MERHABALAR;> nabersinizz? Hiçbir şey hızlı ilerlemiyor, ilk böyle bir hikâye yazacağıma karar verdiğimde böyle bir şey yapmayı planlıyordum.
Neyse bölüme geçelim aşklar✨🔥
(Bölümü bitirdikten sonra aşağıda yaptığım aciklamayi okur musunuz?)
•
•
•
•
•
Melisa'yı hâlâ döverken ve kafasını aynaya vururken durdum. Arkamı döndüğümde o kız bana tırsmış ve ürkek bakışlar atıyordu. "İyi misin?" Diye sordum. "İ..iyiyim."
Melisa'nın saçına doladığım elimi çektim. Kız, "Yaşıyor değil mi?" Dedi, "Ölmez di mi?" Dedi.
Arkama yere yığılan Melisa'ya baktım. "Yok ölmez," tekrar önüme baktım. "Ya da ölür."
"Onun seninle derdi ne?" Durdum. "Cevap verme Melisa herkesle uğraşır," dedim. "Adın ne senin?"
"Ebru," dedi. "Adım Ebru."
"Ben de Lavinia." Dedim. "Ben memnun oldum da sen pek olmadın sanki," dedi gözleri fazla ürkek bakıyordu. "Sen tek misin? Yani tek mi geldin?" Dediğimde kafasını salladı, "Hayır tek değilim," dedi Ebru'da.
"O..ona ne olacak?" Kız fena hırpalanmıştı. "Ahirete kadar yolu var. Onu boş ver sen," dedim. Kaşları havalandı. Elimi yıkadım kimsenin görmediği iyi olmuştu. "Kendini asla ezdirme. Yoksa hep ezilen taraf sen olursun," deyip çıktım tuvalleten.
Asia'nın olduğu yere giderken Yağızın kardeşini gördüm. Kaan'dı. Yağızla aralarında 1 yaş vardı. "Lavinia," şaşırmıştı. "Uzun zaman oldu seni görmeyeli, nasılsın?" Dedi.
Mümkünse dumanlı ailesiyle görüşmek istemiyorum.
Kaan Abisi Yağız gibi değildi.
"İyiyim sen?," dedim.
Gizli bir şeymiş gibi, "Ben iyiyim de Yağız sanki iyi değil, senden çok bahsediyor. Kesin sana âşık." Dedi.
Bilmiyordum, sağol ya.
7 aydır rahat bırakmıyor puşt bilmez miyim?
"Benden mi bahsediyor?" Dedim bilmiyormuş gibi. Kafasını salladı. "Evet, sabah Lavinia. Akşam lavinia." Dedi, "Tek dediği şey bu." Güldü. "Anlayamıyorum, sen bu çocuğa ne yaptın böyle?"
"Eskiden böyle değildi." Diye mırıldandı, "Neyse sana iyi eğlenceler Lavinia. Bir gün bize gel konuşuruz," dediğinde gülümsedim. "Benimde asia'nin yanına gitmem lazım. Konuşuruz bir ara."
Hiç sanmıyorum.
Kaan yanımdan gittiginde bende
asia'nin yanına gittim.
Öyle etrafa bakıyordu. Beni görünce, "Gelmeyince öldün sandım." Dedi, gözlerimi deviridim. "Merak etme, yaşıyorum," dedim.
"Neredeydin iki saat?" Diye sordu merakla. "Aradım seni, niye açmadın?" Telefonumun ekranını açtığımda aramıştı ama sesizdeydi telefonum.
Bakışlarımı Asia'ya diktim, "Melisa kaşınıyordu, biraz dövdüm," güldüm. "Ya da boş versene kafasını aynaya vurdum" dedim.
Sanki bir şey yapmamışım gibi bir de gülüyordum. Çok zekiyim.
Evet çok zekiyim.
Asia, "Ne yaptı bu sefer?" Etrafıma bakarken, "Ne yapacak? Bir tane kızı hırpalıyordu. Ben de dövdüm," dedim.
