..

Bölüm fotoğrafı;
•
•
•
•
•
•
•
•
Bir esire göre fazla rahattım. Evet bir esire göre fazla rahattım. Deli falan değilim.
Şu an makyaj malzemeleri ve masası olmadığı için bile kacabilirim. Bunu yapabilirim. Sınırları biraz daha zorlarsa kaçarım.
Acıkmıştım. Yemek yemeyi fazla seven biri olduğum için neredeyse bayılacaktım.
Glossumu sürdükten sonra biraz uyusam sorun olmazdı. Bu kıyafetlerle yatacaktım. Evet. Alışkın olduğum için pek de takmadım.
Ne yapacaktım ben böyle? Bir psikopatla aynı evdeydim. Üstelik mafiaydı.
Mafyalara aşığım. Ama İtalyan olanlara.
Ben ne yapacaktım ki Zeus'suz. Sonra ailem var tabii. Nasıl telaşlanmışlardır. Yatağa uzandım bir süre Zeus'umu düşündüm.
Ben onlarsız nasıl yaşardım ki? Delirmiş olmalılar. Bu Demir denen adam fena taktı bana. Acaba öldürsemmi? Yok ya da. Bunlar mafya güzel yüzümü dağıtırlar.
Hayır kalsın.
Benim yüzüm çok güzel.
Baya zaman geçti ve ben hala uyuyamadım. Bu çok sinir bozucuydu.
Ama aşağı inip Demir piçini de görmek istemiyordum ki, ama makyaj konusu falanda vardı. Gitmeliyim.
Saat 18.22 di. Actım ya. Ne yapmalıyım? Düşüneyim. Tamam bence kavga etmeyiz, yani şahsen ben öyle düşünüyorum.
Evet, evet kavga edersek bayıltırım sonrada kaçarım. Mükemmel fikir.
Zeki oldugumu söylemiş miydim?
Ben zekiyim. Hemde çok.
Sonunda aşağı inmeye karar verebilmiştim on beş dakika boyunca bir kapıyı açıp, sonra geri dönüyordum. Bana cesaret geldi ben cesaretli bir kızım.
Kapının önündeydim şu an, bir kez daha tereddüt etsemde sonunda karar verip odadan çıkabilmiştim.
Umarım o puştu görmezdim.
Neymiş, 'Puşt küfürmüş!' siktir lan oradan.
Yavaş adımlarla ilerliyor ve ses çıkarmamaya çalışıyordum. Merdivenin yarısına gelmişken Demir'i gördüm.
Arkası dönük bir şekilde, hararetli bir telefon görüşmesi yapıyordu. Telefonuyla konuşuyordu.
Hiç görünmeden direkt mutfağa girdim, önce bir su alsam iyi olurdu.
Mutfakta Elif'i gördüm yemek hazırlıyordu, "Merhaba," dedim sevecen bir tavırla.
Benden bir iki yaş büyük gösteriyordu. Kızıl saçlı koyu renkte gözleri bembeyaz teni vardı.
"Merhaba," dedi asık suratla. İlk bu eve geldiğimden beri bu kızın bir derdi vardı bana.
"Benimle bir sorunun mu var?" dediğimde beni pek takmadı.
"İlk geldiğimden beri hep soğuk davranıyorsun bana," dedim hala yerimde beklerken.
Kaşlarını çattı. "Yok bir şey Lavinia hanım." Hanım kısmında vurgu yaptı. Bu kızın sorunu ne benimle.
Ben belalı bir tipim.
Hiç bana bulaşma.
Hiç onu takmadan kendime sürahiden su doldurdum. Ve sandalyeye oturdum.
Elif'de asık bir suratla masayı hazırlıyordu. Elimde tutuğum suyu icerken içeri Demir girdi. Geldi yine mafia beyimiz.
Karşımdaki sandalyeye oturdu, ne var ki hep karşıma oturuyor? Hiç Demir'e bakmadan Elif'e bakıyordum direkt olarak, bu kız neden bu kadar gıcık?
Dövsemmi?
