Dışarı çıkarken, göz yaşlarımı tutamadım.Melisanin ihaneti, babamın sessiz çığlığı ve...Mehrinin kederi...Kafam durmuyordu.Babamı görmeyi beklemiyordum...Mehriden vaz geçemezdim, ama babamı da bırakamazdım.Hangi sevim bana goreydi? hangisi daha iyidir? Bilmiyorum.Göz yaşlarımı silerken, birden karşımda bir koruma belirdi ve beni kolumdan tuttuğu gibi bir arabaya bindirdi,"Hey!" diye bağırdıgimda korumalardan biri öne geçti ve sürmeye başladı,"Kocanızın emri," diye yanımda oturan korumalardan biri cevap verdi.Rahatlamalımıydim? yoksa uzulmelimi? "O iyimi?" diye sorduğumda ise kendimde birşeyler arıyordum."Özel hastaneye gidiyor, yarasını kapatacaklar." dediğinde rahatladım,Neden rahatladım? ne için rahatladım? veya ne konuda rahatladım?-------0-----Hastaneye vardığımızda yol boyunca Jazz müzik dinledik...Mehrinin emirlerinden biri olduğunu biliyordum, bana geçmişimi hatırlatarak bir muamele yapıyordu...Onu seçmem için, ama bu olmayacak, ben kimseyi seçmeyecektim!Arabadan indiğimde hastane oldukça büyük bir yerdi, burası Mehriye mi aitti?İçeriye yavaş adımlarla girdiğimde, hemşirelik görevimi yapacaktım, Mehrinin odasına yonelirken, sağda oturan hemşireleri görmezden geldim.Mehrinin odasına girdiğimde vampir olduğunu biliyordum ama kan dolaşımı olmadan yürüyemez veya hareket edemezdi, bu nedenden dolayı ona ben bakacaktım.İçeri girdiğimde, Mehri uzaniyordu ve üzeri açıktı, Siyah gömleği iki yana ayrılmış karin kasları görünüyordu. Yanaklarım ısındı, ameliyat olmuştuki kolu bandaj ile kaplıydı.Ayak seslerini duyduğunda kafasını benim olduğum yöne doğru çevirdi, ben o sırada yürüyerek onun sol başına oturmuştum.Üzerimdeki beyaz kürkü çıkardım, ve masanın üzerine bıraktım."Zei?" dedi beni gorunce, kafası karışmisti."Kimseyi seçmiyorum,Mehri." o sırada bir iğne çıkardım ve içini doldurmaya başladım."Zorunda değilsin," dedi sonunda "Benide seçmek zorunda değilsin." dediğinde iğneyi koluna yapmak için, alkol ile sildim."Benim canım acımaz." dediğinde merakla kasımı kaldirdim. Ama ona bakmadım, iğneyi dikkatle yapıyordum,"Senin ellerin, benim canımı acitmaz." dediğinde bunun numara olduğunu biliyordum.İğneyi enjekte ettim ve dikkatlice çıkardım."Numara yapmana gerek yok." dedim ona bakarak. "Sonuçta, beni sevmediğini ve zoraki evlendiğini biliyorum, Mehri Kah." dediğimde sakaklarindaki damarlar belirginleşti.iğneyi yerine koydum.O sırada bileğinde serum takılı olduğu için ayağa kalkamıyordu, ama umursamadım.Tam gidecekken "Zei," diyen sesini duydum"Gitme," dediğinde ona doğru döndüm, kolundaki serumu çıkariyordu.Ayağa kalktığında bana doğru baktı,"Benimle evlisin," dedi "Benimle evlenmeyide sen seçtin." diyince onunla yaşadığım anılarim aklimda canlandı."Ama, sen beni sevmedin ki?" diyince sinirden patladı."Ben seni sevdim be kadın!" Üzerime yürüdü "Sen!" duvar ile arasına aldı "Benim Yılanımsın!""Sinsi küçük, yılanım!" Beni seviyormuydu? Bu nasıl olabiliyordu?Boynuma eğildiğinde artık onu tutmadım. Tedirgin değildim, aksine... bu sözlerden zevk alıyordum.