"Keşke beni de çağırsaydın da bende döverdim," dedi dudakları büzülmuş hâlde. "O kızdan tiskiniyorum."
Tiskiniyorum mu dedi o?
Buna 1 ay 2 hafta boyunca kahkaha atabilirdim.
Tam asia'yla dalga gececekken en sevdiğim şarkı çalmıştı. Asia'nın ellerinden tutup, "Hadi gel dans edelim," dedim. Normalde dans falan etmezdi. Ama bu sefer tamam demişti.
Şaşırmıyordum çünkü biz normal değildik. Fazla anormaldik.
Gasolina çalıyordu. Dans pistine gelmiştik bile, dans ederken bir yandan asianin elinden tutmuştum. Yani bir nevi birlikte ediyorduk.
Dans ederken baya kişi vardı burada. Diğerlerine göre biz fazla hareketliydik.
Ses çok fazla geldiği için Asia'ya biraz yaklaştım, "Tanıl nerede?" Etrafıma baktım. "İki tane Suriyeli kızla dans ediyordu," dedi gülüşünü bastırmaya çalışırken.
Kim bilir ne yapıyordur bu dangalak?
Bir sorun çıkarırdı net.
Kaşlarım havalandı. "Suriyeli olduğunu nereden biliyorsun," kıkırdadı. "Türkçe konuşmuyorlardı." Bende güldüm. "E işte kendisi gibi birilerini bulmuş." Dedim daha çok dans ederken.
Durdum.
Duyduğum seslerle yüzümü
buruşturdum.
Hemen mi?
Hadi ama! Ebru yaktım seni Ebru!!
Polis siren sesleri geliyordu.
Kaşlarımı çattım. "Siktir!!" Asia bana baktı, "Ne oldu?" Polisten kaçabilirdikte haber aileme giderse bu sefer araba kullanmamı yasaklarlardı. Çünkü en son böyle bir olay olduğunda fazla ciddilerdi. Sikeyim.
"Polis siren sesleri geliyor, hemen buradan tüymemiz lazım!' dedim. Asia bana alık alık bakıyordu. "Tanıl'ı nerede? Onu bulup buradan gitmeliyiz," dedim. Etrafıma bakarken, çok kalabalıktı. Ama Tanıl hemen biraz ilerideydi.
Bu çocuk çok değişik.
Ben kalabalığın arasından hızla geçerken Asia'da bana yetişmeye calışıyordu. Bu sefer de birine çarpmıştım. Ama bu sefer ben değil o kişi çarpmıştı.
Beni rahat mı bıraksanız artık?
Bu sefer çarptığım, yani bana çarpan kişi Yağızdı.
Puşt herif çekilsene!!
Polisler gelmişti bile..
Yağızla hiç oyalanmadan direkt onu yana itip biraz daha hızlı yürüdüm. Daha doğrusu koştum. "Lavinia!!" Diye birinin bagirişini duydum.
Bir şey diyeyim mi?
Dumanlılar siktirin gidin!
Tabii kide durmadım.
Asia ayağındaki topukluyla hiç sorun yasamazken ben resmen bunların içinde geberecektim. Tabii asia türlü türlü yarışlara katılmıştı. İlk olarakta yüzücüydü.
Sonunda onun yanına vardigimizda hemen kolunu tuttum. Tek kaşı havaya kalktı. Biraz daha yanaşıp kulağına yaklaştım kimsenin duymaması için. Asia'da gelmişti zaten. "Polisler geldi. Gitmeliyiz!!" Dediğimde, "Ne polisi? Niye gideceğiz?" Dedi.
"Ben burada çok eğleniyorum." Dedi yanındaki iki kadını öperken. Kaşlarımı çattım. "Lan polis geldi diyorum sen; Ben çok eğleniyorum diyorsun." Dedim ters ters. "Madem öyle burada kalda gör ne oluyor!!" Sinirden güldüm. "İşte o zaman ben bile kıçını kurtaramam," dedim.