Ya da neyse. Sonra döverim.
"Tüm işi bitirdim Demir bey, gidebilir miyim?" diye sordu. "Gidebilirsin," dedi Demirde.
Bakışlarımı önüme çektim masada ne ararsan vardı. Ve tabii ki sarmada. Şuan zeytinyağlı sarmaya aşkla bakıyordum. Evet aşkla.
"Yarın buradan gideceğiz," ona baktım.
"Nereye?" hiçbir şey olmamış gibi bu soruyu soruyorum.
Karnıyarıktan kendi tabağına biraz koyarken, "Başka bir eve, gideceğiz." Bende sarmaya uzandım ve tabağıma girdiği kadar koydum. "Bir de, okulunu değiştireceğiz." Bari o olmasın!
Ben ne yapacağım o zaman galiba delireceğim. Acaba yanımda duran sürahiyi kafasında patlatıp kaçsam mı?
İnan yaparım bunu.
"Hayır ben okulumu değiştirmeyeceğim," sağdan soldan geliyordular bana. "Başka bir okula gideceksin, o kadar," hadi ya? Kaçammı yani illa onu mu istiyorsun?
"Sen nasıl bir mafiasın ya?" dudaklarımı büzdüm. "Hiç hayal ettiğim gibi çıkmadın," dedim.
Tek kaşı havaya kalktı. "Senin hayal ettiğin mafya nasıl biri?"
Sarmadan bir çatal aldım. "Yani şimdi benim için ölmeli ve benim için kendini yerlere atmalı," sarmadan bir ısırık alıp, "Ama şimdi Kenan Yıldız'a da benzemeli," Kenan Yıldız. Kocam. Çok yakışıklı.
Kaşlarını çattı. "Kenan yıldız? O kim?" gülesim geldi.
"Tanımıyor musun? Juventus'un en yakışıklı oyuncusu." Hem de en yakışıklısı evleneceğim onunla.
"Her neyse boş biri işte," Ne? Ne? Parçalarım seni. Kimse kocama öyle diyemez!
"Bana bak beni kaçırdıysan, isteklerimi de yapmak zorundasın."
"Ne istiyorsun?" ne mi istiyorum? Ben çok güzel bir kızım makyajsız yaşayacağımı sana düşündüren nedir?
"Ben çok süslü bir kızım madem beni kacırdın ve esir tutuyorsun istediğim şeyleri de yapmak zorundasın." Sabr çekti.
"Ne istiyorsun?"
"Bir kız ne ister?"
"Ne ister?" sabrı kalmamış gibiydi.
Amacımda bu ya zaten deli edeceğim.
"Bende onu sana soruyorum, ne ister?"
Derin bir nefes aldı. Kendini zorluyor gibiydi. "Bak ben hiç sabrlı bir adam değilim. Söyle isteğini yoksa otur yerinde cici kız," dedi kaşları çatık bir şekilde.
"Ben cici kız değilim."
"Cici kızsın," ağzımdaki sarmayı yuttum.
"Değilim." Nerem cici kız benim? Asiye benziyorum.
Ama bu onu göremiyor.
Kör mü acaba?
"Şimdi uzatmada ne istediğini söyle," ben mi uzatıyorum? Oğlum beni kaçıran sensin be.
Yemin ederim varya elimin tersiyle bir vuracağım göreceksin.
"Makyaj malzemeleri olmazsa yaşayamam. Anlatabildim mi?" anlamıstır ya?
Di mi?
"Tamam yarın hallederim," bu çok iyi davranıyor acaba ne oldu? Bardaktaki suyumdan biraz içtim. "Sen mafia olduğuna emin misin? Çünkü bir mafia esirine böyle davranmaz."
O yemeğini bitirmiş bakışlarını benden ayırmıyordu. Ama ben böyle rahatsız olurum kii.
"Çünkü esirimsin." Ona baktım. Hadi ya bilmiyordum mükemmel açıklama. Gerçekten.
"Beni bırakacak mısın?" ağzıma bir sarma daha tıktım.