-----0----Kollarını bana dolamış bir şekilde uyuya kaldığımızı uyanınca anladım.Uyandığımda, Mehride gözlerini araladı ve yerimde doğruldum, Dudaklarındaki rujun dagildigini Mehriye bakınca anladım.Alayla bana baktı, ve ellerini ensesinde birleştirdi."Küçük Yılan kabuğundan uyanmış?" dediğinde ayılmaya çalışıyordum.O sırada hava kararmıştı ve akşam olmuştu.Elimi anlima götürdüm, ne oldu bana?"Sorun ne?" güldü "Kocanla birliktesin?" Ona doğru baktım, "Anlamadım?" dedim "Ben seninle birlikte mi oldum?"Güldü"Keşke, ama maalesef." dedi ve yerinden doğruldu, Ve yataktan indi. Kaslarında ruj izleri olduğunu fark ettim, bunları benmi yaptım?"Eve gitme vakti geldi." dediğinde ne demek istedigini anladım, hala onun esiriydim."Ciddenmi?" dedim ve ayağa kalktım "Babami yarı yolda bırakmamı istiyormusun?" deedigimde anlamamis gibi yaptı"Annem bizi terk ettiğinden beri," üzerime kürkümü aldım "Bana babam baktı," gözlerine baktım."Hayatım boyunca, onu polis sandım ve onun gibi olmak için çabaladım." gözlerini benden ayırmadı."Sonra ise sen ortaya çıktın..." daha fazla devam etmek için çabaladım "Seninle aşkı, babamla hayatın önemini tattım." yutkundum"Birini seçmemi isterseniz de, ikinizide seçerim." "Birini seçmek zorunda hissediyorsun," dediğinde yere indirdiğim gözlerimi ona diktim."Bu nedenden dolayı, kendini ve bizi sucluyorsun." dediğinde ona doğru gözlerinin içini okumaya çalışıyordum.Sonra bana yavaş yavaş yaklaşmaya başladı,"Ben seni, beni seç diye sevmiyorum." dedi "Benimsin çünkü!" diye sinirden bağırdı, ve elimi eline aldı."Sen benim olduğun için, seviyorum seni!" dedi ve nefes mesafeme eğildi."Birdaha bunu tekrarlarsan," nefesini verdi ve aramızdan bir elektrik dalgası geçti,"İşte o zaman, görürsün seni ne kadar sevdiğimi." --------0-------Eve gittiğimiz yoldan giderken, hu sefer arabayı Mehri süremiyordu çünkü kolunu bir kaç gün kullanamayacak ti.Babama kizamazdim, veya suclayamazdim.Yolda giderken Mehri ile arabanın arka tarafına oturmuştuk. Ben şarabımı yudumlarken o ise elini bacağıma sürtüyor, okşuyordu.Bir süre sonra telefonuna baktifini fark ettim."Melisa falanmı yazıyor?" dedigimde telefonu indirip bana baktı."Sana kim yazıyor?" dediğinde kıkırdadım"Bana yakışıklı adamlar yazıyor." dediğimde beyninde kan sıçradı"Kim lan onlar!" diye bağırdıginda kahkaha attım."Şaka yapıyorum, anlasana." diyip daha çok gülmeye başladığımda elini bacağından çekerek sinsice gülümsedi, ardından çenemi kavrayarak bana bir öpücük kondurdu, İçim dürtü ile doldu."Şimdi söyle bakalım," .... "Benmi o adamlarmı?" "Bı düşüneyim.." dediğimde sorumu hayretle bekliyordu "Tabiikide sen." dedim."Güzell." dedi ve dudağının kenarı zevkle kivrildi.Geldiğimizde araba evin önünde durdu,Arabadan indim ve karanlık havaya bakmak için kafamı kaldırdım."Güzel görünüyor." dedimSonra Mehri elimden tuttu ve elime bir öpücük kondurdu.O an içimde birşeyler uyandı.İlk gün....Mehri bana doğru baktığında onunda hatırladığını anlamıştım, elimi indirdim.İçeri girmek için ilerledim, girdiğimde yine aynı yerdi, aynı yer ama farklı zamandı.Koltuğa oturdum."Elbiselerin bu kattaki yan odada." dediğinde odaya doğru yöneldim.Odaya girip elbisemi degiştirdim, çıkarırken Mehri kapıyı kapatmami istemediElbisemi çıkartıp yere bıraktım ardından üzerime askılı bir tişört ve altına bir pantolon giydim.Mehri beni izlemeye cesaret edemiyordu ama kaçarim diye korkuyordu.Ama korkmasına gerek yoktu.İşim bitince saçımı at kuyruğu yaptım, at kuyruğum sallanırken ben ise yürüyordum.
Bölüm 35
35.Bölüm/Zei
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.