Polisler çoktan girmişti bile buraya ve birilerine bir şeyler soruyorlardı. Yutkundum. Siktir!
Bakışlarımı polisten çektim.
Tanıl istemeyerekte olsa, "Tamam gidelim. Ama sonra bana anlatacaksınız ne olduğunu," dedi. Sabr çektim.
İnsanı deli eder.
"Tamam anlatacağım, gidelim!!" Dedim.
Polis bu tarafa gelmeye başladığında üçümüzde koşmaya başlamıştık.
Yok muydu burada arka kapı falan?
Clup gibi olan mekânın iç, yani içeri kısmına doğru koştuk. Oradada polis vardı.
U-dönüşü yapıp sağ tarafımızda duran aşagı kata inen merdivenlerden inmeye başladık.
Her yer karanlıktı. Sikeyim!
Ben karanlıktan korkardım.
Ve bunu kimse bilmiyor.
Bir kişi hariç. Zeus.
Yutkundu. Merdivenin yarısında durmuştum. Ben oraya nasıl gideceğim? Asia, "Ne duruyorsun? Gelsene!" Dedi birkaç merdiven asağımdayken.
Ağlasammı? Yok ben güçlü bir kızım.
Ağlamam.
Tekrar yutkundum. Ve aşağı doğru inmeye başladım. Karanlıktı lakin bodrum katında küçük bir tane cam gibi bir şey vardı ve oradan hafifte olsa ışık vuruyordu.
Biraz ileriden sesler geliyordu. Garip sesler. Asia ve tanıl bana baktı. "Bu ne sesi?" Dedi Tanıl. "Çok," durdu bi an. "Çok yardım sesine benziyor!" Dedi bi anda.
"Acaba nereden geliyor bu ses?"
"Bilmiyorum. Sesin geldiği yöne gidersek ne olduğunu anlayabiliriz," diye yanıtladım Tanılın sorusunu.
Yavaş yavaş adımlarla, ses çıkarmadan sesin geldiği yöne doğru gidiyorduk. Sonunda sese biraz daha yakınlaştığımızda bir inleme sesi daha geldi duvarın arkasından. Tabii biz duvarın diğer tarafındaydık. Biraz daha yaklaştık.
Bir inleme sesi daha geldiğinde, Tanıl daha fazla dayanamadı ve direkt duvarın kenarından çıkıp öbür tarafa daldı. Bizde onun arkasından gittiğimizde yutkunduk. İki kişi öpüşüyordu. "Çok pardon," dedi Tanıl gözlerini kapatırken.
"Biz bir şey görmedik," dedi asia. "Siz devam edin." Dedi ama hâlâ aynı yerde duruyordu.
Biz gerçekten çok zekiyiz!
"Biz yardım çağırdınız sandık, kusura bakmayın." Deyip asia ve tanılın elini tutup, yürümeye başladım. "Senin zeki kafani seveyim Tanıl," dedi asia.
Tanıl, "Biliyorum, biliyorum. Çok zekiyim," dedi. "Söylemene gerek yoktu." Dedi sonra.
Asia göz devirip yürümeye devam etti. Bizde Asia'ya yetistigimizde, "Acaba bu geceki yarışa katılsak mı?" Dedi asia. Düşündüm. "Neden olmasın. Olur," asia,"Tanıl gelcek misin?"
"Olur." Dedi tanılda.
İkisinin ortasına girip kollarimi birini asiya birini de tanıla doladım ve güldüm. "O zaman gidiyoruz!!" Dedim sevinçle.
.
.
.
.
.
Ailemden bir şekilde izin almıştım. Bu gece asialarda kalacağımı söyleyip ikna etmiştim. İnşallah polis aileme haber vermezdi yoksa Lamborghini'me veda edebilirdim.
