İçeriğe geç

Varla yok arası

Bölüm 6 · 2 dk okuma

Varla yok arası

Bölüm 6

Yüzleşme

Aden, İsviçre'nin havalimanında ayaklarının altındaki serin mermerle tanıştı. Gözleri, masalsı bir rüya gibi uzanan kar beyazı dağların ve yemyeşil vadilerin güzelliğine takıldı; her şey yeni bir başlangıcın habercisi gibiydi. Elinde valiz, kalbinin hızla attığını hissederek, derin bir nefes aldı. Dayısı ve Kaan, yanına yaklaşarak onu selamladı. “Hazır mısın?” diye sordu Kaan, gözlerindeki ciddiyetle. Aden başını salladı ve dayısının yanına giderek, hazırlanan arabaya bindi. İçeride bir sessizlik vardı; Aden’in aklında, abisiyle nasıl yüzleşeceğine dair sorular dönüp duruyordu. Dayısı, sırtını sıvazlayarak, “İyi olacaksın, yeğenim,” dedi. Kaan, dikkatli gözlerle Aden’i izliyor, onun kaygısını hissediyordu. Aden, Kaan’ın bakışını fark etti ve göz teması kurdu. İkisi de birkaç dakika boyunca birbirlerinin gözlerinde kayboldu. Ancak Aden, bu yoğun anı kırarak gözlerini kaçırdı. Yolda ilerlerken, önlerinde büyük bir şato belirdi. Şato, ihtişamıyla göz alıcıydı. Koruma görevlileri, arabayı gördüklerinde kapıyı açarak selam durdular. Aden, evin güzelliğine hayran kalmıştı; her köşesi zarafetle doluydu. İçeri girdiklerinde, Aden ile dayısı salonda oturdular. Kaan, korumalara birkaç talimat vererek odadan çıktı. Aden, Kaan’ı izlerken gözleriyle dayısına döndü ve merakla, “Kaan hakkında ne biliyorsun?” diye sordu. Dayısı, “Onu sen bil, benim fazla bir bilgim yok,” diyerek belirsiz bir hareketle yanıtladı. Aden, kafasını sallayarak düşünmeye başladı; Kaan’ın kim olduğunu tam olarak bilmediği için içindeki merak giderek büyüyordu. Bir süre bekledikten sonra, Aden’in abisi içeri girdi. Aden, onu görünce hemen ayağa kalktı ve sinirle abisinin önünde durdu. Hemen herkesin dışarı çıkmasını emretti, “Dışarı çıkın!” diye bağırdı. Tüm odada bir anlık bir korku hâkim oldu ve herkes hızla dışarıya çıktı. Dayısı ve Kaan sessizce odadan çıktılar. Aden, dışarıda kalanları izledikten sonra abisine döndü ve omzundan itekleyerek, “Bu zamana kadar neredeydin?” dedi. Abisi, “Bildiğin gibi bir şey yok,” diyerek yanıtladı. Aden’in gözleri dolmuştu; bu duygusal anın ağırlığı altında, “Ben tek başımayken sen neredeydin?” diye sordu. “Benim mezuniyetimde neredeydin? Hastalandığımda neredeydin?” Daha fazla hesap sordu, her kelimesi içindeki acıyı döküyordu. Abisi, “Haklısın, özür dilerim. Yanında olamadım, çok özür dilerim. Beni affet,” dedi. Aden, “Seni Allah affetsin, ben affetmem,” diye yanıtladı. “Ama son zamanlarını benimle geçirebilirsin,” diye ekledi. “İçimdeki abi boşluğunu kapatmak istersen…” Abisi hemen “Evet,” diyerek kararlı bir şekilde yanıtladı ve Aden’e sarılmak için adım attı. Aden biraz bekledi, kalbinin hızla çarptığını hissederek, sonunda ona sarıldı. Bu, yıllardır beklediği bir kavuşmaydı; belki de içindeki boşluğu kapatmak için bir başlangıç olabilirdi. O an, ikisi arasında kaybolmuş bir zaman dilimi yaşandı; kırılgan ama umut dolu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.