İçeriğe geç

Varisler ve Katiller

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Varisler ve Katiller

Bölüm 1

1.bölüm

----------------------------------------------------------------------------------------

--‐-------------------------------------------------------------------------------------

--------------------------------------------------------------------‐-------------------

----------------------------------------------------------------------------------------

----------------------------------------------------------------------------------------

----------------------------------------------------------------------------------------

----------------------------------------------------------------------------------------

---------------------------------------------------------------------‐--‐---------------

Fotoğraflardaki kişiler kitap karakterleriyle tamamen. uyuşmamaktadır.

"Sen salak mısın Umut? Çocuğu bahçe hortumuyla dövmek ne demek ya ?! " diye gürledi iklim her zamanki gibi güne yine kavgayla başlamıştık . Buna artık alışmıştık " bu kaçıncı okul değişikliği farkında mısın sen ? Dur sen söylemeden ben söyleyeyim 16 . 16.kez yine okul değiştiriyoruz ve yine senin yüzünden " diye ikinci kez gürledi iklim bense sadece onlara bakıp göz devirmekle yetiniyordum . Tam Umut İklim bişey diyecekken aralarına girip " ay yeter artık sabah sabah kafamı şişirdiniz gece zaten uyuyamadım gerginim sinirimi sizden çıkartmayım " dedim ve ikiside susarak yürümeye devam etti . Elçin bir anda bana dönerek " Belo..." devamını getiremeden lafını kestim ve " Hayır elçin o gözlerin bu sefer işe yaramıycak" dedim ve yürümeye devam ettim ancak arkamı döndüğümde hiç birinin arkamda olmadığı gördüm ve derin bir nefes verip yan binanın duvarına yaslanıp onları beklemeye başladım . Gözlerimi uzunca bir süre kapattım ve açtığımda batuhan gözüme sokarcasına bir çikolata tutuyordu " alsana ne aval aval gözümün içine bakıyorsun " dedi ona gözlerimi devirip " gözüme sormazsan alıcam " dedim ve elindeki çikolatayı bir anda elinden alıp çantama attım " belinay sen bu gün gerçekten ters tarafından kalkmışsın " dedi umut ona bakarak " uyuyabilseydim kalkabilirdim belki " dedim ve onları arkamda bırakarak yürümeye devam ettim ama bir süre sonra onları bekleyip aynı hizada gittik .

" sanırım sessizlik rekorunu kırdık " diye konuşmaya başladı Emirhan " o değilde 2 saattir yoldayız daha okulun çatısını bile görmedik Bi de bunun dönüşü var keşke babalarımızın biri bıraksaydı bari " diye devam etti iklim yağızla aynı anda ikisine dönerek " eğer bir yıl daha dayansaydınız bir hafta bu yolu çıkıp inmezdik " dedik sonra Yağız ile ellerimizi birbirine çaktık ve konuşarak yürümeye devam ettik

"Oha bu yokuş ne " dedi umut birden bende " sen buna yokuş mu diyorsun bu bildiğin dağ yamacı " dedim şu an karşımızda hem uzun hemde baya dik olan bir yokuş vardı cebimden telefonu çıkartıp saate baktım okulun başlamasına 1 saat vardı ve biz hala aval aval yokuşa bakıyorduk " e hadi çıkmaya başlayalım yoksa geç kalıcaz " dedim ve böylelikle yokuşu çıkmaya başladık.

"Sanırım ölüyorum" dedi Asya ada ona dönerek " ölüyosan nasıl konuşuyon amk " dedi ve derin bir nefes aldı. Sonunda yokuşu çıkmıştık ama çıkar çıkmazda kendimizi yere bırakmıştık " hadi kalkın daha çok yolumuz var " dedi Yağız ve yerden kalktı ada " nolur biraz mola verelim " desede o da yerden kalkarak bizimle yürümeye davam etti . Yolda yürürken bir yandanda havadan sudan konuşuyorduk tam bu sırada önümüze iki tane köpek çıktı öbürleri yanlarından geçip giderken ben ikisinin başını okşayıp bizimkilerin yanına gittim. Bir süre daha yürüdükçe sonra umut " kara göründü ! " diye bağırdı eliyle gösterdiği yere baktığımızda sonunda okulun ön cepesini görebilimiştik

Sonunda okulun kapısından girebilmiştik kendimizi en yakın banka attık ve soluklanmaya başladık ta ki bir tane kız grubu gelip tepemize dikilene kadar yüzünde küçümseyici bir ifade vardı " siz şu yeni öğrenciler olmalısınız..." devam edecekken iklim kızın lafını ağzına tıkarak "herhalde sende şu dizilerdeki kendini bir bok zanneden - parmaklarıyla tırnak işareti yaptı - ' havalı ' kızsın " dedi hepimiz buna gülerken "bir avuç bursluluk göre çok fazla konuşuyorsunuz " dedi gülüşümüz kahkahaya dönüştü bu sırada kız tekrar konuştu "ayağınızı denk alsanız iyi edersiniz yoksa bu okulda fazla kalamazsınız demedi demeyin " derin bir nefes alıp " sen bizi tehdit mi ettin "dedim kız kafasını evet anlamında salladı bense lafınma devam ettim " tehditlerini kendine sakla çünkü tehdit etmeyi bile başaramıyorsun" bu sırada yanımıza nöbetçi kartıyla bir tane öğrenci geldi ve bize dönerek " müdür sizi çağırıyor " dedi oturduğumuz banktan kalkarak çocuğu takip etmeye başladık okula girmeden önce bir basketbol sahasının önünden geçtik ve gözüme ilk takılan kişi kahverengi saçlı beyaz tenli siyah gözlü yaklaşık 1.95 boylarında bir çocuktu

Bölüm sonu

1 yorum