İçeriğe geç

Vanessa (ATEŞ VE BUZ SERİSİ 1)

Bölüm 12 · 2 dk okuma

Vanessa (ATEŞ VE BUZ SERİSİ 1)

Bölüm 12

12.bölüm

Bir dilek ve bir umut. İkisinden de bir şeyler bekliyoruz. İkisinin de gerçekleşme ihtimali ile gerçekleşmeme ihtimali eşit. Sanki, ikisi de aynı şey... sanki, ikisinden birisini düşününce gerçekleşecek gibi... çok garip. Bunu açıklayan tek kelime *garip*

O gün kafede doğum günümü kutlarken gördüğüm kayan yıldızda ailemi görmüştüm.

Hayatım boyunca görmediğim babamın yüzünü ruhundan gördüm, annemi, kardeşimi...

Sadece ben yoktum o yıldızda. Onlar kayıp düşerken kendimi kurtarmak için onlardan ayrılmış gibi hissettim ve tekrardan kendimi suçladım.

*Her şey benim yüzümden*

Etrafımda tur atıp lunapark' a gitmek için beni ikna etmeye çalışan Chloe'ye sabır dilenen bir şekilde baktım. Bu bakışımı görüp morali bozulunca omzuma vurdu.

"Çok kabasın!" Diye inledi. Ben mi kabayım?

"Senden daha kibarım fakat!" Başını inanmıyormuş gibi sallarken elini alay edercesine sağa sola sallıyordu.

"Ya gitsek ne olacak ki! Gidelim işte."

"Olmaz! İstemiyorum. Sen ve Bruce gidin işte."

"Sensiz olmaz."

"Nedenmiş o?" Chloe her gün olduğu gibi ısrarlarından vazgeçmiyordu.

"Kız mutlu olsun işte. Gidelim ne olacak." Kapıdan bize bakan Bruce şımarık bir çocukmuş gibi gözleri kısık, yüzünde koskocaman bir gülümsemeyle bize bakıyordu.

"Bak! Bruce de bana katılıyor." Ne cevap verirsem vereyim gideceğimizi bildiğim için sıkıntılı bir nefesle başımı salladım. Bu hareketime karşı hızla bana sarılan Chloe, şımarık çocuk rolünü çoktan üstlenmiş, gözlerinden haylazlık fışkırtmaya başlamıştı.

"Ben hazırlanıyorum o zaman." dedim ve odadan çıkmak için kapıya yöneldim. Ama aklıma gelen şeyle hızla duraksayıp arkama döndüm.

"Sakın," dedim Chloe' ye bakarak. "Sakın eşyalarımı çalıp kullanmaya kalkışma, yanarsın." Odadan çıktım. Bu hareketime onlar gülerken bende odama giderek eldivenlerimi değiştirdim. Kaç gündür elimden çıkmıyorlardı. Biraz düşününce eldivenlere acıdım.

Eldiven olarak kahverengi eldivenimi taktım. Sıra üstüme gelmişti. Hızla kahverengi bir elbiseyi çıkartmaya yeltendim fakat elbise yerine pantolonlar yine aklımı çeldiği için kahverengi pantolonumu aldım. Bu takıntımı hiç sevmiyorum(!)

Üstüm olarak ise kahverengi ve beyaz desenli üstümü seçtim. Ayakkabı için beyaz seçerken makyaj olarak hafif kahverengiye kaçan bir ruj kullanmıştım. Sıra saçıma gelince ufak kelebekli tokamı çıkarttım ve saçlarımın önünden iki parçayı arkaya getirip birleştirdim.

Aynanın karşına baktığımda kahverengilerin bol olup beyazla uyumunu iyi sağladığımı anladım. Günün kombini yapılmıştı. Beyaz çantamı alarak aşağıya indim. Chloe güldü bana bakarak. "Kahverengilerin kraliçesi gelmiş!" Bu dediği ile Bruce'nin bana bakması bir oldu. Bana bakarak gülümsedi ve başıyla dışarıyı işaret etti. Ben ve Chloe ise hızla dışarıda duran arabaya ilerledik. Arabaya bindiğimizde Chloe kulağıma doğru eğilip,

"Etkilendi." dedi.

Başımı anlamamış gibi hareket ettirince,

"Bruce diyorum. Etkilendi." Bruce mi? Etkilendi mi? Olabilir. Herkes herkesi beğenebilir.

Umarım burada başka bir nedeni kastetmiyordur. Hoşlanma gibi bir durum olamaz değil mi? Off. Aklımı kurcalayacak bir soru daha...

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

13. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

5 yorum