Şuan üstümde rallici kıyafeti vardı. Siyah bir crop, altıma ise o renkte bir tane şort giymiştim onun üstüne de mont tarzında bir şeydi. Arkasında ben, asia ve Tanıl'ı temsil eden logolar vardı. Bir nevi ekip gibiydi.
"Her zaman ki gibi lavi bu oyunda sende," diye göz kırptı asia. Güldüm. Her zaman destekçimdi.
Arabamı çizgi noktasına getirdiğimde rakibimde getirdi. Rakibini görüce gözlerim öyle bir büyüdüki. Siktir!! Siktir!! Siktir!!
Koca bir hassiktir!!
O buradaydı!!
Mahallenin önünden geçerken yaralanan adam şimdi araba yarışına mı katılmıştı? Beni dövseler inanamam.
Bu Demir'di. Ona yardım ettiğim adamdı. Yutkundum. Daha dün yaralıydı! Bu adam nasıl şimdi dimdik durabiliyordu ki?!
Beni görmesin diye siyah camlarla kaplı olan camımı kapattım.
Oda yerini alırken, Kız ortaya geçti ve tam iki arabanın ortasında durmuştu. Benim arabamın aksine onun arabasının rengi aynıydı. Siyah. Benim arabamın rengi lacivertti.
Demir denen adam bana baktı ama beni görmedi. Çünkü camım kapalıydı ve siyahtı camlarım. Görmesi imkânsız.
Ortada duran kız ona baktı ve sonra bana baktı. Kızı tanıyordum. Anna. Yarısı başlatan ve bitiren. "1," diye saymaya başladı, "2," dedi. "3," dediğinde ikimizde gazı kökledik.
Hızla giderken o da çok hızlı geliyordu. Ama o benden bir tık daha hızlı ve hemen önümdeydi. Gaza biraz daha köklendim. Direksiyonu sağa kırdım ve aracı tamamen kontrolüm altımda tuttum.
Oda en az benim kadar iyi bir Ralliciydi.
Bu sefer ben onun önündeydim. 2. Turu geride bırakmıştık. Bu sefer sola kırdım bu yüzden biraz yavaşlamak zorunda kalmıştım. Ve o sırada mafia bey yani benden özür dilemeyen puşt önümdeydi.
Puşt işte ne beklersin?
5. Tura geldiğimizde yine çok çekişmeli geçmişti. Şuan son turdaydık. Önümdeydi.
Aramızda çok az mesafe vardı ve bitiş noktasına çok yakındı. Biraz daha zorlasam geçerdim. Yani öyle sanıyorum.
Biraz daha gaza köklendim. Yan yana geldiğimizde kısa bir an benim olduğum tarafa baktı, neyseki beni göremiyordu. Sonra tekrar önüne döndü. Ve dikkati çoktan dağılmıştı bile..
Bitiş noktasına vardığımda herkes bağırmıştı. Ve bir ses yükseldi..
VBL 3 bölüm sonu..
.
.
.
.
.
•Açıklama!!
Arkadaşlar bu bölüm berbat oldu farkındayım. Kusura bakmayın bugün pek iyi değildim hatta bok gibiydim. Bunun nedeni bazı okuyucular bana Dm'den küfürler söyleyip aşağılaması..
Kusura bakmayın gerçekten.
Eğer bu bölümü beğenmezseniz bu bölümü silip tekrar yazacağım.
Ben beğenmedim. Bu yüzden sanırım tekrar yazacağım.
Lütfen bu bölüm hakkınd
aki düşüncelerinizi yazın.
(Yazım hatalari varsa kusura bakmayın düzeltecegim.)
Kız karakteri nasıl abartabiliriz? Düşüncelerinizi belirtebilirsiniz.
Not;son sahneyi(araba yarışı) bir tane arkadaşimiz istemişti.
Sizleri seviyorum aşklarım✨🤍🖤💛❤️✨