Yok, bırakır mı?
"Hayır seninle ilgili bir sürü planım var." Yutkundum.
Seslice yutkunmamı duymuştu. Kaşlarını çatıp, "Benden korkuyor musun, Lavinia?" adımı ilk defa söyledi.
Korkuyor muyum?
Dayı sen ne diyon ya?
Hayır korkmuyorum ama evet desem nolur?
Öyle sansın garibanım.
"Evet," en azından aileme yalan söyleye söyleye mükemmel bir yalancıydım. Mükemmel.
"Sen beni 500 kere satsan da sana zarar vermem, Lavinia." Ee 501 olsa?
Öldürür galiba.
Soracağım.
"O 501 olursa? Öldüreceksin di mi?" Başımı heyecanla salladım. "Evet! Evet! Evet!" Diye bağırdım. Yüzünü buruşturacaktı az kalsın.
"Sen nasıl bir kızsın? Cidden bunu soruyorum," düşünüyormuş gibi birkaç saniye bekledim. "Iı, mükemmel?"
Sen iflah olmazsın bakışı attı. Sensin lan.
Bir süre konuşmadık. Tabii ben o sırada sarma yiyordum. Sarma âşk ya.
"Herşeyi affederim ama, eğer kaçarsan işte bunu hiç affetmem," mafialar niye bu kadar kaşlarını çatıyorduki?
Tamam yani havalısınız falan ama yeto yani.
Aşkoya döndüm iyice.
Ben aşko değilim. Evet.
O sözüne bir şey demedim. Ve ben yemeğimi hala yerken beni izliyordu.
"Tamam Demir abi." Abi kısmını vurgu yaparak söylemiştim.
Gülmemek için büyük bir çaba veriyordum. Gözlerini öyle bir açtı ki neredeyse Herobrine gibi beyaz gözlü olacaktı.
Herobrine'm. Mükemmel bir varlık.
"Bana abi deme!" Şimdi yalan yok boyu çok uzundu.
Maşallah sırık kadardı. Sinirlenmişti beyimiz, "Niye büyüksün işte benden, ne olacak?"
"Susmalısın," kısa bir an bakışlarını gözlerimden çekip dudaklarıma baktı. Glosslu dudaklarıma.
"Yoksa ben susturacağım." Dedi kendinden emin bir şekilde.
"Bu akşam evde olmayacağım, sakın evden kaçayım deme!" Öyle bir tonda söylemişti ki ürkmeden edemedim.
"Kesinlikle kaçmayacağım." Evet.
"Sen nasıl bir kızsın? Çok konuşuyorsun."
"Ha doğru sen mafiasın di mi? Adam öldüreceksin. Bana da öğretsene. Hep adam öldürmeyi çok istemişimdir," dedim tatlı bir ifadeyle.
İfadesiz bir şekilde, "Aklından bile geçirme." Dalga geçiyordum yoksa neden tırnaklarım bozulsun isteyeyim ki?
"Aman be, şakadan da anlamıyorsun. Sen nasıl mafyasın ya?" Gözlerimi devirdim.
"Banane ya. En azından bir süre yüzünü görmem." Deyip masadan kalktım doymuştum ve şu an da uykum geliyordu.
"Nereye?"
"Sanane abiciğim?" Deyip hızla kaldığım odaya doğru yürümeye başladım.
Şimdi ona abi dedim diye yırtardı kendini.
"Abi deme ulan bana!!" Diye bağırdı arkamdan. Puşt.
Merdivenleri cıktıktan sonra odama girdim.
Kapıyı kapatıp, kapalı olan ışığı açtım. Karanlıktan korkuyorum.
Yatağa uzanıp uyumaya çalıştım. Ve bir süre sonra başarılı da olmuştum.
.
.
.
.
.
Uykumdan öyle bir sıçradım ki..
Çünkü karanlıktı.
Nefes nefese kalmıştım.
Şu an odanın ışğı kapalıydı.
Kim kapattı ki?
