İçeriğe geç

VAMPiRİ AŞK

Bölüm 42 · 2 dk okuma

VAMPiRİ AŞK

Bölüm 42

42.Bölüm/Mehri

Bunu yapmayı herşeyden çok istiyordum, ve olduda!Ama Zei ise....Bu konuda bişey diyemezdim, çağresizce çırpınışları ve haykırışlari boşunaydı.Benden başka kimse yardım edemezdi.Onu götürürken bile sinirden ağlıyor, sızlıyor ve bağırıyordu.Bir süre sonra içeriye girdik, Zei yi bıraktıktan sonra kapıyı kitledim. Ellerini yumruk yapmış kızarmış gözlerle bana bakıyordu."Ya sen ne yaptın!" cümleler çıkarken sesine kadar titriyordu."Üzgünum yavrum." dedim tok bir sesle "Sen benimsin, baban bile alamaz benden.""Benimle dalgamı geçiyorsun!" dedikten sonra göğüs kafesimi yumruklamaya başladı ama geriye bile gitmedim.Birden çevresini kollarımla sardım ve kendime doğru bastırdım, yavaşça durdu ve çağresizce bana sarıldı."Neden?" diye sayikladigini duyabiliyordum.Üzgünüm yavrum, ama senin baban benim düşmanım.-----0-----Zei koltukta uyuya kalmıştı, üzerine bir battaniye örttüm.O sırada yerimdeki siyah koltuğa geçip oturmuş, elimdeki silaha bakıyordum.Gelinimin babasını vurmak...Onun canını yakıp kavurmak.İlk önce Roberti vurmuş ardından AHRİ PARAPHONEİ vurmuştum.İkiside cehennemim dibini boyladı.Zeinin gözlerinin yavaş yavaş aralandigini gördüm. Uyuyana kadar ağlamıştı."Mehri?" dedi bana bakarak,Gözleri dolmaya başladığında, Ah tanrım! bundan nefret ediyorum."Evet, yavrum?" ellerini kullanarak gözlerini kapattı ve kendini,derin bir ağlamaya biraktıHıçkırıkları ve aralardaki inlemeleri tüm odanın duvarında yankılanıyordu.Acısını anliyordum. Ne hissettiğini yada ne düşündüğünü. Ah o iç kemiren ve bin bir kez daha seni yerim dibine sokarak bitiran o acı...Bir süre sonra yerinden ayağa doğruldu, ayakları ile yerde sürerek yanıma geldi, bunu beklemiyordumBirden dizime oturdu. Ben ise ne yapacağımı bilemedim, kafasını göğüs kafesime doğru yasladı.Ellerimi kol altlarımın yanında birleştirdi.Bir süre öyle kaldık, ne ben ona dokundum ne o bana."Baba..." diye sayıkladi tekrardan.Onu kalçasından tutup, kendime çektim bana biraz daha yaklaştırdım.Kafasını kaldırıp bana baktı, ilk tanıdım halinden zerre bir eser yoktu.Benim eserimdi artık oBoşta kalan elimle bir tutam saçıni geriye doğru attım."Üzgünüm be yavrum." dedim "Böyle olmasını istemezdim." .... "Ama unuttun,"...."Senin baban benim düşmanım iken sen cansiz bedenime hayat veren tek kadınsın."Bu sözlerle ilk başta içi burlulsada, sonra gözleri aydınlandı. Tebessüm etti.O an benimde içim güldü, hatta güller açtı.Ama bu anı bölen tek şey telefonumun çalma sesiydi.Elime aldığımda, arayan kişi evrakları düzenlemek için beni arıyordu.Açtığımda ise bana"Halloldu efendim." dudağının köşesi kivrildi."Güzel." dedim ve telefonu kapattım.Zei bana masumca bakıyordu,"Kim o?" dedi ağlamakli olan sesiyle."Halletmişler, evrakları." diyince gülümsedi.Ama bir anda aklına bişey gelmiş olmalıki bana doğru ciddiyetle bakmaya başladı."Melissa geçen gün beni aradı." dedim"Sen önceden onunla sevgilimsin?" SİKTİR!"Hayır?" dedim ama bozuntuya vermedim.Zei bir süre sustu sonra ise peki dercesine bir ses çıkardı.Melissa ile eskiden sevgiliydim ama bu Zeiyi ilgilendirmiyordu. Üzülmesini asla istemezdim Zei benim için değerliydi ve onu ilgilendirmeyen birşeyi neden Melissa ona anlatı? İntikam için.Ama bilmiyor ki sıra ona geldi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.