Sürün, Küçük Yılan!bunlar kulağımda cinlarken ben ise koşuyordum. Malikane çok büyüktü. İzini kaybettirsem bile beni bulurdu.Bir süre sonra daha hızlı koşmaya başladım. Mehrinin kosmamasi için dua ediyordum çünkü eyer koşarsa beni yakalardi!Bir süre sonra bir yere saptim. Mehri çok uzagimdaydi. Sonra ara kolidorda girdim ve üst kattaki merdivenleri çıktım. Bir süre sonra bir dolaba saklandım."Bu bir oyun değil!" diyen sesi uzaktan geliyordu, "Bu bir gizem dolu bir bilmece!" Nefesim durmadan kalbimde atiyordu, Tanrım!"Eyer cıkmazsan, sana yapacaklarımdan kork!" beni korkutarak çıkarmaya çalışıyordu.Ama ben 28 yaşında bir kadindim. Bu oyunlara kalmazdım, Bir süre sonra nefesim duzeldi ve Mehrinin sesi yavaş yavaş azaldi.Saklandığım dolaptan çıktım "Aman tanrım!" dedim fisildiyordum.Bir süre sonra odadan çıktım ve kolidorlarda olabildigince parmak uçlarında yürümeye başladım.Eyer bana bişey yaparsa üstüne atlamak için gardimi hazırladım.Bir süre sonra kolidorun sonuna geldiğimde oturma odasını tepeden görüyordum.Bir an önce Robert denen adamı bulmalıydım ve ondan yardım almalıydım.Sessiz bir şekilde yürümeye devam ettim."Zei, nerdesin." diyen bir mirilti duyduğumda nefesimi tuttum Birden ona doğru gidersem, belki onu alt edip kaçabilirdim.Ayni korkuların üzerine gitmek gibi!"Evet!" dediğimde hala fisildiyordum.Eyer onu baştan çıkarırsam ondan kaçmam için bir yol oluşturur böylecek o uyurken ondan kacardim.Kendimi yaralamaliydim. Birden tırnaklarıyla derimi çizmek aklıma geldi. Tırnaklarimi derime geçirdigim gibi bağırmaya başladım."Mehri!" öyle bir bagirmistimki koşma sesleri çok hızlıydı. Hemen elimle bacağımı tırmaladim ve yere oturdum.Ben çığlık çığlığa bağırırken o ise endişeyle beni buldu ama gözlerinin içi parladı."Zei," üzerime doğru koştu ve dış çökerek yarama baktı. Sanki....Hala....Beni seviyordu?"Çok acıyor, Mehri!" dediğimde gözlerimden bir yaş süzüldü."Küçük yaramaz yılan!" dediğinde beni kaldırdı ve kucağına aldı.Ben ise ellerimle gözlerimi siliyordum."Benden kaçmanın sonu bu tabii!" Bu sefer daha güçlü ağladığını görünce sustu."Bu sefer benimle yatacaksin, tek kaldıkça saçma sapan düşünüyorsun." derken bile sinirliydi.-----------0----------Bir süre sonra ayağıma pansuman yapmıştı, sulanmış gözlerim ve sarkık dudağım ile ona doğru bakıyordum, bana sinirli baktıkça zaferini kutluyordum."Babası kılıklı." diye fısıldadı ve bana baktı "Benim babama artık böyle deme!" Eğildiği yerden ayağı kalktı ben ise oturup onun karşısinda duruyordum."Bu sefer iyi sıyırdın, yoksa seni bulduğum yerde..." sustu"Biliyorum." dedim ciddi bir sesle"Deli olmadigini, ve gerçekten olduğunu biliyorum." dediğimde şaşırdı."Bu senin için bir sorunmu?" Ona doğru soğuk bir yüzle baktım, "Hayır, ama..." bana doğru bakıyordu yalvaran gözlerle"Babamın suçunu ben çekiyorum ve sadece,"... "Eskisi gibi olmak istedim." Oda derin bir sessizlik içinde kaldı."Üzgünüm, ama..." Yüzünü avuçladım sanki bundan büyük bir pişmanlık duyuyordu."Zei, ben sandığın kadar iyi değilim." "Bende o kadar masum değilim ki?" yüzümü yavaş yavaş yaklastirirken bana masumca bakıyordu"İzin ver, sana yardım edeyim." .... "İzin ver," biraz daha yaklaştım. "Birlikte dertlerine çare bulalım."---------------0-----------
Bölüm 29
29.Bölüm/Zei
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.