Ben şimdi ne yapacağım? Tamam biraz cesaretlenmeliyim. Derin bir nefes alarak ayağa kalktım ve ışığın olduğu tarafa zorda olsa varmıştım. Işığı bulup açtığımda rahat bir nefes aldım.
Tuvalete gidip elimi ve yüzümü yıkadım. Ter kan içinde kalmıştım. O kadar terlemiştimbki üstümdeki elbise bile çok kötü kokuyordu duş almalıydım.
Gardrobdan kendime kıyafet çıkarıp banyoya girdim ve suyu ayarladım. Üstümdekilerdende kurtulduğumda küvete girdim.
Saat şu an kaçtı bilmiyordum ama gece yarısı olduğunu biliyordum. Gece yarısı banyo eden biri mi olurmuş?
Uzun bir duş aldım. Kim odama girdi ki? Muhtemelen odama her kim girdiyse o ışığı kapatmıştı.
Herşeyi dalgaya vuruyordun ama ben gerçekten hep burada esir olarak mı kalacaktım? Hayır benim hayatımda esir olmak diye bur kural yoktu.
Bu adam beni çok hafife alıyordu. Hem cici kız ne be? Ben cici değildim ki! Şimdiden biraz delirtmiştim.
Önce bezdireceğim sonra kaçacak, onu uğraştıracağım. Çünkü neden olmasın? Di mi, di mi?
Sonunda duştan çıkıp bu sefer gardropdan bulduğum şort ve cropu giydim. Crop beyazdı şortsa siyahtı mükemmel uyum.
Saçlarımı hiç kurutma gereği bile duymadan odadan çıktım ve merdivenleri inmeye başladım.
Demir bugün evde olmayacaktı. Yani serbest takılabilirdim.
Salona geldiğimde ışığı açıp, ne yapabileceğimi düşündüm bir süre, televizyon internete bağlıdır umuduyla açtım.
Evet bağlıydı. Sevinçten havalara uçağım ama şu an değil.
Televizyondan Yüzyılın aşkı'nı açıp dans etmeye başladım.
Bu şarkıyı çok küçükken dinlerdim. Bazen Tanıl'da kendini kaybedip dans ederdi. Asia ise tek bir köşeye geçer telefonuyla oynar, arada bize bakıp gülerdi.
Arkadaşlarımı özlemiştim.
Ailemi özlemiştim.
Zeus'u özlemiştim.
Yağız puştunu özleyeceğim aklıma gelmezdi. En azından Demir'den daha az psikopat. Ciddiyim.
Ben daha dans ederken arkama döndüğümde Demir'in koltuğa yaslanıp, beni izlediğini görünce donup kaldım. "Çok güzel kıvırtıyorsun," dedi dudakları iki yana kıvrılmış bir şekilde. Hadi ama!!
Kaçaçaktım
Ciddiyim bu sefer..
.
.
.
.
.
.
Merhaba bölüm kısa oldu. Kusura bakmayın dahaaaa da uzun yapacağım.
Bölüm kısa oldu diğer bölümü bundan dahaaa da uzun yapıcam. Farkındayım kısa oldu.
Bu arada Instagram grubu kuracağım orada eleştiri falan yapıp tartışabileceğiz. İsteyen herkes gelebilir💓
Instagram hesabım; Rorarosenfeld_1
Gruba girmek isteyen bana istek atabilir:)
Çok kısa bu bölüm ama idare edin🤍💝 diğer bölüm kısa süre içinde 1-2 gün sonra atarım. Yani muhtemelen.
Yeni bölüm de görmek istediğiniz herhangi bir
sahne varsa dm'den veya yorumlara yazabilirsiniz.
Bu bölüm hakkındaki düşüncelerinizi yazabilirsiniz.
Sizce Demir neden Laviye iyi davranıyor?
Sanırım Lavinia'nın modelini degiştireceğim. Emin değilim.
Umarım iyisinizdirrr💞
Sizleriiii çoook seviyorum. Yeni bölümde görüşürüz💞💖💝🤍💗💓🔥
Tiktok; watty_girl_vbl
Tiktok; Blilight✨